{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/291 <br>KARAR NO\t\t: 2024/2170<br>KARAR TARİHİ\t: 10/12/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/12/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/557 Esas 2023/973 Karar<br>DAVA\t\t: İtirazın İptali <br>BAM KARAR TARİHİ\t: 10/12/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 10/12/2024<br><br>\t     Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:            <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalılar arasında akdedilen sözleşmede ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... Parsel ; ... Ada, ... Parsel ve ... Ada, ... Parseldeki taşınmazlara ilişkin gayrimenkul danışmanlık hizmeti verildiğini, hizmetten kaynaklanan ödemenin yapılmaması nedeni ile Beşiktaş 6. Noterliğinin 02/02/2022 tarihli, 05095 yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek sözleşmede kararlaştırılan taşınmaz bedelinin %2'sine tekabül eden 191.625,00-USD + KDV (%18) olmak üzere toplamda 226.117,50-USD'nin  ödenmesi talep edildiğini ancak davalılar tarafından keşide edilen cevab-ı ihtarnamede taşınmaz bedelinin %2'sine tekabül eden bedelin 149.900,00-TL+KDV olarak ödenebileceğinin belirtildiğini, taraflarınca bu bedelin kabul edildiğini ve İstanbul 26. İcra Müdürlüğünün 2022/16810 Esas sayılı dosyasıyla, 191.625,00 USD 'nin (fazlaya dair kdv, vergi, masraf ve alacaklar saklı kalmak kaydıyla) işleyen faizlerle birlikte fiili ödeme tarihindeki TCMB Gösterge Niteliğindeki usd döviz efektif satış kuru efektif döviz satış kuruna göre ödenmesi talepli icra takibi başlatıldığını, davalılar tarafından icra takibine itiraz dilekçesi sunulduğunu, bunun üzerine İstanbul Arabuluculuk Bürosu'nda arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, davalılar tarafından yetki itirazında bulunulması üzerine dosya Sulh Hukuk Mahkemesine tevdii edildiğini, akabinde Muğla Arabuluculuk Bürosunun yetkili olduğuna karar verildiğini, bunun üzerine dosya Milas İcra Müdürlüğüne tevdii edildiğini, arabuluculuk aşamasında da anlaşmaya varılamaması üzerine işbu dava ikame edildiğini, davalı tarafların Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/2787 esas sayılı dosyası ile tevdii mahalinin belirlenmesi talepli dava ikame ettiklerini, çekişmesiz olarak görülen dosya sonucunda, Mahkemece taraflar arasında akdedilen 07.06.2021 tarihli sözleşme gereğince ödenmesi gerekli 149.900,00.-TL ücret, 26.982,00.-TL KDV ve  ihtarname ile talep tarihi olan 02.02.2022 tarihinden itibaren işlemiş yasal faizi olarak 5.235,00.-TL olmak üzere toplam 182.117,00-TL'nin müvekkili adına Mahkemece belirlenecek vadeli mevduat hesabına tevdiine karar verildiğini açıklayarak öncelikle davalılar hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesine,  davanın kabulüne, Milas İcra Müdürlüğünün 2023/258 Esas sayılı dosyasına yapılan haksız itirazın iptaline ve takibin devamına,  davalılar  aleyhine  alacağın yüzde 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.          <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde;  taraflar arasında akdedilen sözleşmede davacı taraf sözleşme konusu edimini yerine getirmemiş olduğunu, taşınmazlar satış yolu ile elde edilmemiş olduğundan davacı taraf gerçekte hak kazanmadığı komisyon bedelini fahiş ve afaki olarak müvekkil davalılardan talep ettiğini, komisyon sözleşmesinin diğer tarafı olan ve satıcı konumundaki ... a.ş. ile davacı arasındaki sözleşme ya da satıcı tarafından yapılan ödemelerin müvekkili davalıları bağlamadığı gibi davacı tarafın bu noktadaki iddia ve beyanları işbu uyuşmazlığın esastan hallinde etkili olmadığını, davacı tarafın iddia ve taleplerini kabul anlamına gelmemekle beraber müvekkili davalıların tacir olmadıkları göz önüne alınarak davacı şirketin tek taraflı olarak dolar cinsinden bedel belirlemiş olmasını kabul etmemekle döviz cinsinden yapılan belirlemeye itirazımız ile talep edilen ücretin fahiş olduğu da göz önüne alınarak talep edilen ücretten hakkaniyet indirimi yapılmasını talep ettiklerini, davacı tarafça haksız ve kötüniyetli şekilde müvekkil davalılar aleyhinde icra takibine geçilmiş olduğundan takip tutarının % 20'sinden az olmamak üzere davacı tarafın tazminata mahkum edilmesini talep ettiklerini, tüm bu nedenlerle  Haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, Davacı tarafça haksız ve kötüniyetli olarak icra takibine geçilmesi nedeni ile % 20'den az olmamak kaydıyla davacı tarafın tazminata mahkum edilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini savunmuştur. <br>MAHKEMECE: \"...Dava, \"Ticari Nitelikte Olmayan Simsarlık Sözleşmesine Dayanan İtirazın İptali\" talebine ilişkindir.<br>Tüm dosya kapsamından, davanın taraflarından olan davacı tüzel kişi tacir ise de, davalılar gerçek kişi olup, Mahkememizce yapılan araştırma sonucunda tacir olmadıkları anlaşılmıştır. Bu itibarla davanın görülmesi gereken mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. 6102 sayılı TTK'nın 6335 sayılı kanunla değişik 5. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemeleri ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Dava, 6335  sayılı  Yasa ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesi hükmünün yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra 05/06/2023 tarihinde açılmıştır. Görev, 6100 sayılı HMK’nın 1. maddesi hükmü gereği kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece yargılamanın her safhasında kendiliğinden gözetilmelidir. Bu durumda mahkemece, davanın Asliye Hukuk Mahkemesinin görevine girdiği gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekmektedir. (Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 22/06/2016 tarih ve 2016/5380 Esas, 2016/7404 Karar), (Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 03/10/2017 tarih ve 2015/28456 Esas, 2017/8889 Karar), (Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 19/04/2017 tarih ve 2016/26918 Esas, 2017/4770 Karar) (İzmir BAM 20. HD'nin 04/11/2021 tarih ve 2021/1318 Esas, 2021/1147 Karar, İstanbul BAM 18. HD'nin 06/10/2021 tarih ve 2021/2308 Esas, 2021/1819 Karar,  İstanbul BAM 44. HD'nin 04/11/2021 tarih ve 2021/1354 Esas, 2021/1325 Karar)  <br>Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.<br>Bu nedenle uyuşmazlığın çözümünde Milas 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu ve Mahkememizin görevli olmadığı anlaşıldığından 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK'nın 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.'' gerekçesi ile; <br><br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK'nın 115/2 maddesi gereğince davanın DAVA ŞARTI NOKSANLIĞI NEDENİYLE USULDEN REDDİNE,<br>2-MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,<br>3-6100 sayılı HMK'nın 20/1 maddesi gereğince görevli ve yetkili mahkemenin MİLAS 3.  ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE, \" şeklinde karar verilmiştir. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıların tacir sıfatını haiz olup olmadıkları hususunda yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığını, davalıların, sınırlı sorumlu .... adına hareket ettiklerini ikrar ettiklerini ve tevdi mahali tayini ile belli bir bedeli ödediklerini,  bu kapsamda ticari şirket gibi hareket ettiklerinin ortada olduğunu, yerel mahkeme tarafından bir taraf için ticari iş olan sözleşmenin diğeri için de ticari iş sayılacağı hususunun gözetilmediğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını <br>istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava: itirazın iptali  istemine ilişkindir.<br>HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>İlk derece mahkemesince davalı ... yönünden tacir araştırmasının eksik yapıldığı anlaşılmakla Dairemizce Muğla ve Milas Ticaret Sicil Müdürlüklerine müzekkere yazılmış, gelen müzekkere cevaplarına göre davalı ...'ın tacir kaydının bulunmadığı anlaşılmıştır. <br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; davalıların tacir olmamasına, davanın mutlak ticari dava da olmamasına göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/12/2023 tarih ve 2023/557 Esas 2023/973 Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 427,60 TL istinaf harcı alındığından ve yeterli olduğundan, yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, <br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 10/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ba687b004cdeae0f","SID":"5c6ebeda29434eab"}}