{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2022/2272 <br>KARAR NO\t: 2024/1709<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23/06/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/67 Esas 2022/500 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 27/12/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 31/12/2024<br><br>\tİlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacı vekili, 07.06.2011 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araç sürücüsü ...'ın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonrasında araç dışına çıktığı sırada, davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın davacıya çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında, davacının ağır yaralanarak geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kaldığını, meydana gelen kazada davacının hiçbir kusuru bulunmadığının kaza tespit tutanağı ile sabit olduğunu, davalı ... şirketi tarafından davadan önce kısmi ödeme yapıldığını ancak ödemenin eksik ve yetersiz olduğunu belirterek, HMK'nın 107. maddesi gereğince şimdilik 2.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 09.07.2014 tarihli dilekçe ile talebini 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL bakıcı gideri, 1.800,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olarak açıklamış, 28.03.2016 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini 73.758,28 TL arttırarak rapor gibi 124.188,28 TL olarak tahsili talepli bedel arttırım dilekçesi sunmuş, 28.08.2017 tarihli dilekçe ile bedel arttırım dilekçesini 100,00 TL geçici iş göremezlik talebini 6.002,55 TL'ye, 100,00 TL olan bakıcı gideri talebini 4.153,95 TL'ye, 1.800,00 TL olan sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 65.201,78 TL'ye yükselttiğini açıklamış, 09.02.2021 tarihli dilekçe ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 137.136,86 TL 'ye yükselttiğini belirterek, 6.002,55 TL geçici iş göremezlik zararı ve 4.153,95 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 147.293,40 TL olarak ıslah etmiştir. <br>Davalı vekili, davacının, sigortalının kusurunu ve zararının ispat etmesi gerektiğini, kaza sebebiyle davacının elde ettiği gelir ve tazminatların hesaplanacak tazminattan mahsubu gerektiğini, davacının geçici iş göremezlik ve tedavi giderlerinin SGK sorumluğunda bulunduğundan davalıdan talep edemeyeceğini, sigorta poliçesinde yazılı teminatın doğrudan hak sahiplerine ödenemeyeceğini, davacının sürekli maluliyetini ispatlaması gerektiğini, kusur ve davacının maluliyet oranının tespiti için ATK'dan rapor alınması gerektiğini, tazminat hesaplamasında asgari ücretin baz alınmasını, davalının davanın açılmasına sebebiyet vermediğini yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağını, dava tarihinden yasal faize hükmedilmesini, davalı sorumluluğunun poliçede yazılı limitle sınırlı olduğunu, kazada birden fazla zarar görenin olması durumunda teminatın zarar görenler arasında hasarları oranında paylaştırılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece, dava tarihinden önce, davalı ... tarafından davacıya, trafik kazası sebebi ile meydana gelen cismani zararın tazmini için 04.09.2012 tarihinde 48.830 TL ödeme yapıldığı, 21.08.2017 tarihli bilirkişi raporundaki hesaplamaya göre; ödeme tarihi olan 04.09.2012 tarihi itibari ile davacının 6.002,55 TL geçici iş göremezlik zararı ve 69.782,84 TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 75.785,39 TL zararı bulunduğu, davalı ..., meydana gelen bu zararın sigortalısının kusuruna isabet eden kısmından sorumlu olduğu, davalının sigortaladığı ... plakalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %25 oranında kusurlu olduğu, davalı sigortanın ödeme tarihine göre tazmin etmesi gereken zarar miktarının (75.785,39 TL x 25/100=) 18.946,34 TL olduğu, buna göre davalı sigortanın dava tarihinden önce, 04.09.2012 tarihinde yaptığı 48.830 TL ödeme ile davacının tüm zararını karşıladığı, dava tarihinde davacının davalıdan talep edebileceği zararı kalmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusu yapılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, kazaya karışan araçların sigorta şirketlerinden her birinin, ortaklaşa ve zincirleme sorumluluk gereği, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranına bakılmaksızın, zararın tümünden, (poliçedeki limit dahilinde) sorumlu olduğunu, sigortacının işletenin sorumluluğunu belli bir oranda (poliçedeki limite kadar) üstlenmiş bulunmakla, sigortalısının kusur oranına göre değil, poliçedeki sınırı aşmamak üzere tam tazminat ödemekle yükümlü olduğunu, sigortalısının kusuru söz konusu olmaksızın sigorta tazminatını ödeyen sigortacının, kazaya karışan diğer sorumlunun kusuru oranında ona ve sigortalısına dönme (rücu) hakkını kullanabileceğini ilk derece mahkemesinin davalı ..., meydana gelen bu zararın sigortalısının kusuruna isabet eden kısmından sorumludur şeklinde kurmuş olduğu hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.\t<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; <br>Dava, trafik kazasından kaynaklı cismani zarar nedeniyle geçici, sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri istemine ilişkindir.<br>Davacı vekili, 07.06.2011 tarihinde davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın, dava dışı ... plakalı aracın tek taraflı trafik kazası sonrasında TEM otoyolunda yaya olarak bulunan davacıya çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek geçici, sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemenin 2014/166E., 2017/925K. Sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 6.002,55 TL geçici iş görmezlik, 54.490,94 TL sürekli iş görmezlik tazminatı olmak üzere toplam 60.493,49TL maddi tazminatın 08.08.2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, karara karşı davalının istinaf başvurusu üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin 22. Hukuk Dairesi'nin 2018/678 E., 2020/162 K. sayılı ilamı ile davalı ... şirketi tarafından yapılan ödemeler de dikkate alınarak tazminat tutarının belirlenmesi gerekirken, oransal kusur belirlemesi yapılmadan, bu husustaki deliller toplanmadan karar verildiği belirtilerek kaldırılmasına karar verildiği, kaldırma kararından sonra 2020/12 E., 2021/217 K. Sayılı kararı ile davacının talep arttırımı yaptıklarını belirterek 137.136,86 TL sürekli iş göremezlik tazminatı talep etmişse de, 28.03.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile zarar miktarı bildirdiğinden, belirsiz alacak davasında ıslah yolu ile talep arttırımında bulunulduktan sonra, ikinci kez talep arttırımında bulunulamayacağı, ıslah dilekçesi ile talep edilen 67.355,73 TL sürekli iş göremezlik zararı ile 6.002,55 TL geçici iş göremezlik zararının kabulüne karar verilmesi gerektiği, dava dilekçesinde talep edilmeyen bakıcı giderinin ıslah yoluyla talep edilemeyeceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 6.002,55 TL geçici iş göremezlik 67.355,73 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 73.358,28 TL maddi tazminatın 08.08.2012 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, karara karşı, davacı vekili belirsiz alacak davasında bedel artırma ve ıslah yapma hakkının bulunmasına, ödemenin mahsubunda hata yapılmış olmasına, davalı ... istinaf başvurusunda, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu halde kusur oranlarının oransal dağılımını gösterir rapor alınmamasına, ödeme tarihindeki verilere göre zararın karşılanıp karşılanmadığının hesaplanmamış olmasına, istinafa konu edilmeyen bilirkişi raporundaki hesaplamaya esas alınan unsurların davalı açısından usulü kazanılmış hak olmasına, ilk karara karşı davacının sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminat tutarına ve dolayısı ile hesap unsurlarına ilişkin istinaf başvurusu olmadığından, bozmadan önce alınan hesap bilirkişi raporundaki verilerin benimsenmesi gerekirken yeniden hesap yapılarak 2021 tarihli asgari ücretin esas alınmasına itirazla istinaf kanun yoluna başvurusu üzerine Dairemizin 2021/1486 E., 2021/2619K. Sayılı ilamı ile ilk kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kazaya karışan araç sürücülerinin kusur oranlarının oransal olarak belirlenmesi gerektiği belirtilmesine rağmen Bölge Adliye Mahkemesi kararı gereği yerine getirilmediği, 21.11.2017 tarih, 2014/166 E., 2017/925 K. sayılı kararı ile davacının yaralanması nedeniyle belirlenen 6.002,55 TL geçici iş görmezlik zararı, 54.490,94 TL sürekli iş görmezlik zararı olmak üzere toplam 60.493,49 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verildiği, bu ilk karara karşı davalı ... AŞ tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılması üzerine ilk derece mahkemesi kararının kaldırıldığı, davacı tarafından ilk hükme ilişkin olarak istinaf kanun yoluna başvuru yapılmadığı, davalı tarafın istinaf kanun yoluna başvurusunun kabul edilerek kararın kaldırılmasına karar verildiğine göre artık ilk karar ile hükmedilen miktar yönünden davalı yararına usulü kazanılmış hak oluştuğundan bu miktardan daha fazla tazminata hükmedilmeyeceği belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verilmiş, 2.kaldırma kararından sonra mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.<br>Somut olayda, kazadan sonra düzenlenen 07.06.2011 tarihli kaza tespit tutanağında sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı hususi otomobil ile Ankara istikametinden Düzce istikametine seyri sırasında bir anlık dalgınlığı sebebiyle gidişe göre sağ tarafında bulunan oto korkuluklarına aracının ön sağ çamurluk, lastik ve ön sağ kapı kısımlarıyla çarptığı, çarpmanın etkisiyle direksiyon hakimiyetini kaybederek tekrar yol üzerinden orta refüje doğru yönelerek, bu noktada bulunan çimenlik ve toprak olan üzerinde sürüklenerek gitmesi ve havalandırma boşluğu duvarına aracının alt kısımlarını da çarparak geldiği istikamete dönüp durması neticesi tek taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, kazanın oluşumunda sürücü ...'ın KTK'nın 46/1-c maddesini ihlal ettiği, sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile Ankara yönünden Bolu yönüne seyrederken kaza mahalline gelmeden tahmini 5 dakika önce aynı kilometrede kaza yapan ... plakalı otomobilden dışarıya çıkan 2 erkek ve 1 bayanın orta refüj bitimi ve sol şeridin başlangıcı arasında durmaları ve bahse konu ... plakalı oto sürücüsünün 61 metreden bu şahısları karartı olarak görmesi ve bunun üzerine panikleyerek aracın sol tekerleklerini sol şeridin bitimini takiben 61 metre toprak ve çimen zemin üzerinde giderek aracın sol ön far üstü kısımları ve sol yan kısımlarıyla bu şahıslara çarpması ve çarpmanın etkisiyle eks olan şahsın 45 metre ileri orta refüj çimen zemine ve diğer şahısların sol orta refüj üzerine düşmesi ve araç çarptıktan sonra 133 metre fren iziyle giderek emniyet şeridi üzerinde durması neticesi ölümlü yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, bu kazanın oluşumunda sürücü ...'nun KTK 'nın 51/2-b, 56/1-a kurallarını ihlal ettiğinin tespit edildiği, soruşturma aşamasında Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 18.07.2011 tarihli raporda birinci kazanın oluşumunda sürücü ...'ın asli ve tamamen kusurlu olduğu, ikinci kazanın oluşumunda sürücü ...'nun tali kusurlu olduğu, sürücü ...'ın asli kusurlu olduğu, yayalar ..., ... ve ...'ın kusursuz olduklarının bildirildiği, Bolu Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2011/178 E., 2012/79 K. Sayılı ilamı ile sanık ...'ın alkollü şekilde TEM otoyolunda seyir halinde iken kaza mahalline geldiğinde yoldaki bariyerlere çarparak aracın direksiyon hakimiyetini kaybettiği, aracın orta refüje çıktığı, araçta bulunan ..., ... ve ...'in yaralı vaziyette orta refüje çıktıkları, bu sırada kazayı gören müşteki ...'ın kamyonunu güvenlik şeridine çekerek yardım amacıyla kaza mahalline geldiği, bu sırada araçtan çıkmış olan maktul ve tanıkların ambulans istemediklerini beyan ettikleri, buna rağmen müşteki ...'ın 112'yi aradığı, gece karanlığında mağdurlar ve müşteki ...'ın, ...'a ait yola savrulan araç parçalarını toplamak istedikleri, bu sırada diğer sanık ...'nun otobanda hız limitleri içerisinde seyir halinde olduğu, müştekileri farkedince frene bastığı, araç parçalarına çarpmamak için manevra yapınca direksiyon hakimiyetini kaybettiği ve müşteki ... ile maktul ...'ye çarptığı, bu şekilde meydana gelen ikinci kaza nedeniyle sanık ...'nun yolun sağında dörtlü ikaz lambaları yanan kamyonu görmesine rağmen tehlike olacağını düşünerek hızını azaltmadığı, gece far ışığı altında görüş mesafesine göre yola gereken dikkati vererek hızını ayarlamadığı, yolda bulunan araç parçalarına çarpmamak için manevra yapıp direksiyon hakimiyetini kaybettiği ve daha sonra müşteki ve maktule çarptığı, bu şekilde meydana gelen kazada tali kusurlu olduğu, sanık ...'ın tek taraflı meydana gelen birinci kazada alkollü olarak araç kullanması nedeniyle asli kusurlu olduğu ancak birinci kazada ölen olmadığı, yargılama aşamasında dinlenilen mağdurlar ... ve ...'in sanıktan herhangi bir şikayetlerinin bulunmadığı, bu şekilde sanığın alkollü araç kullanması nedeniyle meydana gelen birinci kaza nedeniyle herhangi bir şikayetçinin söz konusu olmadığı, ancak bu kazadan sonra orta refüje çıktıklarında sanık ...'ın kaza yaptıktan sonra yeterli süre olmasına rağmen arkadan gelen sürücüleri uyarması ve başka bir kazaya sebebiyet vermemesi için diğer sürücülerin 150 metre mesafeden göreceği şekilde uyarıcı işaret koyarak önlem alması gerekirken gerekli önlemleri almayarak ikinci kazaya sebebiyet verdiğinden olayda asli kusurlu olduğu, sanığın olay tarihinde aşırı alkollü olduğu, bu şekilde araç kullanırken bariyerlere çarptığı, maktul ... ve tanıklar ... ve ...'ın yaralandıkları, birinci olay nedeniyle mağdurların sanıktan şikayetçi olmadığı, bundan sonra yeterli süre olmasına rağmen sanığın kaza olduğu hususunda diğer araç sürücülerini uyarmak için yola uyarıcı işaret koymadığı belirtilerek sanık ...'ın takdiri indirim yapılmaksızın neticede 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık ...'nun taksirli ölüm ve yaralamaya neden olma suçundan 1 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, sanık ... hakkında verilen karar temyiz yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği, sanık ... hakkında verilen karar ise temyiz yasa yoluna başvuru üzerine Yargıtay 12 Ceza Dairesi'nin 12.06.2014 tarih 2013/22608 E., 2014/14546 K. Sayılı ilamı ile temyizde onama ile 12.06.2014 tarihinde kesinleşmiştir.<br>Mahkemece Bölge Adliye Mahkemesi 22. HD 2018/678E., 2020/162K. sayılı kaldırma kararından sonra alınan 11.12.2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda 1.kazada ... plakalı araç sürücüsü ...'ın KTK 46/c, 47/d, 48, Yönetmeliğinin 135 ve 152.maddelerini ihlal ettiği, 2. Kazada ise sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile KTK 46/c, Yönetmeliğinin 135.ve 152. maddelerini ihlal ettiği, sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'nun ise KTK 51.ve 56/a-1 maddelerini ihlal ettiğinin tespit edildiği, Dairemiz 2021/1486 E., 2021/2619K. sayılı kaldırma kararından sonra mahkemece alınan 18.04.2022 tarihli ek raporda ise kazanın meydana gelmesinde olayın oluşuna ilişkin kabul ve ihlal edilen maddeler aynı kalmakla birlikte dava dışı araç sürücüsü ...'ın 1. kazada %100, 2. kazada ise %75 oranında kusurlu olduğu, sigortalı araç sürücüsü ...'nun ise %25 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş, mahkemece kaza tespit tutanağı, kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile olayın oluş şekline uygun olarak düzenlenen kusur raporu esas alınarak hesap bilirkişisinden rapor alınmıştır. <br> 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesinde zarar verenlerin birden fazla olması halinde “ Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” düzenlemesi yapılmış, yine TBK 61. maddesinde “ Dış ilişkide, birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” denilmiş, 62. madde de ise “Tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur. Tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur.” düzenlemesi ile birden çok kişi aynı zarardan aynı sebeple ya da çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır. Türk Borçlar Kanunu'nun müteselsil borçluluk ve dış ilişki de borçluların sorumluluğu başlıklı 163. maddesinde “Alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir. Borçluların sorumluluğu, borcun tamamı ödeninceye kadar devam eder” denilerek zarar verenlerin zarar görenlere karşı sorumluluğunun kapsamını düzenlemiştir. Buna göre zarar gören tazminatın tamamını dilediği takdirde zarar verenlerin hepsinden talep edebileceği gibi bir kısmından veya sadece birinden de talep edebilir. Burada yasa koyucu zarar görene, tazminatın tamamının zarar verenlerden yalnız birine karşı ileri sürebilmesi imkanı sağlamıştır. Zarar verenlerden biri tazminatın tamamını ödediği takdirde borç ortadan kalkar dolayısıyla zarar gören öyle bir halde artık diğer zarar verenlerden tazminat talep edemez. Bu nedenle kusursuz zarar görenin zarardan sorumlu olanların birinden, bir kısmından ya da hepsinden zararın tamamını talep etmesi durumunda davalı zarar veren, tazminatın diğer zarar verenlerden talep edilmesi gerektiğini ya da kusuru kadar sorumlu olması gerektiğini ileri süremez. <br>Davacı vekili, dava dilekçesinde dava konusu trafik kazasının oluşumunda hiçbir kusuru bulunmadığını, ceza dosyasında sigortalı araç sürücüsü dava dışı ... hakkında ceza hükmü kurulduğu belirtilerek ... plakalı sigortalı araç sürücüsünün kusuruna dayanılmış ve aracın zorunlu mali sorumluluk poliçesi ile sigortalı olduğu davalıya husumet yöneltilmiş olduğu, Dairemiz kaldırma kararı gereği bilirkişi heyetinden alınan kusur raporu ile kazanın meydana gelmesinde sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %25, oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. <br>Mahkemece yargılama sırasında birden fazla aktüer bilirkişi raporu alındığı ve bu raporlarda tazminat hesaplamasının tam kusura göre yapıldığı, Dairemiz kaldırma kararında belirtildiği gibi 21.11.2017 tarih 2014/166 E., 2017/925 K. Sayılı karara karşı yalnız davalı tarafından istinaf kanun yolu başvurusu yapıldığı, davacı tarafından karara karşı istinaf başvurusu yapılmadığından davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu, bu itibarla mahkemenin ilk kararına esas alınan 21.08.2017 tarihli hesap raporunda yapılan hesaplamaya göre ödeme tarihi itibariyle davacının maluliyet oranına (%25,2) denk gelen sürekli iş göremezlik zararının 69.782,84 TL, geçici iş göremezlik (9 ay) zararının 6.002,55 TL olduğu, davalı ... şirketi tarafından davacıya yapılan 48.830,00TL ödemenin davacı zararını karşılamadığı belirtilmişse de, davacı tarafça dava dilekçesinde teselsül hükümlerine dayanılmayıp sigortalının kusur sorumluluğuna dayanıldığı, sigortalı araç sürücüsünün ise kazanın meydana gelmesinde %25 oranında kusurlu olduğu tespit edildiğinden mahkemece sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme ile davacı zararının karşılandığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, Kaldırma kararının gereğinin yerine getirilmiş olmasında, oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına, neticede davacının trafik kazasından kaynaklı bedensel zararının sigortalının kusuruna denk gelen kısmının dava tarihinden önce davalı tarafından karşılanmış olduğunun tespit edilmesine göre 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM \t\t: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf maktu karar harcından başvuru sırasında peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir olarak kaydedilmesine,<br>3-Başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>4-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>5-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,\t<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 22.12.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Katip ...<br> <br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f1e72a3026587971","SID":"8a2c709a25e7c116"}}