{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/526 Esas<br>KARAR NO: 2025/94<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 02/12/2021<br>NUMARASI: 2021/570 E. - 2021/891 K.<br>DAVANIN KONUSU: Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/01/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı vekili, müvekkilince İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, icra takibinin bankaya ibraz edilmeyen bir çeke dayandırıldığını; çekin davalı ... tarafından keşide edildiğini; dava dışı ... Kooperatifi lehine düzenlenen çekin kooperatif tarafından ...'e ciro edildiğini, ondan da müvekkiline geçtiğini, başlatılan icra takibinin davalıların haksız yere itiraz ettiğini, bu itirazla takibin durduğunu bildirip, itirazın iptaline, takibin devamına ve davalılardan %20 inkar tazminatı tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalılar vekili, görev itirazında bulunarak bankaya ibraz edilmeyen çekin kambiyo senedi vasfını yitirdiğini, bu nedenle mahkemenin değil Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, ayrıca husumet itirazları olduğunu zira davalı şirketin dava dışı ve takip konusu çekin lehtarı konumundaki kooperatifin müteahhidi olduğunu, inşaatın yapımıyla ilgili alınacak avans niteliğindeki ödemelerin teminatı amacıyla bu çekin kooperatife verildiğini, müvekkili tarafından inşaatın tamamlandığını, bu nedenle çekin teminat vasfı kalmadığı, kooperatifin söz konusu çeki müvekkiline iade etmesi gerekirken tedavüle çıkardığı, davacıyla müvekkili şirket arasında hiç bir hukuki ilişkinin bulunmadığı, davacının kooperatif ortağı olduğunu, ona daire teslimiyle kooperatifin sorumlu olduğu, kooperatif ve üyeler arasındaki iç ilişkiye müvekkili müteahhidin karıştırılamayacağını bu nedenle davanın kendileri yönünden husumetten reddinin gerektiği, diğer davalı müvekkili ...'ın şirketin yöneticisi olduğunu, çeke aval vermiş ise de, çek kambiyo vasfı niteliğini yitirdiğinden aval sorumluluğunun ortadan kalktığını belirterek; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; \"Takipteki işlemiş faiz kalemi yönünden itirazın iptali davası haklı bulunmamış, zira, adi senette her ne kadar düzenleme tarihi mevcut ise de; artık bankaya süresi içinde ibraz edilmeyen çekten dolayı söz konusu belgenin adi yazılı senet haline geldiği; senede bağlı alacakların aranılacak borçlardan olduğu; bir başka deyişle, davacımızın senedin keşidecisi ve aval verenini arayıp belgeyi ibraz etmesi ya da ihtar göndermesinin gerekeceği ancak bu taktirde keşideci ve aval verene iş bu belge dolayısıyla \"hamile ödeme\" sorumluluğunun başlayacağı; temerrüte düşürülmeden işlemiş faiz istenemeyeceği; icra takibinde talep edilen çek tazminatı ve çek komisyon alacağının ancak kambiyo vasfını yitirmemiş çeke dayalı icra takiplerinde istenebileceği nazara alınarak bu kalemler yönünden itirazın iptali talebi reddedildiği \" şeklindeki gerekçeleri ile; DAVANIN KISMEN KABULÜNE, Davacımız ... bakımından;  Davalıların İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyaya yapmış bulundukları itirazın asıl alacak yönünden iptali ile, takibin 700.000,00 TL asıl alacak üzerinden ve bu asıl alacağa takipten itibaren yıllık %13,75 ve değişen oranlarda ticari faiz uygulanmak üzere devamına, Diğer kalemlere yönelik fazlaya dair itirazın iptali talebinin reddine, 700.000,00 TL üzerinden %20 inkar tazminatının davalıdan tahsiline, davacıya verilmesine,  şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF: Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu takipte dayanak belge olan çek yaprağı incelendiğinde davacıların ciranta ve hamil olmadığını, çeki en son elinde bulunduran ciranta, hamili olduğunu gösteren herhangi bir bilgi ve imza bulunmadığını, bu sebeple açılan takibin geçersiz olduğunu, davanın tek alacaklı adına açıldığını, takibi sadece  müvekkili firmaya karşı başlattığını, çek lehtar olan ... Kooperatifini takibe eklenmediğini, müvekkili ve müvekkili firmanın hedef alındığını, davacının kötü niyetli davrandıklarını ve haksız kazanç elde etmek için bu takibi başlattığını, takibe konu çekin davacıların eline nasıl geçtiğini tespit edilmesi gerektiğini, davacının kooperatif üyesi olduğunu, ve yapılan sözleşme gereği arsa üzerindeki inşaat yapımı tamamlandıktan sonra kooperatif üyelerine evlerini teslim edildiğini, davacının  bir çok kez çağrılmış ve aranmasına rağmen evini teslim almaktan imtina ettiğini fakat müvekkilinin bu haktan mahrum bırakıldığını ileri sürdüğünü, müvekkilinin çek yaprağını ... Kooperatifininden sürekli istemiş olmasına rağmen müvekkiline verilmediğini, davacıların haksız kazanç elde etmeye çalıştıklarını, davaya konu ilamsız takip talebi incelendiğinde %10 çek tazminatı talep ettiklerini, takibe konu çek kambiyo vasfını yitirdiğini, bu çek için çek tazminatı talep edilemeyeceğini, takip talebinde %19,50 avans faizi istendiğini, çek ibraz süresi içinde ibraz edilmediğinden ilamsız takip başlatılmış ve çek kambiyo vasfını yitirdiğini, takibin geçerli olduğu kabul edilse dahi avans faizi değil yasal faiz talep edilmediğinden bahisle Yerel Mahkemenin 2021/570 E. sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde ‘kaldırılmasını’ ve yeniden yargılama yapılarak  davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNFA CEVAP DİLEKÇESİ: Davacı istinafa cevap dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile başlatılan genel haciz yoluyla takibe yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğunu, dayanak belge olarak sunulan çek, bankaya süresinde ibraz edilmediğinden takip, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla değil, genel haciz yolu ile talep edildiğini, dosya incelendiğinde icra takibine itiraz sırasında borçlular borcun varlığını kabul ettiğini, yalnızca faiz oranına ve vadesine itiraz ettiklerini, imzaya ilişkin ise her iki borçlu da herhangi bir itirazda bulunmadığını, borçluların icra takibine borçluların icra takibene itiraz sebeplerini değiştirmeyeceğini, Yerel Mahkemeye davaya ilişkin beyanların açıklayıcısı olması amacıyla borcun kaynağı ve çekin yerel mahkeme'ye yalnızca davaya ilişkin beyanların açıklayıcısı olması amacıyla borcun kaynağı ve çekin \"müvekkilin eline nasıl geçtiği, duruşma tutanağı incelendiğinde görüleceği üzere belgelerle izah edildiğini, dava konusu alacağın bankaya ibraz edilmemiş olmasına rağmen çek olduğunu, süresinde muhatap bankaya ibraz edilmeyen çekin adi senet niteliğinde olduğu, tacirin, ticari işletmesini doğrudan ilgilendirdiği ve lehdarının da düzenleyen davalılar gibi tacir olduğunu dikkate alındığında, uygulanması gereken faizin ticari faiz olduğunu, bu faiz oranının da değişen oranlarda avans faiz olması gerektiğini,  tacir olması sebebiyle basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davalıların, borca itiraz dilekçelerinde kabul ettikleri borcun ödenmesini geciktirmek maksadıyla ve kötüniyetle huzurdaki davayı uzatma kastıyla hareket ettiklerini, davalıların istinaf taleplerinin reddini ve yerel mahkeme tarafından  verilen kararın onanmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK 67 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır. İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında Alacaklılar ... ve ... tarafından borçlular ... ve ...A.Ş aleyhine 700.000,00  TL bedelli çeke istinaden,  %10 çek tazminatı olmak üzere toplam 770.000,00 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Takibe dayanak belgede çek keşide tarihinin  20/09/2019 tarihi, bedelinin 700.000,00 TL  olduğu keşidecinin ... İnşaat A.Ş, lehdarın ... Konut yapı Kooperatifi olduğu, lehdar tarafından ... adına ciro yapıldığı arka yüzünde avalimdir yazısı ve imzasının bulunduğu, takip alacaklıları adına ciro bulunmadığı  süresi içinde bankaya ibraz edilmediğinden, kambiyo  vasfına haiz olmadığı anlaşılmıştır. Davacı vekili duruşmada yaptığı açıklamada, müvekkilinin çek lehtarı olan kooperatifin ortağı olduğunu; müvekkili ve diğer arsa sahiplerinden kooperatifin inşaat yapılacak arsayı satın aldığını; kooperatifle aralarındaki anlaşmaya göre amacın hasılat paylaşımı olduğunu; kooperatif ortaklarına villa verilmeyeceğini, villaların satışından sonra yapılacak kârın paylaşılacağını; ancak villaların süresinde bitirilemediğini bu nedenle kooperatifin ortaklarına çekler verdiğini; çeklerin verildiğine dair yazılı protokol bulunduğunu, dosyaya sunduğunu; kooperatif tarafından hangi çekin kime verildiğinin protokol ekindeki listede mevcut olduğunu; bilahare kar paylaşımının gerçekleşmediğini bazı üyelere daire ya da villa verildiğini; kendilerinin herhangi bir bağımsız bölüm ya da villada almadığını; bu nedenle kooperatifçe verilen çeki bağımsız bölüm alan ...'ün kooperatife iade etmesi sonunda, ...'ün ciroladığı çekin kooperatif tarafından kendilerine verildiğini; müvekkili tarafından sattığı arsa payına karşılık hiç bir şey alınmadığından dolayı müvekkilinin de çeki icra takibine koyduğunu bildirmiştir. Mahkemece İcra takibi her ne kadar davacı ...'la birlikte dava dışı ... tarafından yapılmışsa da, itirazın iptali davası çeki elinde tutan ... tarafından tek başına açılması mümkün olduğundan davayı  tek başına açabileceği kabul edilmiş ise de; ilamsız   icra takibinin ... ve ... tarafından başlatıldığı itirazın iptali davasının takip alacaklılarından sadece ... tarafından açıldığı bu durumda takip alacağı  para alacağı olması sebebi ile  takip alacaklılarının birlikte hareket etme zorunluluğu bulunmadığından, davacı tarafından kendi hissesine düşen alacak miktarı açısından itirazın iptali davası açılabileceği tüm icra  alacağı  açısından itirazın iptali davası açılamayacağından mahkemenin bu konudaki gerekçesi ve tüm icra alacağı yönünden tek alacaklının açmış olduğu itirazın iptali davasında sadece tek alacaklı yönünden tüm alacağı dahil ederek değerlendirme yapması yerinde görülmemiştir. İstinaf aşamasında davalılar tarafından istinaf başvurusundan vazgeçmiş iseler de davalılardan ... vekilinin istinaf kanun yolundan feragat etme yetkisinin bulunduğu diğer davalı ... İnş AŞ nin feragat yetkisi bulunmadığı anlaşılmakla ... yönünden istinaf başvurusunun feragat nedeni ile reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı ... İnş A.ş yönünden istinaftan feragat yetkisi bulunmadığından bu davalı yönünden istinafın incelenmesi gerekmiştir.. Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde ilamsız icra takibinin iki alacaklı tarafından başlatıldığı davacının hissesine düşen miktar yönünden tek başına itirazın iptali davası açabileceği, takibe konu çekin kambiyo vasfında olmadığı anlaşılıyorsa da; davalı alacaklının keşideciye TTK 732 maddeye göre sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre başvurabileceği, TTK 732/3 maddesi gereğince ispat yükünün davalı borçlu ... İnşaat A.Ş üzerinde olduğu gözetilerek, davalıya sebepsiz zenginleşmediğini ispat imkanı tanınarak sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle davalılardan ... A.Ş  vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın esastan incelenmesi için ait olduğu mahkemeye iadesine Davalılardan ... vekilinin istinaf başvurusunun istinaftan feragat nedeni ile reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... vekilinin istinaf aşamasında istinaftan feragat etmesi sebebiyle istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 349/2. maddesi gereğince REDDİNE, 2-Davalı ...  vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 3-İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/12/2021 tarih, 2021/570 E. 2021/891 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 4-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 5-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı ... tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, 6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 16/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6ebd1c078c70fd3a","SID":"fb4257af508f513a"}}