{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/906 <br>KARAR NO: 2025/171<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 31/03/2022<br>NUMARASI: 2020/26 E. - 2022/30 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/01/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin 2007 yılında ... LPG ve ... Tur. Tic. ve San. Ltd. Şirketi unvanı ile faaliyete başladığını, 2019 yılında unvan ve nevi değişikliği yaparak ... A.Ş. unvanını aldığını, davacı şirketin 2016 yılında \"...\" olarak, güvenli otomobil alım satımı yapmak isteyen müşterilerine araçlarını işinin uzmanı sertifikalı ustaların son teknoloji cihazlarla kontrol ettikleri araçları ekspertiz raporlarıyla araç alıp satmak isteyenlere hizmet vererek dünyada kullanılan son teknoloji makinalar, profesyonel servis imkanları, konusunda uzman kadrosu ve raporlu sunumları ile müşterilerine kaliteli hizmet sunması ile sektöründe öncü bir yer edindiğini, şirketin uzun yıllardır kullandığı \"...\" ibaresini iştigal alanı ile ilgili olan ve 42. sınıfta yer alan  “malzeme ve ürün test hizmetleri…kalite kontrol hizmetler, araçların yol değerinin test edilmesi hizmetleri” için tescil ettirmek istediklerinde, davalı adına tescilli ... tescil numaralı “...” markası nedeniyle taleplerinin reddedildiğini, davalının da davacıya bu markayı kullanmaması için Beyoğlu ... Noterliği’nin 08/08/2019 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesini gönderdiğini, ancak davalı şirketin bu markayı tescilli olduğu 42. sınıfta bulunan ve davacı müvekkili şirketin markasını kullandığı “malzeme ve ürün test hizmetleri...kalite ve standart belgelendirme amaçlı mal/hizmetlerin test edilmesi.” emtiaları için markasal olarak hiçbir zaman kullanmadığının davalı şirkete ait www...net internet sitesinde yer alan tanıtım yazılarından ve ürünler bölümünden açık ve net olarak anlaşıldığını, markanın bu mal ve hizmetler için 15 yıldan bu yana kullanılmadığını belirterek, davalıya ait ... tescil numaralı “...” markasının SMK’nun 9, 26 ve Geçici 4-(1) maddelerine göre 42. sınıfta yer alan “malzeme ve ürün test hizmetleri…kalite kontrol hizmetleri, araçların yol değerinin test edilmesi hizmetleri” emtiaları bakımından kısmi olarak iptali ve marka sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davalı şirketin “... Yazılım A.Ş.” ticaret unvanıyla sigorta ve otomotiv ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla 2003 yılında kurulduğunu, kuruluşundan bu yana “...” markasını 03/05/2007 tarihinde, 35, 38, 42 ve 44. sınıflar için tescil ettirdiği ve “...” markası ile müşterilerine Oto Hasar Ekspertiz işlemleri için gerekli altyapı, yedek parça kataloğu ve yazılım desteği hizmeti sunduğunu, başka bir ifade ile tam olarak markasını tescil ettirmiş olduğu sınıfta, bilgisayar hizmetleri, yazılım tasarım kapsamında markasını hiçbir surette kesintiye uğramaksızın aktif olarak kullandığını, bu sebeplerle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesi kararında özetle; \"davalıya ait ... tescil numaralı \"...\" markası 42. sınıfta  \"malzeme ve ürün test hizmetleri... Kalite kontrol hizmetleri, araçların yol değerinin test edilmesi hizmetleri\" için tescil edilmişse de, davalı şirketin faaliyet alanının yine markasının tescilli olduğu 42. sınıftaki \"“Bilgisayar hizmetleri: bilgisayar programlama, bilgisayarı virüse karşı koruma, bilgisayar sistem tasarımı, başkaları adına web sitelerinin tasarlanması, bakımı ve güncelleştirilmesi, yazılım tasarımı, kiralanması ve güncelleştirilmesi, internet arama motoru sağlama, hosting, bilgisayar donanımları alanında danışmanlık, bilgisayar donanımlarının kiralanması hizmetleri.” olduğu, markasının da bu mal ve hzimetler için kullanıldığı, araç hasarlarına ilişkin sigorta şirketlerinin ve eksperlerin kullanabileceği yazılımların üretimini ve satışını yaptıkları, araçlar üzerinde malzeme, değer ve hasar analizi gibi hizmetlerde markanın hiç kullanılmadığı, 42. sınıfın  iki ayrı alt sınıfında yer alan bu kullanımların birbirinden farklı oldukları, bu nedenle davalının markasını  42. sınıfta tescilli olduğu \"malzeme ve ürün test hizmetleri... Kalite kontrol hizmetleri, araçların yol değerinin test edilmesi hizmetleri\" için tescil edildiği tarihten bu yana geçen 13 yıl boyunca kullanmadığı, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunduğu\" gerekçesiyle:  \"Davanın KABULÜNE, davalının ... tescil numaralı \" ...\" markasının 42. Sınıfta tescilli olduğu \"malzeme ve ürün test hizmetleri... Kalite kontrol hizmetleri, araçların yol değerinin test edilmesi hizmetleri\" için KISMEN İPTALİNE VE SİCİLDEN TERKİNİNE\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın açıldığı 13.11.2020 tarihinde Yasanın yayınlanmasından itibaren,  5 yıllık bir süre geçmediğini, İptal Halleri ve İptal Talebi'ni düzenleyen 26. Maddenin henüz yürürlüğe dahi girmediğini, davanın esasına geçilmeden usulen reddi gerekmekteyken ilk derece mahkemesinin zorlama bir yorumla kanun koyucunun asıl amacının geçmişe etkili olacak şekilde düzenlemeyi yaptığının kabulü  ile davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu. - Müvekkili şirketin “... A.Ş.” ticaret unvanıyla sigorta ve otomotiv sektörlerinin ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla 2003 yılında kurulduğunu, TPMK'ya 16.09.2003 tarih ve ... no’lu başvuru yaparak “...” markasını 03.05.2007 tarihinde 35, 38, 42 ve 44. sınıflar için tescil ettirerek, “...” markası ile müşterilerine Oto Hasar Ekspertiz işlemleri için gerekli altyapı, yedek parça kataloğu ve yazılım desteği hizmeti sunduğunu, tam olarak markasını tescil ettirmiş olduğu sınıfta, bilgisayar hizmetleri, yazılım tasarım kapsamında markasını hiçbir surette kesintiye uğramaksızın  aktif olarak kullandığını. -Bilirkişilerin kök raporda tarafların hizmet alanlarını karşılaştıran tabloda her ikiside davacıya ait alan adları üzerinden inceleme yapmasının raporun özüne ve esasına etkisinin bulunmadığını, bilirkişilerin ek raporda kök rapor ile ve kendi içinde çelişkili beyanlarda bulunmalarının hatalı olduğunu, yeni bir heyetten rapor alınarak karar verilmesi gerektiğini. -Bilirkişilerin tarafları birbirine karıştırmalarının davanın reddi için yeterli bir sebep olduğunu ve somut delil oluşturduğunu, işin uzmanı bilirkişilerin dahi markaları birbirine karıştırmasının davanın reddi için yeterli olduğunu. -Türk Patent ve Kurumu'nun, davacı tarafın \"...\" marka tescil başvurusunu reddederken; \"Yapılan incelemede, başvuru sahibi tarafından itiraza gerekçe gösterilen marka için kullanım ispatı talep edildiği tespit edilmiştir. İtiraz sahibi tarafından süresi içinde sunulan delillerin incelenmesinde, itiraz gerekçesi \"...\" markasının başvuru tarihinden önceki 5 yıllık dönem içerisinde \"hasar yönetim sistemleri, denetçi/tahkikatçı modülü, uzman yönetim sistemi modülü, anlaşmalı servis modülü\" gibi hizmetlerde markasal nitelikte kullanıldığı tespit edilmiştir. Diğer taraftan, itiraz gerekçesi marka münhasıran \"...\" ibaresinden oluşurken aynı ibarenin başvuru marka örneğinde de markasal nitelikte kullanıldığı, kullanımı ispat edilen hizmetlerin de başvuru ile tescili talep edilen hizmetlerle ilişkilendirilebilecek düzeyde benzer hizmetlerden olduğu ve bu hizmetler yönünden markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu kanaatine varıldığından itirazın kabulü gerekmiştir.\" şeklinde gerekçe ile red kararı verildiğini. -Bilirkişilerin ek raporda tarafların çalışma alanlarının çakıştığı, tarafların NICE 42 maddesi kapsamında hizmet verdiği ve ... ibaresinin sadece tek firma tarafından kullanılmaması gerektiği yönünde değerlendirmede bulunduklarını, bilirkişilerin müvekkilinin ticari defterlerini incelemeleri neticesinde markanın ciddi ve etkin kullanıldığını tespit ettiklerini, raporda; \"Sözleşmeler, Poliçeler, Eksper Raporları ve Diğer Ticari Belgelerin İncelenmesi neticesinde müvekkili şirketin, \" ... markasıyla eksper raporu yazılım hizmeti veren ve bu yazılımın, sigorta sektöründe yer alan sigorta şirketlerinin çok büyük bölümüne hasar ekspertiz / hasar tespit sürecinde hizmet veren bir yazılım olduğu, halihazırda 24 sigorta şirketinin tüm hasar/ekspertiz süreçlerinin ... adı verilen bu yazılım üzerinden yürütüldüğü ve sonuçlandığı , bu sistemin hasar ihbarından, tazminatın eksper ya da sigorta şirketi uzmanı tarafından saptanması sürecine kadar ki geçen sürede yapılan tüm hasar iş ve eylemlerinin bütününü kapsadığı ,tek tip formata uygun rapor hazırladığı , hasar tespit sürecinde hasardaki tüm rol sahipleri (sigorta şirketi çalışanları, yedek parça tedarikçileri, oto hasar onarım servisleri, mini onarım firmaları, vb…) birbirine bağlandığı , büyük, bütün, geniş entegrasyonla ... sistemi üzerinden, hasar tespitine/ekspertizine ilişkin tüm süreçlerin izlenebildiği ve yürütüldüğü , sürekli güncellenen araç yedek parça fiyatlarını ve uygunluk bilgilerini sunarak , araç hasarlarıyla ilgili maliyet kontrolü amaçlı web tabanlı online eksper raporu sunan bir yazılım olduğunun anlaşıldığı \" görüşüne yer verildiğini. -Kök rapordaki markaların benzerliği ve iltibas tehlikesine yönelik değerlendirmelerin ek raporda yer almamasının büyük bir eksiklik olduğunu, benzerlik karşılaştırmasında halk tarafından karıştırılma tehlikesinin esas alınması gerektiğini ve bu tehlikenin somut olarak ortaya konulduğunu. -Ek Rapor’da müvekkili şirketin yürüttüğü faaliyetlerin, sadece Hasar Yönetim Yazılımına indirgendiğini ve sadece sigorta sektörü ve yazılımla sınırlanmaya çalışıldığını, mahkemenin bu hatalı raporu gerekçe göstererek davayı kabul etmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin markasının sigorta sektörü dışında, davacının faaliyette bulunduğu otomotiv sektöründe de bilinen ve tanınan bir marka olduğunu, müvekkilinin, yedek parça tedarikçileri ile sürekli iletişim halinde olup onlarla yedek parça özellikleri ve fiyatları konusunda sürekli bir iş birliği ve iletişim halinde olduğunu,  yazılımın müvekkilinin ürünü olduğunu ancak arka planında sigorta sektörü dışında otomotiv sektörü ile çok yakın bir iş birliğinin söz konusu olduğunu. -Sigorta sektörüne hizmet veren anlaşmalı özel ve yetkili servislerin aynı zamanda kendi müşterilerine araç bakım-onarım hizmeti de sunduğunu, müvekkilinin markasını tam da iptali talep edilen sınıflarda kullandığını, beyanla mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı vekilinin yasal boşluk olduğuna ilişkin itirazının yargılama sırasında ileri sürülmediğini, ilk olarak istinaf dilekçesinde ileri sürüldüğü için incelenemeyeceğini. -Davanın 6769 Sayılı Yasa'nın yürürlüğe girdikten sonra açıldığını, 556 Sayılı KHK 14. Maddesinin iptalinin davalıya hak sağlamayacağını, -Kök raporda, bilirkişi heyeti tarafından sehven, davalı tarafa ait, “www...net”  internet sitesinin değil müvekkilinin, www...com ve www...com  internet sitelerinin incelenerek, her iki site arasında karşılaştırma yapıldığını, bilirkişilerin  Ek raporda davalı taraf iştigal alanlarını da inceleyerek, iptal edilen emtiaların davalı tarafından kullanılmadığını hukuka uygun olarak, hiçbir eksiklik içermeyecek şekilde tespit ettiklerini. -Davalı tarafın istinaf dilekçesinde bahsi geçen YİDK kararının iptali için dava açtıklarını,  Ankara 3. FSHHM’nin 2022/27 E. numarası ile işlem gördüğünü, davalı şirket tarafından YİDK dosyasına sunulan delillerin, davalının Bilgisayar Programcısı olduğunu kanıtladığını, bu delillerin bilirkişilerce de incelendiğini. -Davalı tarafından sunulan faturalarda, “servis modül hizmet bedeli, uzman yönetim sistemi modülü, denetçi/tahkikatçı modülü, anlaşmalı servis modülü vb..” sadece MODÜL ürünlerini işaret eden kullanımlar yer aldığını. davalının yazılım üreterek pazarladığını, internet sitesindeki verilere göre  davalı şirketin bilgisayar programcısı-bilgisayar sistemleri geliştiricisi olduğunu, markanın, tescilli olduğu her bir mal ve/veya hizmet sınıfı bakımından kullanılması gerektiğini beyanla istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER: Dosya kapsamında bulunan marka tescil kaydından; 16/09/2003 başvuru tarihli, ... numaralı \"...\" markasının 35, 38, 42 ve 44.sınıflarda 03/05/2007 tarihinde davalı şirket adına tescil edildiği anlaşılmıştır. Davacının ... başvuru tarihli \"...\" markasının tesciline davalı şirket tarafından itiraz edildiği anlaşılmıştır. www...com.tr alan adının ODTÜ yazı cevabından; 30 Ocak 2008 tarihinde ... Hizmetleri Limited Şirketi'ne tahsis edildiği ve halen bu şirkete ait olduğu, davalının ticaret sicil kaydı incelendiğinde 13/01/2003 tarihinde bu unvan ile İstanbul Ticaret Sicli'ne tescil edilmişken, unvan değişikliği yaparak ... Anonim Şirketi unvanını aldığı  görülmüştür. Mahkemece üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan12/07/2021 tarihli raporda; davalı şirketin \"...\" markasıyla eksper raporu yazılım hizmeti verdiği, bu yazılımın “Kaza branşında ( kasko trafik) görevlendirilen eksperlerin kullanıma açılan ve eksperler tarafından oluşturulacak raporları tek tip formata uygun hale getiren, sürekli güncellenen, yedek parça fiyatlarını ve uygunluğunu görüntüleyebilen, internet üzerinden Türkiye çapında kolay ulaşılabilir, kasko ve trafik hasarları ile ilgili maliyet kontrolü amaçlı web tabanlı bir yazılım sistemi” olduğu, bu yazılımın sektörde yer alan sigorta şirketleri tarafından yoğun ve aktif olarak kullanıldığı, ticari belgelerinde \"...\" markasını hem unvan, hem de marka olarak kullandığı, faturalarında ve katalog-antetli kağıt vb. belgelerde “...” şekliyle yer aldığı, davalı şirketin 03/05/2007-13/11/2020 tarihleri arasındaki satışlarının %99'unu \"...\" markasıyla hizmet verdiği bu yazılımdan oluştuğu, davacı ve davalı her iki tarafında, Türk Patent ve Marka Kurumu NICE 42 numaralı mal ve hizmet sınıfı kapsamında hizmet verdiği, davacı ve davalı markaları karşılaştırıldığında, aynı iş kolunda kısmi olarak kesiştikleri, davalı marka kullanımı incelemesinde markanın iptali istenen 42.sınıfta kullanıldığı tespit edildiğinden hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.Davacı tarafça bilirkişilerce davalıya ait internet sitesinin değil müvekkilinin internet sitesinin incelendiği, müvekkilinin her iki internet sitesinin karşılaştırıldığı, davalının yazılım üretip satışı faaliyetinin davaya konu markanın iptali talep edilen mal ve hizmetlerden olmadığına dair rapora itiraz edildiği. Mahkemece davacı vekilinin rapora itirazları doğrultusunda bilirkişi heyetinden davalının www...net alan adındaki kullanımları da incelenerek ek rapor hazırlanmasının istenildiği, aynı bilirkişi heyetinin18/01/2022 tarihli ek raporda;  davacı ... A.Ş.'nin ve davalı ... A.Ş.'nin çalışma alanlarının birbirlerinden tamamen farklı olduğu, ancak her ikisinin çalışma alanının da TPMK - NICE Mal ve Hizmet Sınıflandırması içinde değerlendirilebileceği, davacı ... A.Ş'nin www...com, davalı ... A.Ş.'nin www...com ve www...net adlı internet sitelerine sahip olmalarının karışıklığa neden olduğu, “...” sözcüğünün sadece bir şirket tarafından kullanılması gerektiği; sözcüğün arasına “ - ” işareti konulmasının farklılık yaratmak için yeterli olmadığı, davalı şirketin \"...\" markasıyla eksper raporu yazılım hizmeti verdiği, bu yazılımın “Kaza branşında ( kasko trafik) görevlendirilen eksperlerin kullanıma açılan ve eksperler tarafından oluşturulacak raporları tek tip formata uygun hale getiren , sürekli güncellenen, yedek parça fiyatlarını ve uygunluğunu görüntüleyebilen , internet üzerinden Türkiye çapında kolay ulaşılabilir, kasko ve trafik hasarları ile ilgili maliyet kontrolü amaçlı web tabanlı bir yazılım sistemi” olduğu, bu yazılımın sektörde yer alan sigorta şirketleri tarafından yoğun ve aktif olarak kullanıldığı, ticari belgelerinde \"...\" markasını hem unvan, hem de marka olarak kullandığı, faturalarında ve katalog-antetli kağıt vb. belgelerde “...” şekliyle yer aldığı, davalı şirketin 03/05/2007-13/11/2020 tarihleri arasındaki satışlarının %99'unu \"...\" markasıyla hizmet verdiği bu yazılımdan oluştuğu, davacı ve davalı her iki tarafın da, Türk Patent ve Marka Kurumu NICE 42 numaralı mal ve hizmet sınıfı kapsamında hizmet verdiği, davacı ve davalı markaları karşılaştırıldığında, aynı iş kolunda kısmi olarak kesiştiklerinin görüldüğü, davalı marka kullanımı incelemesinde markanın iptali istenen 42.sınıfta yer alan “Bilgisayar hizmetleri: bilgisayar programlama, bilgisayarı virüse karşı koruma, bilgisayar sistem tasarımı, başkaları adına web sitelerinin tasarlanması, bakımı ve güncelleştirilmesi, yazılım tasarımı, kiralanması ve güncelleştirilmesi, internet arama motoru sağlama, hosting, bilgisayar donanımları alanında danışmanlık, bilgisayar donanımlarının kiralanması hizmetleri.” için kullanıldığının tespit edildiğinden, kullanımı tespit edilemeyen 42.sınıfın alt sınıfında yer alan “malzeme ve ürün test hizmetleri...kalite kontrol hizmetleri, araçların yol değerinin test edilmesi hizmetleri” emtiaları bakımından hükümsüzlük şartlarının oluştuğu yönünde görüş bildirilmiştir. <br>GEREKÇE; Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya ait ... tescil numaralı \"...\" markasının 42.sınıfta tescilli olduğu \"malzeme ve ürün test hizmetleri... Kalite kontrol hizmetleri, araçların yol değerinin test edilmesi hizmetleri\" için kullanmama nedeniyle kısmen iptali ve terkinini talep etmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davalı vekilinin  beş yıllık kullanmama süresinin 6769 Sayılı Yasa'nın yürürlük tarihinden başlatılması gerektiği, henüz sürenin dolmadığı, kanunların geriye yürütülemeyeceği   gibi SMK 26. Maddenin 10/01/2024 tarihinde yürürlüğe gireceğine yönelik istinaf sebebinin incelenmesinde; 556 Sayılı KHK 14. Maddenin Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edildiği ve 6769 Sayılı Yasa'nın 10/01/2017 tarihinde yürürlüğe girdiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 12.11.2020 tarihli 2020/1133 Esas-2020/5023 Karar sayılı emsal kararında da açıklandığı üzere; SMK’nın 9.maddesinde yer alan “Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir” şeklindeki düzenlemeden, Kanun Koyucunun, Kanun’un yürürlüğe girdiği tarih itibariyle bu nitelikte olan, yani kullanılmayan markaların iptaline karar verilebileceği esasını benimsediğinin anlaşıldığı, kanun maddesinin, kanun yürürlüğe girdikten beş yıl sonra uygulanmaya başlayacağına ilişkin SMK’da her hangi bir düzenlemeye yer verilmediği, kullanılmayan markanın iptalinin istenileceği mercii SMK’nın 25.maddesinde Türk Marka ve Patent Kurumu olarak gösterilmiş ise de, SMK’nın 192 ve geçici 4.maddeleri uyarınca, bu yetkinin 10.01.2024 tarihine kadar mahkemelerin görevine bırakıldığı, mahkemenin 6769 Sayılı SMK'nın markanın kullanılmaması nedeniyle iptali talepli davalarda uygulanacağına ilişkin gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece alınan kök ve ek raporda çelişkili görüşler ileri sürüldüğü yeni bir heyetten rapor alınması gerektiği ileri sürülmüştür. Kök raporda bilirkişilerce davalının internet sitesi www...com.tr ve www...net alan adlı internet siteleri yerine, yine davacıya ait www...com alan adlı internet sitesinin davalıya aitmiş gibi incelendiği, ayrıca davalının ... markasıyla eksper raporu yazılım hizmeti verdiği, bu yazılımın sektörde yer alan sigorta şirketleri tarafından yoğun ve aktif olarak kullanıldığı, tarafların NICE 42. Sınıfta hizmet verdiği, aynı iş kolunda kısmi olarak kesiştikleri, markanın iptali istenen 42. Sınıfta kullanıldığının tespit edildiği, hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı görüşü açıklanmıştır. Davacı vekilinin itirazı üzerine bilirkişilerce ek raporda davalı internet sitesini ve davalı ticari defter kayıtları ile faturalarını incelediği, davalı şirketin ... markasıyla eksper raporu yazılım hizmeti verdiği ve bu hizmetin 42. Sınıfta \"Bilgisayar hizmetleri\" alanında kullanıldığını ancak bu kullanımın markanın iptali istenen  42.sınıfın alt sınıfında yer alan “malzeme ve ürün test hizmetleri...kalite kontrol hizmetleri, araçların yol değerinin test edilmesi hizmetleri” alanında olmadığını ve bu sınıfta iptal koşullarının oluştuğunu tespit ettikleri anlaşılmıştır. Markanın kullanılmaması nedeniyle iptal davalarında tescilli olduğu tüm mal ve hizmet sınıflarının tescilli olduğu, alt sınıflarda markanın kullanılıp kullanılmadığının tespiti gerektiği, markanın 42. Sınıfta bilgisayar yazılım hizmeti sınıfında kullanımının tescilli olduğu 42. Sınıfın diğer alt sınıflarında kullanıldığını göstermeyeceği, tarafların hizmet sınıflarının birbirleriyle ilişkisinin bulunması, ticari hayatta kullanılan işaretlerin aynı/benzer olması ve iltibas ihtimali bulunmasının iptal davaları yönünden sonuca etkisinin bulunmadığı, davalı şirketin iptali istenen hizmet alt sınıflarında kullanımını ispatlayamadığı, yeni bir heyetten rapor alınmasına gerek olmadığı, mahkemece davanın kabulü kararının yerinde olduğu, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 31/03/2022 tarih ve 2020/26 E., 2022/30 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,7‬0 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 30/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9eb68a094d610071","SID":"499bd389e2a7c12c"}}