{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/421 Esas<br>KARAR NO: 2025/149<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/11/2023<br>NUMARASI: 2019/315 Esas, 2023/286 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Maddi Tazminat İstemli)<br>KARAR TARİHİ: 30/01/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sahibi ... tarafından 1996-2003 tarihleri arasında geliştirildiğini, 2001'de kurduğu eğitim kurumunda öğrencileri üzerinde uygulayarak denediği ve 2003'te yazdığı kitapla tanıttığı, ... numarası ile markasının tescil edildiği \"...\"nin davalı tarafından  taklit edilerek haksız kazanç elde ettiğini, bu nedenle müvekkilinin zarara ve itibar kaybına uğradığını, davalının bastığı ve sattığı kitap, dergi ve soru bankalarından elde ettiği kazancın haksız olduğunu ileri sürerek, 556 sayılı KHK'nın 64 maddesi gereğince 10.000-TL maddi, 100.000-TL manevi tazminatın  02/09/2010 tarihinden itibaren işleyecek  ticari faizi ile davalıdan tahsiline, davalı tarafından davacıya ait ürünün taklitlerinin basımı yapılanların toplatılmasına, imhasına,yeni basım yapılmasının önlenmesine, kararın ilanına verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı-karşı davacı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı-karşı davalının markasının kullanılmadığını, kendi yayınlarında davacıya ait sistemi  veya davacı-karşı davalı şirket adına tescilli benzer bir işareti kullanılmadığını, ... olarak adlandırılan  incelemesiz patent alınmış olan yöntemin yeni ve özgün olmadığını, davacı-karşı davalının patente bağladığı yöntemin patentlenme niteliklerine sahip olmadığını ve dolayısıyla bir buluş sayılamayacağını, davacı-karşı davalının tazminat taleplerinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu savunarak,  asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile ... B tescil nolu \"...\" başlıklı incelemesiz patentinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiş, davacı - karşı davalının istinafı üzerine verilen bu karar; Dairemizin  2017/1722 E. - 2019/2100 K. sayılı ilamı ile kaldırılmıştır. İlk derece mahkemesince Dairemizin kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda; davacı şirketin ... numaralı \"...\" başlıklı patentin, hem dosyada mevcut bilirkişi raporu ile davaya konu patentin yeni olmadığı, buluş basamağını içermediği hem de incelemeli patent başvurusunun reddedildiği, karşı davacının iş bu davayı açtığı esnada haklı olduğu bu sebeple karşı dava olan hükümsüzlük davası bakımından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı davalı - asıl davacıya yükletilmesine karar vermek gerektiği, esas dava yönünden yapılan incelemede ise tecavüze dayanak ... B numaralı patent hükümsüz kılındığından ve sonuçlarının başvuru tarihi itibariyle hiç doğmamış gibi değerlendirilmesi gerektiğinden, davacının patent hakkına tecavüz nedeniyle davalıdan talepte bulunamayacağı, marka hakkına tecavüz davası yönünden ise, dosya  kapsamında aldırılan 14/09/2015 ve 18/07/2016 tarihli bilirkişi raporlarında patent hakkına ve marka hakkına tecavüz tespit edilmediğinin belirtildiği, davalı tarafından davacıya ait ... numaralı markanın kullanıldığına dair delil de sunulmadığı,  kullanımın sadece patent ihlaline ilişkin deliller olduğu bu sebeple marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet iddiasının da ispatlanamayacağı, bilirkişi raporlarında davacıya ait ... B numaralı patentin 2004 yılından beri birçok sınav sisteminde uygulandığı, herhangi bir yenilik içermediği tespit edildiğinden, davacının tescilsiz patentte yönelik olarak haksız rekabet talebinde de bulunamayacağı gerekçesiyle asıl davanın reddine, konusuz kalan karşı davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. <br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı-karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde; -Davalı- karşı davacının davaya konu patentin hükümsüzlüğü davasını açmakta taraf ehliyeti bulunmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, davanın konusuz kalması sebebiyle karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, -Davalı- karşı davacının davayı açmakta hukuki bir yararı bulunmadığından karşı davanın usulden reddi gerektiğini, -Esas davaya konu marka hakkına tecavüze ilişkin hiçbir inceleme yapılmadan eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, -Yerel mahkeme tarafından tamamen karşı davanın incelenip, esas davanın bunun sonucunun beklenilmesine yönelik yargılama yapıldığını, esas davaya konu patent ve marka hakkına ilişkin taleplerinin dikkate alınmadığını, -Davaya konu ... numaralı patente ilişkin gerek dosya kapsamında alınan 14/09/2015 ve18/07/2016 tarihli her iki bilirkişi raporu, gerekse gerekli tanzim inceleme yapılmadan TPMK tarafından tanzim edilen inceleme raporunun  hatalı olduğunu, -... Siteminin  eğitim camiasında dersin anlatımı ve anlaşılması açısından, kolaylık ve pratiklik sağlaması açısından kuramsal olmanın yanında pratiğe(sanayiye) uygulanabilme yeteneğini haiz olduğunu, sistemin tekniğin bilenen durumunu aşarak, başka bir versiyon haline geldiğini,  ilk ve özgün olarak müvekkilince piyasaya sürülmüş olması sebebiyle yeni olduğunu, -Delil  toplama ile bilgi  toplama kavramlarının  birbirine  karıştırılması gerektiğini,  bilirkişilerğn,  mesleki  tecrübelerini  dosyaya  yansıtabileceği  gibi  bilgi de  toplayabileceğini, ancak delil toplayamayacağını, 14/09/2015 tarihli ilk bilirkişi heyeti TPE'den patent dosyasını istemek suretiyle bir nevi dosyaya delil sunduklarını,  ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Asıl dava marka hakkına tecavüzün tespiti, maddi ve manevi tazminat, karşı dava ise patentin hükümsüzlüğü talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde asıl davanın reddine, konusuz kalan karşı davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Karar davacı-karşı davalı  vekili  tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, asıl davada davacı vekilinin dava dilekçesinde; davalının davacıya ... B numaralı \"...\" başlıklı patenti taklit ederek kullandığını ileri sürdüğü, dava dilekçesinin sonuç ve istem kısmında ise marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitini, men'ini ve ref'ini talep ettiği,  davalı tarafından davacıya ait ... numaralı markanın kullanıldığına dair delil de sunulmadığı, ileri sürülen vakıa ve delillerin  sadece patent ihlaline ilişkin olduğu, alınan bilirkişi raporlarında davacının patent hakkına ve marka hakkına tecavüz tespit edilmediğinin belirtildiği, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin asıl davanın reddine dair kararının yerinde olduğu; karşı davada hükümsüzlüğü talep edilen davacı-karşı davalıya ait ... B numaralı patentin incelemeli patent olarak tescili için yapılan başvurunun olumsuz neticelenerek TPMK tarafından patentin başvurusunun geçersiz hale geldiğinin bildirildiği, bu nedenle karşı davanın konusuz hale geldiği, dava açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre karşı davada, davalı-karşı davalı lehine yargılama giderlerine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı-karşı davalı  vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı - karşı davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken toplam 1.230,80 TL (615,40 x 2) harçtan, peşin alınan toplam  855,20 TL (427,60 x 2) harcın mahsubu ile bakiye 375,60 TL harcın davacı - karşı davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı - karşı davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.30/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c2d9c6304904a409","SID":"6651e06fbb40eb44"}}