{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/71 <br>KARAR NO: 2025/177<br>KARAR TARİHİ: 30/01/2025<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 20/11/2024<br>NUMARASI: 2024/205 E. <br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/01/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde;htiyati tedbir talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 2012 yılında ... isimli ilk restoranını açtığını, 10 yılı aşkın süredir 52 şehirde 275’ten fazla şubeye ulaştığını, davalının haksız kullanımı ve marka hakkına tecavüzü gerçekleştirdiği Ankara ili içerisinde Çankaya, Etimesgut, Keçiören, Mamak ve Yenimahalle ilçelerinde de restoranlara sahip olduğunu, ... isimli markanın ... tescil numarası ile 05.07.2010 koruma tarihinden, ... tescil numarası ile 18.12.2011 koruma tarihinden, ... tescil numarası ile 26.11.2012 koruma tarihinden, ... tescil numarası ile 20.03.2014 koruma tarihinden, ... tescil numarası ile 19.11.2018 koruma tarihinden, ... tescil numarası ile 01.08.2019 koruma tarihinden, ... tescil numarası ile 21.10.2022 koruma tarihinden, ... tescil numarası ile 21.10.2022 koruma tarihinden, ... tescil numarası ile 21.10.2022 koruma tarihinden ve ... tescil numarası ile 24.01.2023 koruma tarihinden beri tescilli şekilde birçok şekilde korunmakta olduğunu, müvekkili Şirkete 2024 yılının Temmuz ayında,  müvekkili şirket müşterilerinden tüketici şikayetleri gelmiştir. Bahse konu tüketici şikayetlerinde tüketiciler; “Dışarıda yazan fiyatlar ile içeride alınan fiyatların farklı olduğunu, istenen 2 adet bardağın parasının talep edildiğini, dışarıdaki fiyat etiketinin 310-TL'den 380-TL'ye yükseltildiğini”ifade ettiklerini, müvekkili Şirket tarafından Davalı'nın “...” isimli restoran ile faaliyetlerine devam ettiği tespit edildiğini, oysaki müvekkili şirketin Sincan ilçesinde herhangi bir şubesi bulunmadığını, müvekkili şirket ile davalı arasında herhangi bir ilişki veya bağlantının bulunmadığını, marka hakkına tecavüzün giderilmesi için Üsküdar ...Noterliğinin 05.03.2024 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiğini, davalı tarafından bu ihtarnameye cevap dahi verilmediğini, davalının \"...\" markası ile yalnızca Müvekkili Şirket'in bilinirliğinden faydalanmakta ve bu şekilde, müşteri çekmeye çalışmakta; fakat tüketicileri yanıltmakta olduğunu, Davalı'nın \"...\" markasının, Müvekkili Şirket'in tescilli markası olan \"...\" markası ile fonetik olarak neredeyse birebir olduğu, görsel olarak da benzediği ortada olduğu hususlarını beyanla; ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne, ilgili mevzuat kapsamında Davalı'nın marka hakkı ihlali ve haksız rekabete yol açan faaliyetlerinin müvekkili Şirket'in Marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, engellenmesine ve derhal son verilmesine, davalı'ya ait işletme tabelası dahil olmak üzere marka hakkı ihlali oluşturan her türlü tanıtım öğelerinin/iş evrakının imha edilerek kullanımının engellenmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı'ya yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>MAHKEME KARARI;   İstanbul Anadolu 1 Fikri ve Sınai Hakları Hukuk  Mahkemesi'nin  20/11/2024  tarihli  2024/205  E. Sayılı kararıyla;  \"Davacının ihtiyati tedbir talebinin KABULÜNE, İleride muhtemel zarar ve ziyanlara karşılık olmak üzere ihtiyati tedbir talep eden tarafça takdiren 50.000,00 TL ( ElliBin Türk Lirası) nakdi teminat yatırılması veya muteber bir bankaya ait kesin ve süresiz teminat mektubu ibraz edilmesi halinde, Davalının iş yerindeki adresinde \"...\" markasının işletme tabelası dahil olmak üzere marka hakkı ihlali oluşturan her türlü tanıtım öğelerinin/iş evrakının imha edilerek kullanımının ENGELLENMESİNE ve KALDIRILMASINA, Kararın Nöbetçi İstanbul Anadolu İcra Müdürlüğün'ce  yerine getirilmesine, İnfaz sırasında refakate Marka uzmanı bilirkişisinin alınmasına, \" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF BAŞVURUSU;  Davalı vekili süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Mahkemenin tedbir kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu müvekkiline ait şirketçe kullanılan markanın \"...\" şeklinde olduğunu, davacının ise yalnızca ... markasını kullandığını, logolarında tamamen faklı göründüğünü, karıştırılma ihtimali bulunmadığını, Müvekkilinin ... ve ... sattığını, sattığı ürün için ... kelimesini kullanmasından daha doğal bir şey olmadığını ... kelimesinin de evrensel nitelikte kullanıma açık olduğunu, davacının sadece restoran olarak faaliyet gösterdiğini ülke çapında bir restoran zinciri olduğunu, karıştırılma ihtimali bulunmadığını, karıştırılan marka değil işletme adı olduğunu mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesine cevabında dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Markaya tecavüzden kaynaklanan davada, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verildiği, davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK 394/1 maddesinde \"karşı taraf dinlenmeden verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edilebilir. Aksine karar verilmedikçe itiraz icrayı durdurmaz.\" HMK 394/2 maddesinde \"ihtiyati tedbirin uygulanması sırasında karşı taraf hazır bulunuyorsa, tedbirin uygulanmasından itibaren; hazır bulunmuyorsa, tedbirin uygulanmasına ilişkin tutanağın tebliğinden itibaren 1 hafta içinde, ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak, kararı veren mahkemeye itiraz edebilir.\" hükmü düzenlenmiştir. İlk derece mahkemesinin 20/11/2024 tarihli kararında; kararın tarafların yokluğunda, dosya üzerinde verildiği ve istinaf yolu açık olduğu açıklanmıştır. 6100 Sayılı HMK 341. Maddesinin, 28 Temmuz 2020 tarihli 31199 Sayılı RG'de yayınlanarak yürürlüğe giren  22/07/2020 Tarihli 7251 Sayılı Yasa'nın 34. Maddesi ile değiştirilen 341. Maddesinin 1. Fıkrasında; \"İlk derece mahkemelerinin aşağıdaki kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir; A) Nihai kararlar. B) İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen  ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlara\" karşı istinaf yolunun açık olduğu hükmü düzenlenmiştir. Maddenin önceki halinden farklı olarak; aleyhine tedbir kararı verilen tarafın yüzüne karşı verilen tedbir kararlarının itiraza değil istinaf başvurusuna konu edilebileceği açıklanmıştır. Kararın verildiği tarihte ve Usul Kanunlarının derhal uygulanması ilkesi gereğince, istinaf incelemesinin yapıldığı tarihte tarafların yokluğunda verilen tedbir kararlarına karşı istinaf yolu kapalı olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddi ile dosyanın itiraz hakkında karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK.'nın 341/1 ve 352. maddeleri gereğince davalı vekilinin istinaf isteminin USULDEN REDDİNE, -Dosyanın itiraz hakkında karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 2-  İstinaf talebinin esası incelenmediğinden davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, 3- 6100 Sayılı HMK' nun 326/1 maddesi gereğince davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4- 6100 Sayılı HMK'nun 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine YER OLMADIĞINA, 5- 6100 Sayılı HMK' nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 6- 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/3 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 352/1-b. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a. maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.30/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"52cf14e30dededd4","SID":"ffeab237b58674fa"}}