{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/2082 - 2025/92<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/2082 <br>KARAR NO\t: 2025/92<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                       K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/10/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/135 E.  -  2022/358 K.<br><br>DAVACI<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 20/10/2022 tarih ve 2022/135 E. - 2022/358 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar  tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkili şirketin 2019/04882, 2018/59250, 2018/92162, 2019/04662, 2019/04664 sayılı \"...\", \"...\", \"...\", \"...\", \"...+\" ibareli tanınmış markalarının sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki \"...\" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere gerçekleştirdiği 2020/29297 sayılı başvuruya müvekkili tarafından itirazda bulunulduğunu, itirazın nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa  müvekkilinin \"...\" ibaresini ilk kez 1990 yılında tescil ettirdiğini, bu marka üzerinde büyük yatırım yaptığını,  müvekkili şirket adına tescilli “...” ibareli markaların, 6769 sayılı SMK’NIN 6/4 ve 6/5 maddeleri uyarınca tanınmış markalar olduğunu, davaya konu markanın tescil sınıflarının, müvekkiline ait markalarla aynı olduğunu, ortalama gıda tüketicilerinin çok büyük kısmını çocukların oluşturduğunu, davaya konu markanın asli unsurunu “...” ibaresinin teşkil ettiğini, markaların iltibas oluşturabilecek seviyede benzer olduğunu, emsal yargılamalarda Yargıtay ve Ankara Bölge Adliyesi kararlarında “...” ibaresinin çatı marka olarak değerlendirildiğini, başvurunun kötüniyetle yapıldığını, “...” ibaresinin ayırt edici gücünün düşük olmadığını, davaya konu markanın,“...” markasının serisi vasfı taşımadığını ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK'nin 2022-M-984 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2020/29297 başvuru numaralı \"...\" ibareli markanın   29 ve 30. sınıfların tamamı ile 35. sınıfın ilgili alt grubunda yer alan 29 ve 30. sınıfların tamamı yönünden iptaline, bahse konu markanın tescil edilmesi halinde ilgili markanın 29 ve 30. sınıfların tamamı ile 35. sınıfın ilgili alt grubunda yer alan 29 ve 30. sınıfların tamamı yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, markaların görsel, işitsel ve kavramsal olarak faklı olduğunu, davalı markasında “...” sözcüğünün markanın en sonunda yer alacak şekilde konumlandırıldığını, sözcüğün hem kavramsal olarak bilinirliğinin hem de markanın sonunda konumlandırılmasının ibarenin marka içerisindeki dikkat çekici unsur olma özelliğini zayıflattığını, markaların ilk okunan hecelerinin birbirinden farklı olduğunu, davacı markasının tek heceden oluşması sebebiyle vurgunun sadece “...” sözcüğünde olmasının markaları birbirlerinden ayırdığını, benzer bir davada “...” ibaresinin ayırt edici gücünün düşük olduğuna hükmedildiğini, ortalama tüketicinin dikkat düzeyinin düşük olmadığını, markaların benzer olmaması karşısında SMK 6/5. maddede sayılan risklerin gerçekleşmeyeceğini, davacının YİDK aşamasında kötüniyet iddiasında bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Diğer davalı Şirket vekili,  karşılaştırılan markaların görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olmadıklarını, davacının, dava dilekçesinde dayanak gösterdiği 2007/65503 numaralı \"...+\" markasının mahkeme kararı ile iptal edildiğini, davaya konu markada “...” ibaresinin tali unsur konumunda bulunduğunu, markaların tescil sınıflarının farklı olduğunu, davacının 35. sınıfta tescilli “...” ibareli bir markasının bulunmadığını, “...” ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, en çok tercih edilen market uygulamalarından olan \"...\" uygulamasında sağlıklı/diyet gıda ürünleri \"...&...\" başlığı ile sınıflandırıldığını, müvekkiline ait markanın önceden tescilli markalarının serisi olduğunu, dolayısıyla \"...\" markasını söz konusu ürünler üzerinde gören tüketicilerin, kullanılan markayı diğer herhangi bir firmayla bağdaştırmayacağını, markanın müvekkili şirkete ait olduğunu kolaylıkla anlayacağını, davacı firma  tarafından itiraza dayanak yapılan markaların Türkiye'de ciddi bir şekilde kullanılıp kullanılmadığının araştırılmasının gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davaya konu markada yer alan 29, 30, ve 35/5. mal/hizmeler yönünden SMK md.6/1 kapsamında aynı/benzer/ilişkili olması şartının sağlandığı, markalar arasında görsel, sesçil ve anlamsal olarak benzerlik bulunduğu, davalı markasının halk nezdinde belirli bir bilinirliğe ulaştığı, davalı markalarının emsal yargılamalarda tanınmış marka olarak kabul edildiği, bu durumun iltibas ihtimalini artırdığı, “...” ibaresinin düşük ayırt edici olarak kabul edilse dahi davaya konu markada bulunan sair unsurların çatı marka olduğu, SMK'nın 6/1. Maddesi bağlamında iltibas ihtimalinin bulunduğu, davalı tarafından daha önceden başvurusu yapılan “...” ibareli markaların tescillerinin üzerinden 5 yıl geçmediğinden müktesep haktan söz edilemeyeceği, kötüniyet iddiasının ispatlanmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, Türkpatent YİDK nın 2022-M-984 sayılı kararının taleple bağlı kalınarak 29. ve 30. sınıfın tamamı ile 35 .sınıftaki \"  Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)\" emtialar yönünden iptaline, 2020/29297 sayılı markanın taleple bağlı kalınarak 29. ve 30. Sınıfın tamamı ile 35.sınıftaki\"  Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)\" emtialar yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, karşılaştırılan markaların görsel, işitsel ve genel görünüm itibariyle farklı olduğunu, markalar arasındaki benzerlik değerlendirmesinin bütünsel bir bakış açısıyla yapılmasının gerektiğini, başvuruda ilk olarak okunan unsurun \"...\" ibaresi, itiraza mesnet markalarda ile \"...\" ibaresi olduğunu, başvuru markası bölünerek \"...\" sözcüğünün esas unsur olarak kabul edilmesinin hatalı olduğunu,  davaya konu marka kullanım yoluyla belli düzeyde ayırt edicilik kazanmışsa da “zayıf marka” statüsünde kabul edilmesinin gerektiğini, bu nedenle aslında baştan tanımlayıcı nitelikte olan bu zayıf markanın “tanınmış marka” olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, markalar arasında benzerlik ve iltibas ihtimali bulunmadığını, verilmiş olan YİDK kararının hukuka uygun olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemece gerekçeli kararda markaların parçalara ayrılmadan bütüncül olarak değerlendirilmesinin gerektiği vurgulandığı halde başvurunun \"...\", \"...\" ve \"...\" şeklinde parçalara ayrıldığını, daha sonra başvurunun \"...\" ibaresine indirgenerek gerekçeli kararın kendi içinde çelişkili hale getirildiğini, \"...\" ibaresinin zayıf ve ayırt ediciği düşük bir ibare olduğunu, başvuruda tali nitelik taşıdığını, söz konusu ibarenin gıda (diyet içerikli) ürünlerinde bir çok firma tarafından yaygın olarak kullanıldığını, markalar arasında görsel; işitsel ve kavramsal yönden karıştırılma ihtimaline sebebiyet verecek nitelikte bir benzerlik bulunmadığını, markaların farklı başlangıç kısımları ile yeterince ayrıştığını, başvuru kapsamındaki emtiaların da benzer olmadığını zira davacı markalarının 35.sınıfta tescilinin bulunmadığını, müvekkilinin tanınmış \"...\" ibareli marka serisinin bulunduğunu, dava konusu başvuru yönünden müvekkili lehine müktesep hak koşullarının gerçekleştiğini,   hükme esas alınan raporda gerek YİDK aşamasında gerekse dava aşamasında ileri sürdükleri kullanım ispatı taleplerinin dikkate alınmadığını, aşamalarda dayanak gösterilen markaların farklı olduğu dikkate alınarak YİDK iptal talebi ve hükümsüzlük talebi yönünden ayrı ayrı inceleme yapılması gerekirken bu hususa riayet edilmediğini, dosya içerisinde yer alan bilirkişi raporu ile sundukları emsal bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, itirazın reddine dair YİDK karar iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,  davacının mesnet markalarının asli unsurunun \"...\" ibaresinden oluştuğu,  dava konusu “...” ibareli başvuruda yer alan \"...\" ibaresinin davalı Şirketin çatı markası olması nedeniyle başvurunun asli unsurunu da \"...\" ibaresinin oluşturduğu, hal böyle olunca dava konusu başvuru ile davacının \"...\" ibareli  marka  işaretleri arasında, asli unsurlarının aynı olmasından kaynaklı olarak,  SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel ve işitsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, nitekim aynı taraflar arasında görülen benzer bir uyuşmazlık hakkında verilen Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2021/5678- 2023/401 E/K sayılı ilamında da \"... ... ...\" ibareli başvurunun davacının \"...\" asıl unsurlu markaları ile benzer olduğunun kabul edildiği, öte yandan ticari bir malı üreten işletmenin, ürettiği malı satmasının, işin doğası gereği ve ticari faaliyetin zorunlu bir sonucu olduğuna göre  29, 30, ve 35.sınıfın 5.alt grubunda bu malların satışına özgülenmiş mağazacılık hizmetleri yönünden taraf markaları arasında emtia benzerliği şartının da gerçekleştiği, davalı Şirket yönünden müktesep hak koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı Şirket vekilinin ve davalı Kurum vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, taraflarca istinaf başvurusunda yatırılan 80,70'er-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,7‬0'er-TL'nin davalılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalıların uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından davalılar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 23/01/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/02/2025<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br> <br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"23a8229c299011d1","SID":"3a69cc2ad2195e75"}}