{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO:2023/841 Esas<br>KARAR NO:2025/139<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ:21/03/2023<br>NUMARASI:2022/214 Esas, 2023/56 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:30/01/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde;müvekkilinin 20.08.2009 tarihinde kurulduğunu, her nevi vinç alımı satımı, kuruluşu, kiralanması, bunlarla ilgili alet ve edevatın  ithalatı ve ihracatı ve ana sözleşmesinde yazılı olan diğer işlerle ilgili faaliyette bulunduğunu,  ....com.tr internet sitesini kullandığını, TPMK nezdinde tescilli ... numaralı markanın sahibi olduğunu, davalı şirketin müvekkili ile aynı alanda ve müvekkilinin ticaret unvanına çok  benzeyen bir unvanla kurulduğunun, yine ... internet sitesinin kurularak burada müvekkilinin tescilli markasına iltibasa yol açacak benzer kullanımların olduğunun ve  davalının “...” ismiyle sosyal medya hesabı açarak reklam yaptığının öğrenildiğini,  davalının bu eylemlerinin müvekkilinin çalışarak değer kazandırdığı ticaret unvanına ve  markasına tecavüz teşkil ettiğini, davalının şirket, vinç ve iş makineleri üretimi, kiralanması konusunda müvekkilinin büyük fedakarlıklarla piyasada sağlamış olduğu güven ve kaliteli  hizmet sunma konusundaki itibarından yaralanarak haksız kazanç sağladığını, davalı markası ile müvekkilinin markasının ayırt edilemeyecek  kadar benzer olduğunu, davalının müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, davalı markasının tescilinin hukuka aykırı olduğunu, davalının iyiniyetli olmadığını, tek amacının müvekkili şirketin ve markasının tanınmışlığından yararlanarak haksız kazanç elde etmek olduğunu, iddia ederek, davalı adına ... sayı ile tescilli markanın hükümsüzlüğünü ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde;davacının işbu davayı açmadan önce yine mahkememizin 2021/195 Esas sayılı dosyasında müvekkili aleyhine dava açtığını, müvekkilinin tüm iyi niyetiyle dava süreci devam ederken  isim ve unvanını değiştirdiğini, müvekkilinin iyi niyetini sorgulamanın abesle iştigal olduğunu, davacının müvekkili aleyhine açılmış ve açılması muhtemel davaları intikam aracı olarak  gördüğünü, müvekkilinin sürekli açılan davalardan dolayı ticari olarak yıprandığını,  müvekkilinin markasının Kurum tarafından tescil edildiğini, usulsüz kullanımın söz konusu  olmadığını, müvekkilinin hiçbir kusuru olmadığını, sorumluluğuna gidilemeyeceğini, tüzel kişi  davacının manevi tazminat talep edemeyeceğini, SMK’nın ihlalinin somut olayda mevcut  olmadığını, davacı tarafından TPMK’ya yapılan itirazın tanınmışlık, kötü niyet ve eskiye dayalı  kullanım yönlerinden haksız bulunduğunu, böylelikle müvekkilinin markasının tescil  edildiğini, müvekkilinin basiretli bir tacirin yapması gereken her şeyi yaptığını belirterek,  davanın reddini ve bu dava nedeniyle ticari itibarı zedelenen ve müşteri kaybeden müvekkili  hakkında resen maddi ve manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:\"...Mahkememizin 2021/195 Esas sayılı dosyasının tetkikinden ise, mahkememizin 24/03/2022 tarih ve 2021/195 Esas - 2022/80 Karar sayılı kararı ile, aynı markaya ilişkin davalının tecavüzünün tespitine ve men'ine  karar verildiği anlaşılmıştır.Gerek bu dosyamız da gerekse Gebze 3. Asliye Ceza Mahkemesi 2022/188 Esas sayılı dosyası içeriği, ibraz edilen görsellere ve davalının fiili marka kullanımına göre de davacının markasıyla benzer şekilde iltibasa yol açacak şekilde, \"...\" ibaresini markasal olarak kullandığı anlaşılmıştır.Buna göre, davacı markası \"...\"  ibareli olup, davalı markası ise \"...\" ibarelidir. Markaların tescilli oldukları emtia ve hizmet sınıfları da aynı-benzerdir. Bu benzerlik markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak iltibasa sebebiyet verecek derecededir. Bu itibarla SMK 6/1 maddesi kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, davacının markasının tanınmış marka olmadığı, iltibas nedeniyle hükümsüzlük söz konusu olduğundan ayrıca önceki tescilsiz kullanımın bir öneminin bulunmadığı anlaşılmakla, davacının hükümsüzlüğe dair davasının kabulü gerekmiştir.Davacının manevi tazminat talebine gelince, dosyaya ibraz edilen deliller, taraflar arasındaki mahkememizin 2021/195 Esas sayılı dosya içeriği ve delilller,Gebze 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/188 Esas sayılı dosya içeriğine göre; davalının davacı markası ile iltibas yaratacak şekilde \"...\" ibaresini markasal olarak kullandığı anlaşılmakla, davalı adına olan markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiş olmakla, SMK 155 maddesi de gözetildiğinde  bu durum  davacının markadan doğan haklarına tecavüz mahiyetindedir Davacının manevi tazminat istemesi mümkündür. İhlalin niteliği, tarafların ekonomik durumu ve manevi tazminatın amacı gözetilerek, davacı yararına 10.000,00 TL manevi tazminat takdir edilmiştir. Bu itibarla;-Davacının davasının KABULÜNE, davalı adına tescilli ... tescil nolu markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine,-Davalının davacı marka haklarına tecavüzü nedeniyle 10.000,00 TL manevi tazminatın, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\" Şeklinde karar vermiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekili istinaf isteminde özetle;rapora karşı gerekçeli itirazların göz ardı edildiğini, eksik ve yanlı bilirkişi raporuna atıf yapılmasının yerinde olmadığını, Karar duruşmasında defalarca kez bağlantı kurmaya çalışılmışa da katılamadığını, mazeretli sayılmasına karar verilmesi gerekirken son söz verilmeden duruşmaya devam edilmesinin hatalı olduğunu, Müvekkilinin '... ŞİRKETİ' adını TPMK da tescil ettirdiğini, müvekkilinin üzerine düşen sorumluluğu tümüyle yerine getirdiğini,Markaya müvekkil şirket tarafından bir tecavüz söz konusu olmadığı gibi müvekkil şirketin tüm işlemleri yetkili mercilerin onayı ile gerçekleştiğini, müvekkilimin hiçbir kusuru olmadığı gibi sorumluluğuna da gidilemeyeceğini, Sınai Mülkiyet Kanunu 7. Maddesinde  \"Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.\" hükmüne yer verildiğini,Müvekkili şirket hakkında marka hakkına tecavüz konusunda kesinleşmiş hiçbir hüküm yokken TMPK tarafından müvekkile tanınan hakkın hükümsüzlüğü konusunda hüküm kurulduğunu,Görsel açıdan taraf şirketlerin kullanımları benzerlik arz etmediğini,... kelimesi davacı tarafından bulunmadığını, davacının tekelinde olmadığını, ... tek ve birleşik olarak kullanılmış olduğunu,Ticaret unvanı ekiyle beraber bir bütündür ve ek çekirdekle beraber korunacağını, işitsel açıdan markaların birbirine benzer olduğu tespiti gerçeği yansıtmadığını,Müvekkilinin davacı markaya tecavüz kastı olsa idi tescil başvurusunda bulunmaması gerekeceğini, ancak müvekkilinin  özen ve sorumluluğu yerine getirerek yasal yollardan her türlü yükümlülüğünü yerine getirerek tescil aldığını, müvekkili şirkete yönelik manevi tazminat kararının da yerinde olmadığını,Gerekçeli kararının 4 numaralı kararında hükümsüzlük davası yönünden 15.000,00 TL vekalet ücretinin,  manevi tazminat yönünden 10.000,00 TL  vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu,  tek davacı olan bir dosyada aynı taraf lehine iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin haksız kazanca ve sebepsiz zenginleşmeye neden olacağını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, markanın hükümsüzlüğü ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davalı vekili usule ilişkin itirazında son söz sorulmadan karar verildiğini ileri sürmüş ise de, mahkemenin karar celsesi olan 21/03/3023 Tarihli duruşma tutanağı incelendiğinde; \"davalı vekilinin e-duruşma talep ettiği, e-duruşma talebinin kabul edildiği, herhangi bir sistemsel arıza olmamasına rağmen aramaya cevap verilmediği\" açıklanarak yargılamaya devam olunduğu anlaşılmakla davalı vekilinin usule ilişkin itirazının reddi gerekmiştir.Esasa ilişkin istinaf sebeplerine gelince; davacının manevi tazminat istemi, markaya tecavüz iddiasına dayanmakta olup delil olarak Bakırköy 1.FSHHM 2021/195 Esas, 2022/80 Karar sayılı dosyasına dayanılmıştır. Bakırköy 1.FSHHM 2021/195 Esas, 2022/80 Karar sayılı dosyası incelendiğinde; tarafların iş bu dosya ile aynı olduğu, mahkemece neticeten markaya tecavüz davasının kabulüne, ticaret unvanının terkini istemi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, hükmün ilanına karar verildiği, kararın kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacı dava dilekçesinde markasal hakların ihlal edildiğinin Bakırköy 1.FSHHM'nin dosyası ile tespit  edildiğini ileri sürdüğünden iş bu dosya yönünden ilgili dosyanın bekletici mesele yapılması gereklidir.Açıklanan nedenle davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜNE,2-Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 21/03/2023 tarih, 2022/214 Esas, 2023/56 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya kaldığı yerden devam edilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE,4-İstinaf peşin harcının talebi halinde davalıya iadesine, 5-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 492TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 145TL posta masrafı olmak üzere toplam 637TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,-Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 10TL istinaf masrafının davacı üzerinde bırakılmasına,6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.30/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"958ce9241ef0c2c9","SID":"f82bd055c852a6f1"}}