{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2021/938 <br>KARAR NO\t\t: 2024/2298<br>KARAR TARİHİ\t: 23/12/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/02/2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/70 Esas 2021/160 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 23/12/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 23/12/2024<br><br>Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının ... tarafından 2018/310283 ihale numarası ile görevlendirildiğini, görevinin ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, kanalizasyon şebekesi ve paket atıksu arıtma tesisi inşaatı ile tesisin yapım işinin yüklenicisi olduğunu, işin yapılabilmesi için müvekkilinden beton boru, muayene baca elemanları satın aldığını, satın alınan malzemeler karşılığında 70.000,00-TL bedelli çek keşide edip verdiğini, daha sonra ticari ilişkinin devamından davalı tarafça vazgeçildiğini, çekin iadesinin istendiğini, alınan ürünler için yeni çek keşide edileceğinin ifade edildiğini ancak ilk verilen çekin iade alınmasın rağmen yeni çek verilmediğini, bu duruma ilişkin Manisa Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, taraflar arasında cari hesap çalışması yapıldığını, borcun defaten istenmesine rağmen ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla Manisa 2. İcra Dairesinin 2018/8474 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığının, davalının borca ve yetkiye itirazı üzerine İzmir 15. İcra dairesinin 2019/4200 Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine  icra takibi yapıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline ve % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacıdan ilk etapta 650 adet boru aldığını, boruların 15 adedinin defolu çıktığını, diğerlerinin kullanıldığını, kullanılan borulardan 65 adedinde kullanımdan sonra sorun çıktığını, sorunlu borulara falı firmalara yama yaptırıldığını, sızdırma borulara yapılan yama maliyetinin 110.000,00-TL'yi aştığını, bu duruma ilişkin Aliağa Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/33 D.İş Esas sayılı dosyasıyla tespit yaptırıldığını, tespit neticesinde alınan bilirkişi raporunda 59 adet içten kaplama yama yapıldığının tespit edildiğini ve sızdırmaların giderilmesi ve yama yapılma maliyetinin 106.377,00-TL olarak tespit edildiğini, bu maliyete defolu olup kullanılmayan boruların maliyetinin dahil edilmediğini, davacı tarafça tanzim edilen faturalara dayalı icra takibi yapıldığını, boruların bedelinden fazla zarar oluşması nedeniyle takibe itiraz edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini, alacağın kabulü halinde takas mahsup talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>MAHKEMECE: \"...,Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, Manisa Arabuluculuk Bürosunun 2019/257 Dosya 2019/76777 Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, İzmir 15. İcra Dairesinin 2019/4200 Esas sayılı icra dosyası, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalar, taraflara ait ticari defter ve kayıtlar, davacı defterleri üzerinde yapılan incelemeye yönelik talimat aracılığıyla alınan 06/07/2020 tarihli bilirkişi raporu, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 08/10/2020 tarihli raporu ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlığın taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalı tarafından davacı şirkete verilen çekin davalı tarafından davacı şirketin rızası hilafına alınması sonucunda taraflar arasındaki cari hesaptan doğan borcun davalı taraftan tahsiline yönelik olarak başlatılan icra takibine süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacağın %20 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsili talebine ilişkin olduğu, İzmir 15. İcra Dairesinin 2019/4200 Esas sayılı dosyasında davacı vekilinin davalı aleyhine 45.288,40-TL asıl alacak ve 55,84-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 45.344,24-TL üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, davacı defterleri üzerinde yapılan incelemeye yönelik talimat aracılığıyla alınan Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 06/07/2020 tarihli raporunda davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğunu, taraflar arasında ticari bir ilişki bulunduğunu, ilişkinin mal alım satımından kaynaklandığını, cari hesap ve faturalardan dolayı davacı şirketin davalıdan 45.288,40-TL alacağının bulunduğunu mütalaa ettiği, davalı defterleri üzerinde yapılan incelemeye yönelik Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 08/10/2020 havale tarihli raporunda davalının yevmiye defterinin kapanış kayıtlarında davacıya 45.288,40-TL bedelinde borcunun olduğunu mütalaa ettiği, her ne kadar davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde ve davalı vekili tarafından yargılamanın çeşitli safahatlarında taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalı tarafından davacıdan satın alınan ürünlerin ayıplı olmasından kaynaklı olarak davalı tarafından yapılan onarım giderinin 110.000,00-TL'yi aştığından bahisle, ayıplı ürünlerden kaynaklanan zararın varlığı sebebiyle icra takibine itiraz edildiği belirtilmiş ve zarar bedelinin davacının alacağından takas suretiyle mahsup edilmesi talep edilmiş ise de, davalı tarafça zararların ve zarar bedelinin tespiti amacıyla tespit talebinde bulunulduğu ve bu doğrultuda bilirkişi raporu alındığı, ancak davalının basiretli tacir gibi hareket etme yükümlülüğüne uygun olarak davacı şirkete usulüne uygun şekilde ayıp ihbarında bulunmadığı, malların ayıplı olduğu iddiası kapsamında davacı şirkete yapılan bir başvuru ya da davacı şirkete karşı açılan bir dava dosyasına ilişkin bilgi ve belgelerin Mahkememize sunulmadığı, iş bu dava açılmadan davalı tarafından davacı şirkete ayıp ihbarında bulunulmadığı, davacı şirketin bu ayıplardan haberi olduğuna ilişkin herhangi bir delilin dosyaya sunulmadığı dikkate alındığında, davalının ihbar külfetine uygun davranmadığı gerekçesiyle, fatura bedelinin ve cari hesap ekstresinin tahsiline yönelik yapılan icra takibine itirazın iptali davası sırasında gizli ayıba ilişkin talepte bulunamayacağı kanaatiyle, taraflar, mahkememiz ve Bölge Adliye Mahkemesi'nin denetimine uygun ve elverişli olarak düzenlendiği anlaşılan bilirkişi raporları doğrultusunda davacının cari hesaptan ve faturalardan kaynaklı olarak davalıdan 45.288,40-TL alacağı olduğunun usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispat edildiğinin kabulü neticesinde açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur,\" gerekçesi ile; <br>\"Açılan davanın KABULÜ İLE,<br>Davalı ...'in İzmir 15. İcra Dairesinin 2019/4200 Esas sayılı dosyasındaki icra takibine ilişkin İTİRAZININ İPTALİNE, İzmir 15. İcra Dairesinin 2019/4200 Esas sayılı dosyasındaki icra takibinin 45.288,40-TL asıl alacak ve 55,84-TL işlemiş faiz bedeli olmak üzere toplamda 45.344,24-TL üzerinden, asıl alacağa 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümleri uyarınca yıllık %9 oranında ve değişen oranlarda yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına,<br>Alacak miktarı likit olduğundan takip konusu kabul edilen asıl alacak miktarı olan 45.288,40-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı ...'den alınarak davacı ... Şirketine verilmesine,\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Mahkeme kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasındaki yargılama konusu anlaşmazlığın müvekkilinin;  ... tarafından 2018/310283 İhale Numaralı ... İli , ... İlçesi , ... Mahallesi Kanalizasyon Şebekesi ve Paket Atıksu Arıtma Tesisi İnşaatı ile Elektrik İletim Tesisi Yapımı İşini yüklenmiş olması ve söz konusu ihale nedeniyle toprak altı kanalizasyon  ve pis su hattı döşenmesi işi için \" entegre contalı TSE garantili 300 'lük çap ve 1,5 metre boyunda \" entegre beton borunun davacıdan temin edilmesinden kaynaklandığını, davacı tarafça söz konusu boruların ihale şartnamesinde belirtilen özellikleri taşıdığına ilişkin 10.10.2018 tarihli muayene ve deney testi sonuçlarını müvekkiline verdiğini, davacı tarafça ihale şartnamesine uygun olduğu belirtilmesine rağmen ilk etapta teslim edilen 650 adet borudan 15 tanesinde bariz defo olduğunun tespit edildiğini, diğer boruların kullanıldığını, kullanılan bu borulardan işin tamamlanmasından, döşemelerin yapılıp üzerinin toprakla örtülmesinden ve dava dışı ihale kurumu olan ...'ya tesliminden sonra su sızdırması nedeni ile yapılan incelemelerde bu borulardan yaklaşık 65 adedinde borular standartlara uygun olmadığından - ağız çapı uygunsuzluğu - defolu mal teslimi -  su sızdırmasının tespit edildiğini  ve gerek kamu ihalesi olması ve gerekse de dolgu yapılmış olması nedeni ile tekrar kazı işleminin yapılmasının zaman ve maliyet farkı yaratacağından /işin teslimini geciktireceğinden yama yapılmak sureti ile oluşan sızdırmanın giderildiğini, bu hususa ilişkin olarak davacı şirket yetkilileri ile görüşme yapıldığını, yapılan görüşme sonrasında bu defolu teslimatın oluşturduğu maliyet açısından anlaşmazlık çıktığını ve davacı firma yetkililerince Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/25458 soruşturma sayılı dosyası ile müvekkili ve babası hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, bu soruşturma dosyasında müvekkili ve babasının vermiş olduğu ifadelerde borulardaki defonun mevcudiyetinin bildirildiğini ve davacı şirket yetkililerinin de bundan haberdar olduklarını, bu husus nazara alındığında Yerel Mahkeme'nin usulüne uygun olarak gizli ayıp ihbarında bulunulmadığı yolundaki gerekçesinin yerinde olmadığını, birçok Yargıtay kararında da belirtildiği üzere gizli ayıbın bildirilmesinin her türlü şekilde yapılabileceğinin kabul edildiğini, müvekkilince de soruşturma savcılığına verilen ifade ile bu hususun davacı tarafa bildirildiğini, bu açıdan müvekkili açısından ayıbın bildirilmediğinden bahsedilmesinin mümkün olmadığını, yerel mahkemece gizli ayıp ihbarının davacı tarafa bildirildiğine ilişkin dosyada herhangi bir delil bulunmadığına yönelik gerekçesinin yerinde olmadığını, gizli ayıp ihbarının soruşturma dosyası ile davacı tarafa bildirildiğini, öte yandan kabule göre de verilen alacağın likit olduğundan bahisle %20 oranında inkar tazminatının müvekkilinden alınmasına yönelik yerel mahkeme kararının da hatalı olduğunu, zira; mevcut gizli ayıbın giderilmesi nedeni ile müvekkilinin de davacıdan  oluşan bu zarar açısından alacaklı olduğu hususu nazara alındığında likit bir alacağın varlığından bahsedilemeyeceğini beyanla ve açıkladıkları diğer nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine  karar verilmesini, istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br><br>Dava,  satıma dayalı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Davacı taraf, davalının  yüklenicisi olduğu işin yapılabilmesi için kendilerinden beton boru, muayene baca elemanları satın aldığını,  taraflar arasında cari hesap çalışması yapıldığını, borcun defaten istenmesine rağmen ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla Manisa 2. İcra Dairesinin 2018/8474 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının borca ve yetkiye itirazı üzerine İzmir 15. İcra dairesinin 2019/4200 Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine  icra takibi yapıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla itirazın iptali talebiyle dava açmış;  davalı taraf davacıdan ilk etapta 650 adet boru aldığını, boruların 15 adedinin defolu çıktığını, diğerlerinin kullanıldığını, kullanılan borulardan 65 adedinde kullanımdan sonra sorun çıktığını, sorunlu borulara farklı firmalara yama yaptırıldığını, sızdırma borulara yapılan yama maliyetinin 110.000,00-TL'yi aştığını, boruların bedelinden fazla zarar oluşması nedeniyle takibe itiraz edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini, alacağın kabulü halinde takas mahsup talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece  yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.<br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davacı tarafından malın teslim edildiğinin kanıtlanmış olmasına, davalının süresinde ayıp ihbarı yaptığını kanıtlayamamasına ve denetime elverişli bilirkişi raporları doğrultusunda davanın kabul edilmesinin sonuç olarak isabetli olmasına göre davalı vekilinin  tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM    : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/02/2021 tarih, 2019/70 Esas ve 2021/160 Karar sayılı kararına karşı davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 3.097,47 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 774,36 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 2.323,11 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, <br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere  karar verildi. 23/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fb8b8f480ac417d6","SID":"4da8cecd0bf02a36"}}