{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/1083 <br>KARAR NO: 2025/86<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 02/12/2020<br>NUMARASI: 2016/5 E. - 2020/425 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/01/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  iş bu dava öncesinde davalı yanın  dava konusu “...” ibare ile 35,41,43,44 sınıflar bakımından TPE’ye yaptığı ... sayılı marka başvurusuna müvekkili şirketin yaptığı itiraz üzerine, önce TPE Markalar Dairesi Başkanlığı ’nın 04.02.2014 tarih, ... saydı karan ile 35,41,43,44 şeklinde tüm sınıflar bakımından red edildiğini, YİDKK'nun 16.02.2015 tarih ve ... sayılı kararı ile de, kısmen 35,41,44 sınıflar bakımından kabul, 43.sınıf hizmetler bakımından red şeklinde karar verildiğini, iş bu davanın davalısı tarafından, TPE YİDK'nın kısmen red kararının iptali talebiyle Ankara 2.FSHHM'de 2015/118 Esas-2015/307 Karar sayılı davanın görüldüğünü, müvekkili şirketin davanın reddini talep ederken diğer yandan da karşı dava olarak TPE YİDK'nın davacı başvurusunun 35,41,44. sınıflar bakımından kısmen kabulüne dair bölümünün iptaline ve/veya tescil edildiği, marka tescilinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ettiğini, Ankara 2.FSHHM'nin 2015/118 Esas-2015/307 Karar sayılı kararı ile davalının davasının red edildiğini, karşı davadaki hükümsüzlük talebine ilişkin olarak Yetkisizlik Kararı verildiğini, “..” ibareli markaların müvekkili ... A.ş (...) şirketi ile ... Ortaklığı (...)'nun TPE nezdinde tescilli ortak markası olduğunu, ... marka sahiplerinden ...'nın ulusal ve uluslararası alanda tanınmış ... Şirketlerinden olduğunu, ... Ortaklığı'nın ise Türkiye'nin en güçlü bankalarından olan ... Bankası kuruluşlarından biri olduğunu, müvekkili ile ...'nun uzun yıllar süren emek, yatırım ve tanıtım faaliyetleri sonucunda İstanbul Levent'te \"... Projesi\"ni hayata geçirdiklerini 2004 tarihinde TPE'ye başvurarak \"...\" ibareli \"...\" ortak hizmet markası olarak mal veya hizmetlerini diğer işletmelerin mal veya hizmetlerinden ayırt etmek üzere tescil ettirdiklerini, \"...\",\"...\", \"...\" ibare ve şekil markalarının üzerinde üstün ve öncelikli hakkın müvekkili ve ... şirketlerine ait olduğunu, müvekkilinin ... Ortak hizmet markasını diğer hizmet ve ürünleri için de aynı esas unsurlu seri markalar halinde tescillerine devam ettiğini, AB ülkeleri nezdinde 27 ülkede birden tescil sağlayan OHİM tescilinin mevcut olduğunu, davalının aynı ibare ve aynı 35.41.44. sınıftaki tescilinin haksız ve hukuka aykırı bir tescil olduğunu, davalının ... menşeli yabancı bir şirket olduğunu, yurtdışında seyahat organizasyonu ve SPA hizmetleri alanında faaliyet gösterdiğini, markalarının Türkiye'de hiçbir tanınmışlığının bulunmadığını, tüketici bakımından bir bilinirliği olmadığını, bu nedenle ayniyete yakın ibareyi esas unsur olarak ayın sınıflarda kullanmasının müvekkilinin faaliyeti/hizmeti-ürünü olarak algılanabileceğini, yazı karakterinin de muhafaza edilerek sadece “...” ibaresinin “...” olarak yazıldığını, asli unsurun yan unsurla kullanıldığını “...’ markası ile bire bir aynı görüntüde asıl unsurdan türemiş marka izleniminde olduğunu,  yapılan ek değişikliğin hem yazı hem de görüntü açısından  iltibas olgusunu yok etmediğini, müvekkillerinin  ortak hizmet markası dikkate alınarak oluşturulmuş müvekkiline ait türev bir marka izleniminde olduğunu ve ilk bakışta ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, davalının ... tescil nolu markası ile  müvekkilinin markası ile aynı sınıfta tescilli, aynı görseli kullanarak, müvekkili şirketin emek ve parasının ürünü olan haklı olarak kazandığı tanınmışlıktan yararlanmak ve haksız kazanç elde etmek amacında olduğunu, kötü niyetli olduğunu beyanla müvekkili şirketin \"...\", \"...\", ... ibare ve şekil “Logo” markaları üzerinde önceki yıllara dayanan üstün ve öncelikli hak sahibi olduğu, müvekkilinin tescilli markası ile davalının haksız bir biçimde tescil ettirmiş olduğu markasının tescilli olduğu mal ve hizmetler arasında bağlantılı olduğu ve davalının şekli tescile dayanan haklarının kullanımı sonucunda müvekkilinin menfaatlerinin ağır zarara uğrayacağı da dikkate alınarak; \"davalı tarafın; ... tescil numaralı ... markasının haksız ve hukuka aykırı tescilinden doğan şekli haklarını yargılama sonuçlanıncaya kadar davacı müvekkiline karşı kullanmasının engellenmesi ve davalı adına tescilli bu markanın yargılama sonuna kadar devri ile bu marka üzerinde bilumum tasarrufların yasaklanması” şeklinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalının tescilli markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır. Davalının yurt dışı adresine, Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü vasıtasıyla dava dilekçesi  usulüne uygun olarak tebliğ olunmuş ancak  herhangi bir cevap dilekçesi ve delil ibraz etmediği anlaşılmıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; \"Tüm dosya kapsamı, TPMK kayıtları, denetime elverişli bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde, hükümsüzlüğü talep edilen ... sayılı ... ibareli davalı markasının, davacının ..., ..., ... sayılı ... markaları ile karıştırılma/ ilişkilendirilme ihtimali yarattığı, ancak davalının 15/06/1998 Tarih ve ... sayılı ... ibareli marka tescilinin bulunduğu, söz konusu tescil kapsamında yer alan hizmetler ile hükümsüzlüğü talep edilen ... sayılı markada çakışan hizmetler yönünden davalının kazanılmış hakkının mevcut olduğu, davalının önceki tescilli markası ile çakışmayan (TPMK nezdinde ... numara ile tescilli)  \"...\" ibareli markanın 35.sınıfta yer alan \" “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için \"giysiler, ayak giysileri, CD’ler, DVD’ler, gıda (Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler; çubuk/bar şeklinde tahıllar; tahıl müstahzarları; tahıl esaslı atıştırmalık yiyecekler; kurutulmuş meyve esaslı atıştırmalık yiyecekler; kurutulmuş sebze esaslı atıştırmalık yiyecekler; hububat esaslı çubuk/bar esaslı atıştırmalıklar; hububat esaslı atıştırmalık yiyecekler; granola esaslı atıştırmalık yiyecekler; çubuk/bar şeklinde müsli; müsli müstahzarları; çok tahıllı atıştırmalık yiyecekler; kabuklu yemişler ve kabuklu yemiş esaslı çubuk/bar şeklinde atıştırmalıklar; kinoa esaslı atıştırmalık yiyecekler; pirinç esaslı atıştırmalık yiyecekler; tofu esaslı atıştırmalık yiyecekler; buğday esaslı atıştırmalık yiyecekler; gazlı su; soda; içme suları; sular [içecekler]; maden suyu [içecek]), mumlar, kurutulmuş, güzel kokulu bitki, baharat ve çiçek karışım ve derlemeleri, esans yağları\" mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, kataloglar ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir);\", 41.sınıfta yer alan \"Sağlık, sıhhat ve hastalıkların önlenmesi alanlarında seçkinliği göstermek amacıyla, ödüller vasıtasıyla, tanınmışlık sağlama hizmetleri;\" ve 44.sınıfta yer alan \"Bireylerin sağlığı ve sıhhati ile ilgili dosyaların ve kayıtların muhafaza edilmesi hizmetleri” mal ve hizmetler yönünden kazanılmış hakkının mevcut olmadığı, dolayısı ile bu hizmetler açısından  davacı markaları ile davalı markası arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu ve  bu mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, hükümsüzlüğü talep edilen markanın kötü niyetli olarak başvurulduğu iddiasının sübut bulmadığı tüm bu nedenlerle davanın kısmen kabulü ile hüküm kısmında yer alana mal ve hizmetler yönünden markanın kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, fazlaya dair istemin reddine\" şeklindeki gerekçeleri ile; Davanın KISMEN KABULÜ İLE, davalı adına TPMK nezdinde ... numara ile tescilli \"...\" ibareli markanın 35.sınıfta yer alan \" “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için \"giysiler, ayak giysileri, CD’ler, DVD’ler, gıda (Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler; çubuk/bar şeklinde tahıllar; tahıl müstahzarları; tahıl esaslı atıştırmalık yiyecekler; kurutulmuş meyve esaslı atıştırmalık yiyecekler; kurutulmuş sebze esaslı atıştırmalık yiyecekler; hububat esaslı çubuk/bar esaslı atıştırmalıklar; hububat esaslı atıştırmalık yiyecekler; granola esaslı atıştırmalık yiyecekler; çubuk/bar şeklinde müsli; müsli müstahzarları; çok tahıllı atıştırmalık yiyecekler; kabuklu yemişler ve kabuklu yemiş esaslı çubuk/bar şeklinde atıştırmalıklar; kinoa esaslı atıştırmalık yiyecekler; pirinç esaslı atıştırmalık yiyecekler; tofu esaslı atıştırmalık yiyecekler; buğday esaslı atıştırmalık yiyecekler; gazlı su; soda; içme suları; sular [içecekler]; maden suyu [içecek]), mumlar, kurutulmuş, güzel kokulu bitki, baharat ve çiçek karışım ve derlemeleri, esans yağları\" mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, kataloglar ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir);\", 41.sınıfta yer alan \"Sağlık, sıhhat ve hastalıkların önlenmesi alanlarında seçkinliği göstermek amacıyla, ödüller vasıtasıyla, tanınmışlık sağlama hizmetleri;\" ve 44.sınıfta yer alan \"Bireylerin sağlığı ve sıhhati ile ilgili dosyaların ve kayıtların muhafaza edilmesi hizmetleri ” Mal ve hizmetler yönünden kısmen hükümsüzlüğüne, bu mal ve hizmetler yönünden sicilden terkinine, fazlaya dair istemin reddine, şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF: Davacı  vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin ... menşeli yabancı bir şirket olduğunu, Türkiye'de hiçbir faaliyette bulunmadığını, davalı şirket müktesep hak iddiasına konu önceki tarihli tescili ile ilgili olarak davaya yanıt vermediğini, ve davada bu konuda müktesep hak iddiası ileri sürmediği ve veya müktesep hak iddiasının kanıtlayacak bir kullanım delili de sunmadığını, müvekkiline ait ... ibareli markanın senelerdir tüketicinin belgesi ve memnuniyetini ulaştığını, tanınmış ve bilinirliği seri bir marka olduğu ve yarattığı memuniyet ve güvenle çokça tercih edilen bir marka olduğunu, ... tescil no 18/03/2005 tescil tarihli ... ibareli 35,36,37,41,42,43,44,45 sınıflarda tescilli ... tescil no ve 13/04/2005 tescil tarihli ... ibareli 35,36,37,41,42,43,44,45 sınıflarda tescilli ... tescil no ve 18/03/2005 tescil tarihli ... ibare ve şekil 35,36,37,41,42,43,44,45 sınıflarda tescilli olduğunu, oysa davacının yargılama son başvurusunun konusu da olan “...” ibare ve biçimli markasının, kendi işletmesi ile özdeşleşmiş asli unsurları içeren, işletmesel köken itibariyle önceki tescilli markası ile bağlantılı olduğunu, ... markanın ... sayılı dava konusu marka ile çakıştığı sınıflarda müstesep hak teşkil ettiğinin tespiti, varolmayan iddiaya ve maddi gerçeklere ve hukuka aykırı olduğunu, yalnızca önceki tarihli tescil, bir markaya müktesep hak kazandırmak için yeterli olmayıp, bununla beraber, marka esas ibarelerinin aynı olması, uzun süredir kullanılıyor olması ve kullanımın kanıtlanması vb gibi unsurları da bulundurması gerektiğini, müvekkili şirketi, uzun yıllar, milyonluk yatırımlar ve çalışmalar sonucu “...” ibaresini tüketicilerin zihnine yerleştirdiğini ve markaya kalite, güvenilirlilik gibi unsurları markasıyla ayrılmaz bir bütün haline getirdiğini,  markaların iltibas yaratacak düzeyde benzer olduğu bilirkişi raporuyla da sabit olduğunu, davalı tarafın müktesep hak iddiasının bulunmadığı, eski tarihli ..., ... markasının, kullanımının kanıtlanmadığı, davalı yanın müvekkiline ... seri ortak markalarından sonraki tescil tarihli ..., ... marka tescilinin, Türkiye de tescil edilip ancak 22 yıldır kullanılmayan bir markanın, seri markasını yaratma amacının, kabul edilemeyeceğini  müvekkillerine 2004 yılından bu yana TPE nezdinde Tescilli, “...\" ibaresini ihtiva eden davalı yanın tescil sınıfı ile aynı sınıfta tescilli markaların ... Tescil no ve 18.03.2005 Tesdil tarihli “...” ibareli 35, 36, 37, 41, 42, 43, 44, 45 sınıflarda tescilli ... Tescil na ve 13.04.2005 Tescil tarihli “...” ibareli 35, 36, 37, 41, 42, 43, 44, 45 sınıflarda tescilli  ... Tescil no ve 18.03.2005 Tescil tarihli ... ve şekli * 35, 36, 37, 41, 42, 43, 44, 45 sınıflarda tescilli müvekkillerine, 2004 yılından bu yana TPE nezdinde Tescilli, “...” İbaresini ihtiva eden seri ortak markalarının TPE görselleri bulunduğunu, söz konusu tescillere ilişkin TPE resmi intemet kayıtları aşağıda yer aldığını, belgelerden görüleceği üzere “...“ ortak marka ibaresi belli bir harf karakteri ile küçük harf veya büyük harfle yazıldığını, müvekkiline ait ... projesi Avrupa'nın en büyük 10 mimari projesi içinde yer almış, 2006 yılı mimari ödülü kazanmak suretiyle müvekkillerine “...” markası sadece Türkiye de değil, Avrupa'da da adını duyurmuş bir marka olduğunu, söz konusu tescillerin üzerinden 5 Yıl geçmiş ve Mükteşep hakları oluştuğunu, davalı yanın aynı ibare ve aynı 35., 41. 44.cı sınıftaki tescili haksız ve hukuka aykırı bir tescilli olduğunu, ortak marka ve marka sahiplerinin tanıtımlarının yer aldığı www...com.tr alan adlı internet sitesi de mevcut olduğunu, Google arama sonuçları bu durumu açıkça gösterdiğini ve müvekkillerinin TPE nezdinde tescilli ortak hizmet markaları ile davalı markasını yan yana koyulduğunda davalı tescilin asli unsur ... benzerliğini iltibas olgusunu yok etmediğini, müvekkiline at seri marka görünümünde olduğunu, yukarıdaki marka görsellerinden anlaşılacağı üzere müvekkiline ... ibareli Ortak hizmet markası esas unsurunun davalı tarafından ... olarak kullanıldığı ... ibareli marka görüntüsünün, orta seviyedeki insan gözü ile ayırt edilemeyecek şekilde karışıklık yaratıcı olduğunu, bu suretle yapılan ek değişikliğinin iltibas olgusu yok etmediğini, müvekkili şirket adına tescilli “...”, “...” ... ibare ve şekil “...” markaları da müvekkili şirket markalı ürünleri diğer ürünlerden ayırmak, ayrıcalık kazandırmak ve kalitesinin sembolü olarak kullanıldığını, müvekkiline aynı şekil markasını aynı sınıf ürünlerde kullanan ve birebir iltibas yaratan davalı yanın tescilinin hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2016/5 E. ve 2020/425 sayılı 12.12.2020 tarihli kararının, kısmi hükümsüzlük kararı hariç, sadece kısmi redde ilişkin kısımlarının, istinaf talepleri doğrultusunda kaldırılarak davanın kabulüne, davalının ...,” ... sayılı markasının tüm sınıflar bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır.<br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu davalı adına ...  tescil nolu markanın hükümsüzlüğü davasıdır. Ankara FSHHM 2015/ 118 Esas 2015/307 Karar sayılı kararı ile hükümsüzlük yönünden yetkisizlik kararı verildiği görülmüştür. Davacı 07/01/2016 tarihli dava dilekçesi ile yeniden dava açmıştır. TPMK kayıtlarına göre, ... tescil nolu \"...\" ibareli markanın  35,36,37,41,42,43,44, 45. Sınıflarda  ilk defa 30.01.2004  tarihinde, ... tescil numaralı \"...\" ibareli markanın 35,36,37,41,42,43,44,45.sınıflarda ilk defa 30.01.2004 tarihinde, ... tescil numaralı \"...\" ibareli markanın 35,36,37,41,42,43,44,45.sınıflarda ilk defa 14.06.2004 tarihinde, ... tescil numaralı \"...\" ibareli markanın 38. sınıfta 28.09.2011 tarihinde, ... tescil numaralı \"...\" ibareli markanın 38.sınıfta 01.04.2015 tarihinde davacı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş adına tescil edildiği, ... tescil nolu \"...\" ibareli markanın 35,41,44. Sınıflarda davalı ... adına 05.12.2011  tarihinde tescil edildiği görülmüştür. Dava tarihi itibarı ile 556 sayılı KHK hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Mülga 556 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ nin 8./l-b maddesine göre; \"Tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa yapılacak itiraz üzerine başvurunun tescil edilemeyeceği belirtilmiştir. Bu hükmün 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nda karşılığı olan 6/1. maddesidir. Davacının ... ve ... sayılı markaları, beyaz zemin üstüne siyah renkte, büyük harflerle yazılmış “...” ve “...” ibarelerinden oluşan kelime markalarıdır. Davacı ... sayılı markası ise, beyaz zemin üstüne küçük harflerle yazılmış “...” kelimesi ve ... vadilerde yer alan arazi şekillerini çağrıştıran renkli şekil unsurundan oluşmaktadır. Davacı markalarının esas unsuru “...” ibaresidir. Hükümsüzlüğü talep edilen ... sayılı davalı markası, beyaz zemin üstüne siyah renkte büyük harflerle yazılmış, “...” ibaresinden oluşan kelime markasıdır. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.  03.06.2020  tarihli bilirkişi heyet  raporunda özetle;\" Hükümsüzlüğü talep edilen ... sayılı ... ibareli davalı markasının, davacının ..., ... ve ... sayılı ... markaları ile karıştırılma/ilişkilendirme ihtimali yarattığı, ancak davalının 15.06.1998 tarih ve ... sayılı “...” ibareli marka tescilinin bulunduğu, söz konusu tescil kapsamında yer alan hizmetler ile hükümsüzlüğü talep edilen ... sayılı markada çakışan hizmetler yönünden davalının kazanılmış hakkının mevcut olduğu, davalının önceki tescili markası ile çakışmayan; “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için \"giysiler, ayak giysileri, CD'ler, DVD'ler, gıda (Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler; çubuk/bar şeklinde tahıllar; tahıl müstahzarları; tahıl esaslı atıştırmalık yiyecekler; kurutulmuş meyve esaslı atıştırmalık yiyecekler; kurutulmuş sebze esaslı atıştırmalık yiyecekler; hububat esaslı çubuk/bar esaslı atıştırmalıklar; hububat esaslı atıştırmalık yiyecekler; granola esaslı atıştırmalık yiyecekler; çubuk/bar şeklinde müsli; müsli müstahzarları; çok tahıllı atıştırmalık yiyecekler; kabuklu yemişler ve kabuklu yemiş esaslı çubuk/bar şeklinde atıştırmalıklar; kinoa esaslı atıştırmalık yiyecekler; pirinç esaslı atıştırmalık yiyecekler; tofu esaslı atıştırmalık yiyecekler; buğday esaslı atıştırmalık yiyecekler; gazlı su; soda; içme suları; sular [içecekler]; maden suyu [içecek]), mumlar, kurutulmuş, güzel kokulu bitki, baharat ve çiçek karışım ve derlemeleri, esans yağları\" mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, kataloglar ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir); Sağlık, sıhhat ve hastalıkların önlenmesi alanlarında seçkinliği göstermek amacıyla, ödüller vasıtasıyla, tanınmışlık sağlama hizmetleri; Bireylerin sağlığı ve sıhhati ile ilgili dosyaların ve kayıtların muhafaza edilmesi hizmetleri'nde kazanılmış hakkının mevcut olmadığı, dolayısıyla bu hizmetler açısından davacı markaları ile davalı markası arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu ve hükümsüzlük koşullarının oluştuğu; Davacının ..., ... ve ... sayılı markalarının tescilli olması karşısında, tescilsiz marka haklarının korunmasını düzenleyen mülga Mülga 556 Sayılı KHK 8/3. maddesi ve SMK 6/3. maddesinin işbu davada uygulanabilirliğine ilişkin hukuki değerlendirmenin Mahkemenin takdirinde olduğu, dosya kapsamında davalının dürüstlük kuralı ile bağdaşmayan bir niyet taşıdığı ve markanın kötüniyetli olarak başvurulduğuna dair somut bir verinin bulunmadığı...\" belirtilmiştir. -Her iki taraf markasında ayırt edicilik, ... ibareleri üzerinde yoğunlaştığı Davacı markalarının ... esas unsurlu olması ve bu ibarenin bir bütün olarak davalı markası içerisinde yer alması, ... ibaresinin davalı markasının başlangıç kısmında yer alması ve bu ibarenin Türkçe’de aynı anlama gelip, son derece benzer yazılması ve telaffuz edilmesi ve davalı markasının sonunda bulunan “...” ibaresinin, markada farklılık oluşturarak, bu ibarenin davacının ... markalarından uzaklaşmasını sağlayamadığı markalar arasında benzerlik bulunduğu karıştırılma ihtimali bulunduğu iltibasın bulunduğu anlaşılmıştır. -Mahkemece davalının davacının ilk olarak 2004 yılından tescil edilen markalarından önce,15.06.1998 tarihli ve ... başvuru numaralı “...” ibareli marka tescilinin bulunduğu davalının önceki markaya dayalı olarak tescilli olduğu sınıflar yönünden kazanılmış hakkı bulunduğu gerekçesi ile önceki tescilde çakışmayan sınıflar yönünden markanın kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.-Davacı istinafında davalı tarafından cevap dilekçesi verilmediği davalı tarafından eskiye dayalı kazanılmış hak iddiasında bulunulmadığını mahkemenin bu hususu resen gözetemeyeceğini ve davalının Türkiye'de kullanımı bulunmadığını ileri sürmektedir. Davacının sunduğu mahkeme kararları ve bilirkişi raporunda bu marka müktesep hak olarak daha önceki yargılamada dikkate alındığından davacının bu yöndeki istinaf sebebine itibar edilmemiştir. Davalı markasının kullanılmadığına yönelik iddianın marka kullanılmama sebebi ile iptal edilmedikçe müktesep hak yönünden davalıya hak sağlar. Davacının davalının kötü niyetli olduğuna yönelik istinaf sebebinin incelenmesinde; Mülga 556 Sayılı KHK’nin 42. Maddesinde yer alan hükümsüzlük sebepleri arasında kötüniyetli marka tescili bir hükümsüzlük nedeni olarak sayılmamıştır. Ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 16.07.2008 tarih ve 2008/11-501 E- 2008/507 K. sayılı kararı ve bu tarihten sonra yerleşen uygulamaları ile kötüniyet, bir hükümsüzlük nedeni olarak kabul edilmiştir. -Başkasına ait olduğunu bildiği yahut bilmesi gerektiği bir markadan haksız bir şekilde yararlanma amacıyla yapılmış tescil kötüniyetli olup, \"Tescil yoluyla sağlanan marka korumasının amacına aykırı bir şekilde kullanılması yoluyla, başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanmayıp yedekleme marka ticareti yapmak ya da şantaja yönelik başvuru ve tescilleri kötüniyetli marka tescili olarak kabul edilmelidir.\"(Y.11.H.D. 01.12.2011 T, 2010/4126 e. 2011/16279 k.).Davalının kötü niyetli olmadığı belirtilen yargıtay kararında belirtilen şartların gerçekleşmediği anlaşılmakla bu istinaf sebebine itibar edilmemiştir. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 02/12/2020 tarih ve 2016/5 E. 2020/425 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken  615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 100,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 515,40-TL  harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 16/01/2025  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d526cfb6b869b713","SID":"b8850119bcfd943e"}}