{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ  : 31/12/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Antalya 4.Asliye Ticaret Mahkemesi <br>KARAR TARİHİ: 15/04/2021<br>DAVA: Menfi Tespit (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 20/01/2020<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 31/12/2024<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ...nolu Bağımsız bölümdeki ...nolu üyesi olduğunu, kooperatife 2016 yılında üye olduğunu, kooperatif sözleşmesine ve kooperatifin verdiği resmi kayıtlara göre davacının bir adet bağımsız bölüm karşılığı olarak toplamda 726.379,50 TL ödeme yapılacağını, kooperatife 00.6.2017 tarihinde 75.000 TL, 01/12/2017 tarihinde 20.000 TL ve 27/7/2018 tarihinde 450.000 TL ödeme yaptığını ve bakiye 181.379,50 TL borcunun kaldığını, toplamda kooperatife 545.000 TL ödeme yaptığını, kooperatifin herhangi bir daireyi teslim etmediğini, binanın inşaat halinde olduğunu, davalının davacıya ...yevmiye nolu 25/9/2019 tarihli ihtarname gönderdiğini, ihtarnamede davacının kooperatif üyeliğinin ... tarih ve ...nolu yönetim kurulu kararı ile ...nolu bağımsız bölümdeki ikiz villa için ....nolu üyelik kaydının yapıldığını, ilgili kararda toplam borcun 726.590,50 TL olarak belirlendiğini oysa bu yönetim kurulu kararında belirlenen bedelin 2016 yılına ait olduğu ve bunun hatalı olduğunun belirtildiğini,  2018 yılı rayiç fiyatın 993.969,60 TL olması gerektiğini, aradaki 267.590,10 TL değer farkının kooperatife ödenmesi gerektiği, ayrıca 181.3779,50 TL bakiye borç ile birlikte toplam borcun 448.969,60 TL ödeme yapması gerektiğinin ihtaren bildirildiğini, daha sonra davacıya Antalya 5. Noterliğinin ... yevmiye nolu ... tarihli ikinci ihtarnamesinin gönderilerek ihtarnamede belirtilen borcun ödenmemesi halinde davacının kooperatifler kanununun 16. Maddesine göre üyelikten ihraç edileceğinin belirtildiğini, kooperatifin bu uygulamasının Anayasanın 10. ve kooperatifler kanununun 8. ve 15. Maddelerine açıkça aykırı olduğunu, üyelikten belli bir süre geçtikten sonra ek ödeme talep edilmesinin eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, davacının kooperatif üyeliğini 2016 yılında kazandığını ve ek ödeme yükümlülüklerinin üyeye bildirilmesi gerektiğini, davacının ek ödeme borcunun olmadığını, bakiye aidat borcunun iş bu muaraza giderilince ödeyeceğini, günün rayiç değeri üzerinden ödeme yapılacağının davacıya davalı tarafça bildirilmediğini, müvekkili 2018 yılında üye oldu ise 2017 yılında üye olmayan bir kişiden nasıl aidat ödemesinin kabul edileceği, kooperatifin verdiği resmi yazılı belgede davacının toplam borcunun 726.379,50 TL olduğu, bunun 545.000 TL sinin ödendiğini kooperatif resmi kayıtlarına göre 181.379,50 TL borcu kaldığını, davacıdan konut bedeli farkı adı altında yasal dayanağı olmayan, yönetim kurulu kararına dayanmayan haksız bir ödeme talep edilmesinin mümkün olmadığını, ek ödeme talebinin muaccel olmadığını, bu sebeplerle, davacının davalı kooperatiften ihraç işlemlerinin dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasına, muarazanın önlenmesi ve menfi tespit taleplerinin kabulü ile davalı kooperatife 267.590,10 TL konut bedeli farkı adı altında ek ödeme borcunun olmadığının tespitini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili, davalı kooperatifin 2015 yılında kurulduğunu, kurulduğu günden itibaren kaydetmiş olduğu üyelerde genel prensip olarak % 30 peşinat tutarı alıp kalan bölüm için bono veya ...kredi kullanma yöntemini benimsediğini, bu prensibin temel dayanağının .. tarihli 6 nolu ve ... tarihli 9/4 nolu yönetim kurulu kararlarının alındığını,  aynı konuda  ... tarihli genel kurul kararının bulunduğunu, ... tarihli 6 nolu yönetim kurulu kararında \"gayrimenkul değerleme firmasına yaptırılan değerlemeye göre ikiz villaların her birinin 535.000 TL + şerefiye payı ile üye kaydedilmesine, arsa payı olarak 175.000 TL alınmasına\" şeklinde olduğunu, ... tarihli 9/4 nolu yönetim kurulu kararında ...Taşınmaz değerleme firması tarafından tespit edilen şerefiye değerleri dikkate alınarak konut fiyatlarının belirlendiğini, ikiz villaların her birinin 555.000 TL şerefiye payı ile üye kaydedilmesine\" şeklinde olduğunu,  ... tarihli genel kurul kararında \"yapılacak konutların ikiz villaların her birinin 555.000 TL şerefiye payı ile üye kaydedilmesine ve arsa bedeli olarak 200.000 TL peşinat alınmasına, 01/01/2017 tarihinden itibaren her yıl 1 ocak tarihi geçerli olmak üzere konutlara % 5 bedel artışından çok olmamak üzere konut fiyatlarının yönetim kurulu tarafından belirlenmesine, yönetim kuruluna bu konuda yetki verilmesine oy birliğiyle karar verilmiştir\" denildiğini, 2016, 2017 ve 2018 yılında üye olan 6 kişi ile ilgili bilgilerin belirtildiğini, bu üyelerin giriş tarihlerinin ve giriş bedellerinin farklı olduğunu, davacının davalı kooperatife ...nolu ikiz villa için ... tarihli ...nolu karar ile ... numaralı üye olduğunu, bu durumun davacının giriş amaçlı dilekçesinden de anlaşıldığı üzere hiçbir üyenin giriş belgesinin 2 yıl sonra verilmediğini, peşinatı tamamlayan üyelere üyelik belgesi verildiğini, Kooperatif kayıtlarına göre davacının ödemeleri toplamının 545.000 TL olduğunu, davacının üye olduğunu iddia ettiği 2016-2018 yılları arasında düzenlenen genel kurul hazirun cetvellerinin incelenmesinden, davacının genel kurul toplantılarında hazır bulunmadığı ve toplantılara davet edilmediğini, davacının 2016 yılında üye olduğu iddiasının kabul edilemeyeceğini, davacıya diğer üyelere uygulanmayan bir yöntem ile konut bedeli üyelik tarihinin 2 yıl öncesinin fiyatı ile belirlendiğini, bu durumun hesap tetkik komisyonu ve yönetim kurulunca tespit edilir edilmez düzeltildiğini, aynı tarihte üye kabul edilen ,...üyeliğini 2018 Ağustos ayında 1.013.000 TL ye aldığını, davacı üyeliğini 726.379,50 TL ye alma hakkının kendinde olduğunu iddia ettiğini, bir diğer şekilde diğer üyeye karşı 286.620,50 TL fazla bir menfeat tesis etmiş olacağı ve bu tutarda kooperatifi zarara uğratacağını, bu durumun kooperatifin temeli olan eşitlik ilkesi ile bağdaşmadığını, davacının resmen üye olduğu tarihteki üyeliğine konu konutun bedelinin 993.969,60 TL olduğunu ve bu bedel üzerinden üyeliğin devam etmesi gerektiğini, üyelik dilekçesi ve üyelik taahhütnamesinin 2018 yılına ait olduğunu, davalı tarafça davacıya Antalya 5. Noterliğinin ... tarih ...yevmiye nolu ve Antalya 5. Noterliğinin ... tarih ...yevmiye nolu ihtarnameleri gönderilerek doğrudan ödeme yapmayacak olması halinde diğer üyeler gibi ödemeye yarar belgelerin de kooperatife sunmasının istendiğini, davacının bu talebe olumlu cevap vermediği, davacıdan talep edilen bedelin ek ödeme olmayıp, üyelikten kaynaklanan mali bir sorumluluk olduğunu, istenen bedelin 1163 sayılı yasanın 16. maddesi ve ana sözleşmenin 14. Maddesi kapsamında olduğunu, gönderilen ihtarnamelere rağmen istenen bedelin ödenmemesi halinde üyelikten çıkarma hakkının doğacağını bu sebeplerle davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece, \" ...Dava kooperatif üyeliğinden kaynaklanan borç nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacıdan konut bedeli farkı adı altında istenen ek ödemenin yerinde olup olmadığı ve davacının davalıya bu ek ödeme talebi nedeniyle borçlu olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. Tüm dosya kapsamı son alınan bilirkişi kök ve ek raporu doğrultusunda değerlendiriliğinde; kooperatif ana sözleşmesinde ve kooperatif genel kurul tutanaklarında kooperatif ortaklığı için ortak olunacak dairenin %30 peşin alınır şeklinde bir kararın olmaması, ana sözleşmeye ve genel kurul kararına dayanmayan yönetim kurulunun ortaklığa üye kayıt yönteminde belirlediği %30 peşinat ödeme şartının yasal bir zemini bulunmaması, davacının davalı kooperatife ödediği paranın kooperatif hesaplarına geçerek davalı kooperatifçe kullanılması, davalı kooperatifin, ortaklığa kabul edilmeyen birinden, tercih ettiği konut ve bu konutun rayiç bedeli de belirlenmek suretiyle hiçbir itirazı kayıt konulmadan farklı zamanlarda birden fazla para tahsilatı yapması, üye numarası verilerek davacı hakkında borç takip çizelgesi düzenlenmesi, davacıya ait aidat ödemelerinin kooperatif kayıtlarına uygun olması sebepleriyle, Davacı ...'in ilk aidat ödemesinin davalı kooperatifçe kabul edildiği tarih olan Haziran 2017 tarihi itibariyle zımnı şekilde kooperatif ortaklığına kaydının gerçekleştiği ve davalı kooperatif ortaklığına kabul edildiğinin kabulü gerektiği bu kabullere göre ihbarnamelerle istenilen taşınmazın rayiç eder fark bedeli olan 267.590,10 TL nedeniyle davacının davalı kooperatife borçlu olmadığı kanaatine varılmakla davacının davasının kabulüne\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Cevap dilekçesinde peşinat konusu ifade edilirken yaklaşık % 30 oranında peşinat alındığını ve bu bedelin genel kurul kararından yola çıkılarak uygulandığının anlatılmasına rağmen yerel mahkemenin % 30 peşinata ilişkin bir karar olmadığını yazmasının kabul edilebilir olmadığını, davacının üyelik başvuru dilekçesinin tarihi incelendiğinde ... tarihi olduğunun açıkça görüldüğünü, davacının üyeliğe kabul edilmek için talepte bulunduğu tarihin ... olmasının nedeninin bu tarihte artık peşinat şartını tamamlamış olması olduğunu, davacının ödemelerinin ... tarihinde 75.000,00-TL(dilekçe öncesi), ... tarihinde 20.000,00-tl (dilekçe öncesi), ... tarihinde 545.000,00-tl (dilekçe günü) şeklinde olduğunu, davacının ilk iki ödeme ile üyelik kaydının gerçekleşmeyeceğini kendisinin de bildiği için bu ödemelerden sonra hiçbir şekilde kendisine üyelik belgesi vs. verilmediğini, genel kurul toplantılarına çağrılmadığını, peşinat şartını tamamlamasının beklendiğini, davacı tarafından yapılan ilk ödemenin kendisi için belirlenen konut bedelinin % 10'u ancak ettiğini, fakat diğer üyelerin cari kayıtları incelendiğinde en az %30 peşinat ödendiğinden kalan bedelleri için ya senet verildiğini ya da konut kredisine yönlendirildiğini, davacının ne zaman peşinat şartını tamamlamışsa o gün kooperatife yazılı olarak başvurduğunu, bu dilekçe ile birlikte davacının önceki ödemelerle peşinat şartını tamamlamadığı gerekçesi ile üye olamadığını kabul ettiğini, bu nedenle davacı tarafından üyelik dilekçesi ve taahhütname verildiği tarih olan ... tarihine kadar yapılmış ödemelerin davacıyı üye yapma imkanı olmadığını, kooperatifin tüm üyelerinin uyduğu ... tarihli genel kurulda peşinat şartı üyeliğin ön şart olduğunu, bu gerekçenin tamamen vekil eden kooperatifin almış olduğu ... tarihli genel kurul kararını ve tüm üyelere eşit şekilde uygulanan üyeliğe kabul sistemini hiçe sayarak genel kurulun iradesini ortadan kaldırdığını, ortada davacı tarafından yazılmış dilekçe ve taahhütname varken, yine yönetim kurulu tarafından alınmış bir üyeliğe kabul kararı varken neden davacının zımnen üyeliğe kabul edilmesi gerektiğinin anlaşılamadığını, davacının zımnen üyeliğe kabul edilmesini gerektirecek hiçbir şartın ortada olmadığını, davacının alenen ... tarihinde kooperatife üyeliğe kabul dilekçesi yazdığını,  taahhütname verdiğini ve aynı gün yönetim kurulu kararı alındığını, böylesine kesin deliller ve resmi kayıtlar varken davacının zımnen üyeliğe kabul edileceğini iddia etmenin oldukça yersiz olduğunu, resmi üyelik tarihinden önce davacının avans ödemesi yapmış olabileceğini, bu durumun ona kesinlikle üye statüsü vermediğini çünkü kooperatifin ... tarihli genel kurulu ve genel üyeliğe kabul sistemine göre üye kaydı yapılmadan önce mutlaka peşinat ödemesi gerektiğini, bilirkişi incelemesinin usulüne uygun yaptırılmadığını, birbirine zıt nitelikteki raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için mahkemece hiçbir çaba sarfedilmediğini, gerekçe gösterilmeden hukukçu bilirkişi sıfatı ile değerlendirme yapan bilirkişinin raporunun hükme esas alındığını, dava dosyası incelendiğinde 2 adet bilirkişi raporunun görüleceğini, bunlardan birincisinin mali müşavir ...tarafından hazırlanan rapor, diğerinin ise hukukçu bilirkişi sıfatı ile Isparta Barosuna kayıtlı Av. ,...tarafından hazırlanan rapor olduğunu,...tarafından hazırlanan raporun sonuç bölümüne göre davacının üyelik tarihinin peşinat şartının tamamlandığı, davacının dilekçe ile kooperatife başvurduğu ve yönetim kurulunca karar alındığı tarih olan ... tarihi olup bu tarihteki konut bedelinin 993.969,60 TL olduğundan davacının kooperatife usule aykırı üyelik nedeni ile 267.590,10-TL borçlu olduğunun tespit edildiğini, hukukçu bilirkişinin ise davacının kooperatife ilk olarak ödeme yapması ile üyelik hakkını kazandığını, peşinat şartının yasal zemini olmadığını belirterek davacının haziran 2017 itibariyle üyelik hakkını kazandığını, bu nedenle borçlu olmadığını inşaat ve mali bilirkişilerce de inceleme yapılması gerektiğinin tespit ettiğini, iki rapor kıyaslandığında birbirinden farklı görüşler ve tespitler yapıldığının görüldüğünü, ilk raporun kooperatif kayıtlarının doğrudan incelenmek suretiyle uzman bir mali müşavirden alınmasına rağmen bu raporun mahkemece hiçbir şekilde dikkate alınmadığını, gerekçeli kararda da ilk bilirkişinin tespitlerinin neden hükme esas alınmadığının hiçbir şekilde belirtilmediğini, ilk bilirkişi raporu alındıktan sonra davacı vekilince hukukçu bilirkişi atanması talep edildiği  ve Isparta barosuna kayıtlı Av. ...ın hukukçu bilirkişi sıfatıyla atandığını, bu bilirkişinin adeta taraf vekiliymişçesine hiçbir hukuki dayanağa oturtmadan yazdığı rapora ayrıntılı itirazlarını sunduklarını, bahse konu rapor incelendiğinde de açıkça görülecektir ki bu bilirkişinin kendi dünyasında bir kooperatif mevzuatı yarattığını ve bu yarattığı dünyanın kuralları ile bir takım değerlendirmelerde bulunduğunu, ehil olmayan bu kişi tarafından hazırlanmış raporun ise yerel mahkeme hakimince doğrudan kabul edildiğini, hakim tarafından ilk rapor ile bir kıyaslama yapılması ihtiyacı hissedilmediğini, raporların arasındaki çelişkinin üçüncü bir bilirkişi ile giderilmesi gerekirken bu yola gidilmemesinin açıkça hukuka aykırılık teşkil ettiğini, hukukçu bilirkişi diye bir sınıflandırmanın mevcut mevzuat uyarınca yapılamayacağını, ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı ve Ticaret Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Profesör Doktor ...' nun uzman görüşünün hükme esas alınmadığını, neden hükme esas alınmadığının gerekçeli kararda belirtilmediğini, sonuç olarak davacının kooperatife verdiği dilekçe ve taahhütname ile üyeliğe kabul yönetim kurulu kararının ... tarihi olduğunun açıkça ortada olduğundan davacının üyeliğe kabulünün ... tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğini, yine kooperatife yaklaşık % 30 peşinat ödemeden hiçbir üyenin kaydı yapılmadığının göz önüne alındığında da davacının üyelik kaydının bu tarihte yapılabileceğinin açıkça ortada olduğunu, peşinat şartının dayanağı genel kurul kararı olup bu karar tüm üyelere uygulanmışken davacıya uygulanmamasının eşitlik ilkesini ortadan kaldıracağını, yerel mahkemece bu hususların hiçbir surette dikkate alınmadığını, hatalı bilirkişi raporunun hükme esas alınarak karar verilmesinin kararın bozulmasını gerektirdiğini ifade etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, kooperatif üyeliğinden kaynaklanan borç nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir. <br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Somut davada; davacı tarafça, kooperatife 267.590,10 TL tutarında konut bedeli farkı nedeniyle borçlu olunmadığının iddia edildiği, davalı tarafça ise davacının ... tarihinde kooperatife üye olarak kabul edildiğinin, konut farkı bedelinin davacının üye olduğu 2018 tarihi itibariyle hesaplandığının savunulduğu, mahkemece ise; davacının Haziran 2017 tarihi itibariyle zımmi şekilde ortaklığa kabul edildiğinin, ihtarnamelerde istenilen taşınmazın rayiç eder fark bedeli olan 267.590,10 TL nedeniyle davacının davalı kooperatife borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.<br>Dosya içerisinde mevcut, davacıya gönderilen Antalya 5.Noterliği'nin ... tarih ..yevmiye numaralı 1.ihtarnamesinde \" ... nolu bağımsız bölümdeki ikiz villa bedelinin üyelik tarihinde 993.969,60 TL olarak belirlenmiş olmasına rağmen konutun tarafınıza 2016 yılı fiyatı olan 726.379,50 TL üzerinden tahsis edildiğinin, hesap teknik komisyonu ve yönetim kurulu tarafından tespit edildiği, bu durumun eşitlik ilkesine aykırı olduğu ve aradaki farkın tarafınızdan tahsil edilmesi gerektiği, bu farkın yanında ... tarihinden itibaren kooperatife karşı mali yükümlülüklerinizin yerine getirmeniz halen 181.879,50 TL kooperatife borcunun olduğunun kooperatif kayıtlarından anlaşıldığı, bu borç miktarı için de tarafınızca düzenlenmiş bir senet veya banka kredisinin bulunmadığının kooperatif kayıtlarından anlaşıldığı, kooperatif üyeliğinin devamı için kooperatife karşı mali yükümlülüklerin yerine getirmeniz gerektiği, ana sözleşme ve ilgili mevzuatlarda açıkça belirtilmiş olup, konut farkı 267.590,10 TL, bakiye borç 181.379,50 TL olmak üzere toplam 448.969,60 TL'nin ihtarnamenin tarafınıza tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde ödenmediği veya ödemeye yarar belgelerin kooperatif yetkililerine sunulmadığı takdirde, kooperatif ana sözleşmesinin 14.maddesi ve 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu 16.madde kapsamında üyelikten çıkarılmak için gerekli işlemlerin yapılacağının\" ihtar olunduğu,<br>Antalya 5.Noterliği'nin 17/11/2019 tarih ,...yevmiye nolu 2.ihtarnamesi ile \" ..vekil eden kooperatifin konut fiyatları dönemsel olarak artış göstermekte olup, her döneme ait konut bedelleri kooperatif kayıtlarında mevcuttur. 2018 yılında üye olarak tahsisi yapılmış konuta 2016 yılına ait bedelin belirlenmesi eşitlik ilkesine aykırı olacağı açıktır. Zira 2018 yılında üyeliğe kabul edilenlerin konut bedelleri ve bu üyelere uygulanan % 30 peşinat ile kalan tutar için senet veya kredi kullanımı uygulaması vekil eden kooperatifin kayıtlarında sabittir. Bu konu ile ilgili tarafınızca düzenlenmiş senet veya kullanılmış bir  konut kredisi de tespit edilememiştir. Kooperatif üyeliğinizin devam edebilmesi ve kooperatifin amacını gerçekleştirebilmesi için kooperatife karşı mali yükümlülüklerinizi yerine getirmeniz gerektiği, ana sözleşme ve ilgili mevzuatlarda açıkça belirtilmiş olup, konut fiyat farkı 267.590,10 TL,  bakiye borç 181.379,50 TL olmak üzere toplam 448.969,60 TL 'nin ödenmesi gerektiği, 25/09/2019 tarihli ihtarname ile tarafınıza tebliğ edilmiştir...\" ihtar olunduğu, anlaşılmıştır.<br>Yukarıdaki ihtarnamelerde özetle; davalı kooperatif tarafından davacıya tahsis edilen ...nolu bağımsız bölümdeki ikiz villaların bedeli 2018 tarihi dikkate alınarak 993.969,60 TL olarak belirlenmiş, daha evvel konutun davacıya 2016 yılı fiyatı olan 726.379,50 TL üzerinden tahsis edildiği, bu durumun eşitlik ilkesine aykırı olduğu belirtilerek davacıya 267.590,10 TL konut farkı bedeli nedeniyle borçlu olduğu ihtar edilmiştir.<br>Davalı ise bu konut farkı bedeli nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. <br>Davalı kooperatifin 29/09/2019 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısına ait toplantı tutanağının 8.maddesinde kooperatifin kurulduğu günden itibaren belirli bir peşinat miktarı yatırarak konut tercihi yapan fakat kalan bedeller için kredi veya bono yoluyla aidat miktarı belirlenmemiş üyelerin aidatlarına peşinat tarihinden itibaren yıllık %9 yasal faiz işletilerek bakiye borcun belirlenmesi gerektiğine karar verilmiştir. Ne var ki kooperatif tarafından 29/09/2019 tarihli bu olağanüstü genel kurul toplantı tutanağının 8.maddesine göre bakiye borcun belirlenmesi gerekirken, bağımsız bölümün 2018 yılı rayiç değeri olan 993.969,60 TL den davacının yapmış olduğu 545.000,00 TL peşinat ödemesi mahsup edilerek davacıdan 267.590,10 TL konut farkı bedeli istenmesi yerinde değildir. (Dairemizin aynı yönde 26/05/2023 tarih ...Esas .,..Karar sayılı ilamı Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 24/01/2024 tarih ...Esas ...Karar sayılı ilamı ile onanmıştır.)<br>Mahkemece davalı kooperatifin 29/09/2019 tarihli olağanüstü genel kurul toplantı tutanağının 8.maddesine göre bakiye borcun belirlenmesi gerekirken, davacının Haziran 2017 tarihi itibariyle zımmi şekilde kooperatif ortaklığına kaydının gerçekleştiği, bu nedenle ihbarnamelerde istenilen taşınmaz rayiç eder fark bedeli olan 267.590,10 TL nedeniyle davacının davalı kooperatife borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi Dairemizce yerinde görülmemiştir.<br>O halde mahkemece yapılacak iş; davalı kooperatifin 29/09/2019 tarihli olağanüstü genel kurul toplantı tutanağının 8.maddesine göre davacının bakiye borcun belirlenmesi bakımından dosyaya daha evvel rapor sunan ve raporu hükme esas alınan bilirkişiden ek rapor alınarak, oluşacak sonuç dairesinde karar verilmesinden ibarettir.<br>Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,\t<br>2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Antalya 4.Asliye Ticaret Mahkemesi 15/04/2021 tarih .,..Esas ...Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın  Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 4.569,77 TL nispi istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davalıya İADESİNE, <br>5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA, <br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgiliye İADESİNE, <br>8-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a-6. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a. maddesince kesin olarak karar verildi.31/12/2024<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"22faee2cb17e6e24","SID":"edf90543f1407a70"}}