{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>37. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2024/1846 <br>KARAR NO:2025/329<br>KARAR TARİHİ:28/01/2025<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:06/06/2024<br>NUMARASI:2024/408 2024/466<br>DAVANIN KONUSU:Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)<br>Taraflar arasındaki davada İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi ile İstanbul Anadolu 3. Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:<br>K A R A R:Dava,Kayyımlık talebine  ilişkindir.İstanbul Anadolu 3.Sulh Hukuk Mahkemesince,\"...Çocuğun adına kayıtlı veya murisinden kendisine intikal eden taşınır ve taşınmaz mallarına yönelik temsil kayyımı atanmasına ilişkin talepte TMK'nın 427 maddesinde yer alan şartların bulunmadığı, davacının kayyım atanması istenen çocuğun ortağı olduğu şirket hissesi  işlemleri için kayyım atanmasını talep ettiği ve bu talebi değerlendirme görevinin Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğu...\" gerekçesiyle görevsizlik  kararı verilmiştir.İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesince,\"...\"Talep, küçüklerin babalarının vefatı ile yasa gereği annelerinin velayeti altında oldukları, aynı zamanda küçüklerin yasal mirasçı olmaları nedeniyle mirasen intikal eden şirkette davacı anneleri ile birlikte hissedar olmaları nedeniyle şirketin tasfiye işlemlerinin yapılıp tamamlanmasında menfaat çatışması olabileceğinden İstanbul Ticaret Odasının mahkemeden bu işlemler için kayyım atama kararı ve tasfiyeye ilişkin kararın kayyım tarafından atanmasını aradığı, dolayısıyla mahkemeden TMK 427 maddesi uyarınca yönetim kayyımı atanması talep edilmediği, buna rağmen yönetim kayyımı atanması talebini değerlendirme görevinin Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğu gerekçesi ile verilen  görevsizlik kararının yerinde olmadığı ve istinaf başvurusunun yerinde olduğu\" kanaatiyle Sulh Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasına dair karar verilmiştir. Yukarıda ayrıntısı yer verilen istinaf kararı ve HMK'nun 4, TMK'nun 397. maddesi gereğince ve yukarıda ayrıntısı yer verilen istinaf kararı doğrultusunda  davada vesayet makamı sıfatıyla Sulh Hukuk Mahkemesi görevli olmakla davanın usulden reddine  ...\" gerekçesiyle görevsizlik  kararı verilmiştir.Somut olayda, davacı eşinin vefatı nedeni ile murisin mal varlığı ve terekede bulunan şirketin  miras payı oranında kendilerine kaldığını,  velayeti altında bulunan küçük ile ortak oldukları  tereke içindeki şirketin bir kısım işlemlerin yapılması için küçüğe temsil amaçlı  kayyım tayini istendiği anlaşılmaktadır.Türk Medeni Kanununun 426/2. maddesine göre \"Bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa\" kayyım tayini gerektiği açık kanun hükmü karşısında TMK'nın 2. kitabının üçüncü kısmında yer olan uyuşmazlığın çözümünde İstanbul Anadolu 3.Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. (T.C. YARGITAY 20. Hukuk Dairesi ESAS NO: 2019/3109 -KARAR NO:2019/4855;ESAS NO: 2016/14468 -KARAR NO: 2017/819; T.C.YARGITAY17. Hukuk Dairesi ESAS NO: 2014/21964 -KARAR NO: 2014/19573)<br>SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince İstanbul Anadolu 3.Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 28/01/2025 gününde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7d8de025dac27082","SID":"66228f3634fbd510"}}