{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/398 - 2025/142<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/398 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/142<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...(...)<br>ÜYE\t\t: ...(...)<br>ÜYE\t\t: ...(...)<br>KATİP\t\t:...(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 29/11/2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/1191 Esas -  2023/636 Karar<br><br>İSTİNAF YOLUNA<br>BAŞVURAN DAVALILAR\t: 1 -...<br>\t   2 -...<br>VEKİLLERİ\t: Av. ...<br>\t  Av. ...<br><br>DAVACI\t:...<br>VEKİLLERİ\t: Av. ...<br>\t  Av. ...<br>\t  Av. ...<br><br>DAVALI\t: SOMPO SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ <br>VEKİLİ\t: Av....<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazm.)<br>BAŞVURU TARİHİ\t: 29.01.2024 <br>İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 01.03.2024 <br>KARAR TARİHİ\t: 22.01.2025 <br>YAZIM TARİHİ\t: 23.01.2025 <br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;<br><br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ\t: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı ...'in işleteni, davalı ... ...'in sürücüsü olduğu ... plaka sayılı minibüsten inerken aracın tam olarak durmaması sonucu düşerek yaralandığını, Sakarya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/153 Esas sayılı dosyası sonucunda davalı ... ...'in tam kusurlu olması sebebiyle mahkumiyet kararı verildiğini belirterek davacının sürekli iş göremezlik zararı için şimdilik 100,00 TL, geçici iş göremezlik zararı için şimdilik 100,00 TL, bakıcı gideri olarak şimdilik 100,00 TL'nin davalılar ... ... ve ... yönünden olay tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi davalı Sompo Sigorta A.Ş.'den ise (poliçe teminat limitleri ile sınırlı olarak) 26.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsiline, 30.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılar ... ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davacı vekili 12.10.2023 tarihli dilekçesi ile geçici iş göremezlik taleplerin ifazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.847,48 TL'ye ıslah etmiştir.<br>Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde; Arabuluculuk dava şartının karşılanmadığını, talebin zaman aşımına uğradığını, kusur oranlarının tespitinin gerektiğini, dava dilekçesine dayanak maluliyet raporunun uygun olmadığını, sigortanın geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini, davadan sonra 30/12/2021 tarihinde 7.119 TL ödeme yapılarak sorumluluğunun sona erdiğini, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir<br>Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; Davacının müterafik kusurunun bulunduğunu, manevi tazminatın kısmi dava konusu yapılamayacağını, bakıcı zararının ispatlanması gerektiğini, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, ceza yargılamasının sonucunun beklenmesi gerektiğini, ticari faiz talep edilemeyeceğini, ayrıca davacının kaza öncesinde maluliyetini etkileyen rahatsızlığının bulunduğunu, alınan raporun kaza ile ilgili olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.<br>İlk derece mahkemesi tarafından A)Maddi tazminat talepleri hakkında; davacının sürekli işgöremezlik tazminat talebinin reddine, davacının bakıcı gideri talebinin reddine, davacının geçici iş göremezlik talebinin kabulüne, 3.847,48 TL geçici iş göremezlik tazminatının, davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan 30.06.2018 den itibaren, davalı sigorta şirketinden ise temerrüt tarihi olan 30.03.2020 den itibaren, işleyecek ticari avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, B)Manevi tazminat talebi hakkında; davacının manevi tazminat talebinin kabulüne, 30.000,00 TL manevi tazminatın  davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan 30/06/2018 den itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, dair karar verilmiştir. <br>Yerel mahkemenin bu kararına karşı davalılar ... ve ... vekili  tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemenin eksik inceleme yapılmak suretiyle karar verdiğini, hükme esas alınan ATK 10.02.2023 tarihli raporuna karşı kusur oranının belirlenmesine yönelik mahallinde keşif yapılarak ve keşif anında tanık dinlenilmek suretiyle tespit yapılması yönündeki taleplerinin mahkemece dikkate alınmayarak eksik incelemeye sebebiyet verdiğini, kusur oranının %100 olduğu gerekçesiyle davalılar hakkında hüküm kurulmuşsa da kusur değerlendirmesi yapılamaması sebebiyle bu durumun davalıya atfının mümkün olmadığını,  17. Hukuk Dairesi 2014/14409 E. , 2016/11146 K. Sayılı kararının da bu doğrultuda olduğunu, bu bağlamda mahkemece hükmolunan tutarın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının manevi tazminat taleplerinin belirsiz alacak olarak davaya konu edilemeyeceğini, manevi tazminat isteğinin niteliği itibarıyla tek ve bölünemez olduğunu, fazlaya ilişkin talep saklı tutulmak suretiyle bölümler halinde de istenemeyeceğini, manevi tazminatın zenginleşme aracı olmadığını, talep edilen manevi tazminatın ızrar kastı içermemesi gerektiğini, manevi tazminata hükmedilirken kişinin meydana gelen olayda kusur durumu ve gelir durumu gözetilmesi gerektiğini, ancak kusur oranları ve değerlendirmeleri kesin nitelikte belirlenmeden, keşif ve tanık talepleri reddedilerek eksik inceleme neticesinde hüküm kurulduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Dava yaralanmalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi  tazminat  talebine ilişkin olup mahkemece maddi tazminat bakımından miktar itibariyle kesin nitelikte karar verilmiş, davalı tarafça kusur ve manevi tazminat bakımından kararın istinaf edildiği anlaşılmıştır.<br>\tSomut olayda, 30.06.2018 tarihinde, davacının yolcu olarak bulunduğu, davalılardan ... ...'in sürücüsü, davalı ...'in maliki olduğu, davalı sigorta şirketi nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigortalı minibüsten davacının ineceği sırada minibüsün hareket etmesi ve davacının yere düşmesi  sonucu davacı yaralanmıştır.<br>\tKaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında davacının yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsüne kural ihlali verildiği,mahkemece davacının yolcu olduğundan kusur raporu alınmaksızın karar verildiği  anlaşılmıştır.<br>\tMahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurumundan alınan maluliyet raporlarına göre trafik kazası ile yaralanma arasında illiyet bağı bulunduğu, davacının dava konusu yaralanmasının sürekli maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığı,  iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 3 ay olduğu tespit edilmiştir.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, araçta yolcu olarak bulunan davacının kazaya neden olacak, trafik kuralı ve yasağı ihlal edecek davranışta bulunmadığından davacı yolcuya kazanın oluşumunda kusur atfedilemeyeceği, mahkemece yolcu olan davacının kazanın oluşumunda kusursuz olduğu kabul edilmesinin yerinde görüldüğü, olay tarihi, olayın oluş şekli, kusur durumu, yaralanmanın mahiyeti, (2. Derece kemik kırığı) tarafların sosyal ekonomik durumları ve manevi tazminata ilişkin ilkeler gözetildiğinde, davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarının olaya ve hakkaniyete uygun düştüğü kanaatine ulaşılmış, davalılar vekilinin istinaf isteminin reddi gerekmiştir.\t<br>\tDairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından,  davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br><br>H Ü K Ü M\t\t: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29.11.2023 tarih ve 2021/1191 Esas, 2023/636 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun  ESASTAN REDDİNE,<br>2-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi uyarınca davalılardan alınması gereken  2.049,30 TL  maktu ilam harcından peşin alınan 1.024,64 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.024,66‬ TL harcın davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>3-Davalıların istinaf başvurusu için yapmış olduğu giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, harcanmayan istinaf gider avansının yatırana iadesine,<br>4-Karar tebliği, harç takibi ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 22.01.2025 <br><br>Başkan ...<br>   e-imzalıdır  <br><br>*Üye ...<br>   e-imzalıdır  <br><br>Üye ...<br>  e-imzalıdır   <br><br>Katip ...<br>  e-imzalıdır    <br> <br>           *İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c5fb9409b36f4933","SID":"f54696cc19eb2b7c"}}