{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/10/2024<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Kira İlişkisinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 16/01/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/02/2025<br><br>Alanya Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/10/2024 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı dosyası üzerinden istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dairemize intikal eden dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı/ borçlu ile davacı şirket arasında ticari bir ilişki olmakla birlikte iş bu ticari ilişki kapsamında davalı tarafından, davacı şirkete; ... Bankası ... Şubesi ... seri numaralı 30.11.2022 keşide tarihli 60.000,00.TL bedelli çek, ... Bankası ... Şubesi ... seri numaralı 30.12.2022 keşide tarihli 60.000,00.TL bedelli çek, ... Bankası ... Şubesi .... seri numaralı 30.09.2022 keşide tarihli 150.000,00.TL bedelli, ... Bankası ... Şubesi ... seri numaralı 30.10.2022 keşide tarihli 150.000,00.TL bedelli çek tanzim edildiğini, işbu çekler davacı şirket yetkilisi ....a ait kasada muhafaza edilmekte iken kasa hırsızlar tarafından çalındığını, davacı şirket yetkilisi tarafından  olaya ilişkin suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturma Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığının .... Soruşturma sayılı dosyası ile devam ettiğini, çalınan kasada yalnızca davalı/borçluya ait çekler mevcut olmayıp başka çekler de bulunduğundan yine davacı şirket tarafından işbu çeklerin çalınması ve bunun sonucunda zayii olması nedeniyle çalınan ve davalı borçluya ait çeklerinde yer aldığı çeklere ilişkin Alanya Asliye Ticaret Mah. .... E. Sayılı dosyası ile çeklerin iptali istendiğini ve 29.04.2024 tarihli kararla; \"Davacının davasının KABULÜNE, ... ... Bankası ... Şubesi ... seri numaralı 30.11.2022 keşide tarihli 60.000,00.TL bedelli çek, ... Bankası ... Şubesi ... seri numaralı 30.12.2022 keşide tarihli 60.000,00.TL bedelli çek, ... Bankası ... Şubesi ... seri numaralı 30.09.2022 keşide tarihli 150.000,00.TL bedelli, ... Bankası ... Şubesi ... seri numaralı 30.10.2022 keşide tarihli 150.000,00.TL bedelli çeklerin zayi nedeniyle iptaline....\" karar verildiğini, her ne kadar işbu çeklerin zayi nedeniyle iptaline karar verilmiş ise de bahsedilen çekler nedeniyle ortada bir alacağın varlığı söz konusu olduğundan, davacı şirket tarafından 10.06.2024 Tarihinde Manavgat 1.İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, icra takibinde; ... Bankası ... Şubesi ... seri numaralı 30.11.2022 keşide tarihli 60.000,00.TL bedelli çek, ... Bankası ... Şubesi ... seri numaralı 30.12.2022 keşide tarihli 60.000,00.TL bedelli çek, ... Bankası ... Şubesi ... seri numaralı 30.09.2022 keşide tarihli 150.000,00.TL bedelli, ... Bankası ... Şubesi ... seri numaralı 30.10.2022 keşide tarihli 150.000,00.TL bedelli çeklerin 10.06.2024 Tarihine kadar % 51,75 İşlemiş avans faizi olmak üzere toplam 602.331,78.TL alacak talep edildiğini, davalı borçluya yapılan tebligat sonrasında dosya borcunun tamamına süresi içinde davalı tarafından 20.06.2024 tarihinde itiraz edildiği ve icra takibinin durdurulduğunu belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketten bir dönem taşınmaz kiraladığını, davalı, davacı şirketin şuan için kiracısı olmamakla birlikte; davalı ile davacı şirket arasında kira ilişkisinden başka  herhangi bir  hukuki  ve ticari  ilişki kurulmadığını, bu sebeple de; taraflar  arasındaki  uyuşmazlıkta açılabilecek böyle bir davanın, kiralanan taşınmazın, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalardan olduğunun açık olduğunu,  davacı şirket yetkilisi Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyasında 12.09.2022 Tarihli karakol ifade tutanağında; ' Kiracıların kira ödemelerine ait çek ve senetler ' şeklinde ifade  verdiğini, davacı şirket tarafından açılmış olan Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...  Esas  sayılı dosyasının  dava dilekçesinin açıklama kısımın hemen ilk paragrafında; ' Müvekkil şirket kiracıları olan , ..., .... ve .... Gıda Taş.Tic.Ltd.Şti'den....' şeklinde beyanda bulunulduğunu, davacı şirket  tarafından açılmış olan Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas  sayılı dosyasının  dava dilekçesinin 14. Paragrafında ise;   ' ....çekleri kira karşılığı teslim almış olup...' şeklinde beyan  verildiğini Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....Esas ...Karar   sayılı ve 29.04.2024 Tarihli gerekçeli  kararının talep konusu bölümünün 1. paragrafında;   '... davacı şirketin kiracıları olan ...., ..., .... ve .... Gıda Taş. Tic. Ltd. Şti'den...' şeklinde karar  verildiğini, Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar   sayılı ve 29.04.2024 Tarihli gerekçeli  kararının 2. sayfasının ilk bölümünde ise;   '...çekleri kira karşılığı teslim aldığını...' şeklinde karar  verildiğini, görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunu, Asliye Ticaret Mahkemesinden itirazın kaldırılması talep edilemeyeceğini; ispat yükünün davacıda olduğunu, davalının davacıya borcu bulunmadığını, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAFA KONU KARAR:Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;<br>\"1. Davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince usulden REDDİNE, <br>2. Davacı ve/veya davalıdan herhangi birinin talebi halinde dava dosyasının görevli Manavgat Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, <br>3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık hak düşürücü süre içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli Manavgat Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğine, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, <br>4. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 331/2 maddesi gereğince; görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceğine; şayet görevsizlik kararından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine mahkememizin dosya üzerinden bu durumu tespiti ile davacıyı yargılama giderlerini (yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücreti) ödemeye mahkum edeceğine, \"  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından görev yönünden davanın reddine ilişkin  verilmiş olan karar, her ne kadar usul ve yasaya uygun olsa da; yerel mahkemece görevsizlik kararı verilmesi ile birlikte, yetki yönünde de karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafça, müvekkili hakkında Manavgat İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkili hakkında başlatılan söz konusu haksız icra takibine taraflarınca yapılan borca  itiraz ile icra takibinin durdurulduğunu, icra takibine yapmış oldukları itiraz sonucunda davacı tarafça istinaf taleplerine konu  itirazın iptali davasının açıldığını, yerel mahkemece verilen ... Esas, ... Karar ve 15/10/2024 Tarihli gerekçeli kararının hüküm kısmında; ''1. Davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince usulden REDDİNE, 2. Davacı ve/veya davalıdan herhangi birinin talebi halinde dava dosyasının görevli Manavgat Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine'' şeklinde karar verildiğini, yerel mahkemenin görev yönünden vermiş olduğu kararın usul ve yasaya uygun olmakla birlikte; yetkili mahkeme olarak Manavgat mahkemelerinin gösterilmesinin  usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu sebeple de; söz konusu yerel mahkemece yetki yönünden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, şöyle ki; yerel mahkemece görevsizlik kararı verilmesiyle birlikte yetki yönünden de karar verildiğini, görevsiz olduğuna karar  verilen mahkemece yetki yönünden karar  verilemeyeceğini, açılmış olan böyle bir davada mahkemece görevsizlik kararı  verilmesi ile birlikte; sadece dava dosyasının, mahkemece görevli olduğuna karar  verilen  (söz konusu  görevsizlik kararını  veren mahkemenin yargı  alanında bulunan) mahkemeye gönderilmesine  karar  verilebileceğini, mahkemenin, konusu  aynı  olan uyuşmazlıklarda birbiri ile  tam tersi  yönde  olan, çelişen  ve herhangi bir uygulama ve karar  birliğinde  olmayan karar vermiş  olmasının usul  ve  yasaya  aykırı olduğunu, yerel mahkemece görev yönünden usul ve yasaya uygun karar verildiği gibi, doğrudan veya  dolaylı olarak yetki yönünden karar  verilmesinin usul ve  yasaya   aykırı olduğunu, taraflarınca diğer hususlarda hiçbir istinaf taleplerinin bulunmadığını, yerel mahkemenin doğrudan veya dolaylı olarak yetki yönünden karar vermesi hususuna karşı istinaf talebinde bulunduklarını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLER:Dava, icra dosyası, kira sözleşmesi ve tüm dosya kapsamı.<br>GEREKÇE:Dava, kira ilişkisine dayalı itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yapılan yargılama sonunda; sulh hukuk mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddi kararı verilmiş, karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince; istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir.<br>Dava şartlarının neler olduğu HMK'nın 114. maddesinde belirtilmiş olup, anılan düzenlemenin 1. bendinin (c) alt bendinde mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, bir dava ancak görevli mahkemece incelenebilir. Mahkeme her şeyden önce görevli olmalıdır. Görevsiz mahkemede açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerekir (Pekcanıtez H./ Özekes M./ Akkan M./ Korkmaz H.T.: Pekcanıtez Usul Medeni Usul Hukuku, Cilt II, İstanbul 2017, s. 930).<br>HMK'nın 1. maddesi gereği göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gerekmektedir.<br>01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nın sulh hukuk mahkemelerinin görevini düzenleyen 4. maddesinin 1/a bendi gereğince kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yolu ile tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar sulh hukuk mahkemesinin görevine girmektedir. Mülga 1086 Sayılı HMUK'dan farklı olarak bu düzenlemede miktar ayırımı yapılmaksızın tahliye, alacak, tazminat, kiracılık sıfatının tespiti gibi tüm kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yeri sulh hukuk mahkemesi olarak gösterilmiştir.<br>Davacının dava dilekçesindeki açıklamaları ile davalı tarafın cevap dilekçesindeki açıklamaları göz önünde bulundurulduğunda uyuşmazlığın kira ilişkisinden kaynaklandığı anlaşıldığından mahkemece Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesi ile verdiği usulden ret kararında isabetsizlik bulunmamaktadır. Zira tarafların bu yönde bir istinaf itirazı da bulunmamaktadır.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Alanya Ticaret Mahkemesince görevsizlik kararı verilmesinin isabetli olduğunu ancak görevsizlik kararında görevli mahkeme olarak Manavgat Sulh Hukuk Mahkemelerini göstermesinin aynı zamanda yetkiyi de belirlemek mahiyetinde olduğunu ve bunun usul ve kanuna aykırı olduğunu belirtmiştir.<br>Usul ve kanunlara uygun şekilde dava açılıp dosya mahkeme hakiminin önüne geldiğinde, mahkemece öncelikle 6100 sayılı Kanun'da ifade edildiği üzere sırasıyla dava şartlarının varlığı/yokluğu tespit edilmelidir. Mahkemenin görevli ve kesin yetki hallerinde yetkili olup olmadığının tespiti için uyuşmazlığın da nitelenmesi ve açıklığa kavuşturulması gerekir. Asliye ticaret mahkemesinde açılmış bir davada, mahkemece uyuşmazlığın ticari nitelikte olmadığının tespit edildiği durumlarda, dosyanın görevli asliye hukuk mahkemesine yada ilgisine göre diğer hukuk mahkemelerine gönderilmek üzere görevsizlik kararı verilmesi gerekir.<br>Ayrı asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerdeki asliye ticaret mahkemeleri ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisidir ve bu durumda göreve ilişkin hükümler uygulanır. Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun 608 numaralı kararı ile asliye ticaret mahkemelerinin yargı çevresi belirlenmiş olmakla, artık Alanya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış ama ticari dava olmadığı anlaşılan uyuşmazlıklarda mahkemece kendi yargı çevresinde bulunan ilçelerdeki (örneğin; Alanya, Manavgat, Serik, Akseki, Gazipaşa, Gündoğmuş) ilgili hukuk mahkemelerine görevsizlik kararı verilebilmelidir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 01/07/2024 tarih 2024/2008E. 2024/5413K. sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Dairelerinin Kesin Nitelikteki Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi kararı)<br>Asliye ticaret mahkemeleri, yargı çevresinde bulunan tüm ilçeleri kapsayan ihtisas mahkemesi olup, görevsizlik kararı ile yargı çevresinde bulunan asliye hukuk mahkemeleri yada diğer hukuk mahkemelerine dosyanın gönderilmesi, mahkemece aynı zamanda yetkisizlik kararı verildiği şeklinde yorumlanmamalıdır. Bir başka deyişle dosyanın gönderildiği görevli mahkemece 6100 sayılı HMK'nın 5 vd. maddeleri gereğince yetki durumu ayrıca değerlendirilecektir. Bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince  ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 420,60- TL'nin mahsubu ile eksik kalan 194,80-TL'nin istinaf kanun yoluna başvuran davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, \t<br>3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, bakiye istinaf gider avansının talep halinde yatıran davalıya iadesine,<br>4-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>5-Kesin nitelikte verilen kararımızın taraflara tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 363/1-c maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.16/01/2025\t\t\t\t<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"52ee9416cc3de979","SID":"aaae7d482135afd9"}}