{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2022/1198 Esas  - 2024/1542 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2022/1198 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/1542<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/05/2022<br>NUMARASI\t\t:  2021/78 Esas 2022/338 Karar<br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t: <br><br>DAVA\t: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 03/02/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 24/12/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 24/12/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki alacak istemine  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davacı ... A.Ş’nin elektrik hizmetlerinin özelleştirilmesi neticesinde kamu tüzel kişiliğinin nevi değiştirmesi suretiyle kurulduğunu, ayrı bir tüzel kişiliği ve sermayesi olan tamamen özel hukuk hükümlerine tabi bir ticaret şirketi olduğunu, özelleştirme sürecinde davalı ile davacı şirket arasında 24/07/2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi (İHDS) imzalandığını ve 28/06/2013 tarihinde Hisse Satış Sözleşmesi akdedildiğini, dağıtım faaliyetlerinin ... tarafından yürütüldüğü sırada dava dışı ... ve arkadaşlarının maliki olduğu ... parsel numaralı taşınmaza ...'ın kamulaştırmasız el atması nedeni ile davacı aleyhine Siverek Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/21 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, davanın kabul edildiğini ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 17/12/2013 tarih 2013/16525 Esas 2013/23095 Karar sayılı ilamı ile yerel mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verildiğini, kesinleşen karar uyarınca Siverek İcra Müdürlüğü 2013/353 sayılı icra dosyasına 22/07/2015 tarihinde 54.113,35 TL ödeme yaptıklarını, anılan sözleşme hükümlerine göre müvekkili şirket tarafından ödenen bedelin sorumluluğunun davalı ...’ta olduğunu, Yargıtay’ın bu yönde emsal kararları bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla davalı ...’ın sorumluluğunda olduğu iddia olunan fakat davacı şirket tarafından ödenmek zorunda kalındığı belirtilen 54.113,35 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi  ile birlikte davalı ...’tan tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.<br>\tCEVAP<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  derdestlik, zaman aşımı ve kesin hüküm itirazları ile birlikte, huzurdaki davaya dayanak olan Siverek 1. Asliye Hukuk Mahkemesi kararına ilişkin olarak Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2013/16525 Esas 2013/23095 Karar sayılı ilamında \"...kamulaştırmasız el atma davalarında mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekalet ücretleri bedel tespit davalarında öngörülen şekilde maktu olarak belirlenir... Açılan ve kesinleşmeyen davalarda da uygulanır...\" gerekçelerine yer verilerek yerel mahkeme kararında nispi olarak hesaplanan harç ve vekalet ücret bedellerinin maktu bedeller ile değiştirilmesine karar verildiğini, Siverek İcra Müdürlüğünce maktu olarak hesaplanması gereken tahsil harcı meblağının nispi şekilde 66.538,15 TL olarak hesaplandığını ve yapılan hesap neticesinde bakiye borcun bulunduğunun belirlendiğini ve davacı tarafından bu bedelin ödendiğini, davacı tarafından şikayet yoluna başvurulmayarak ödenen bedelin davalı Genel Müdürlükten talep edilemeyeceğini, özelleştirme modeli gereği bilanço çalışmaları yapılarak şirket tarafından devre esas mizan düzenlendiği ve beyan edilen mizan kayıtları esas alınarak devre esas bilanço düzenlendiği, bu suretle geçmişe yönelik borç ve alacak işlemlerinin kesinleştirildiği, bu nedenle 24/07/2006 tarihinden önceki dönemde dağıtım faaliyeleriyle ilgili gerçekleştirilen iş ve işlemlerle ilgili olarak, hisselerin el değitirmesinden önce bitmiş ve neticelenmiş her türlü işlemin sorumluluğunun şirkete ait olduğu, ...’tan herhangi bir talepte bulunulmasının ihale şartnamesi ve hisse satış sözleşmesi hükümlerine aykırı olacağını, dağıtım şirketlerinin özelleştirilmelerine ilişkin uygulamalarda Hisse Satış Sözleşmesinin imzalanması ile hisseleri el değiştirerek özel sektöre devredilen şirketin tüzel kişiliği, hakları, borç ve yükümlülüklerinde herhangi bir değişiklik olmadığını, şirketin hisse devri öncesi ve sonrasına ilişkin sorumluluklarının aynen devam ettiğini, % 100 hissesini ...'dan devir almış olan davacı şirket tarafından Hisse Devri Sözleşmesi imzalanarak bu durumun da kabul edildiğini, özelleştirme işlemlerine ilişkin düzenlemeler gereği şirketin tüzel kişiliğinde herhangi bir değişiklik olmaksızın sadece hisse devri yapılmakta olduğundan İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi, İhale Şartnamesi ve Hisse Devri Sözleşmesi hükümlerinin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, davacının esas bilanço tarihi olan 30/08/2013 tarihinden önce yapılan ödemeyi talep etmesinin haksız ve yersiz olduğunu, bahse konu ödemelerin devre esas bilanço kayıtlarında yer aldığını, davacının yapılan ödemelere ilişkin herhangi bir belge ibraz etmediğini, İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 18.6. maddesinde yer alan “Şirket, (...) bu sözleşmeye dayanarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti de dahil olmak üzere başkaca bir kamu kurum veya kuruluşundan talepte bulunulamayacağını, (...) ...’tan masraf, zarar veya herhangi bir isim altında hiçbir talepte bulunmayacağını gayrikabili rücu ve kayıtsız şartsız olarak beyan, kabul ve taahhüt eder.” hükmü gereğince davacı şirketin dava konusu ettiği alacaklara ilişkin talepte bulunmayacağını, müvekkil kurumun icra takibine ilişkin giderlerden, vekalet ücretinden, karara ilişkin olarak yapılan diğer masraflardan ve faizlerden sorumlu olmadığını, Teftiş Kurulu Başkanlığının raporuna konu dosyaların yalnızca ... Genel Müdürlüğü adına yapılan incelemeler ve soruşturmalar sonucunda hazırlanan müfettiş raporlarında yer alan ve Borçlar Kanunu hükümlerine göre sebepsiz zenginleşme ve haksız fiil tanımlaması taşıyan tazminat taleplerine ilişkin olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; Siverek Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/21 E.sayılı dosyası incelendiğinde davanın  ... A.Ş.'ye karşı açıldığı, davalı ...'a ihbar edilmediği anlaşılmıştır. Davacı ... A.Ş. tarafından  icra dosyasına 02/10/2013 tarihinde 1.516.114,88 TL ödeme yapıldığı görülmekle iş bu davada ödenen bu tutarın tahsili talep edilmeyip bu tutara ilave olarak icra dairesine bozma ilamı sonrasında ödenmek durumunda kalınan  54.113,35 TL'nin tahsili talep edilmektedir. Davalıya rücu edilebilecek tutar 1.441.281,35 TL olarak hesaplanmakla bu tutarın icra dairesine ödenen ilk tutar içerisinde yer aldığı ve iş bu davaya konu edilmediği anlaşılmıştır. Davaya konu edilen alacak da bu nedenlerle rücu edilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporu ve bilirkişi raporuna dayanılarak ihbar külfetinin yerine getirilmediğinin değerlendirmesi ile tesis edilen yerel mahkeme kararının hukuken yerinde olmadığını, ...'a  ihbarın yapılmadığı belirtilmiş olsa da davacı şirketin davalı ...’a bildirim veya ihbar yükümlülüğü bulunmadığını, davalının haksız fiil sorumluluğuna yol açan kamulaştırmasız el atma olayı 24/07/2006 tarihli İHDS’den önce 1980'li yıllarda meydana geldiğini, bu nedenle huzurdaki dava İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin 7.2 maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceğini, bu nedenle davaya konu kamulaştırma bedeli (kamulaştırmasız el atma tazminatı) ve kamulaştırma giderlerinden davalı ...'ın sorumlu olduğunu, diğer taraftan davalı ... hem dava dosyasından hem de  icra dosyasından haberdar olduğunu, ihbarın tek taraflı bir usuli işlem olduğunu, mahkemenin iznine veya karşı tarafın iznine ya da kabulüne gerek olmadığını, ihbar mahkeme aracılığıyla yapılabileceği gibi, mahkeme dışında da taahhütlü mektupla, noter aracılığıyla veya yazılı herhangi bir belge ile de yapılabileceği, rücuen tazminat davasına dayanak dosyada ...'a ihbar yapıldığına ilişkin  herhangi bir bilgi veya belgenin olmaması ihbarın yapılmadığı anlamına gelmeyeceğini, ... dayanak dava sonucu ödenecek tutardan sorumlu olduğunu bildiği için icra dosyasına ... Şubesi tarafından düzenlenen 10/06/2013 tarih 7000179384 sayılı 1.516.114,88 TL tutarında teminat mektubu sunduğunu, mahkeme kararından ve icra dosyasından haberdar olmayan birinin icra dosyasına teminat mektubu sunmasının hukukun genel ilkelerinden biri olan ve TMK'nun 2.maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına da aykırı olduğunu, davanın reddedilme sebebinin ihbar külfetinin yerine getirilmediği  gerekçesine dayandırıldığını, Yerel Mahkeme kararının tesisinde açıkladıkları tüm hususların göz ardı edildiğini ve haksız olarak davanın reddine karar verildiğini bildirerek yerel mahkeme kararının kaldırılarak yeniden yapılacak yargılama ile davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; Davalı ...'ın sorumlu olduğu dönemde gerçekleşen işlemler nedeni ile kesinleşen mahkeme kararı uyarınca ödenen bedelin İHDS hükümleri uyarınca  rücuen  tahsili için açılan alacak davasıdır.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; <br>\t<br>\tSiverek Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 30/04/2013 tarih, 2013/21 E., 2013/303 K., sayılı ilamının incelenmesinde; davacılarının ... ve müşterekleri, davalısının ... olup,  mahkemece  davanın kabulüne, 1.190.363,82 TL tazminatın tapudaki  hisseleri oranında davacılara verilmesine, taşınmazın bilirkişi raporundaki krokide A harfi ile gösterilen kısmının mevcut tapu kaydının iptali ile kullanım hakkı davalı ...'a ait olmak üzere ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği, ilgili davanın davalı ...'a ihbar edilmediği,  ilgili kararın Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 17/12/2013 tarih, 2013/16525 E., 2013/23095 K.sayılı ilamı ile düzeltilerek onanması neticesinde 17/12/2013 tarihinde kesinleştiği, dava dışı alacaklılar tarafından ilgili ilamın Siverek İcra Dairesi'nin 2013/353 E sayılı dosyası kapsamında 1.190.363,82 TL asıl alacak ve ferileri için toplam 1.462.376,92 TL üzerinden takibe konulduğu , dosya borcuna istinaden davacı tarafça 1.516.114,88 TL ödeme yapıldığı, daha sonra davacı  tarafından 27/07/2015 tarihinde bakiye 54.113,35 TL ödeme yapılarak dosyanın infaz edildiği görülmüştür.<br>\tBilirkişi ... tarafından sunulan 08/03/2022 tarihli  raporda özetle; davacının kamulaştırmasız el atmadan doğan davayı ve de icra takibini davalıya ihbar etmediği, konuya ilişkin  emsal Bölge Adliye Mahkemesi Kararlarına göre bu durumda asıl alacak, asıl alacağa dava tarihi ile karar tarihi arasında işlemiş faiz, vekalet ücreti, yargılama giderlerinden davalının sorumlu olacağı hüküm tarihinden sonra oluşan icra takip giderlerinin rücu istemine konu edilemeyeceğinin belirtildiği, buna göre BAM kararında yer alan tespite dayalı olarak rücu edilebilir tutarı 1.441.281,35 TL olarak hesaplanmakla, davacı tarafça icra dairesine  02/10/2013 tarihinde 1.516.114,88 TL yapılan ödemeyi aşan 54.113,35 TL 'lik kısım iş bu davaya konu edildiğinden davacı tarafça ödenen ilave tutarın davalıya  rücu edilemeyeceği hususunun tespit edildiği görülmüştür.\t<br>\tTüm dosya kapsamı, sözleşme hükümleri ile birlikte somut olay ve istinaf itirazları birlikte incelendiğinde; davalı ... tarafından faaliyetlerin yürütüldüğü 2004 yılında yapılan kamulaştırmasız el atılmasından dolayı ... ile  ...  ve müşterekleri arasında kamulaştırmasız el koymadan kaynaklanan alacak davası açıldığı,  Siverek Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 30/04/2013 tarih, 2013/21 E., 2013/303 K sayılı  ilamı ile ,  davanın kabulüne, 1.190.363,82 TL tazminatın tapudaki  hisseleri oranında davacılara verilmesine, taşınmazın   bilirkişi raporundaki krokide A harfi ile gösterilen kısmının mevcut tapu kaydının iptali ile kullanım hakkı davalı ...'a ait olmak üzere ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği, ilgili kararın Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 17/12/2013 tarih, 2013/16525 E., 2013/23095 K.sayılı ilamı ile düzeltilerek onanması neticesinde 17/12/2013 tarihinde kesinleştiği,<br>\tDavacı şirket tarafından Siverek İcra Dairesi'nin 2013/353 E  sayılı dosyasında yapılan takipten ötürü icra dairesine  02/10/2013 tarihinde 1.516.114,88 TL ödeme yapıldığı, Siverek İcra Dairesi'nin 2013/353 E sayılı dosyası kapsamında yer alan  kapak hesabı incelendiğinde,  takipte kesinleşen miktarın 1.462.376,92 TL olup,  66.538,15 TL tahsil harcı,  24,30 TL başvurma harcı , 250,00 TL  vekalet ücreti ,  41.023,36 TL takipten sonra işlemiş faiz,    15,50 TL masraf olmak üzere yekün alacağın 1.570.228,23 TL olarak hesaplandığı , davacı tarafça icra dosyasına ödenen  1.516.114,88 TL'nin iş bu bedelden  mahsubu ile bakiye borç miktarının 54.113,35 TL olduğunun belirlendiği, bu durumda  davacı tarafça  27/07/2015 tarihinde ödenen ve eldeki dava ile rücuen  tahsili talep edilen bakiye  54.113,35 TL borç miktarının ,  takipte kesinleşen miktar içerisinde kalmayıp takip tarihinden sonra takip nedeniyle doğan bakiye borç bakiyesi  olduğunun sabittir.<br>\tTaraflar arasında imzalanan İHDS'nin 7.4 ve 7.6.maddeleri uyarınca davacı şirketin hisselerinin tamamı ...'a ait iken dağıtım tesisi işletilmesi sırasında ortaya çıkan bedeli kesinleşen mahkeme kararı uyarınca ödedikten sonra davalı ...'tan isteme hakkı mevcut ise de, sözleşmenin 7.2.maddesi gereğince davalıya ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğinden Yargıtay 11 . Hukuk Dairesi'nin emsal içtihatlarına göre (13/04/2016 tarih 2016/2242 E. 2016/4047 K.sayılı içtihat emsal mahiyettedir.), davacı ödediği tutarın tamamını davalıya rücu edemeyecek olup,  Siverek  Asliye Hukuk Mahkemesi'ninde açılan davanın ve yapılan takibin davalı ...'a ihbar edilmediğinden   hüküm tarihinden sonra ortaya çıkan alacaktan ve icra giderlerinden  davalı ...  sorumlu değildir. Kamulaştırmasız el atmada bulunan ... davanın açılmasına sebebiyet verdiği için hükmedilen bedelden ve dava tarihi ile karar tarihi arasında işlemiş faizden ayrıca mahkeme vekalet ücreti, harç ve yargılama giderlerinden davalı sorumludur. İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporu yeterli araştırmayı içerdiği gibi, davacı tarafça eldeki davaya konu edilen bakiye  54.113,35 TL borç miktarının ,  takipte kesinleşen miktar içerisinde kalmayıp takip tarihinden sonra takip nedeniyle doğan bakiye borç bakiyesi  olduğunun icra dosyası kapsamında yer alan kapak hesabı ile de sabit olduğu, icra takip tarihinden sonra işleyen harç, masraf ve yargılama giderleri nedeniyle kendisine dava ihbar edilmeyen davalının sorumlu olamayacağı  dikkate alındığında , ilk derece mahkemesince davacının davasının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.  <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı  vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacıdan alınması gerekli olan 427,60 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.24/12/2024 <br><br>\t<br>Başkan-         Üye -                        Üye -     Zabıt Katibi -<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"163af5ccb7a3d015","SID":"dcffb810eb3457d2"}}