{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A  K A R A R <br>ESAS NO:2022/1270     <br>KARAR NO:2025/42<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ:02/02/2022<br>NUMARASI:2020/587 Esas - 2022/50 Karar<br>DAVA:İtirazın İptali   <br>KARAR TARİHİ:15/01/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;    <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu ...,... Vale unvanlı işletmenin sahibi olduğunu,işletmenin faaliyeti otopark ve garaj işletmeciliği olduğunu, davalı ile davacı şirketin arasında 28/07/2017-28/07/2018 tarihli ... numaralı motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyet sigortası olarak ZMMS Poliçe tanzim ettiğini, 23/08/2017 tarihinde ... plakalı aracın  park halinde bulunan ... plakalı aracın sağ tarafına  çarptığı ve kaçtığını,  bu durumunun kaza tespit tutanağını ile tespit edildiğini, kaza sonucu .. plakalı aracın  27/09/2017 tarihinde 8.965,15 TL nakden ve defaten ödemenin yapılarak zararının karşılandığını, araç işleteni olarak kabul edilen davalı teşebbüs sahibine rücu etme zaruretinin hasıl olduğunu, ödeme ihbarlarına ilişkin mektupların davalı tarafınca neticesiz kaldığını, borcun tahsilinin temini için 12/02/2019 tarihinde ... Sayılı dosyası ile ilamsız takibe geçildiğini, davalının borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirterek  itirazın iptali ile takibin devamına ve % 20'sinden az olmamak üzere  icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacı tarafın ileri sürdüğü tüm iddiaları ve onarım bedeli taleplerini kabul etmediklerini, İstanbul Anadolu 29. Asliye Hukuk Mahk. 2017/487 E. sayılı davası ili aracın maliki ... Sigorta tarafından açılan değer kaybı davasında davacının dayandığı eksper raporuna itiraz ettiklerini, 25.09.2017 tarihli ekspertiz raporunda sağ arka kapı, sağ ön kapı ve eklenti aksamlarının yenisi ile değiştirildiğini,  genel hasar toplamının 8.965,15 TL olduğu tespit edilmiş olup  bu tespitin hatalı olduğunu, kaza tutanağında çarpan aracın kaçtığının belirtildiğini,  tutanaktaki  hususun da gerçeğe aykırı olduğunu,  hasar tazmin işlemleri için gerekli işlemler yapıldığını, tüm bu hususlar, alacaklı tarafça iyi bilinmesine rağmen kötüniyetle aksi yönde kaza tespit tutanağının tutulduğunu, İstanbul Anadolu 29. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/487 E. sayılı davasında 05.09.2019 tarihli duruşmada dinlenen kazanın birebir görgü tanıkları ... ve ..., kazayı yapan sürücü ...'un olay mahallinden kaçmadığını, kullandığı aracı çalıştığı otele bırakıp tekrar kaza mahalline döndüğünü açıkça beyan ettiklerini, dosya içeriğinde ...'un kazadan sonra arabanın üstüne bıraktığı notun fotokopisinin olduğunu, Asliye Hukuk Mahkemesince dinlenen tanıkların ifadelerinden kaza esnasında davacı tarafın aracının sürtünmeden kaynaklı bazı çiziklerin oluştuğu ifade edildiğini, mahkemece dinlenen tanıklardan ...aracın davacı şirket yetkilisi tarafından tamirhanesine getirildiğini ve araçta meydana gelen basit hasarın 400 TL karşılığında 2 günde giderildiğini ifade edildiğini,  tüm bu bilgiler ışığında dava konusu aracın toplam hasarının 8.965,15 TL olduğunu söylemek mümkün olmadığını belirterek davanın reddi ile % 20 kötüniyet tazminatının tahsilini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketinin davalı sigortalıya rücu şartı oluştuğundan davanın kabulü gerekirken yetersiz araştırma yapılarak davanın reddine karar verilmesinin usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğunu,  ... plaka sayılı araç sürücüsünün dava konusu kazanın oluşmasında ağır ve asli kusurlu olduğunun sabit olduğunu, zira dava dışı ...'un aynı durum ve koşullar altında her mantıklı insanın göstereceği dikkat ve özenin göstermediğini, İlk derece mahkemesinin bilirkişi raporuna karşı itiraz ve beyanlarını dikkate almadığını, gerekçeli kararda yalnızca bilirkişi raporuna atıf yaparak hüküm kurulduğunu belirterek istinaf talep etmiştir. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin rücuan tahsili  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Taraflar arasında 28/07/2017-2018 başlangıç ve bitiş tarihli ZMMS (mesleki faaliyet) poliçesi düzenlenmiştir. Poliçe içeriğinde ZMMS genel şartlarının uygulanacağı belirtilmiştir. Bu halde dava konusu uyuşmazlıkta poliçe tarihinde yürürlükte bulunan ve 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMMS Genel Şartlarına göre değerlendirme yapılması gerekmektedir. 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının sigortalıya rücu hakkının düzenlendiği B.4. maddesi f bendinde bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya  yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesinin rücu sebebi olduğu düzenlenmiştir.Dosya kapsamına sunulan tüm beyan ve belgelerden; ... plaka sayılı aracın dava dışı sürücü ... yönetiminde iken 23/08/2017 tarihinde park halindeki ... plakalı araca çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kazadan sonra  araç sürücüsü ...'ın olay yerini terk ettiğinin kaza tespit tutanağı ile sabit olduğu, kazanın sigorta vadesi içerisinde meydana geldiği, kaza yerini  terk sebebinin ZMMS Genel Şartları  B.4/f bendi kapsamında \"tedavi\" veya \"yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme\", \"can güvenliği nedeniyle uzaklaşma\" gibi zorunlu hallerden olmadığı gözetilerek davanın esasına girilerek  karar verilmesi gerekirken  poliçe tarihinde yürürlükte olmayan 15 Ağustos 2003 tarihli Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre değerlendirme yapılarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ab912f81c4fdb684","SID":"618422e11db2a57a"}}