{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 14/07/2021<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)<br>KARAR TARİHİ  : 27/12/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 27/12/2024<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, müvekkilinin taşımacılık ve nakliye işleriyle ilgilendiğini, davalı şirketin nakliye ve taşımacılık işlerini üstlenen müvekkilinin aralarındaki anlaşma gereğince davalı şirketin taşıma işlerini yaptığını, ancak davalı şirket tarafından bir kısım fatura bedellerinin ödenmediğini, alacaklarının tahsili için Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosya ile başlattıkları icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının itirazlarının iptaline, %20' den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili, icra takibine konu olan faturaların nakliye ilişkisiyle bağlantılı olmadığını, kira sözleşmesinden anlaşılacağı üzere faturalarda bahsi geçen... , ..., ... ve .... plakalı çekici ve dorselerin davacıya kiralandığını, davacının da müvekkilinin yetki belgesini kullanarak nakliye işi yaptığını, takibe konu faturalara istinaden müvekkilinin de kendi adına taşıma işi yapıldığından ötürü iş sahibine fatura kesildiğini, her ne kadar kira dönemi için 4.000,00-TL olarak gösterilmiş ise de; esasen aylık 500,00-Euro bedelli kira akdi yapıldığını, davacının kiraları ödememesi üzerine kira akdinin sona erdirildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla alacağın da likit olmadığını, davanın reddini, %20' den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece, \"...Davacının davalı şirkete nakliye ve taşımacılık hizmeti verdiği, bu nedenle düzenlenen faturalardan kaynaklı alacaklı olduğu iddiasıyla davalı hakkında icra takibi başlattığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu ve eldeki itirazın iptali davasının ikame edildiği, davalının cevap dilekçesinde taraflar arasında ayrıca araç kiralanmasına yönelik bir ilişki olduğunu, davacıya davalının yetki belgesi ile taşımacılık yapabilmesi için kira sözleşmesi yapıldığını, davacının taşıdığı ürünler için kestiği faturalara karşılık kendilerinin de iş sahiplerine faturalar kestiği, kira sözleşmesinde bedelin düşük gösterildiğini aslında daha fazla kira bedeli olduğunu ve davacının çeşitli usulsüz taşıma işleri yaptığından dolayı yetki belgesi sahibi olması nedeni ile davalıya ceza kesilmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu bu nedenle alacaklı olabileceklerini belirterek davanın reddini ve takas mahsup talebinin kabulünü talep ettiği, gelen vergi kayıtları ve incelenen defterlere göre davacının takibe konu ettiği faturalar bakımından defter kayıtlarının ve vergi dairesi kayıtlarının uyumlu olduğu ancak davacının defterlerinde davalının yaptığı ödemelerin kayıtlı olmadığı, ödemelerin belgeli ve davalının defterlerinde kayıtlı olduğu, tarafların defterlerinde kur farkından dolayı tutarlar arasında ufak farklılıklar bulunduğu, davacının kayıtları esas alındığından takibe konu faturalardan dolayı 57.948,39-TL alacağı olup bu bedelden davalının belgeli ödemeleri mahsup edildiğinde bakiye 24.881,39-TL alacaklı olduğu, davalının daha az borcu olduğunu ya da takasa konu olacak bir alacağı olduğunu ispat edemediği bu şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği, alacağın likit oluşu karşısında davacı lehine icra tazminatına hükmedilmesine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı müvekkili şirketin araçlarını bedeli düşük gösterilerek kiraladığını ve uluslararası yetki belgesini kullanarak taşıma yapmaya başladığını, davacı tarafından müvekkilinin mallarının taşınmadığını, müvekkili şirketin araçları ile taşıma işi yapıldığı, davacı müvekkili şirkete, müvekkili şirket de malları taşınan 3. kişiye fatura kestiğini, 3. kişinin de ödemeyi müvekkili şirkete yaptığını ve bedelden kira tutarı mahsup edilerek davacıya müvekkili tarafından ödeme yapıldığını, açıklamalar ışığında esasen faturaların müvekkili şirkete değil 3. kişiye kesildiğini ve 3. kişinin malının taşındığını,  davacı tarafından işletilen araçların müvekkili şirket adına kayıtlı olduğu için bu yola başvurulduğunu, ilgili faturaların cevap dilekçesi ile dosyaya sunulduğunu, bu hususların tespiti için deliller arasında vergi dairesi ve gümrük kayıtlarının gösterildiğini ancak bahsi geçen delillerin toplanmadığını, yalnızca defter incelemesi ile yetinildiğini, mahkemenin ayrıca kiralamaya konu araçların rayiç kira bedellerini de araştırmadığını, bu sebeple takas-mahsup taleplerinin de esasen değerlendirilmediğini, toplanmayan delillere bir örneğin de davacının ve çalışanlarının usulsüz ülkeden çıkış ve ülkeye girişleri olduğunu, müvekkilinin araçları ile yapılan giriş ve çıkışlarda tespit edilebilen pek çok usulsüzlük bulunduğunu, bu usulsüzlükler sebebi ile müvekkili şirketin zarara uğradığını, anılı zararların tespit edilmesi ve değerlendirilmesi gerekirken yalnızca faturalar üzerinden hüküm kurmanın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemenin icra inkar tazminatı kararının da yerinde olmadığını, davacının icra takibindeki talebinin likit olmaması ve esasen bir alacağının bulunmaması sebepleri ile icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerektiğini, aksine talep edilmesine rağmen davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmemesinin de bozma nedeni olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, nakliye ve taşıma işinden dolayı düzenlenen faturalardan kalan bakiye alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, takibe konu faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olmasına, davalı yanın BA formlarında davaya konu faturaların beyan edilmiş olmasına, davalı yanın ticari defterlerinde kayıtlı ve belgeli ödemelerin mahsubu sonucu belirlenen bedel yönünden itirazın iptali kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalı tarafın daha az borcu olduğunu ya da takasa konu olacak bir alacağı olduğunu ispat edememesine, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 1.669,64-TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 424,92-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.244,72-TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 378.290,00-TL'nin altında kalması nedeniyle kesin olarak karar verildi.27/12/2024\t\t<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"566df484da34f314","SID":"c5de6f6c62fb0407"}}