{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/1092 <br>KARAR NO: 2025/91<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 31/03/2022<br>NUMARASI: 2018/224 E. - 2022/94 K.<br>DAVA: Markanın Hükümsüzlüğü<br>DAVA TARİHİ: 16/05/2018<br>- BİRLEŞEN İSTANBUL 2.FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'NİN <br>2019/104 ESAS SAYILI DOSYASI -<br>DAVA: Markanın Kullanmama Nedeniyle İptali<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/01/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin aralarında ... San.ve Tic.A.ş. ... San.ve Tic.A.ş ... Pazarlama A.ş gibi şirketlerin de bulunduğu yaklaşık elli adet grup şirketin arasında bulunduğunu ve 1980'li yıllarda başlayan faaliyeti ile bünyesinde barındırdığı dev perde ve ev tekstili üretim tesisleri, pazarlama şirketi ve dünyaca ünlü markaları ile ev tekstilinin lider kuruluşları arasında yerini aldığını, müvekkilinin bu faaliyetlerini TPMK nezdinde usulünce tescilli bulunan markaları ve tanıtma vasıtaları ile sürdürdüğünü, bu bağlamda müvekkilinin TPMK nezdinde \"...\" esas unsurlu birçok marka tescili bulunduğunu, davalı tarafın müvekkili şirketin markalarının kullanımı ile açıkça iltibas yaratacak şekilde çok benzer \"...+şekil\" ibareli markanın 07, 08, 11 ve 21. sınıflarda TPMK nezdinde ... sayı ile tescilli olduğunu, davalı şirketin adına önceki tarihlerde tescilli markaların varlığının, dava konusu markanın müvekkiline ait markalar ile benzer olmadığı sonucunu doğurmayacağını, müvekkilinin tescilli markası ile davalının tescilli markasının emtia bazında da benzerlik arz ettiğinini, davalının bu marka tescilinin  müvekkilinin markadan doğan haklarını ihlal ettiğini iddia ederek, davalı adına tescilli ... tescil numaralı markanın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP DİLEKÇESİ Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin \"...+şekil\" markası ile 1960 yılından bu yana mutfak ve ev eşyaları sektöründe faaliyet gösteren bir firma olduğunu, müvekkilinin TPMK nezdinde tescilli birçok markası bulunduğunu, müvekkiline ait marka tescili ile davacı tarafın dayanak markaları arasında iltibasın söz konusu olmadığını, bununla birlikte davacı tarafa ait markalar ile müvekkilinin marka tescilinin aynı emtiaları da içermediğini, müvekkilinin uzun süreli kullanımı nedeniyle züccaciye alanında \"...\" ibaresi için üstün bir hakkı bulunduğunu ve önceki marka tescilleri nedeniyle \"...\" ibaresi üzerinde müktesep hakkı bulunduğunu, davacı tarafın iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>BİRLEŞEN DAVA: Birleşen İstanbul 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2019/104 Esas Sayılı dosyasında davacı ... Ltd. vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1960 yılında bakır ve alüminyum ham  maddesiyle imalata başladığını, imalatta sahip olduğu deneyimler sayesinde 1996 yılında yanmaz ve yapışmaz mutfak ürünleri sektörüne hızlı bir giriş yapıp, kısa zamanda kendini kabul ettirdiğini, \"...\" olarak kalitesini bir kademe daha arttırarak yoluna devam ettiğini, yurt içi ve yurt dışında yatırımlar yaptığını, \"...\" markasının züccaciye sektöründe bilinen ve tercih edilen bir marka haline geldiğini, TPMK nezdinde \"...\" ibareli tescilli birçok markasının bulunduğunu, müvekkili firmanın 21. sınıfta \"...\" esas unsurlu marka tescillerinin sahibi olduğunu, davalının ise 24. sınıf ev tekstili açısından \"...\" ibareli markalarının bulunduğunu, davalı yanın müvekkilinin başvurularına itiraz ettiğini ve aralarında altmışa yakın dava bulunduğunu, davalı yanın müvekkilinin tescilli markalarından ... sayılı \"...\" ibareli markasının kendi markaları ile iltibas yarattığı iddiası ile hükümsüzlüğü istemli mahkemenin 2018/224 Esas sayılı dosyası ile dava açtığını iddia ederek, davalı adına tescilli ..., ... ve ... tescil nolu \"... ibareli markaların kullanmama nedeniyle iptalini talep ve dava etmiştir.<br>BİRLEŞEN CEVAP: Birleşen İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2019/104 Esas sayılı dosyasında davalı- ... Testil Ltd. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... Tekstil bünyesinde yer alan perde ve ev tekstil üretim tesisleri, pazarlama şirketi ve dünyaca ünlü markaları ile ev tekstilinin lider kuruluşlarından olduğunu, müvekkilinin ana faaliyet konusunun perde ve ev tekstili ürünleri üretimi ve pazarlaması olduğunu, müvekkili şirketin faaliyetlerini adına tescilli bulunan \"...\" markaları ile sürdürdüğünü, ..., ... ve ... tescil nolu \"...\" ibareli markalarını dava dışı ... San. Tic. İth. İhr. A.ş.'den devir alarak TPMK nezdinde kendi adına kayıt altına aldırdığını, müvekkili şirketin uzun süre kullanımları ile tüketiciler nezdinde belirli bir ayırt edicilik seviyesine ulaştırdığını, muhtelif tarihlerde tescilli \"...\" markasının sahibi olduğunu, davacı yanın iddiasının aksine kullanılmama nedeni ile iptal edilen markaların kötü niyetli olarak mahkemenin 2018/224 Esas sayılı davasında alınan rapordan 15 gün önce davayı kazanabilmek adına değil, ticari hayatın olağan akışı içinde değerlendirilebilecek sebepler ile davalı müvekkili şirket tarafından önce 1 yıllık süre ile lisans sözleşmesi kapsamında üretime konu yapıldığı ve kullanıldığını, ardından da devir alındığını, davacının iddialarının haksız ve dayanıksız olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; \"Tüm dosya kapsamı deliller ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; birleşen davada, davalı tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemede, ... tescil numaralı \"...\" ibareli marka yönünden, markanın tescilli olduğu 7. sınıfta “Doğrama için kullanılan elektrikli aletler, Elektrikli süpürgeler” ve 11. sınıfta “Pişirme, kurulama ve kaynatmada kullanılan  (kişisel bakım amaçlı olanlar dahil) elektrikle çalışan aletler, makineler ve cihazlar” emtialarındaki davalı kullanımlarının yıllık ciro üzerindeki payının çok düşük olduğu, tespit edilen kullanımların ciddi kullanım olarak kabul edilemeyeceği; ... ve ... tescil numaralı markalar yönünden, birleşen dava tarihinden önceki dönemde kullanımının bulunmadığı; bu nedenlerle, davalı ... adına tescilli olan ..., ... ve ... tescil sayılı markaların kullanmama sebebiyle iptalleri koşullarının oluştuğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bu itibarla birleşen davanın kabulü ile dava konusu markaların kullanmama nedeniyle iptaline karar vermek gerekmiştir. Birleşen davada, yukarıdaki tespit ve varılan sonuç üzerine davaya mesnet ilgili markaların tescilli olduğu mal ve hizmetlerde ciddi kullanımının olmadığı anlaşıldığından, davacı ...’in asıl davada işbu markalara dayanarak benzerlik sebebiyle davalının ... no.lu markasının hükümsüzlüğünü talep etmesi mümkün değildir. Asıl davada; davalı ... ’ın ... tescil nolu “...” ibareli markası bakımından; önceki tarihli marka tescilleri sebebiyle 8. sınıfta “Değerli madenlerden olanlar dahil çatallar, kaşıklar, bıçaklar ve kesme, doğrama, soyma amaçlı elektrikli olmayan kesici mutfak aletleri. Kesici ve dürtücü silahlar. Makine, cihaz ve taşıt onarımı, inşaat, ziraat, bahçecilik ve ormancılıkla ilgili elle çalışan (motorsuz) aletler” ve 21. sınıfta “Bu sınıfa dâhil elektrikle çalışmayan ev ve mutfak gereçleri, çamaşır mandalları, kap-kacak, vazolar (değerli metalden olanlar dahil)” emtiaları yönünden müktesep hakka sahip olduğu, asıl davada; davalının ... tescil no.lu markasının, müktesep hakkının bulunduğu belirtilen edilen ve yukarıda bahsi geçen sınıflardaki emtialar-alt sınıflar dışında, davalı markasının 11. sınıfta yer alan “Aydınlatma cihazları” bakımından, davacı markasında yer alan ev dekorasyonu ürünlerini kapsayan 35. sınıfa dahil olan 20. sınıf emtiaları ve direkt olarak 20. sınıfta tescilli davacı markaları olan ... sayılı, ... sayılı ve ... sayılı markaları ile benzer olduğu, “aydınlatma cihazlarının” davalı adına tescilli mutfak gereçlerinden ziyade davacı adına tescilli ev dekorasyonu emtialarına daha yakın olduğu, ilgili ürünlerde bahse konu markalar ile yapılacak olan kullanımların nihai tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet verebileceği, bu nedenle davalının ... tescil no.lu markasının 11. sınıfta yer alan “Aydınlatma cihazları (taşıtlar, iç ve dış mekanlar için aydınlatma armatürleri)” emtiaları bakımından hükümsüzlük şartlarının oluştuğu, davalının tescilinden kötü niyetinin bulunmadığı anlaşılmakla asıl davanın bu emtialar yönünden kısmen kabulüne\" şeklindeki gerekçeleri ile;<br>A-ASIL DOSYA YÖNÜNDEN; Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, davalı adına tescilli ... tescil nolu markanın tescilli olduğu 11. sınıftaki \"aydınlatma cihazları(taşıtlar, iç ve dış mekanlar için aydınlatma armatürleri)\" emtiaları bakımından hükümsüzlüğüne, sair emtia ve hizmetler yönünden talebin reddine,<br>B-BİRLEŞEN İSTANBUL 2.FIKRI VE SıNAI HAKLAR HUKUK MAHKEMESI'NIN 2019/104 ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN; 1-Davacının davasının KABULÜNE, davalı adına tescilli ..., ... ve ... tescil nolu markaların kullanmama nedeniyle iptaline, şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF: Davacı -birleşen dosya  davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu ... numara ile tescilli ... markası, dava dışı ... şirketinin ticari imkansızlıklardan dolayı markayı kullanmaması nedeni ile müvekkili şirket tarafından devir alındığını, mevcut 23.03.2018 tarihli Lisans Sözleşmesinin imzalanmasından sonra, dava konusu ... markaları müvekkili şirket tarafından kullanılmaya başladığını, ürün üretimlerinin ve akabinde yapılan kontrol testlerinin olumlu sonuç verdiğini gören müvekkili şirket, Lisans sözleşmesinin ilgili maddeleri gereğince, sözleşme konusu markaları devir alma talebinin olduğunu dava dışı şirkete bildirdiğini ve bunun üzerine, yeni bir marka devir sözleşmesi ile markaları devir aldığını, davacı-karşı davalı müvekkili şirket, huzurdaki davanın ikamesinden sadece 1 yıl öncesinde, ... numara ile tescilli ... markasını, tescilli olduğu sınıflarda kullanmaya hak kazandığını, 1 yıllık sürenin içerisinde, markanın tescilli olduğu ürünlerin üretim süreçlerinin de yer aldığını, bilirkişilerce de tespit edildiği üzere, ilk kullanımın 13.06.2018 tarihli fatura ile gerçekleştirilebildiğini, sözleşmenin imzasından itibaren 3 ay içinde kullanıma başladığını, bilirkişiler tarafından, bazı faturaların üzerinde müşteri e-posta adreslerinde ...com uzantısının olduğu belirlenmiş ve Yerel Mahkeme tarafından bu belirlemeye itibar edilerek, kullanımın göstermelik bir kullanım olduğunu, dosyanın yeni bilirkişi heyetine tevdii edilerek gerçek kullanımın, her somut olayın koşullarına göre değerlendirilmesi gerektiğini belirten kararlardan yola çıkarak ve davacı-karşı davalı müvekkilin dava konusu markaları Lisans ve Devir aldığı tarihler göz önüne alınarak değerlendirme yapılmasını talep ettiklerini, uyuşmazlıkta karşılaştırılan taraf markalarının ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, \"mal ve hizmetlerin düşük düzeydeki benzerliğinin, markaların yüksek düzeydeki benzerliği ile bertaraf edilebileceği\" şeklinde var olan yargı kararları dikkate alındığında, tüketici gözünde ufak da olsa yanılgıya sebep olabilecek emtiaları kapsayan markaların tescil edilmesi hukuka aykırı olacağını, Yerel Mahkeme kararına esas teşkil eden bilirkişi raporlarına yapılan itirazları nedeniyle, dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdine, gerçek kullanımın, her somut olayın koşullarına göre değerlendirilmesi gerektiğini belirten kararlardan yola çıkarak ve davacı-karşı davalı müvekkilinin dava konusu markaları Lisans ve devir aldığı tarihler göz önüne alınarak değerlendirmenin yapıldığı rapor tanziminin istenmesine, Bakırköy 1. FSHHM'nin 03.03.2022 tarih, 2018/224 E. 2022/94 K. Sayılı kararının, asıl davanın kısmen reddi-karşı davanın kabulü yönünden istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak, talep doğrultusunda asıl davanın bütünü ile kabulüne, karşı davanın reddine, karar verilmesini, talep etmiştir.Davalı -birleşen dosya  davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından adına tescilli markalar ile iltibas yarattığı iddiası ile müvekkili adına tescilli ... sayılı ... ibareli markanın hükümsüzlüğü talep ve dava edildiğini, müvekkili adına tescilli ... tescil nolu markanın tescilli olduğu 11. sınıftaki \"aydınlatma cihazları (taşıtlar, iç ve dış mekanlar için aydınlatma armatürleri)\" emtiaları bakımından hükümsüzlüğüne ilişkin kararı dışında, esas davanın kısmen reddi kararı ile birleşen davanın tümüyle kabulüne ilişkin kararının isabetli olduğunu, işbu davaya konu ..., ..., ..., ..., ... numaralı tasarımlar yönünden davanın konusuz kaldığını, ... numaralı tasarım bakımından ise davacı vekilinin feragat beyanında bulunduğu gerekçesiyle, ... numaralı tasarım bakımından açılan davanın feragat sebebi ile reddine, dava konusu ..., ..., ..., ..., ... numaralı tasarımlar bakımından açılan davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, yerel mahkeme kararına dayanak olarak 28/02/2022 tarihli bilirkişi raporu gösterildiğini, söz konusu bilirkişi raporuna bakıldığında bilirkişilerin aydınlatma cihazları açısından hükümsüzlük koşullarının oluştuğuna ilişkin görüşlerinin temelinde Aydınlatma cihazlarının ev dekorasyonu sınıf grupları ile bağlantısı olduğu düşüncesinden kaynaklı olduğunu, mahkeme kararında da bu görüşün benimsendiğini, müvekkilinin daha önce tescilli olan ... sayılı marka kapsamında ev dekorasyonu sınıf gruplarında tescilli olduğunu, davacı tarafın dayanak olan markalarından ... sayılı ... ibareli markası, müvekkilinin müktesep hakka dayanak olan ... sayılı marka tescilinden sonraki tarihli olduğunu, müvekkilin tescil başvurusunda bulunduğu markasının uzun yıllardır kullandığını, 28/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda 04/09/2019 tarihli raporuna yalnızca katılmadıkları bildirildiği  ve 04/09/2019 tarihli raporu hazırlayan bilirkişi tarafından Euıpo benzerlik araştırmasına da bakıldığı fakat bir benzerlik olmadığı belirtildiği belirtilerek somut bir olguya dayanıldığını, bu manada 04/09/2019 tarihli rapordaki görüşün aydınlatma cihazları açısından belirttiği görüşün daha tutarlı olduğunu, bilirkişiler tarafından davacı tarafın satışları ve faturaları değerlendirilerek ciddi bir kullanım olmadığı belirtilmiş olmasına karşın raporda yer verilmemişse de bu faturaların çoğunun davacı firmanın ve holding bünyesindeki diğer şirketlerinde alışan çalışanlarına düzenlediği faturalar olduğu hususu da göz ardı edilmemesi gerektiğini, bu sebeplerle istinaf talebinin kabulü ile yerel mahkemenin esas davaya ilişkin olarak davanın kısmen kabulü kararı kaldırılarak esas davanın tümden reddi ile birleşen dava açısından vekalet ücretine ilişkin hükmün düzeltilerek iptaline karar verilen her marka açısından ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesine ve yine birleşen davanın kabulüne, karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP: Davacı- karşı davalı  vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalı-karşı davacı tarafından, hükümsüzlüğüne karar verilen her bir marka için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği yönünde taleplerde bulunulduğu ve bu taleplerin kabul edilmesi gerektiğini, davalı-karşı davacı şirket, huzurdaki davayı karşı dava olarak tek bir harç, tek bir bilirkişi ücreti ödeyerek ikame etmiş olduğunu, her bir marka için ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olacağı göz önüne alınarak, davalı-karşı davacının bu konudaki istinaf taleplerinin reddi gerektiğini, mobilya mağazalarında satışa araz edilen mobilya ürünleri, tüketicilerin ilgisini çekebilmek için ev ortamı yaratarak satışa arz  edilmekte olduğunu bir koltuk ve masanın üzerinde tamamlayıcı ürün olarak abajur, lamba gibi ürünler ile konsept halinde tüketici beğenisine sunulduğunu,  mobilya ürünü almak isteyen bir tüketicinin, davacı müvekkile ait ... markalı koltuğun yanında veya masanın üzerinde davalı tarafa ait ... markalı bir aydınlatma cihazı gördüğünde, iki ürünün aynı firma tarafından üretildiğini düşünülebileceğini, marka ibarelerinin ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, \"mal ve hizmetlerin düşük düzeydeki benzerliğinin, markaların yüksek düzeydeki benzerliği ile bertaraf edilebileceği\" şeklinde var olan yargı kararları dikkate alındığında, tüketici gözünde ufak da olsa yanılgıya sebep olabilecek emtiaları kapsayan markaların tescil edilmesi hukuka aykırı kalacağını, davalı-karşı davacının usule, yasaya ve dosya kapsamına hiçbir şekilde uygun düşmeyen taleplerinin bütünüyle reddine yerel mahkeme tarafından verilen \"kısmi kabul kararının\" ve \"hükmedilen vekalet ücretinin\" hukuka uygun olduğuna, karar verilmesini, talep etmiştir. Davalı- karşı davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; karşı tarafça müvekkiline ait davaya konu “...” ibareli markanın hükümsüzlüğü için kendi adına 24. sınıfta yani ev tekstili emtialarında tescilli ... ibareli markalarına dayalı olarak dava açıldığını, dava açıldığı tarihte birleşen davada kullanmama nedeniyle iptal edilen ..., ... ve ... sayılı markaları devir almış ve açtığı esas davada ıslah talebinde bulunarak ..., ... ve ... sayılı markaları da dayanak göstererek müvekkili markasının hükümsüz kılmaya çalıştığını, karşı tarafça 23.08.2018 tarihinde lisans sözleşmesi imzalanmış olduğu ve müvekkiline karşı esas davanın ise 16/05/2018 tarihinde açıldığı dikkate alındığında dava açıldığı tarihte lisans sözleşmesinden ve kullanımdan bahsedilmediğini ilk kullanımın 13/06/2018 tarihinde fatura ile gerçekleştirildiğini, şimdi 13/06/2018 tarihli faturalara bakıldığında tüm faturaların kendi çalışanlarına düzenlendiği de yargılama sırasında tespit edildiğini, bu ürünlere ilişkin faturaların düzenlenmesi ürünlerin promosyon olarak verilmediğini, iptal davası açılmadan öncesine ait sunulan yaklaşık 100 adet fatura tost makinesi, çay makinesi, kahve makinesi, ... dik elektrikli süpürge, el blender seti, 4 bıçaklı doğrayıcı emtialarına ilişkin olduğunu, fakat bu faturaların 38 adetinin davacı şirket çalışanlarına fatura edildiği tespit edebildiğini, birkaç tanesinin ... grubuna ait bir şirket çalışanına faturalandığı anlaşıldığını, kendi bünyesinde olan ... grubuna ait ürettiği küçük ev eşyalarının bir kısmına ... ibaresini yerleştirerek ... markalı an internet sitesinde satışı dahi bulunmadığını, davacı-birleşen dava davalısı tarafın devir aldığı davaya konu markaları kullanmadığı, sunulan faturaları sadece açılabilecek bir kullanmama nedeniyle iptal davasında kullanabilmek amacıyla düzenlediğini, amacının yanıltma olduğunu ve bu durum bilirkişiler ve mahkeme tarafından da tespit edildiğini, 13/06/2018 tarihli faturalara bakıldığında karşı taraf yargılama sırasında sürdürdüğü bu yanıltmaya çalışma amacını istinaf aşamasında da sürdürmeye çalıştığını,  dikkate alınabilecek 100 adet faturaya bakıldığında bu faturaların 38 adetinin davacı şirket çalışanlarına fatura edildiği birkaç tanesinin ... grubuna ait bir şirket çalışanına faturalandığı anlaşıldığını, bunun dışında kalan 62 adet faturanın ciddi bir kullanım kabul edilemeyeceği açık olup bizim tespit edilemeyen ama yine kendi holding bünyesinde çalışanlara düzenlenmiş faturaların da 62 adet içinde olması muhtel olduğunu, Türk Patent nezdinde farklı sektörlerde farklı firmalar adına tescil edilmiş yüzlerce marka tescili bulunduğu belirtilmiş ve davacının tanınmışlığının da ancak sektörel olarak kabul edilebileceği belirtildiğini, davaya konu edilen emtialar uzun zamandır müvekkili adına tescilli olup müvekkilinin müktesep hakkı söz konusu olduğunu, yine söz konusu emtialar açısından zaten karşı tarafın başvuruları müvekkili tescilleri ile reddedilirken ve kararlarda müvekkilinin söz konusu emtialar üzerinde gerek kullanım gerek tescil açısından önceliğinden bahsedilirken aynı emtiaları kendi markaları ile iltibas yarattığını iddia etmesinin gerçek dışı olduğunu, müvekkiline ait davaya konu ... sayılı ... ibareli markanın 11.sınıfta yer alan “Aydınlatma Cihazları” emtiaları bakımından hükümsüzlüğüne dair karar dışında  yerel mahkemenin vermiş olduğu karar usul ve yasaya uygun olduğunu, davacı-birleşen dava davalısı tarafın istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Asıl davanın konusu; davalı adına tescilli ... tescil numaralı \"...\" ibareli  markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini, Birleşen davanın konusu  ise, davalı adına tescilli ..., ... ve ... tescil nolu \"... ibareli markaların kullanmama nedeniyle iptali ve sicilden terkini taleplidir. Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... tescil numaralı \"...\" esas unsurlu markaların davacı adına, asıl dosyada hükümsüzlüğü talep edilen ... tescil numaralı \"...\" ibareli markanın 07, 08, 11 ve 21.emtia ve hizmetler sınıfı yönünden 24/02/2012 tarihinden itibaren 10 yıl müddetle davalı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. 6769 Sayılı SMK'nın 25. Maddesinde,  hükümsüzlük koşulları belirtilmiş olup, belirtilen madde ile, 5. veya 6. maddede sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. düzenlemesi yer almaktadır.6769 Sayılı SMK'nın 9. Maddesi uyarınca, tescil tarihinden itibaren 5 yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye'de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına 5 yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir. Mülga 556 Sayılı KHK'nın 14. Maddesinin Anayasa Mahkemesi'nce iptaline ilişkin gerekçeli kararın 06 Ocak 2017 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlandığı  6769 Sayılı SMK'nın 10 Ocak 2017 tarihinde yürürlüğe girdiği, 10/01/2017 tarihinden sonra açılan iptal davalarında, 5 yıllık sürenin hesabında aradaki bu günlük 4 günlük boşluk nedeni ile 6769 Sayılı SMK'nın yürürlüğünden önceki dönemde geçen sürenin de hesaba katılması gerekmektedir. Her ne kadar 6769 Sayılı kanunda, bir geçici madde ile 4 günlük boşlukla ilgili bir düzenlemeye yer verilmemiş ise de, 06/01/2017 tarihinden önceki kullanmama sürelerinin yok sayılması mümkün değildir. SMK'nın 26. Maddesinin SMK önceki dönemde tescil edilmiş, fakat kullanılmayan markalar yönünden de uygulanması, kanunların geçmişe yürümeme ilkesine de aykırı değildir. Zira geçmişe etki yasağı mutlak olmayıp, hak sahiplerinin belirli bir hukuki duruma olan güveni objektif olarak haklı ise geçmişe etki yasağından söz edilemez. (Bakınız Uğur Çolak, Türk Marka Hukuku, 4. Bası, S.983 vd) Yüksek Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 12/11/2020 tarih ve 2020/1133 Esas 2020/5023 Karar sayılı ilamı da bu doğrultudadır. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 28/03/2019 marka vekili tarafından düzenlenen  bilirkişi raporunda özetle;\" davalının 7. sınıfın tamamını ve 11. sınıfta \"ısıtma ve buhar üretme tesisatı için cihazlar (katı, sıvı, gaz yakıtlı ve elektrikli sobalar, kuzineler dahil)., Pişirme, kurulama ve kaynatmada kullanılan elektrikle ve gazla çalışan aletler, makineler ve cihazlar (elektrikli ve ısıtma yöntemi ile çalışan çamaşır kurutucuları, saç kurutucuları ve el kurutma cihazları dahil)\" mallarında kısmi hükümsüzlük şartlarının oluştuğu\" belirtilmiştir. 04/09/2019  tarihli ek raporda  özetle;\" davacı tarafın ıslah talebi kabul edilip, dava aşamasında devir alınan markalar dikkate alınacaksa, davalının 7. sınıfın tamamı ve 11. sınıfta “Isıtma ve buhar üretme tesisatı için cihazlar (Katı, sıvı, gaz yakıtlı ve elektrikli sobalar, kuzineler dahil)., Pişirme, kurulama ve kaynatmada kullanılan elektrikle ve gazla çalışan aletler, makineler ve cihazlar (elektrikli ve ısıtma yöntemi ile çalışan çamaşır kurutucuları, saç kurutucuları ve el kurutma cihazları dahil)” mallarında kısmi hükümsüzlük şartlarının oluştuğu, davacı tarafın ıslah talebi kabul edilmeyip, dava aşamasında devri alınan markalar dikkate alınmayacaksa; davalı markasında SMK md.6 kapsamında yapılan iltibas değerlendirmesinde “vazo” malında kısmi hükümsüzlük şartları oluştuğu belirtilmiştir. Mahkemece  birleşen dosya yönünden dava konusu markaların önceki sahibi dava dışı ... Otomativ San.Tic.İth.İhracaat A.Ş  adresinde, marka devir tarihi olan 23-03/2018 tarihinden geriye doğru 5 yıllık süre içerisinde ... sayılı \"...\", ... sayılı \"...\" ve ... sayılı \"...\" ibareli markaların tescilli oldukları her bir emtia yönünden ciddi kullanım olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasının Talimat mahkemesinden istenilmiştir. 16/11/2020 tarihli tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; \"Dava dışı dava konusu markaların önceki sahibi dava dışı ... Otomativ San.Tic.İth.İhracaat A.Ş  adresinde mali müşavirlik ortaklık ofisinde ibraz edilen faturalarda, 23.03.2013 ile 23.03.2018 arasında davaya konu ..., ... ve ... tescil numaralı \"...\" ibareli markaların kullanımının görülemediği, kullanımın \"...\" ibareli faturalar kapsamında gerçekleşmiş olup, faturalarda yer alan ticaret unvanının ... San. Tic.İth.İhr.A.Ş. olarak kullanıldığının görüldüğü \"belirtilmiştir. 12/07/2021  tarihli bilirkişi heyet  raporunda özetle; birleşen davada, davalı tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemede, ... tescil numaralı \"...\" ibareli marka yönünden, markanın tescilli olduğu 7. sınıfta “Doğrama için kullanılan elektrikli aletler, Elektrikli süpürgeler” ve 11. sınıfta “Pişirme, kurulama ve kaynatmada kullanılan  (kişisel bakım amaçlı olanlar dahil) elektrikle çalışan aletler, makineler ve cihazlar” emtialarındaki davalı kullanımlarının yıllık ciro üzerindeki payının çok düşük olduğu, tespit edilen kullanımların ciddi kullanım olarak kabul edilemeyeceği; ... ve ... tescil numaralı markalar yönünden, birleşen dava tarihinden önceki dönemde kullanımının bulunmadığı; bu nedenlerle, davalı ... adına tescilli olan ..., ... ve ... tescil sayılı markaların kullanmama sebebiyle iptalleri koşullarının oluştuğu, birleşen davada, yukarıdaki tespit ve varılan sonuç üzerine davaya mesnet ilgili markaların tescilli olduğu mal ve hizmetlerde ciddi kullanımının olmadığı anlaşıldığından, davacı ...’in asıl davada işbu markalara dayanarak benzerlik sebebiyle davalının ... no.lu markasının hükümsüzlüğünü talep edemeyeceği, asıl davada; davalı ...’ın ... tescil nolu “...” ibareli markası bakımından; önceki tarihli marka tescilleri sebebiyle 8. sınıfta “Değerli madenlerden olanlar dahil çatallar, kaşıklar, bıçaklar ve kesme, doğrama, soyma amaçlı elektrikli olmayan kesici mutfak aletleri. Kesici ve dürtücü silahlar. Makine, cihaz ve taşıt onarımı, inşaat, ziraat, bahçecilik ve ormancılıkla ilgili elle çalışan (motorsuz) aletler” ve 21. sınıfta “Bu sınıfa dâhil elektrikle çalışmayan ev ve mutfak gereçleri, çamaşır mandalları, kap-kacak, vazolar (değerli metalden olanlar dahil)” emtiaları yönünden müktesep hakka sahip olduğu, asıl davada; davalının ... tescil no.lu markasının, müktesep hakkının bulunduğu mütalaa edilen yukarıda belirtilen sınıflardaki emtialar-alt sınıflar dışında, davacının eski tarihli ve asli unsuru \"...\" olan markaları ile karıştırılma ve bağlantı kurulma ihtimaline sebep olup olmadığı yönünden yapılan inceleme neticesinde, davalı markasının 11. sınıfta yer alan “Aydınlatma cihazları” bakımından, davacı markasında yer alan ev dekorasyonu ürünlerini kapsayan 35. sınıfa dahil olan 20. sınıf emtiaları ve direkt olarak 20. sınıfta tescilli davacı markaları olan ... sayılı , ... sayılı ve ... sayılı  markaları ile benzer olduğu, “aydınlatma cihazlarının” davalı adına tescilli mutfak gereçlerinden ziyade davacı adına tescilli ev dekorasyonu emtialarına daha yakın olduğu, ilgili ürünlerde bahse konu markalar ile yapılacak olan kullanımların nihai tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet verebileceği, bu nedenle davalının ... tescil no.lu markasının 11. sınıfta yer alan “Aydınlatma cihazları (taşıtlar, iç ve dış mekanlar için aydınlatma armatürleri)” emtiaları bakımından hükümsüzlük şartlarının oluştuğu, dava konusu ... nolu marka tescilinin kötü niyetli olduğuna ilişkin heyet tarafından kanaat oluşmadığı belirtilmiştir. 01/03/2022 havale tarihli ek raporda özetle; \"tarafların kök rapora itirazlarının incelenmesi neticesinde, kök raporda ulaşılan kanaat  ve sonuçtan dönülmesini gerektiren bir durumun tespit edilemediği\" belirtilmiştir. Somut olayda toplanan tüm deliller ve bilirkişi raporları göz önünde bulundurulduğunda birleşen dosyada davalı adına kayıtlı ... tescil numaralı \"...\" ibareli marka yönünden, markanın tescilli olduğu 7. sınıfta “Doğrama için kullanılan elektrikli aletler, Elektrikli süpürgeler” ve 11. sınıfta “Pişirme, kurulama ve kaynatmada kullanılan  (kişisel bakım amaçlı olanlar dahil) elektrikle çalışan aletler, makineler ve cihazlar” emtialarındaki davalı kullanımlarının yıllık ciro üzerindeki payının çok düşük olduğu ,ciddi kullanımdan bahsedilemeyeceğinden diğer dava konusu olan  ... ve ... tescil numaralı markalar yönünden, birleşen dava tarihinden önceki dönemde kullanımının bulunmadığı anlaşılmakla mahkemece birleşen davanın kabulü ile markaların kullanmama nedeni ile iptaline karar verilmesi dosya kapsamına uygundur. Birleşen davada, asıl davada davacı olan ... tekstilinin 3 marka yönünden kullanımının olmadığı/ciddi kullanımının olmadığı tespit edilmiş olmakla davacı tarafından bu markalar yönünden  asıl davada bu markalara dayanarak benzerlik sebebiyle davalının  markasının hükümsüzlüğünü  talep edemez.Asıl davada; Davalı ...’ın ... tescil no.lu “...” ibareli markası bakımından; önceki tarihli marka tescilleri sebebiyle 8. sınıfta “Değerli madenlerden olanlar dahil çatallar, kaşıklar, bıçaklar ve kesme, doğrama, soyma amaçlı elektrikli olmayan kesici mutfak aletleri. Kesici ve dürtücü silahlar. Makine, cihaz ve taşıt onarımı, inşaat, ziraat, bahçecilik ve ormancılıkla ilgili elle çalışan (motorsuz) aletler” ve 21. sınıfta “Bu sınıfa dâhil elektrikle çalışmayan ev ve mutfak gereçleri, çamaşır mandalları, kap-kacak, vazolar (değerli metalden olanlar dahil)” emtiaları yönünden müktesep hakka  sahip olduğu (Ankara 2 Fikri ve Sınai Hakları Hukuk Mahkemesinin 11/12//2013 tarihli 141/237 tarihli olup, 23/03/2015 tarihin de kesinleşen kararı göz önüne alındığında) tespit edildiğinden belirtilen sınıflardaki emtialar-alt sınıflar dışında, davalı markasının 11. sınıfta yer alan “Aydınlatma cihazları” bakımından, davacı markasında yer alan ev dekorasyonu ürünlerini kapsayan 35. sınıfa dahil olan 20. sınıf emtiaları ve direkt olarak 20. sınıfta tescilli davacı markaları olan ... sayılı, ... sayılı ve ... sayılı markaları ile benzer olduğu, “aydınlatma cihazlarının” davalı adına tescilli mutfak gereçlerinden ziyade davacı adına tescilli ve tanınmış ev dekorasyonu emtialarına daha yakın olduğu,kullanımların nihai tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet verebileceği, bu nedenle davalının dava konusu ... tescil no.lu markasının 11. sınıfta yer alan “Aydınlatma cihazları (taşıtlar, iç ve dış mekanlar için aydınlatma armatürleri)” emtiaları bakımından hükümsüzlük şartları oluştuğundan mahkemece markasının 11. Sınıf bakımından kısmen hükümsüzlüğüne dair   asıl davada verilen kararın dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine  varılmıştır. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davacı- birleşen davada davalı ve davalı- birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun  Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 31/03/2022 tarih ve 2018/224 E. 2022/94 K. sayılı kararına karşı davacı-birleşen davalı ve davalı- birleşen davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince  ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince asıl dava yönünden alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,7‬0-TL harcın davacı- birleşen davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince birleşen dava yönünden alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,7‬0-TL harcın davacı-birleşen  davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince asıl dava yönünden alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,7‬0-TL  harcın davalı-birleşen davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 5-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince birleşen dava yönünden alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,7‬0-TL harcın  davalı-birleşen davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 6-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 7-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 8-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 16/01/2025  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ec4798063cd372c1","SID":"7359d745763db005"}}