{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2025/52 <br>KARAR NO\t: 2025/192<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/10/2024<br>ESAS NO: 2020/285 <br>KARAR NO: 2024/926<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/01/2025<br>İSTİNAF KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 31/01/2025<br>KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 24/10/2024 tarih ve 2020/285 E - 2024/926  K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle;davacı şirketin yapmakta olduğu fabrika ... inşaatının üst aydınlatması ve bölümde kullanılmak üzere davalı şirketten toplam 10.320 m2 policam cidarlı şeffaf polikarbonat levha ve fitil satın aldığını, bu levhaların özelliğinin UV film kaplaması nedeniyle güneşten etkilenmediğini,başka bir iş için inşaatın üzerine çıkıldığında davalıdan alınan levhaların sarardığı ve deliklerin oluştuğunun görüldüğünü, bu durum davalıya bildirildiğinde ekte sunulan belgeyi ibrazla gerçek olmayan açıklama yaptığını, davacının bu levhaları üreten makinaları yapan firmaya numune göndererek inceleme yaptırdığını, levhalar üzerinde UV kaplamasının hiç olmadığını sözlü olarak kendilerine bildirdiklerini, bunun üzerine davacı şirketin Erciyes Üniversitesi Teknoloji Araştırma Uygulama Merkezine yaptırdığı incelemede malzeme üzerinde hiç film kaplaması olmadığının tespit edildiğini,satıma konu malzemelerin bu durum nedeniyle hiçbir işe yaramayacağını,  levhaların değiştirilmesi için 70.000,00 TL işçilik bedeli gerektiğinı, davalının ağır kusurunu kabul etmesine rağmen satıma konu levhaların değiştirilmesini kabul etmediğini beyanla, davacının davalıdan satın alarak fabrikasına monte ettiği, 210.435 3 odalı 10 mm levhadan 471 adet 4305.5 m2, 210.170 3 odalı 10 mm levhadan 472 adet 2217 m2, 210.144 3 odalı 10 mm levhadan 944 adet 3049 m2, 105.435 3 odalı 10 mm levhadan 66 adet 301.455 m2, 105.170 3 odalı 10 mm levhadan 80 adet 142.8 m2, 210.130 3 odalı 10 mm levhadan 18 adet 117.18 m2, 210.600 3 odalı 10 mm levhadan 15 adet189 m2, polikarbon levhanın ayıpsız benzeri ile değiştirilmesine veya bu ürünlerin karar tarihindeki bedelinin tahsiline, 30200 m fitilin teslimine veya karar tarihindeki bedelinin tahsiline,  polikarbon levhaların değiştirilmesi için 70.000,00 TL işçilik ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.  <br>Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davacının işin teknik boyutunu mahkemeyi yanıltmaya yönelik çarpıttığını, bizzat kendi kusuruyla zarara sebebiyet verdiğini, akabinde de beklenilmeyen hava koşulları neticesinde zararın meydana geldiğini, davacının birden fazla ağır kusurlu davranışı ile illiyet bağını kestiğini, 24.06.2015 mücbir sebebi doğuran dolu yağışı meydana geldiğini, dava konusu olayda deliklerin oluşumunda temel sebebin bu olduğunu, beklenilmeyen hal dışında zarar ile müvekkilin illiyetini kesen diğer durumun davacının ağır kusuru olduğunu, davacının çatı paneli temin etmeksizin müvekkilinden ürün talep ettiğini, müvekkilinin sadece fabrika satışı yaptığını,  montajlama yapmadığını, montaj işini yapan Kayseri'de belli başlı firmalar olduğunu, müvekkilinin  o firmalara yaptırma tavsiyesinde  bulunduğunu, montaj için ... firmasını önermelerine rağmen  davacının bunu dikkate almadığını, ürünün montajının hatalı yapıldığını, davacının vasıfsız işçilere, işin ehli olmayan kişilere montajı yaptırdığını, web sitelerindeki montaj koşullarında belirtilen montaj çapından daha dar montaj çapı ile montajlandığını, garanti kapsamına dahi girmeyen aleni kullanıcı hataları olduğunu, zaten garanti süresinin de dolduğunu, davacının kasta yakın ağır kusuru olduğunu, dosya kapsamında iddia edilen ürün ile müvekkilce satılan ürünün farklı ürünler olduğunu, bu iki ürün arasında çok büyük fiyat ve nitelik farkı bulunduğunu, davacının talep ettiği 70.000,00 TL işçilik bedelinin kabulünün mümkün olmadığını, davacının böyle bir harcama yapmadığını, montaj desteği almadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.    <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; \"...Toplanan deliller, yapılan keşif, BAM kaldırma kararı sonrası keşfe katılan bilirkişi heyetinden alınan bilirkişi raporu, mahkememizce toplanmış usulüne uygun deliller olarak değerlendirilmiş buna göre, sözleşmeye konu faturada yer alan malların mahallinde yapılan keşifte davacıya ait tesiste bulunduğu ve yaklaşık 10 mm 3 odacıklı, 4 duvarlı kaplama malzemesi olduğu, ürünün tanıtım reklam ve kataloğunda çatı kaplama ve perdahlama gibi alanlarda kullanımı ideal bir malzeme olduğunun belirtildiği, yine ürünün tanıtım reklam ve kataloğunda sararmalara ve kırılmalara karşı dayanıklı bir ürün olduğunun belirtildiği, ve yine davacının sözleşme öncesi satın alma kararını etkileyen reklam ve tanıtım bilgileri içerisinde UV Film tabakasının bulunduğu ve korumasının sağlanmış olduğunun belirtildiği, bu hususun ayrıca davalı vekilinin dosyaya sunduğu davaya cevap dilekçesinde de ikrar edilmekle davacının istediği ürünün içerisinde UV Film tabakasının bulunduğunun ifade edildiği, ancak davacının dosyaya sunduğu ve aksi başka türlü delil ve belgelerle kanıtlamayan Erciyes Üniversitesi Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezinin raporuna göre, söz konusu çatı kaplama malzemesinde UV Film tabakasının olmadığı, benimsenen son bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere meydana gelen sararmaların UV Film tabakası olmadığından kaynaklandığı, meydana gelen dolu hasarından kaynaklı deliklerin ve deformasyonun davalının savunmasının aksine montaj kusurundan değil malzemenin kendisinden kaynaklanmış olduğu, aksine malzeme montajının usulüne uygun olarak yapılmış olduğu, davacıya satılan kaplama malzemesinin kullanılmasının mümkün olmadığı, tüm bu yönlerden davacının ayıptan doğan sorumluluk yükümlülükleri çerçevesinde malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi yönündeki talebinin dosya kapsamına, usul ve yasaya, taraflar arasındaki menfaat dengesine uygun bir çözüm olduğu, ayrıca bilirkişi raporları ile kadri maruf görülen muhtemel montaj ve işçilik bedelinin davalıdan tahsili gerektiği, zira davacıya verilecek yeni ve ayıpsız malın montajı için davacının yeniden montaj ve işçilik bedeli olmak  üzere masraf yapması gerekeceği, bu sebeple davacının davadaki taleplerinin haklı ve yerinde olduğuna kanaat getirilerek davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir. Davanın kabulü ile davalı tarafından davacıya teslim edilen 210.453 3 odalı 10mm levhadan 471 adet 4305.5 m², 210.170 3 odalı 10mm levhadan 472 adet 2217 m², 210.144 3 odalı 10mm levhadan 944 adet 3049 m², 105.435 3 odalı 10mm levhadan  66 adet 301.455 m², 105.170 3 odalı 10mm levhadan 80 adet 142.8 m², 210.130 3 odalı 10mm levhadan 18 adet 117.18 m², 210.603 3 odalı 10mm levhadan 15 adet 189 m², oluklu polikarbonat levhanın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, 30.200 metre fitilin teslimine, montaj için gerekli 70.000,00 TL muhtemel montaj  ve işçilik bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; istinaf ilamı sonrasında yapılan yargılamada ise yerel mahkeme dosyayı ilk olarak önceki bilirkişi heyetine yeni bir üye eklemek suretiyle tevdi ettiğini, söz konusu heyetten bir bilirkişi raporu aldırıldığını, söz konusu raporun istinaf ilamını karşılamaması sebebiyle başka bir bilirkişi heyeti oluşturulduğunu, bu heyet ile birlikte keşif yapılmış ve 16.03.2024 tarihli bir bilirkişi heyeti raporu hazırlandığını, tüm bunların ardından yerel mahkeme 16.03.2024 tarihli bilirkişi raporunu benimseyerek bir karar verdiğini ve söz konusu raporda yer alan tespitler yerel mahkemenin gerekçesi haline geldiğini,  ne var ki, yerel mahkemece verilen karar ve ortaya konan gerekçe; dört ana sebepten ötürü hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, Hükme esas alınan 16.03.2024 tarihli bilirkişi heyeti raporunun istinaf ilamında aranan kriterleri karşılamayan bir heyet tarafından hazırlandığını ve maddi gerçeğe aykırı tespitlerle dolu olduğu her tür izahtan vareste durumda olduğunu, hükme esas alınan rapor, hiçbiri üniversite öğretim üyesi olmayan iki inşaat mühendisi ve bir kimya mühendisinden oluşan bir heyet tarafından hazırlanmış olup ayrıca heyette yer alan bilirkişilerden hiçbiri montaj konusunda da “sektörden” ve “uzman” olmadığını, dosya kapsamında iki farklı ürüne ilişkin iki adet katalog bulunmakta olup bilirkişi heyetinin hangi katalogda yer alan ifadeler çerçevesinde değerlendirme yapmış olduğu belirsiz ve aydınlatılmaya muhtaç olduğunu, söz konusu raporda yer alan ürünlerde UV film tabakası olmadığı, meydana gelen sararmaların UY film tabakası olmamasından kaynaklandığı yönündeki tespitlerin kesinlikle kabulü mümkün olmadığını, nitekim, her şeyden evvel bilirkişi heyeti, ürünlerde UV film tabakası olup olmadığı hususunda bir inceleme yapmadığını, bu konuda davacı tarafın dava öncesi siparişi üzerine Erciyes Üniversitesi Teknoloji Araştırma Uygulama Merkezi'nce (“ERÜ”) hazırlanan rapora atıf yaptığını, davacının ürünlerde UV koruması olmadığı yönündeki iddialarının reddedildiğini ve dava öncesi tek taraflı olarak ERÜ bünyesinde sipariş üzerine hazırlatılan ve dava dilekçesinin ekinde sunulan rapora itiraz edildiğini, hal böyle iken uyuşmazlığın çözümü için son derece büyük bir önem arz eden \"ürünlerde UV film koruması olup olmadığı\" meselesinin ERÜ tarafından hazırlanan rapor doğrultusunda çözümlenemeyeceği, bunun dosya kapsamında yaptırılacak denetime elverişi bir inceleme ile aydınlatılması gerektiğini, dosya kapsamında verilen istinaf ilamı sonrasında yapılan ikinci tahkikat esnasında ise yerel mahkeme bu hususa ilişkin hiç bir araştırma yapmadığını, Tüm bunlar bir arada değerlendirildiğinde, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, 30.11.2016 tarihli analiz raporuna atıf yapılmak suretiyle varılan “ürünlerde UV film tabakası olmadığı, sararmaların da ürünlerde UV film tabakası olmamasından kaynaklandığı” şeklindeki kanaatin kabul edilemeyeceği, bu doğrultuda yerel mahkemece gerekçeli kararda sarf edilen ifadelerin hatalı olduğu, uyuşmazlığın çözümü bakımından kritik önem arz eden ürünlerde UV film koruması olup olmadığı hususunun aydınlatılmadığını, dosya kapsamında daha önce alınan 30.11.2017 ve 16.03.2018 tarihli bilirkişi heyeti raporlarında ürünlerdeki hasarın açıkça “hatalı malzeme seçimi” nedeniyle meydana geldiği ifade edilmiş olup mevcut bilirkişi heyetince bu hususta hiçbir değerlendirme yapılmadığını ve önceki raporlarla çelişen bir tespitte bulunulduğunu, her ne kadar bilirkişi heyetince ürünlerin montaj usulünün doğru olduğu ifade edilmişse de heyette montaj hususunda sektörden ve uzman nitelikte biri bulunmadığını, dolayısıyla, montaj konusunda yetkinliği bulunmayan heyetin montaj ile ilgili tespitlerinin dikkate alınmasının da mümkün olmadığını, Bilirkişi heyetince davaya konu polikarbon malzemenin kullanılmasının mümkün olmadığı şeklindeki tespit de maddi gerçeğe tamamen aykırı ve gülünç durumda olduğunu, anılan raporun ekindeki fotoğraflara bakıldığında dava konusu ürünlerin tamamının aradan geçen bunca zamana rağmen halen davacıya ait çatıda montajlı bir şekilde durduğu ve davacı tarafça kullanıldığı görüldüğünü, bu sebeple; müvekkilden yaklaşık 10 sene önce alınan ürünlerin hala davacı tarafça kullanıldığı açık olup esasında bu durum başlı başına eldeki davanın reddini gerektirdiğini, buna rağmen, bilirkişi heyetinin keşif esnasında halen kullanılmakta olduğunu bizzat gördüğü dava konusu ürünler hakkındaki “ürünlerin kullanılmasının mümkün olmadığı” yönündeki tespit son derece abes olduğunu, bilirkişi heyeti, yapılan tüm bu izahatları görmezden gelmiş ve bu konularda tek bir yorum dahi yapmadığını,  bu durum da bahse konu raporu denetime ve hüküm kurmaya elverişsiz hale getirdiğini, tüm bunlara rağmen yerel mahkeme, istinaf ilamında aranan kriterleri taşımayan bir heyet tarafından eksik incelemeye dayalı, hatalı ve maddi gerçeğe açıkça aykırı bir şekilde hazırlanmış bilirkişi raporunu hükme esas almış olup kararın her şeyden evvel bu sebeple ortadan kaldırılması gerektiğini, dosyada uyuşmazlığın çözümü için önem arz eden birçok husus karanlıkta kalmış, bu durum verilen kararı baştan aşağı sakatladığını, şöyle ki davacı eldeki davayı müvekkilden 16.09.2014 tarihinde satın ve teslim almış olduğu ürünlerin ayıplı olduğu iddiasıyla ikame etmiş ve dosyadaki uyuşmazlık dilekçemizin 1.1. numaralı bendinde sıralanan noktalarda toplandığını, söz konusu uyuşmazlık noktaları ve dosya kapsamı bir bütün halinde dikkate alındığında, eldeki davaya konu uyuşmazlığın çözümü için aşağıda sıralanan hususların şüpheden uzak bir biçimde aydınlatılması gerektiğini, yerel mahkemece verilen karar, ihbar külfeti ve zamanaşımı def'i bakımından hiçbir değerlendirme içermemesi sebebiyle de kabul edilemez nitelikte olduğunu, nitekim, tahkikat aşamasında defalarca ifade ettiğimiz üzere, dava konusu ürünler davacıya 16.09.2014 tarihinde teslim edildiğini, buna karşın davacı tarafça müvekkile ilk bildirim 03.10.2016 tarihinde yapılmış olup eldeki dava ise 05.01.2017 tarihinde açıldığını, yerel mahkeme ihbar külfeti ve zamanaşımı meselelerini irdelememiş, bu hususlara ilişkin hiçbir değerlendirme yapmadığını, gerek ihbar külfeti savunmamız gerekse zamanaşımı def'imiz havada kaldığını, kararın bu sebeple de ortadan kaldırılması gerektiğini, yerel mahkemece “muhtemel montaj ve işçilik bedeli” adı altında hükmedilen 70.000,00 TL tutarındaki bedelin de kabulü mümkün olmadığını, keza, dosya kapsamı incelendiğinde görüleceği üzere, muhtemel bir değişim halinde ne kadar montaj ve işçilik bedeli gerekeceğine dair tek bir araştırma yapılmadığını, bu hususta dosya kapsamında tek bir hesaplama ve/veya tespit dahi yapılmadığını, hal böyle iken, hükmedilen -sözde- montaj ve işçilik bedelinin hiçbir dayanağı olmadığı, mahkemenin davacı tarafça talep edilen bedeli sorgusuz sualsiz kabul etmiş olduğu açık olup kararın bu nedenle de ortadan kaldırılması zorunluluk arz ettiğini, Haklı istinaf başvurumuzun kabulüne, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/285 Esas 2024/926 Karar sayılı hukuka ve hakkaniyete aykırı kararının ortadan kaldırılmasına, mahkemenizce esas incelemesi yapılarak eldeki mesnetsiz davanın külliyen reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı tarafa tahmiline  karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>HMK'nın 355. maddesine göre \"İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir\" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.<br>Dava, ticari satımdan kaynaklanan ayıplı ürünün ayıpsız misliyle değişimi ve ürünlerin montaj giderleri talebine ilişkindir.<br>Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ilk derece mahkemesi kararında yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen davalının sair istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir ancak, davacının montaj ücreti talebi bakımından talep miktarının dava tarihi itibariyle piyasa rayiç bedeline uygun olup olmadığına dair bilirkişiden görüş alınmadığı gibi dosyasına görüş bildiren ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda davaya konu ürünün UV filtresine sahip olup olmadığına (ayıplı olup olmadığına) dair dava dışı Erciyes Üniversitesinden temin edilen görüşe yapılan atıf dışında bilirkişi  heyetinin bizzat kendileri tarafından ayrıca bilimsel ve teknik bir değerlendirme de yapılmadığı gözetilerek, belirtilen hususlara ilişkin bilirkişi heyetinden teknik incelemelere dayalı bilimsel verilere uygun, denetlenebilir ve gerekçeli ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçelerle ve eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmiş olması yerinde görülmemiş, belirtilen gerekçelerle davalı istinafı yerinde görülmekle HMK'nın 353/1-a.6. maddesi gereğince kararın kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; <br>2-HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 24/10/2024 tarih ve 2020/285 E - 2024/926 K sayılı kararın  KALDIRILMASINA, <br>3-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre esastan bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri GÖNDERİLMESİNE,  <br>4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde davalıya iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>7-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359.maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi.   30/01/2025<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c53dca495541d3ae","SID":"588a4d2e46716e2b"}}