{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/1052 <br>KARAR NO: 2025/81<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/12/2021<br>NUMARASI: 2021/335 E. - 2021/1145 K.<br>DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/01/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davalı kurumun müvekkili şirkete yönelik olarak İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı, söz konusu icra takibinin dayanağının 12.12.2019 tanzim ve 13.12.2019 vade tarihli 400.000,00 TL bedelli bir adet bono olduğu, müvekkilinin ihtirazi kayıt ile icra borcunu ödemek zorunda kaldığı, müvekkilinin çalıştığı firma olan ... San. Ve Tic. A.Ş.'nin 12.12.2019 tarihinde davalının düzenlemiş olduğu Gayrimenkul Açık Artırma İhalesine katıldığı, ihaleye girmeden önce davalı firmaya katılım bedeli olarak ... Bankası İstoç şubesinden, ... hesabın 100.000,00 TL teminat yatırıldığı, davalı firmanın düzenlemiş olduğu Gayrimenkul Açık Artırma İhalesini 90.700.000,00 TL bedelle müvekkilinin çalıştığı firmanın kazandığı, ancak damga vergisinin süresinde yatırılmadığından ihalenin bir sonraki en yüksek fiyatı veren firmaya verildiğini, bu nedenle ... Yapı tarafından yatırılan 100.000,00 TL bedelin irat olarak kaydedildiğini, davalı kurumun bahsedilen ihaleden sonra sanki müvekkili ihaleye kendi adına girmiş gibi ondan 12.12.2019 tanzim tarihli ve 13.12.2019 vadeli 400.000,00 TL bedelli bir adet senet aldığı, müvekkilinden bu şekilde senet alınmasının usulsüz ve kanuna aykırı olduğu, açıklanan nedenlerle söz konusu senete dayalı olarak davalı tarafından açılan icra takibine ödenen paranın istirdatı talep ve dava edilmiştir. <br>CEVAP DİLEKÇESİ Davalı  cevap dilekçesinde özetle; davacının ihaleye yetkilisi bulunduğu ... Sanayi Ticaret Anonim Şirketi’ni temsilen ihaleye katılım sağladığını, ihaleye katılan ... Yapı'nın 12.12.2019 tarihinde ihaleye katılabilmek için 100.000 TL teminat yatırdığını, ancak taraflar arasında akdedilen Arsaları Açık Artırma ile Satış Şartnamesinin ilgili düzenlemesi gereğince verilmiş olan teklifin teminat bedelinin 500.000 TL’ye tekabül etmesinden dolayı şirket yetkilisi olan davacının 100.000 TL'ye ek olarak 12.12.2019 düzenleme ve 13.12.2019 vade tarihli, 400.000-TL bedelli bonoyu teminat olarak verdiğini, müvekkili şirket ile davacı arasında akdedilen Arsaları Açık Artırma Satış Şartnamesinin 3. maddesi uyarınca muhammen bedeli 50.000.001 (ellimilyonbir)’den fazla olan her arsa için ayrı ayrı 500.000.-TL (beşyüzbin) katılım teminatı ödemek zorunda olduğunu, davacının teklif vereceği arsanın muhammen bedelinin 74.965.000,00-TL olarak belirlenmesi sebebiyle müvekkili şirket hesabına 100.000,00-TL teminat bedeli yatırmışsa da davacının yapılan müzayede sonucu en yüksek teklif veren sıfatını haiz olarak bahsi geçen arsaya ... numaralı bayrak vasıtasıyla 90.700.000,00-TL bedelinde vadeli teklifte bulunduğu anlaşıldığından ilgili şirketin teklifinin teminat bedelinin 500.000- TL’ye tekabül ettiğinden davacıdan 12.12.2019 düzenleme ve 13.12.2019 vade tarihli, 400.000-TL bedelli senet alındığını, ancak davacının şartnamenin 10. maddesi gereğince herhangi bir bildirim olmaksızın 2 iş günü içerisinde %4’lük teminat yatırması gerekirken bu süre içerisinde yatırmadığını, böylece cayma iradesi gösterdiğini, bu sebeple davacı tarafın yatırmış olduğu katılım teminat vadeli için satış şartnamesinde yer alan 16. madde uygulama alanı bulduğunu, davacı tarafça imzalanan şartnamenin 21. maddesinde açıkça belirtildiği üzere dava konusu teminatların ... adına alınmakta ve mal bedelinden mahsup edilmek üzere ...’ye gönderildiğini, dolayısıyla davacı tarafça yatırılan teminat bedelinin alacaklısının ... olduğu, açıklanan nedenlerle öncelikle davanın husumet yokluğu ile aksi durumda esastan reddine karar verilmesi talep edilmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; \"Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu tutarın İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasında borçlu olarak görünen ... tarafından icra dosyasına ödendiği, ödemeden sonra borçlu ... tarafından icra dosyasında alacaklı olarak görünen Emlak Yönetim Hizmetleri'ne yönelik olarak huzurda görülen dava açılmıştır. Her ne kadar davalı vekili tarafından söz konusu ihalenin dava dışı ... tarafından yapıldığı ve icra dosyasına ödenen paranın ... tarafından irat olarak kaydedildiği, bu nedenle müvekkilinin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı iddia edilmiş ise de; takibe konu bononun davalı lehine düzenlenmiş olması ve davalının icra takibinde alacaklı olarak yer alarak parayı tahsil etmesi karşısında ... ile davalı arasındaki sözleşmesel ilişkinin huzurda görülen davaya etkisi olmayacağının kabulü ile davalının bu yöndeki savunmasına itibar edilmemiştir. İhale dosyası incelendiğinde; satış şartnamesinin 3. maddesinde muhammen bedelinin 50.000.001'den fazla olan her arsa için 500.000,00 TL katılım teminatının ödenmek zorunda olduğu, ihaleye konu taşınmazın muhammen bedelinin 74.965.000,00 TL olarak belirlenmiş olması nedeni ile ihale katılım teminatının 500.000,00 TL olduğunun açık olduğu; yine şartnamenin 10. maddesinde ihaleye en yüksek bedeli veren alıcının teklif bedeli üzerinden %4'lük teminatı en geç toplantıyı takip eden 2 iş günü mesai bitimine kadar ödemesi gerektiği; şartnamenin 16. maddesinde ise söz konusu teminatın yatırılmaması veya damga vergisi ve karar pulu bedellerinin yatırılmaması durumunda katılım teminatı ile %4'lük teminatın idarece irat edileceğinin düzenlendiği görülmüştür. Taraflar arasında takibe konu bononun katılım teminatı olarak verildiği ve ihaleye katılan şirketin 10. ve 16. maddesi uyarınca üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği, bu nedenle de ihalenin en yüksek teklifi veren 2. alıcıya kaldığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. İhale dosyası kapsamında ihaleye katılan katılımcılarından 500.000,00 TL katılım teminatının alınması gerektiği açıktır. Gerek satış şartnamesinde ve ihale dökümanlarında gerek ilgili yasal mevzuat hükümleri uyarınca ihaleye katılım katılım bedelinin ihaleye katılan şirket tarafından bizzat yatırılmasını gerektirir bir düzenleme bulunmamaktadır. Dosyamız arasına celp edilen İstanbul Ticaret Sicil kayıtlarında ve ihale dosyasında davacının ihaleye katılan şirketin yetkilisi olarak yer aldığı tespit edilmiş olup davacının şirket çalışanı olduğu yönündeki iddiaları mahkememizce değerlendirilmemiş olup davacının yetkilisi olduğu şirket yararına onun edimini üstlenerek katılım teminatı olarak bono düzenleyip vermesinde ve ihale şartlarına uymayan dava dışı şirket adına katılım teminatı olarak davacı tarafından düzenlenerek verilen bononun tahsil edilerek irat kaydedilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle açılan davanın reddine\" şeklindeki gerekçeleri ile; AÇILAN DAVANIN REDDİNE, şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF: Davacı  vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme, dosyaya celp edilen İstanbul Ticaret Sicil kayıtlarında ve ihale dosyasında davacının ihaleye katılan şirketin yetkilisi olarak yer aldığı tespit edildiğini, dolayısıyla davacının şirket çalışanı olduğu yönündeki iddiaları mahkemece değerlendirilmediğini, ekte sunulan müvekkili ... Sanayi Ticaret Anonim Şirketi’nin sigortalı çalışanı olduğunu, davalı kurum, 100.000,00 TL'lık teminatı ... Sanayi Ticaret A.Ş. adına alındığına dair kendi yazılı belgelerini de mahkemeye sunduğunu, böylece müvekkilinin çalıştığı firma adına senet düzenlenebileceğini eylemli olarak kabul etmiş olduğunu,  ihaleye katılım teminatının 1/5'ni şirket hesabından tahsil ederken geri kalanını da şirketin çalışanı olan yetkili müvekkilinden almak üzere ondan bono alındığını, müvekkilinin çalıştığı  şirket adına 12.12.2019 tarihinde yapılan açık artırmaya  katıldığını ve  ihaleye katılma için zorunlu olan \" Toplu Konut İdaresi Başkanlığı arsaları 'Açık Arttırma' ile  satış şartnamesi\"ni  şirket adına imzaladığını, şartnamede şahıs adına başvuru bölümü  olmasına rağmen  müvekkili kendi adına değil, şirket adına başvurduğunu ve ihaleye 100.000 TL teminat yatırdığını, 100.000 TL'lik teminatın yatırıldığı dekontta da görüleceği üzere teminatın ... Ticaret A.Ş. adına yatırıldığını, davalı kurum, kendi dayandığı şartname ile de çeliştiğini, zira bu şartnamede açıkça ihaleye giren gerçek veya tüzel kişi katılım ve teminat bedelinin ihaleden önce yatırılacağının yazılı olduğunu, müvekkili ihaleden sonra ve şahsen borçlandırmak adına bu dava konusu olan bononun alındığını, davalı ...Ticaret Anonim Şirketi ihaleye şirket adına katılan  müvekkili 100.000 TL teminat ve ihale sonrasında 400.000. TL'lik senet aldığını, davalı, dava dilekçesinde alınan senedin  ihale için teminat  olarak alındığını iddia etmiş olsa da ne imzalanan şartnamede ne de senedin  kendisinde senedin teminat olarak alındığına dair bir ibare bulunmadığını, davalı tarafın şartnameye uygun davranmadığını, şartnamenin 4. Maddesinde; \"Katılım teminatı tahsilat makbuzu, her sayfası teklif sahibi tarafından imzalanmış işbu şartname, teklif veren tüzel kişinin ise temsile yetkili olunduğunu gösterir yetki belgesini, vekaleten katılım oluyorsa gerçek veya tüzel kişiyi temsil, imzalama, teklif vermeye ihaleye katılmaya, ihale bedelini ödemeye vb. yetkili olduğuna dair özel yetkiyi içeren vekaletname toplantı öncesi emlak yönetim yetkililerine salondaki stantta teslim edileceğini şeklinde yazdığını, müvekkili ihale öncesinde şirket adına yetkili olduğuna dair gerekli evrakları sunarak ihaleye şirket adına katıldığını, davalı tarafın ihale sonrasında müvekkilinden şahsi senet alması şartnameye uygun olmadığını, davalı tarafın kendi hazırladıkları ve ihaleye katılanlar dayattıkları şartnameye bile uygun davranmadığının kanıtı olduğunu, Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/335 Esas ve 2021/1145 sayılı kararının istinaf incelemesi yapılarak ve istinaf gerekçeleri gözetilerek başvurunun  ve davanın kabulü ile hukuka aykırı hükmün kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ... (...) ile 18.09.2017 tarihinde akdettiği ‘’Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’na ait taşınmazların emlak şirketleri aracılığıyla satış ve satış sonrası hizmetlerine ilişkin sözleşme’’ doğrultusunda ...’nin uhdesinde bulunan taşınmazların açık arttırma ile satışına aracılık hizmeti verdiğini, bu kapsamda ...’nin ilettiği bilgiler doğrultusunda açık arttırma öncesi tanıtım çalışmaları, açık arttırma organizasyonunun yapılması ve açık arttırma sonrası sözleşme işlemleri de müvekkili şirket tarafından yerine getirildiğini, müvekkili şirket Ekim 2017 tarihinden itibaren Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (...) başta olmak üzere kamu kuruluşlarının bünyesindeki konut, iş yeri ve arsaların açık artırma, müzayede ile satış organizasyonlarını gerçekleştiren aracı bir kurum olup açık artırma organizasyonu sonrasında gerçekleştirilen satış işlemleri Toplu Konut İdaresi tarafından yapıldığını, şirket yalnızca işbu gayrimenkul satışlarının ihale yöntemi ile satışının gerçekleştirilmesine yönelik organizasyon faaliyetlerini yerine getirdiğini, açık artırmada satılan arsa ya da taşınmazların katılım teminatlarının ödenmesine, iadesine veya denetlenmesine ilişkin herhangi bir sorumluluğu ya da yetkisi bulunmadığını, müvekkili Şirket tarafından yapılan açık artırma organizasyonlarına ilişkin faaliyetler, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ile müvekkili Şirket arasında akdedilen sözleşmenin pazarlama çalışmalarına ilişkin ifa yükümlülüklerinin yerine getirilmesine yönelik gerçekleştirilmiş çalışmalarla sınırlı olup dava konusu arsalara ilişkin ileri sürülen hususlar konusunda müvekkili şirket’in herhangi bir sorumluluğu ve yükümlülüğü bulunmadığını, davacı taraf ihaleye yetkilisi bulunduğu ... Ticaret Anonim Şirketi’ni temsilen katılım sağladığını, ... kendi adına 12.12.2019 tarihinde ihaleye katılabilmek için 100.000-TL teminat yatırdığını, ancak taraflar arasında akdedilen Arsaları Açık Artırma ile Satış Şartnamesinin ilgili düzenlemesi gereğince verilmiş olan teklifin teminat bedeli 500.000-TL’ye tekabül ettiğinden şirket yetkilisi olan davacıdan 12.12.2019 düzenleme ve 13.12.2019 vade tarihli 400.000-TL bedelli senet alındığını, davacı tarafça imzalanmış satış şartnamesi uyarınca 379 numaralı bayrak ile en yüksek teklif veren olan 90.700.000,00-TL bedelli İstanbul Başakşehir İkitelli’de yer alan arsa için davacı şartnamenin 10. maddesi gereğince herhangi bir bildirim olmaksızın 2 iş günü içerisinde %4’lük teminat yatırması gerekirken kendisine verilen süre içerisinde yatırmadığı böylece cayma iradesi gösterdiğini, bu sebeple davacı tarafın yatırmış olduğu katılım teminat vadeli için satış şartnamesinde yer alan 16. madde uygulama alanı bulduğunu, daha öncede belirtilen üzere hukuka uygun olarak düzenlenen 12.12.2019 düzenleme ve 13.12.2019 vade tarihli 400.000,00-TL bedelli senet, eksik olarak düzenlenen teminat bedelinin tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini, müvekkili şirket akdedilen şartname gereği teminat eksikliğini gidermek amacıyla hareket ettiğini, müzayedeye yetkilisi olduğu şirketi temsilen katılan davacı ise, teminat bedelini eksik yatırması sebebiyle eksik teminatı tamamlamak adına dava konusu senedi kendi isteği ile düzenleyerek verdiğini, eksik yatırılan teminatın tamamlatılması için alınan bu senedin ve başlatılan takibin usulsüz ve kanuna aykırı olduğu kabul edilemeyeceğini, bu sebeplerle davacı vekilinin mesnetsiz istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı dava dilekçesi ile İstanbul ...icra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosya ile aleyhlerine  icra takibi başlatıldığını takibe konu bononun  12.12.2019 tanzim tarihli ve 13.12.2019 vadeli 400.000,00 TL bedelli olduğunu icra baskısı altında ödemek zorunda kaldığı 466.553,00 TL’nin ödeme tarihi 08.01.2021 tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte istirdadını talep ve dava etmiştir. Davacı ihaleye şirket adına katıldığını şahsı adına katılmadığını ve ihalenin damga vergisi yatırılmaması sebebi ile sonraki alıcıya ihale edildiğini ihaleden sonra kendisinden  sanki  ihaleye kendi adına girmiş gibi  bononun alındığını bononun alınmasının şartnameye aykırı olduğunu ileri sürmektedir. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Davalı alacaklının 400.000,00 TL asıl alacak, 1.200,00 TL komisyon olmak üzere toplam 401.200,00 TL alacak üzerinden borçlu aleyhine 12/12/2019 düzenleme, 13/12/2019 vade tarihli ve 400.000,00 TL bedelli senet dayanak gösterilmek suretiyle kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, borçlu tarafından dosya borcu olan 466.553,00 TL'nin 08/01/2021 tarihinde ödenerek dosyanın infaz edildiği görülmüştür. Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde ve yargılamada, şartnameyi şirket adına imzaladığını, 100.000,00 TL teminatın da şirket adına yatırıldığını, teminatın ihaleden önce alınması gerekirken bononun ihaleden sonra imzalatıldığını, davalının ihaleden sonra müvekkilinden senet almasının şartnameye uygun olmadığını ileri sürdüğü anlaşılıyorsa da;  ihalenin usulsüzlüğüne ilişkin sebeplerin bu davada incelenemeyeceği, şirket temsilcisi sıfatıyla  ihaleye katılan davacıdan, eksik kalan teminat bedeli yönünden senet alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, mahkeme kararının dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmıştır.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun  Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/12/2021 tarih ve 2021/335 E. 2021/1145 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,8‬0-TL  harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 16/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5153fb604caea8a2","SID":"80a6381e4cd78a43"}}