{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/1082 Esas<br>KARAR NO: 2025/97<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 25/11/2020<br>NUMARASI: 2018/35 E. - 2020/406 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Resmi Makamlarca Açılan Hükümsüzlük İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/01/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; Türk Patent Enstitüsü nezdinde davalı şirket adına tescilli ... no’lu “ ...” ibareli marka 27.08.2015 tarihinden itibaren, Türk Patent Enstitüsü tarafından belirlenen 41. ve 42. sınıf hizmetler yönünden koruma altına alındığını, davalı tarafından yapılan marka başvurusunun esasında müvekkili üniversite tarafından itiraza gerek kalmaksızın Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından reddi gerekirken, marka tescili gerçekleştirildiğini, ancak kanuni düzenleme çerçevesinde bu tescil işlemlerinin usulüne uygun olmadığını, davalı adına tescilli ve “...“ ibaresini taşıyan markaların hükümsüzlüğü ve terkinine karar verilmesi gerektiğini, kamu tüzel kişilerinin ve kamu kurumlarının isimleri kanunen koruma altında olduğundan müvekkili ... Üniversitesi’nin isminin de kanunen öncelikli koruma altında olduğunu, müvekkili üniversitenin kamu tüzel kişiliğini haiz bir Vakıf Üniversitesi olduğunu, ... Üniversitesi'nin, ... Vakfı tarafından Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu’na 07.06.1996 tarih ve 4142 sayılı kanunla eklenen Ek Madde 38 uyarınca Kanunla kurulmuş olup, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun vakıf Yükseköğretim kurumlarına ilişkin hükümlerine tabi kamu tüzel kişiliğine sahip bir vakıf üniversitesi olduğunu, Vakıf Üniversiteleri'nin isimlerinin kamu kurumlarının isimleri niteliğinde olduğunu ve benzer korumaya sahip olduğunu, kamu tüzel kişilerine ait isimlerin özel hukuk tüzel kişileri tarafından kullanılması halk nezdinde karıştırılma ihtimali yaratacak nitelikte olduğunu, davalı şirketin markayı müvekkili Üniversite’nin faaliyet alanında kullanmasının da halk nezdinde ciddi bir yanılmaya sebep olacak nitelikte olduğunu, davalı şirketin eğitim öğretim faaliyetlerinin ... Üniversitesi ile bağlantılı olduğunu, Üniversite’nin yönetiminde olduğunu, Üniversite’nin kalite ve standartlarını taşıyacağı gibi birçok yanılgıyı yaratacağını, kaldı ki, “...” ibaresi taşıyan birçok marka için müvekkili Üniversite tarafından  Türk Patent Enstitüsü nezdinde tescil başvurusu yapıldığını, müvekkili üniversitenin isim hakkının marka tescili yapılmamış olsa dahi kanuni düzenlemeler gereği koruma altında olduğunu, diğer yandan müvekkili üniversite tarafından yürütülen birçok sosyal etkinlik, eğitim ve projelerde “...” kelimesinin Türk Patent Enstitüsü nezdinde tescil edilmek üzere başvurusunun yapıldığını yada tescilinin tamamlandığını, ayrıca \"...\" markasını müvekkilinin tanınmış hale getirdiğini, davalı tarafın haksız şekilde müvekkili Üniversite’nin tanınmışlığından faydalandığını, davalı şirket lehine “ ... “ ibaresi ile yapılan tescilin müvekkili üniversitenin tanınmış markasının lehine temin ettiği hakları kısıtlayıcı niteliği haiz bir tescil olduğunu, müvekkilinin 20 yıllık faaliyet süresinde fiili kullanımı sonucu markanın alanında maruf, meşhur ve tanınmış bir marka haline geldiğini ve böylece müvekkilinin markanın gerçek ve öncelikli hak sahibi olduğunu, davalının da aynı markayı tescil ettirmesinin markaya tecavüz oluşturduğunu, davalının markasının müvekkilinin sahip olduğu markanın tescil için engel oluşturduğunu beyanla, öncelikle  davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. adına Türk Patent ve Marka Kurumu  nezdinde tescilli ... no’lu “ ...” markasının, 3. Şahıslara satılmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli ... no’lu “...” markasının tescil edildiği tüm sınıflarda tescilinin hükümsüzlüğüne ve işbu kayıtların sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP DİLEKÇESİ Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin eğitim sektöründe \"Eğitim ve öğretim hizmetleri konusunda Türkiye Cumhuriyeti Kanunlarının izin verdiği her seviyede anaokulu ilköğretim okulu, lise, yüksek okul ve üniversite açabilir, işletebilir ve 17.04.2007 tarihinde tescil edilen tadil tasarısında yazılı olan diğer işleri \"yapmak üzere 10.09.2001 tarihinde kurulduğunu, Milli Eğitim Bakanlığı'ndan \"Özel Eğitim Kurumu Ruhsatnamesi\" ni aldığını, ayrıca \"...com\" domain  ismiyle faaliyet gösterdiğini,  müvekkilinin \"...\" markasını 27.08.2015  tarihinde  10 yıl geçerli olmak üzere 20.02.2018  tarihinde tescil ettirdiğini, davacının marka başvurusunun ise 10.11.2015  tarihi olduğunu, 556 Sayılı KHK hükümleri içerisinde kamu kurumu niteliğindeki üniversitenin \"...\" adıyla tescil ettireceği markaya yönelik sağlanmış bir koruma hakkı mevcut olmadığını, 556 Sayılı KHK'nın mutlak red sebepleri olarak sıraladığı 7/1-h maddesinin de olaya uygulanma ihtimalinin olmadığını, davcının konuyu farklı mecralarda ve hususiyetlerde değerlendirerek yanlış bir algı oluşturma gayretinde olduğunu, dava konusu olan hususun \"...\" ismi ve tüzel kişiliği olmadığını, müvekkili şirketin başvurusunun \"...\" ismiyle olup hiçbir şekilde \"... Üniversitesi\"ni çağrıştırır kullanım ve başvurusu bulunmadığını, davacı yanın \"...\" adıyla yaptığı 41. Ve 42. Sınıflardaki  marka başvurusunun \"eğitim ve öğretim hizmetleri\" dışındaki hizmetlerde reddi sonrasında, bu markayı kendilerinden önce başvurarak tescil ettiren müvekkiline hükümsüzlük davası açtığını oysa dilekçelerinde \"... Üniversitesi\" adı ihtilaf konusu gibi yorum ve tespitlerde bulunduğunu, davacının talep konusu yaptığı 41.sınıfın 2. Ve 4. Sırasındaki emtialar ile 42. Sınıfın 1.sırasındaki emtiaları üniversite tüzel kişiliği olarak yapmasında hiçbir engel olmadığını, bu gerçeğe rağmen müvekkilinin adına tescil edilen \"...\" markasıyla gerek yazım-gerek işitsel benzerlikle tescil isteğinin üniversite tüzel kişiliği dışında ticari  amaç kapsamında olduğunu, taraf markaları incelendiğinde daha önce tescil başvurusu yapılan önceye dayalı kullanımı da olan müvekkili şirket markasının müvekkili lehine korumaya matuf olduğunu, davacının markasının 3 ay sonra yapılmış bir başvuru olduğunu, müvekkilinin markasıyla anlamsal-işitsel benzerliğinin olmadığını, başvurusunu farklılaştıracak unsurları olmadığından  kurum tarafından  tescil başvurusunun reddedildiğini, davacının isteminin \"...\" ya da doğrudan bu kurumu hedefleyici şekil-ifade-görsel-isim olmadığını, tescil isteminin \"...\" ifadesi olduğunu beyanla hükümsüzlük koşullarının oluşmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince \"Tüm dosya kapsamı, TPMK kayıtları ve sunulan  bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının ... şeklinde ... marka kullanımlarının 2002 yılından itibaren olduğu, ancak öncesinde de ... vakfından kaynaklı tam logo halini almasa da, marka kullanımlarına rastlandığı görülmüştür. Davalının dava konusu marka kullanımının 2015 yılından itibaren devam ettiği, dava konusu “Eğitim Öğretim Hizmetlerinin\" davalının ... kod numaralı bilgieğitim markasında tescil edilemediği, davacının ise “... Üniversitesi” markasını “Eğitim öğretim Hizmetleri” sınıflarında tescil altına aldığı, dava konusu ... sayılı bilgieğitim markasındaki kullanımın her iki tarafında esas kullanımlarının “Eğitim Öğretim Hizmetleri” alanı olduğu, dolayısı ile davacının diğer emtialar yönü ile yukarıda anılan SMK hükümleri uyarınca aynı veya benzer mal / hizmetlerde kullanılım durumu olmadığından iptal taleplerine ilişkin şartların oluşmadığı, dava konusu “Eğitim Öğretim Hizmetleri” emtiasının ... kod numaralı bilgieğitim markasında yer almaması sebebi ile hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından davanın reddine\" şeklindeki gerekçeleri ile;  Davanın REDDİNE, şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Üniversite tarafından ... numaralı \"...\" ibareli markanın tescil edildiği tüm sınıflarda hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine karar verilmesi talebi ile İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 25.11.2020 tarih, 2018/35 E. Sayılı dosyası üzerinden dava ikame edilmiş olup ilk derece mahkemesi kararında iki tarafın da markalarını asıl kullanım amacının \"Eğitim Öğretim Hizmetleri\" olduğu, ancak Üniversite markası bu bakımdan tescil edilmişken davalının markasının \"Eğitim Öğretim Hizmetleri\" bakımında tescilli olmadığı bu sebeple ve diğer sınıflar bakımından iltibas oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, Üniversite kurulduğu yıldan bu yana ... Üniversitesi adıyla faaliyet yürütmekte olup \"...\" markasını meşhur ve maruf hale getirdiğini ve tüm platformlarda \"...+...\" ifadesini kullandığını, Üniversite ... Üniversitesi'nin kısaltması olarak \"...\" ibaresini kullanmakta olup toplum nezdinde de \"...\" olarak anıldığını, İstanbul'un belirli bölgelerinde eğitim ve istihdam imkanı sağlayarak kalkındırmak amacıyla kampüsler kurmuş ve \"...\" ibaresini markalaştırıldığını ve bu markaya maddi bir değer verdiğini, sunulan örneklerden de görüleceği üzere ... Üniversitesi kısa ismi olarak ... ve  \"...+...\" ibareli ifadeleri çok uzun yıllardır kullandığını, dolayısıyla \"...\"  ve ...'den türemiş ifadelerin ... Üniversitesi'nden ayrı düşünülmesi mümkün olmadığını, \"...\" ibaresi Üniversiteden ayrılmaz ve yerleşik bir hale gelmiş olup uluslararası mevzuat kapsamında da tanınmış marka olarak değerlendirilmesi gerektiğini, bahse konu tanınmış markanın aynısı veya benzerinin aynı tür mal veya hizmette kullanılmamasına rağmen tanınmış markanın garanti veya reklam gücünden yararlanılarak tanınmış markanın itibarına zarar verebileceği doktrinde genel kabul gördüğünü, \"...\" ve ...'den üretilmiş markalar ... Üniversitesi tarafından çok uzun yıllardır kullanılmakta ve tescil edildiğini, nitekim bu markaların büyük bir kısmı dosya kapsamına da sunulduğunu, davalı yan açık bir şekilde Üniversite yaratmış olduğu \"...\" markasında faydalanmak suretiyle eğitim vererek haksız menfaat elde ettiğini, \"...\"... Üniversitesi'ne ait seri markalardandır ve her ne kadar dosya kapsamında 2002 yılına kadar geri gidilebilmişse de, 1996 yılından beri kullanıldığını, davalı şirketin ticaret unvanı ve tescilli markaları incelendiğinde ise \"...\" markasının herhangi bir şekilde seri marka oluşturmadığı veya ticaret unvanı ile alakalı olmadığı görüldüğünü, anılan karar uyarınca \"...\" markasının Üniversitenin seri markasının olduğu kabulüyle \"...\" markası ile \"...\" markası arasında ayırt edilebilirlik açısından yapılan değerlendirmede işitsel benzerlik de değerlendirilmesi gerektiğini, davalı kayıtlı olduğu sınıftaki emtialar bakımından üniversitenin marka hakkını ihlal ettiğini, ve haksız bir şekilde üniversitenin tanınırlığından faydalandığını, davalı yanın \"...\" markası her ne kadar 41. sınıfta \"eğitim öğretim hizmetleri\" bakımında tescil edilmemişse de davalı internet sitesinde de (https://www...com/...) ilan ettiği üzere bu marka altında eğitim verdiğini, davalı açık bir şekilde 41. Sınıfta kayıtlı olduğu emtiaları kötü niyetli olarak kullanarak Üniversite adına tescilli emtialarda hizmet verdiğini, üniversite  markasının 41. Sınıfta tescil edilmiş olduğu \"Eğitim Öğretim Hizmetleri\" ile karıştırılabilecek nitelikte olduğunu, davalı markasının tescil edildiği sınıflar ile Üniversite markasıyla iltibas yarattığını, bu tesciller davalının Üniversite reklam gücünden faydalanarak haksız kazanç elde etmesine sebep olduğunu, \"...\", \"...\" ve diğer \"...+...\" ibareli markaların Üniversitem tarafından meşhur ve maruf hale getirildiği, ayırt edicilik özelliği kazandırıldığı, marka gücünden yalnızca Üniversitenin faydalanması gerektiği oysa ki davalının kendi markasının 41. Sınıfta tescilli olan emtiadan faydalanarak Üniversite marka hakkına tecavüz ettiği ve hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 25.11.2020 tarih, 2018/35 E. 2020/406 K. Sayılı kararının yapılacak istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak yeniden yargılama yapılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır.<br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu  davalı adına ... no ile tescilli ‘\"...” ibareli markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini  talebidir. TPMK kaydına göre, ... no ile tescilli ‘\"...” markası 41,43 sınıflarda  27/08/2015 tarihinde davalı adına tescil edilmiştir. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 09.03.2020 tarihli bilirkişi heyet  raporunda özetle;\"...Davacının marka kullanımlarının 2002 yılından itibaren olduğu, davalının dava konusu marka kullanımının 2015 yılından itibaren olduğu, dava Konusu “Eğitim Öğretim” hizmetlerinin davalının ... kod numaralı \"...\" markasında tescil edilemediği, davacının “... Üniversitesi” markasını “Eğitim Öğretim Hizmetleri” sınıflarında tescil altına aldığı, dava konusu ... kod numaralı \"bilgieğitim\" markasında kullanımın her iki tarafında esas kullanımlarının \"Eğitim Öğretim Hizmetleri\" alanı olduğu, dolayısı ile davacının diğer emtialar yönü ile iptal taleplerine ilişkin şartların oluşmadığı,  dava konusu “Eğitim Öğretim Hizmetleri” emtiasının ... kod numaralı \"...\" markasında yer almaması sebebi ile hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı...\" belirtilmiştir. Davacı ... Vakfı tarafından kurulduğunu, Davalının ... nolu 41/42 sınıfta 27/08//2015  başvuru tarihli \"...\" ibareli markanın, Vakıf Üniversitelerinin kamu kurumu ismi olması nedeniyle marka olarak tescil edilemeyeceğini, 20 yıllık kullanımla ... ibaresinin tanınmış hale geldiğini, müvekkili ile karışıklık yaratacağını beyanla davalı markasının tüm sınıflarda hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafından, ...' den özel eğitim ruhsatnamesi aldığı, ...com domain ismiyle faaliyet gösterdiği ileri sürülmektedir. Mahkemece davalı markası \"Eğitim Öğretim Hizmetler\" sınıfında tescil edilmediği raporda davacının   2002 yılından beri kullanımının Eğitim Öğretim Hizmet sınıfında olduğu  davalının bu sınıfta tescili bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde,kök raporda, davacı adına davalı marka tescil başvurusundan önce tescil edilen markaları ile davacının web sitesinde yer alan faaliyetleri ekşi sözlükte paylaşımlar, davacı üniversite tarafından basımı yapılan kitaplar, Davacının marka kullanıma alanına ilişkin tespitler, gazete haberlerinin yer aldığı davacı vekillerinin rapora itiraz ettiği, ancak mahkemece ek rapor alınmadığı gibi  davacı itirazlarının da gerekçeli kararda karşılanmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK353/1-a-6 kabulüne mahkeme kararının  kaldırılmasına, davacının tescilli marka kayıtlarının getirtilerek, tescilsiz kullanımlarının, önceye dayalı hak sahipliği değerlendirilerek, davacı itirazlarını giderecek şekilde ek rapor yada yeni bir  heyetten rapor alınarak sonucuna göre karar  verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2-İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 25/11/2020 tarih, 2018/35 E. 2020/406 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 16/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d4942e555c83b3ec","SID":"ea37b81a51ad235d"}}