{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2022/1030 <br>KARAR NO: 2025/77<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 01/04/2021<br>NUMARASI: 2020/30 Esas, 2021/299 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 22/01/2025 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili şirketi ile davalı şirket arasında 05.02.2019 tarihinde website Tasarım Sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilinin sözleşme hükümlerine bağlı kalarak 12.03.2019 tarihinde işbu websitesini tasarladığını, ancak davalı şirketin herhangi bir gerekçe göstermeden müvekkili şirketin tasarladığı bu websitenin hak ve yükümlülüklerini tarafına almadığını ve sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini ve kalan iş bedelini de ödemediğini, davalı şirketin fesih işleminin hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olduğunu, bunun üzerine taraflarınca 12.07.2019 tarihinde İstanbul ... İcra Dairesi ... E. Sayılı dosya ile 20.362,50 TL asıl alacak ve fer'ileri için takip yoluna gidildiğini, takibin itiraz üzerine durduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile takibin şimdilik yalnızca 15.362,50 TL üzerinden devamına ve davalı aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevabında, davacı ile müvekkilinin aralarında 05.02.2019 tarihinde imzaldıkları sözleşmenin 3.1 ve 3.2 maddesinde belirtilen özelliklerle davacı yanın müvekkili ile internet sitesi yapımı için anlaştığını, müvekkilinin sözleşmede belirtilen şekilde ücreti ödemiş olmasına rağmen davacının sözleşmede belirtilen hizmetleri yerine getirmediğini ve müvekkilinin zarara uğramasına neden olduğunu, davacının alacaklı olması bir tarafa müvekkilini zarara uğratmış olması ve müvekkiline iş yapacağını söyleyerek aldığı paralardan dolayı borçlu olduğunu, davacı yanın hiçbir edimini yerine getirmeyip huzurdaki davayı açmasının açıkça kötüniyetini göstermekte olduğunu belirterek, davanın reddi ile davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davacı ile davalı arasında 05/02/20219 tarihli E-Ticaret Web Sitesi Hizmeti Sözleşmesi olduğu bir ihtilaf bulunmamaktadır. dosyaya sunulan bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere davacı yanca sözleşme gereği davalıya sunulması kararlaştırılan web sitesinin %65 oranında tamamlanmış olduğu, internet sitesinin aktif hale getirilip mesafeli satış yapabilecek durumda olmadığı, ayrıca davalı tarafa müşteri nazarında itibar kaybettirerek zarara uğratabileceği nitelikte olduğunun tespit edildiği, ek rapor alınmasına karar verildiği safhada davalı tarafça bu eksikliklerin tamamlanmaya çalışıldığının belirlendiği, davacının, davalıdan sözleşme gereği borcunu yerine getirmesi isteyebilmesi için öncelikle kendi borcunu ifa etmesi yahut ifasını önermiş olması gerektiği, dosya muhteviyatından dava ve rapor tarihinde dahi davacının edimini yerine getiremediğinin anlaşılmakta olduğu, kendi borcunu yerine getirmeyen ve sözleşme konusu web sitesini davalı kullanımına hazır hale getiremeyen davacının davalıdan edimini isteme hakkı bulunmadığı, davalının icra takibine itirazında haklı olduğu, davacının kötü niyetinin davalı tarafça açıkça ortaya konulamadığı gerekçesiyle, davacının davasının reddine; davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir. Davacı vekili istinafında, müvekkili şirketin, davalı şirket ile imzalamış olduğu sözleşmeye bağlı kalarak sözleşmedeki tüm hak ve yükümlülüklerini yerine getirdiğini, internet sitesindeki eksikliklerin müvekkili şirketten kaynaklı olduğuna dair ilk derece mahkemesi kabulünün gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirketin internet sitesi ile ilgili işlemlere başladığı süreçte  davalı şirketin belli başlı konularda bilgi verme yükümünü unuttuğunu ve göz ardı ettiğini, bu bilgiler verilmediği için 20.10.2020 tarihinde sunulan bilirkişi raporunda internet sitesinde eksik olan başlıkların sıralandığını, bilirkişi raporunda, bu eksikliklerin müvekkil şirketten kaynaklı olduğu belirtilmiş ise de bu başlıkların eksik olmasının tek ve asıl nedeninin davalı şirket olduğunu, müvekkili şirketin, davalı şirket adına ödeme yöntemlerinden olan ... Yetkilisi ile görüştüğünü, bu görüşme neticesinde müvekkil şirket yetkilisinin, ... temsilcisine davalı şirket yetkilisi ile görüşmesini talep ettiğini, müvekkil şirketin söz konusu başlığın tamamlatılması için gösterdiği çabaya davalı şirket cevap vermediği için ödeme yöntemi başlığının havada kaldığını, yine ücretsiz kargo modeli başlığı için müvekkil şirketin, davalı şirkete hangi kargo ile anlaşacaklarını ve ücretsiz kargo yönteminin internet sitesinde mevcut olup olmayacağı hususunun teyidini alamaması üzerine bu başlığın da eksik kaldığını, bunun gibi diğer eksik başlıkların tamamlatılamamasının başlıca ve tek nedeninin davalı şirket olduğunu, kaldı ki müvekkil şirketin 13.03.2019 tarihinde davalı şirket yetkilisi ve şirket avukatına, davalı şirket yetkilisinin internet sitesine ilişkin hoşnutsuz beyanlarına karşılık bir e-mail gönderdiğini, bu email'e bir dönüş olmadığını, bunun üzerine hukuk ofislerince 05.06.2019 tarihinde müvekkili şirket adına, davalı şirkete bir email daha gönderildiğini, bu iki email'in ortak içeriğinde, müvekkili şirketin iyi niyetli olduğu, eksik bir ediminin olmadığı ve davalı şirket aksi kanaat ise bile 3. bir bilirkişi eşliğinde bu eksiklerin tespit edilebileceği hususlarının belirtildiğini, bu maillerin ikisine de hiçbir şekilde dönüş olmadığını, müvekkili şirketin tüm bu emek ve çabasına rağmen internet sitesinin eksikliklerinin müvekkili şirketten kaynaklandığının söylenemeyeceğini, buradan da anlaşılacağı üzere müvekkili şirketin edimlerini yerine getirdiğini ve/veya aksi kanaatte bile eksik edimlerini ifa etmek adına önerilerde bulunduğunu ve bu önerilerin hiçbirini davalı şirketin kabul etmediğini, müvekkili şirketin kök ve ek rapor arasındaki süre zarfında internet sitesinde yaptığı değişiklerin tamamen müvekkili şirketin iyiniyetli ve basiretli tacir olmasından kaynaklandığını, çünkü müvekkili şirketin ek raporda incelenmeyen başlıklarda değişiklik yapma kaygısı gütmediğini, aynı şekilde kök raporun hazırlandığı süreçte de internet sitesine ait başlıklar üzerinde değişiklik yapma yoluna gitmediğini, müvekkil şirketin kök rapordaki eksik başlıkları -davalı şirketin eksik verilerine rağmen- internet sitesinin davalı şirket tarafından kullanılacağı ve sonrasında değiştireceği hissiyatı ile giderdiğini, bunun aksine verilerin yeni girildiği hususunun gerçeklikten uzak olduğunu, whatsapp yazışmasından da anlaşılacağı üzere girilen verilerin tabiri caizse öylesine girilmiş veriler olduğunu, ilk derece mahkemesinin kararının farazi olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak davanın talepleri doğrultusunda kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Dava, taraflar arasındaki 05/02/20219 tarihli E-Ticaret Web Sitesi Hizmeti Sözleşmesine konu web sitesinin sözleşmede belirtilen nitelikte ve sürede tasarlanmasına rağmen, davalı iş sahibi tarafından haksız olarak teslim almaktan kaçınıldığı ve sözleşmenin tek taraflı feshedildiği iddiasıyla,  20.362,50 TL bakiye iş bedeli ve 1.481,86 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 21.844,36 TL'nin davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın kısmen iptali talebine ilişkindir.Dosya kapsamı değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki 05/02/20219 tarihli \"götürü bedelli\" E-Ticaret Web Sitesi Hizmeti Sözleşmesinin 5.1 ve 5.2 maddelerine göre, KDV dahil 22.290,00 TL olan toplam iş bedelinin %60'ının peşin olarak, kalan %40'nın ise sözleşmenin 3.1 maddesinde belirtildiği şekilde işin tamamlanması sonrasında ödeneceği, sözleşmenin X. Maddesine göre sözleşme süresi imza tarihinden itibaren 2-3 ay olup, davacının işi teslim etmesi gereken en son tarihin 05/05/2019 olduğu, dosyaya sunulan bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere davacı yanca sözleşme gereği davalıya sunulması kararlaştırılan web sitesinin %65 oranında tamamlanmış olduğu, davacının davalıdan sözleşme gereği borcunu yerine getirmesi isteyebilmesi için öncelikle kendi edimini ifa etmesi yahut ifasını önermiş olması gerektiği, oysaki takip, dava ve rapor tarihinde dahi teslim edimini yerine getiremediği, buna göre, davacı takip ve dava tarihi itibariyle mütemerrit durumda olduğundan ve teslimi sağlayamadığından davacının davalıdan edimini isteme hakkı bulunmadığı anlaşıldığından, Mahkemece mevcut gerekçe doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun bulunmaktadır. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 01/04/2021 tarih ve 2020/30 Esas, 2021/299 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 60,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 555,40 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 22/01/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6422332dd6080d3c","SID":"ec5cd73e6dcdc812"}}