{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/870 Esas<br>KARAR NO: 2025/130<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06/04/2023<br>NUMARASI: 2022/66 Esas, 2023/73 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğü<br>KARAR TARİHİ: 30/01/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılar ... ile ...'ın, TPMK nezdinde \"...\" başlıklı tasarım tescili için ... sayı ile başvuruda bulunduğunu, davalıların bu başvurularının kesinleşerek söz konusu tasarımın davalılar adına tescil edildiğini, davalılar adına tescilli bu tasarımın yeni ve ayırt edici nitelik kriterlerini taşımadığını, davalıların tasarımının , dava dışı bir firma tarafından davalıların tescilinden çok öncesinde kamuya arz edilen birçok tasarımın birebir aynısı olduğunu, davalıları adına tescilli \"...\" başlıklı tasarım belgesinin yıllardır kullanılan klasik bir model olduğunu, bu sebeple tesciline karar verilerek tekelleştirilmesinin mümkün olmadığını iddia ederek, davalılar adına ... sayı ile tescilli tasarımın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde;müvekkillerin adına tescilli tasarımın davacının bahsettiği dava dışı firmaya ait tasarım ile benzerlik bulunmadığı gibi, dava dilekçesinde görselleri belirtilen bobinlerler de herhangi bir benzerliği bulunmadığını, bilgilenmiş kullanıcı nezdinde müvekkilleri adına tescilli tasarımın farklı tasarımlar olduğunun gayet açık olduğunu, davacının tüm iddialarının mesnetsiz olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: \"...Dosya kapsamı deliller, TPMK kayıtları ve bilirkişi raporu ile ek raporu birlikte değerlendirildiğinde ; ayrıntıları bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davaya konu ürün tasarımının tescil başvuru tarihinin 20/02/2020 tarihi olup, bu tarihten önce olan 15/08/2018 tarihinde, yine 18/11/2019 tarihinde  kamuya sunulduğu ve bu haliyle tescil başvuru tarihi itibariyle yeni ve ayırt edici  nitelikte olmadıkları anlaşılmıştır. Davalı vekili bilirkişi rapor ve ek raporu ile Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2020/392 Esas sayılı dosyasında hazırlanan rapor arasında çelişki bulunduğunu ve Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2020/392  Esas sayılı dosyasının lehlerine sonuçlandığını beyanla rapora itiraz etmiş ise de, Ankara  4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2020/392  Esas sayılı dosyasında ki dava aynı ürüne ilişkin faydalı model belgesi yönünden yeniden YİDK kararının iptaline ilişkindir. Bilindiği üzre tasarım ile ürünün dış görünümü korunur iken faydalı model ise ürünün fonksiyonu korunmaktadır. Dolayısıyla itirazı yerinde görülmeyerek; -Davacının davasının KABULÜNE, davalılar adına tescilli ... tescil nolu tasarım tescilinin hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine,\" Şeklinde karar vermiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalılar vekili istinaf isteminde;Yerel mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporlarının  eksik inceleme  ve hatalı değerlendirmelere dayalı  olduğunu, dava konusu tasarımların her yönüyle birbirinden farklı olduğunu, ürünün teknik fonksiyonunun mecbur tuttuğu görünüm özelliklerinin farklılaştırılması mümkün olmadığını, dava konusu tasarımların (iplik bobini) kullanım amacına uygun olarak belli şekil ve zorunluluklarda yapılmak zorunda olduğunu, bu hususlar dikkate alınmadan yüzeysel bir değerlendirme yapılarak hatalı şekilde davanın kabulüne karar verildiğini, bilgilenmiş kullanıcının, tescilli tasarım açısından tasarımcının sahip olduğu seçenek serbestisini de dikkate alacağını, seçenek serbestisi kısıtlıysa, ufak farklılıklar dahi genel izlenimin ayrışmasını sağlamada yeterli olacağını, Tasarımlar arasında benzetilen unsurlar harcı alem nitelikteki geometrik şekillere karşılık geliyorsa, ayrıntıdaki farklılıklara odaklanılarak seçenek özgürlüğü bu çerçevede ele alınması gerektiğini, mahkemenin yalnızca zorunlu unsurlar üzerinden değerlendirme yapan, 3 boyutlu tasarımlar arasındaki şekli ve görüntüsel farklıları hiçbir şekilde dikkate almayan bilirkişi raporlarını hükme esas almasının hatalı olduğunu, Müvekkilin tasarımında iplik boya bobinin delik çapı daha büyükt olduğunu, Müvekkilin tasarımında iplik boya bobini üzerindeki delik sayısı 16 olup karşı tarafın bobin tasarımında 14 adet delik bulunduğunu, Müvekkilinin tasarımında ilk defa iplik boya bobini üzerinde 12 adet su kanalı  söz konusu olduğunu, Müvekkilinin tasarımında iplik boya bobininin üst tarafı daire şeklinde olup parçalı sütun bulunmamadığını, Müvekkilin tasarımında iplik boya bobinin üstündeki yatay ve dikey destekler daha kalın yapıda olduğunu, Müvekkilinin tasarımında tasarımında 12 adet su tahliye kanalı olup karşı tarafın tasarımında 6 adet su tahliye kanalı bulunmakta olduğunu, Müvekkilinin tasarımında iplik boya bobininin iplik salma yönü düz açı şeklinde olup karşı tarafın tasarımında ise geniş açılı olduğunu, Ayrıca müvekkili tasarımında davacının sunduğu görsellerden farklı olarak bobin üzerindeki kanallar tüm çevrede eşit ölçülerde olduğunu, Müvekkilinin tasarımında delikler enjektör püskürtme gibi eşit ve yumuşak bağ verirken ... Plastik tasarımındaki delikler jilet gibi keskin ve ipliğe zarar veren bağ olduğunu, Faydalı modele konu bu özelliklerin, aynı zamanda müvekkili tasarımının diğer tasarımlardan farklı ve yeni olmasını sağlayan \"görünüm\" özellikleri olup bilirkişi raporunda bu ayrıntılı görünüm farklılıkları hiçbir şekilde değerlendirilmediğini, bilirkişi raporlarını hazırlayan heyette iplik boya bobini tasarımından anlayan sektör bilirkişisi bulunmadığını, itiraz edilmiş ise de yeni rapor alınmadığını, müvekkillerin tasarımına ilişkin hükümsüzlük talebini, dava dışı ... Plastik'in internet sitesinden sunduğu görsellerdeki iplik bobinlerine dayandırmış olup dava dışı ... Plastik şirketinin müvekkiline ait dava konusu tasarım hakkında haksız itirazları kabul görmemiş ve Türk Patent ve Marka Kurumu  Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 2020/T-733 sayılı kararı ile reddedilmiş olduğunu, Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2020/392 E. sayılı dosyasından alınan ve huzurdaki davada aynı tasarımlar hakkında alınan bilirkişi raporları arasında çelişki bulunmakta olup bu çelişki giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE Dava, tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalılar vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; tasarım uzmanı bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi raporunda davalılara ait tasarımın yenilik ve ayırt edicilik özelliklerine haiz olmadığı tespit edilmiş olup rapor yeterli ve hükme elverişlidir. Davalılar vekili Ankara 4.FSHHM 2020/392 Esas sayılı dosyada hükme esas bilirkişi raporu ile iş bu davadaki bilirkişi raporu arasında çelişki olduğunu ileri sürmüş ise de; davalıların itirazı bilirkişi heyetinin ek raporda incelenmiş ve ilgili dosyada incelenen tasarımın iş bu dosyada yenilik kırıcı olarak kabul edilen tasarım ile farklı olduğu yerinde olarak tespit edilmiştir. Neticeten ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davalılar vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40TL harçtan, peşin alınan 359,80TL harcın mahsubu ile bakiye 255,60TL harcın davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, -Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 10TL istinaf masrafının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"be46bd0d32fb286b","SID":"6c20f9799cbe02c2"}}