{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2313 - 2024/1717<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2022/2313 <br>KARAR NO\t: 2024/1717<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 28/06/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/130 Esas 2022/633 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ\t: 27/12/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 14/01/2025<br><br>\tİlk derece  mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili, 25.09.2017 tarihinde, davalı sigorta şirketine Zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın yaptığı tek taraflı kazada araçta yolcu olarak bulunan davacı ...'in babası ...'in vefat ettiğini, davadan önce 14.03.2018 tarihinde yapılan başvuru üzerine davalı tarafından 25.04.2018 tarihinde 7.153 TL ödeme teklifi yapılmış ise de kabul etmediklerini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 7.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 25.02.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 40.199,39 TL'ye, 13.05.2022 tarihli ikinci ıslah dilekçesi ile talebini 77.213,50 TL'ye yükseltmiştir.<br>\tDavalı vekili, kazaya karışan  ... plakalı aracın 24.01.2017 - 24.01.2018 tarihleri arasında 330.000 TL limitle davalı şirkete zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, dava dışı hak sahiplerinden desteğin eşine 130.207 TL ödeme yaptıklarını, desteğin anne - babası tarafından STK yapılan başvuru üzerine bilirkişi tarafından anne - baba için 63.589,61 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığından davacının zarar hesabında dava dışı hak sahiplerinin paylarının da değerlendirilmesi gerektiğini, kusur yönünden ATK’dan rapor alınmasını, müteveffanın gelirinin belge ile ispatlanmasını, davacının elde ettiği gelirlerin araştırılmasını, hatır taşıması ve müterafik kusurun değerlendirilmesini, dava ve ıslah tarihinden faiz istenebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.  <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece davanın, trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatının tahsili istemine ilişkin olduğu, mahkemece verilen 26.03.2019 tarihli kararın davacının istinafı üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26.HD'nin 09.12.2021 tarih 2019/1571 Esas - 2021/2365 Karar sayılı ilamı ile; davacı için 18 yaşın ikmaline kadar destek tazminatı alabileceği hesaplanmış olup, mahkemece davacının yüksek öğrenim görüp görmeyeceği; desteğin mali ve sosyal durumu ile davacının okul durumu araştırılmak suretiyle belirlendikten sonra, yükseköğrenim görüyorsa temyiz eden sıfatına göre 25 yaşa kadar, yükseköğrenim görmüyorsa 18 yaşa kadar destek göreceği kabul edilerek ona göre tazminat hesaplaması yapılması gerekirken yanılgılı değerlendirme içeren rapor esas alınmak suretiyle destek süresinin belirlenmesinin doğru olmadığı gereğine dayanılarak kaldırıldığı, kaldırma kararından sonra yapılan yargılamada 25.09.2017 tarihinde, sürücüsü tespit edilmeyen davalı sigorta şirketince sigortalı olan ... plakalı aracın tek taraflı olarak karıştığı kazada araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacının babası ...’in vefat ettiği, ... plakalı aracın 24.01.2017 - 24.01.2018 tarihleri arasında davalı sigorta şirketince zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi kapsamında sigortalı olduğu, poliçe teminat limitinin kişi başına bedeni 330.000 TL olduğu, davacıların davalı sigorta şirketine 14.03.2018 tarihinde başvurduğu, başvurunun 19.03.2018 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, 8 iş gününün eklenmesiyle davalı sigorta şirketinin 30.03.2018 tarihinde temerrüte düştüğü, davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmadığı, hasar dosyası kapsamından dava dışı müteveffanın eşi ...'e 08.03.2018 tarihinde 130.207,00 TL ödeme yapıldığı ve bakiye poliçe limitinin 199.793,00 TL olduğunun tespit edildiği, kaldırma kararı öncesinde alınan ve gerekçeli, denetime elverişli bulunan kusur raporuyla tespit edildiği üzere meydana gelen kazada ... plakalı aracın meçhul sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu,vefat eden ...'in emniyet kemerinin takılı olup olmadığı dosya kapsamına göre belirli olmadığından ve ... ile ...'den hangisinin araç sürücüsü olduğu tespit edilememekle araç sürücüsünün alkollü olup olmadığı belirlenemediğinden müterafik kusur indirimi yapılmadığı, araçtaki üç şahsın arkadaş oldukları ve hatır taşıması söz konusu olduğu belirlenmişse de, önceki kararda bu yönde bir indirim yapılmamış olması ve kararın davalı tarafça istinaf edilmemesi sebebiyle bu durumun davacı lehine usulü kazanılmış hak teşkil etmesi sebebiyle tazminattan hatır indirimi yapılmadığı, kaldırma kararı uyarınca yapılan araştırma neticesinde, müteveffanın ilkokul mezunu olduğu, ekonomik ve mali durumun iyi olmadığı ancak davacının lise öğrenimine devam ettiği ve başarılı bir eğitim hayatının bulunduğu, davacının eğitim ve başarı durumu görüldüğünde davacının yüksek öğrenim göreceğinin değerlendirildiği, bu itibarla 25 yaşına kadar destek göreceği kabul edilerek bu itibarla bilirkişi ikinci ek raporunda 25 yaşına kadar destek alabileceğinin kabulü ihtimaline göre yapılan hesaplamaların hükme esas alındığı,davacı yan davasını kısmi dava olarak açmış ve kaldırma kararı öncesinde alınan rapor ile talep sonucunu kısmen ıslah ile 40.199,39 TL'ye artırmış olup kaldırma kararı sonrası alınan ikinci ek rapor sonrası 2. kez ıslah dilekçesi sunarak talep sonucunu 77.213,50 TL'ye artırmış ise de HMK madde 176/2 uyarınca aynı davada tarafların ancak bir kez ıslah yoluna başvurabileceği düzenlendiğinden davacı yanın 1. ıslah dilekçesindeki talepleri gözetilerek davanın kısmen kabul kısmen reddine, 2. ıslah dilekçesi mahiyetindeki 13.05.2022 tarihli dilekçesindeki talebinin usulden reddine, hüküm altına alınan miktarlara aracın ticari araç olmaması sebebiyle yasal faiz işletilmesi gerektiğinden davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 40.199,39TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 30.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına, davalı sigorta şirketince dava tarihinden sonra yapıldığı beyan edilen ödemelerin infaz aşamasında dikkate alınmasına, fazlaya ilişkin istemin usulden  reddine karar verilmiş; hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde, 6100 sayılı HMK'nın 177/2 maddesinde; \"Yargıtayın bozma kararından veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde, ilk derece mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması hâlinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabilir. Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz.\" şeklinde düzenleme yer almakta olup, 22.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle HMK'nin 177. maddesine eklenen bu yeni hükmün, ıslah yönünden taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakkın bir istisnasını oluşturduğunu,dolayısıyla bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra, ilk derece mahkemesinin yeniden araştırma yapması ve bu yeni araştırmanın sonucuna göre bilirkişi raporunda davacının zararının 77.213,50 TL olarak hesaplanması üzerine  sunulan 13.05.2022 tarihli ıslah dilekçesi hukuka uygun olup ıslah edilen miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, (emsal Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 01.10.2020 T., 2020/6889 E., 2020/5292 K.) Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 09.12.2021 tarih 2019/1571 Esas - 2021/2365 Karar sayılı ilamı ile ilk derece mahkemesinin kararıyla eksik inceleme yapıldığı ve yeniden bilirkişi raporu alınması gerektiğinden bahisle kaldırmış olduğundan dolayısıyla burada artık davalı tarafın hukuken korunması gereken usuli kazanılmış hakkı bulunduğundan söz edilemeyeceğini ; HMK 177/2 hükmü uyarınca sunulan ıslah dilekçesinin kabulü gerekeceğini, 13.05.2022 tarihli ıslah dilekçesi  esas alınarak hüküm kurulması gerekirken 25.02.2019 tarihli ıslah dilekçesine göre davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesi, usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, Yargıtay 17.HD. 22.09.2008 Esas - 2008/2484 Karar 2008/4216 sayılı kararı, 17.HD.22.09.2008 gün 2484-4216 sayılı kararı, 17.HD.11.07.2005 gün 8539-7850 sayılı kararı, 17.HD.05.10.2004 gün 7403-10394 sayılı kararı gereğince haksız fiilden doğan tazminat taleplerinde faiz başlangıç tarihinin, olay tarihi olduğunu konusunda istikrarlı içtihatlar ortaya koyduğundan yerel mahkemenin faiz başlangıç tarihi olarak 30.03.2018 tarihini esas almasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tHMK’nın 355 maddesi gereğince istinaf talebinde bulunan davacı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; <br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeni ile davacı çocuğun destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. <br>\tDavacı vekili, 25.09.2017 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın yaptığı tek taraflı kazada araçta yolcu olarak bulunan davacının babası ...'in vefat ettiğini, davadan önce 14.03.2018 tarihinde yapılan başvuru üzerine davalı tarafından 25.04.2018 tarihinde 7.153 TL ödeme teklifi yapılmış ise de kabul etmediklerini belirterek destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; mahkemece desteğin kusursuz olduğu, davacının 25 yaşına kadar  destek alacağı, davada bir kez ıslah yapılabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 40.199,39 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 30.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına, davalı sigorta şirketince dava tarihinden sonra yapıldığı beyan edilen ödemelerin infaz aşamasında dikkate alınmasına, fazlaya ilişkin istemin usulden reddine dair verilen karara karşı davacı vekili kaldırma kararından sonra verilen 13.05.2022 tarihli ikinci ıslah dilekçesinin kabul edilememesine ve tazminata kaza tarihinden itibaren faiz işletilmemesine yönelik istinaf sebepleri ileri sürmüştür. <br>\t1-Davalı ZMSS şirketi olup, 2918 KTK'nun 98 ve 99/1.maddeleri hükmüne göre, trafik sigortacısının zarar giderim yükümlülüğü, rizikonun ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya iletildiği tarihten itibaren 8 iş günüdür. Somut olayda davacının zararın giderilmesi amacıyla davalı sigorta şirketine 14.03.2018 tarihli dilekçe ile başvuruda bulunduğu, dilekçe ekine tazminat hesaplanması için gerekli belgelerin eklendiği, dilekçenin davalı sigorta şirketine 19.03.2018 tarihinde tebliğ edildi, davalının temerrüt tarihinin tebliğ tarihinden itibaren 8 iş günü sonrası olan 30.03.2018 tarihi olması nedeniyle, mahkemece bu tarihten itibaren faize hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.<br>\t2-HMK’nın 176 maddesin de “Taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir. Aynı davada, taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir. “22.07.2020 yürürlük tarihli 7251 sayılı Kanun ile  değişen  6100  sayılı HMK’nın 177/2. maddesinde de; “Yargıtayın bozma kararından veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde, ilk derece mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması halinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabilir. Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz.” düzenlemesine yer verilerek bozmadan sonra ıslah konusuna yasal açıklık getirilmiş, bozma kararı sonrası ıslah yapılıp yapılamayacağı hakkındaki farklı görüş ve uygulamalara son vererek bozma ve kaldırma kararlarından sonra dosyanın ilk derece mahkemesine döndüğünde tahkikata ilişkin bir işlem yapılıyor ise tahkikat bitinceye kadar ıslah yapılabileceği belirtilmiştir, Ancak bu ıslah hakkının kullanılabilmesi için MK'nın 176. Maddesi gereğince ıslah hakkının kullanılmamış olması gerekir.  <br>\tSomut olayda dava kısmi dava olarak 7.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının tahsili amacıyla  açılmış 22.02.2019 tarihli aktüer bilirkişi  raporundan sonra 25.02.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile 40.199,39 TL olarak ıslah edilmiş, kaldırma kararından sonra alınan 10.05.2022 tarihli ek aktüer bilirkişi raporundan sonra da 15.05.2022 tarihli ikinci ıslah dilekçesi ile 77.213,50 TL’ye yükseltilmiştir. Bu durumda kısmi dava olarak açılan davada davacı tarafca ıslah hakkı kullanılmış olmakla HMK'nın 176. Maddesi gereğince dava değeri ikinci kez ıslah edilemez ancak davacının fazlaya ilişkin haklarının bulunduğu anlaşılmakla  mahkemece davacının 10.05.2022 tarihli ek aktüer bilirkişi raporundan  sonra 15.05.2022 tarihli ikinci ıslah dilekçesine konu miktar yönünden fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak karar verilmesi  gerekirken “fazlaya ilişkin istemin usulden  reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin açıklanan yöne ilişkin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına ilişkin yeniden esas hakkında karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\tI-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun  kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,<br>\tHMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE,<br>\tBuna göre;<br>\t1-DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, 40.199,39 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 30.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına, davalı sigorta şirketince dava tarihinden sonra yapıldığı beyan edilen ödemelerin infaz aşamasında dikkate alınmasına,<br>\tDavacının fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına,<br>\t2-Alınması gereken 2.746,02 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 35,90 TL harç ile 567,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 2.143,12 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>\tDavacı tarafından yatırılan 35,90 TL peşin harç, 35,90 TL başvuru harcı, 5,20 TL vekalet harcı ile 567,00TL ıslah harcı olmak üzere toplam 774,00 TL harcın davalıdan  tahsili ile davacıya verilmesine, <br>\tDavacı tarafından ikinci ıslah dilekçesi için yatırılan 130,00 TL ıslah harcının talep halinde davacı yana iadesine,<br>\t3-Davacı tarafından sarf edilen 309,00 TL tebligat ve posta gideri ile 1.400,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.709,00 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesap edilen 889,75 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, <br>\t4-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince  davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 6.025,92 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, <br>\t5-Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince davanın red oranına göre takdir ve hesap edilen 5.100,00 TL vekalet  ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine <br>\tII-İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:<br>\t1-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,<br>\t2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 186,50 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>\t3-Davacı tarafından yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısım var ise HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya  iadesine, <br>\t4-Kararın tebliği, kesinleştirme ve harç iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 27.12.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye <br>Katip <br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3f54b8e002a8669a","SID":"b81477a07e6dc634"}}