{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A  K A R A R <br>ESAS NO:2024/2667    <br>KARAR NO:2025/74<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:16/10/2024<br>NUMARASI:2023/345 Esas - 2024/786 Karar<br>DAVA:Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ:15/01/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;    <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10/01/2016 tarihinde Elazığ ilinin merkez ilçesinde davalı sigorta şirketinden sigortası bulunan ... plakalı aracın geri manevra yaptığı esnada aracın arkasında yaya konumunda bulunan müvekkile çarpması sonucunda müvekkilinin yaralandığını, işbu trafik kazasında müvekkilinin kısmi olarak iş göremez hale geldiğini, olay yeri kaza tespit tutanağına göre trafik kazasının meydana gelmesinde araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, müvekkil geçirmiş olduğu trafik kazası sonucunda sol el bileklerindeki kemikler kırıldığından müvekkilinin sol el bileğine plak vida takıldığını, bu sebeple müvekkilinin kaza sonrasında geçici iş gücü kaybı yaşadığı gibi kalıcı olarak maluliyet yaşadığını, maddi tazminat taleplerinin bulunduğunu, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunduğunu belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; başvuru koşulunun yerine getirilmediğini,  ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde  ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı  olduğunu,  kusurun ve maluliyet derecesinin tespit edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik zararının teminat içinde olmadığını, ...'nın sorumlu olduğunu, ... tarafından yapılan ödeme varsa tazminattan düşülmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın kabulü ile; 197.985,96 TL sürekli iş göremezlik ve 4.710,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 202.695,96 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde  müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusuru olmadığı sabit olduğundan hükme esas alınan ATK raporunda tespit edilen kusur oranının kabulünün mümkün olmadığını, ifade tutanaklarında sabit olduğu üzere müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, ATK raporunda kazanın kavşak mahalinde gerçekleştiği belirtilmiş ise de dosyada kazanın kavşakta meydana geldiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını, davacı davasını 2. kez ıslah etmiş olup HMK'nın 176. maddesine  göre ıslah dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken ıslah dilekçesi doğrultusunda hüküm kurulmasının usule aykırı olduğunu, davacı emekli olduğundan geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin taleplerin reddinin gerektiğini,  hükme esas alınan bilirkişi raporunda herhangi bir aktüeryal peşin değer formülü uygulanmaması ve progresif rant tekniğine göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, mevzuata göre yapılacak hesaplama sonucundan daha yüksek hesaplama yapılmasına sebep olduğunu, bilirkişi tarafından, muhtemel yaşam süresi belirlenirken, lineer interpolasyon uygulanmadan, mağdurun olay tarihindeki yaşı en yakın tam sayıya yuvarlanarak (67,00 yaş), bakiye ömrü 13,00 yıl olarak esas alınması ve 80,00 yaşına kadar hesap yapılmasının hatalı olduğunu, müvekkili şirkete ön başvuru esnasında sunulması zorunlu evraklarla müracaat edilmemesi sebebiyle davanın usulden reddi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı vekili ek istinaf dilekçesinde özetle; istinafa konu dava devam ederken davacının vefat ettiğinin tespit edildiğini, dava devam ederken davacının vefat etmiş olması halinde ölüm tarihine kadar olan dönem için tazminat hesaplanması gerektiğini, davacı tarafa ölen davacının mirasçılarını davaya dahil etmek üzere süre verilmesi gerektiğini  belirterek istinaf talep etmiştir. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dava sırasında taraflardan birinin ölümü halini düzenleyen HMK' nın 55/1.maddesi göre,\"Taraflardan birinin ölümü hâlinde, mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse, bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir. Bununla beraber hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebilir.\"Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde TMK'nın 27/1. maddesi gereğince ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Bu nedenle, davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkan yoktur. Ölü kişi adına hüküm kurulamaz. Yalnız öleni ilgilendiren yani mirasçılara geçmeyen haklara ilişkin davalar tarafın ölümü ile konusuz kalır. Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen, yani mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Bu davalara, ölen tarafın mirasçıları tarafından veya ölen tarafın mirasçılarına karşı devam edilir.Somut uyuşmazlıkta, davacı ... yargılama sırasında 30/03/2024 tarihinde vefat ettiği halde yargılama yapılarak hakkında hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesince davacının mirasçılarının davaya dahil edilmesi için davacı vekiline mehil verilerek tespit edilecek mirasçılarına dahili dava dilekçesi ve duruşma gününü içerir meşruhatlı davetiye tebliğ edilip taraf teşkili sağlandıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, ölü kişi hakkında hüküm kurulması  usul ve yasaya aykırı olmuştur.Daire kararının kapsam ve şekline göre; diğer istinaf nedenleri incelenmemiştir.Açıklanan nedenlerle,  HMK'nın 355. maddesi delaletiyle 353/1-a.6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :1-Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a.6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fbf4ab4321fdcc2a","SID":"5361acedb36f9064"}}