{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2297 - 2024/1700<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2022/2297 <br>KARAR NO\t: 2024/1700 <br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/07/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/272 Esas 2022/662 Karar<br><br>ASIL DAVA DOSYASINDA;<br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 27/12/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 31/12/2024<br><br>İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacı vekili, 10.12.2016 tarihinde, davalı ... sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk poliçesi ile sigortalı, davacının yolcu olarak bulunduğu, dava dışı ... idaresindeki ... plakalı aracın dava dışı ... idaresindeki ... plakalı araç ile çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının ağır şekilde yaralandığını belirterek HMK'nın 107. maddesine göre fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davacının sürekli ve geçici iş göremezlik zararı için 5.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte (teminat limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere) davalıdan tahsilini talep etmiş, 06.10.2017 tarihli dilekçe ile HMK'nın 124. Md uyarınca taraf değişikliği ile davanın ...'na yöneltilmesini istemiş, ön inceleme duruşmasında maddi tazminat talebini 1.000TL geçici iş göremezlik, 4.000TL sürekli iş göremezlik tazminatı olarak açıklamıştır.<br>Birleştirilen dava dosyasında davacı vekili; 10.12.2016 tarihinde, dava dışı ... idaresindeki, zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan ... plakalı araç ile davacının yolcu olarak bulunduğu, dava dışı ... idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının ağır şekilde yaralandığını, kazaya karışan ... plakalı aracın ZMMS sigortası bulunmadığından davalı kurumun doğan zarardan sorumlu olduğunu belirterek HMK'nın 107.maddeye göre fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davacının bakiye sürekli ve geçici iş göremezlik zararı için 3.500,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 10.04.2018 tarihli birleşen dava ön inceleme duruşmasında, 3.500,00 TL tazminatın, 500,00 TL'nin geçici iş göremezlik tazminatına, 3.000,00 TL'nin kalıcı iş göremezlik tazminatına ilişkin olduğunu açıklamış, 30.03.2019 tarihli talep artırım dilekçesiyle, asıl davada geçici iş göremezlik talebini 2.560,16 TL, sürekli işgöremezlik tazminatı talebini 36.652,52 TL olarak, birleşen davada geçici iş göremezlik talebini 7.680,50 TL, sürekli işgöremezlik tazminatı talebini 45.717,58 TL olarak arttırmış, 27.05.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile, (asıl dava) ... plaka sayılı araç yönünden 2.560,16, TL geçici iş göremezlik tazminatının ve 100.526,90, TL sürekli iş göremezlik tazminatı, (birleşen dava) ... plaka sayılı araç yönünden 7.680,50 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 221.524,11 TL sürekli iş göremezlik tazminatını olarak ıslah etmiştir.<br>HMK'nın 124 md uyarınca taraf olmaktan çıkarılan ... Sigorta AŞ vekili, kazaya karışan ... plakalı aracın dava konusu kazayı 10.12.2016 tarihinde saat 08:50'de yaptığını, davalı sigorta şirketinin düzenlediği poliçenin ise aynı gün saat 09:32'de düzenlenmiş olması nedeni ile dava konusu kazayı kapsar şekilde düzenlenmiş poliçe bulunmadığından davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Asıl davada davalı ... vekili, dava açılmadan önce KTK'nın  97. maddede belirtilen şekilde başvuru yapılmadığından davanın dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, davaya bakmaya yetkili mahkemenin Şişli Mahkemeleri olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, davalının kaza nedeni ile doğan zarardan poliçe limiti (310. 000 TL) ile sınırlı olarak ve kusur oranında sorumlu olduğunu, tedavi sürecinin sona ermesinden sonra kazadan dolayı sürekli bir hasara yol açması gerektiğini, maluliyet oranının tespiti için Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde yetkili bir hastaneden sağlık kurulu raporu alınması gerektiğini, tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik tazminatı talepleri yönünden sorumluluğunun bulunmadığını, zarar hesabı için seçilecek bilirkişinin aktüerler siciline kayıtlı kişilerden olması gerektiğini, kazanın oluşuna ilişkin kusur durumu ile davacı tarafın yaralanmasına ilişkin maluliyet durumunun yürürlükteki mevzuata uygun olarak belirlenmesi taleplerinin bulunduğunu, bedeni zararlar kapsamında bulunmayan cenaze defin, yol, yemek ulaşım, belge ve raporların temini sırasında yapılacak masraflara ilişkin taleplerin davalı tarafından karşılanmasının mümkün olmadığını, tazminatın TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faize göre hesaplanmasını, tazminattan müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, davalının yalnızca dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olabileceğini, uygulanması gereken faizin ise yasal faiz olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.<br>Birleştirilen davada davalı ... vekili, davacının %15 olarak tespit olunan maluliyet oranı ile kaza tarihinde geçerli trafik poliçesi bulunmayan ... plakalı aracın %75 kusur oranı ile yapılan tazminat hesabında başvuru sahibi davacının maluliyetinden kaynaklı zararının 56.021,00 TL olduğunun tespit edildiğini, tazminat tutarının 11.08.2017 tarihinde davacıya ödenmiş olduğunu, başvuru sahibine ibraname mukabilinde ödemede bulunarak kazadan kaynaklanan tüm sorumluluğunu yerine getirmiş olduğunu, başkaca bir sorumluluğunun kalmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece, mahkemenin önceki kararının yalnızca ... Sigorta Şirketi'nin taraf olmaktan çıkarılmasına rağmen karar başlığında yer almaması ve yargılama gideri yönünden bir karar verilmemesi yönünden kaldırılmışsa da, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihinde 2019/40 Esas - 202/40 Karar sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması ve iptal kararı sonrası güncel Yargıtay İçtihatları uyarınca tazminat hesabının TRH 2010 yaşam tablosuna göre, progresif rant yöntemiyle bilinmeyen/işleyecek devre hesabı yapılırken bilinen son gelirin her yıl için %10 artırım %10 iskonto usulüne göre yapılması gerektiği belirlendiğinden ve tazminatın belirlenmesi hakimin yetkisinde olduğundan bu durum resen dikkate alınarak bilirkişiden 18.05.2022 tanzim tarihli ek rapor alındığı, raporun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, anılan hesaplamalara uygun olduğunun değerlendirildiği, davacının yolcu olarak olarak bulunduğu araçta kemerinin takılı olup olmadığının dosya kapsamından tespit edilememesi sebebiyle hesaplanan tazminatlardan müterafik kusur indirimi yapılmadığı, davacının kolluktaki 10.12.2016 tarihli beyanından iş arkadaşı olan ... ile birlikte ...'in yönetimindeki araçta yolcu olarak bulunduğu sırada kazanın meydana geldiği anlaşılmakla olayda hatır taşımasının bulunduğu kabul edilerek Yerleşik Yargıtay Kararları uyarınca tazminattan takdiren %20 oranında hatır taşıması sebebiyle indirim yapıldığı, maddi tazminatlara asıl dava yönünden dava açılmadan önce başvuruda bulunulmamış olması nedeniyle dava tarihinden (09.08.2017), birleşen dava yönünden ise kısmi ödemenin yapıldığı 11.08.2017 tarihinden itibaren yasal faiz (kazaya karışan araçlar ticari araç olmadığından) işletilmesi gerektiği, asıl ve birleşen davada davalılar kendilerini vekille temsil ettirmişlerse de, reddedilen tutarlar hatır indirimi sebebiyle reddedildiğinden ve indirimin yapılıp yapılmayacağı ile oranının hakimin takdirinde bulunduğundan davacı tarafça bilinemeyeceğinden davalılar lehine vekalet ücreti ile yargılama giderine hükmedilmesine yer olmadığına ,HMK madde 124/4 uyarınca taraf olmaktan çıkartılan ... Sigorta AŞ lehine AAÜT madde 7/2 uyarınca vekalet ücreti takdirine karar verildiği belirtilerek asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü ile asıl davada 2.048,12TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 80.421,52TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı ... dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen davada 6.114,40TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 177.219,52TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı ... dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusu yapılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>1-Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, hatır taşıması indirimi yapılabilmesi için davalı tarafça hatır taşıması savunması yapılması gerektiğini, hatır taşıması hususunun hakim tarafından re'sen dikkate alınamayacağını, davalı tarafından ileri sürülecek bir def'i olduğunu, ancak savunmanın genişletilmesi yasağının başladığı ana kadar ileri sürülebileceğini, davalı ... tarafından yasal süresi içinde cevap dilekçesi verilmediğinden zamanında ileri sürülmüş bir hatır taşıması savunması bulunmadığını, dava dilekçesinin 18.10.2017 tarihinde davalı ... tebliğ edildiği halde davalı tarafından iki haftalık yasal sürenin geçmesinden sonra 07.11.2017 tarihinde cevap dilekçesi sunulduğunu, birleşen dava kapsamındaki dava dilekçesinin 28.11.2017 tarihinde davalı ... tebliğ edildiği halde davalı tarafından iki haftalık yasal sürenin geçmesinden sonra 29.12.2017 tarihinde cevap dilekçesi sunulduğunu, daha önce istinaf incelemesinden geçmiş olup yerel mahkemece verilen ilk kararda hatır taşıması indirimi yapılmamış olduğunu, karara davalının istinaf dilekçesinde hatır taşıması yapılmasına ilişkin herhangi bir istinaf sebebi bulunmadığını, önceki kararın hatır taşıması indirimi yapılmaması yönünde kesinleştiğini, hatır taşımacılığından söz edilebilmesi için maddi veya manevi bir karşılık söz konusu olmaksızın, motorlu araçla bir kişinin bir yerden bir yere taşınması gerektiğini, arkadaşlık ilişkisi içinde bulunan kişiler arasında ise manevi bir karşılık/menfaat bulunduğunu, bir kişinin kendi aracıyla arkadaşını bir yere götürmesi karşılıksız bir taşıma olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, taraf olmaktan çıkartılan ... sigorta AŞ lehine hükmedilen vekalet ücret yönünden, davanın ilk başta ... Sigorta AŞ'ye karşı açılmasında herhangi bir kusuru bulunmadığını, hatta ... Sigorta AŞ 'nin taraf sıfatı kendisine aitmiş gibi davranması sebebiyle husumetin ilk önce ... Sigorta AŞ'ye yöneltildiğini, ... Sigorta AŞ lehine herhangi bir vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, kazaya karışan ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle ... Sigorta AŞ 'de ZMMS poliçesi bulunduğu bilgisi yer aldığını, bu nedenle dava öncesinde ... Sigorta AŞ' ye yapılan başvuruya istinaden ... Sigorta AŞ nezdinde hasar dosyası açılarak davacıdan bir kısım bilgi ve belgelerin talep edildiğini, ... Sigorta AŞ' nin poliçe saatinin kazayı kapsamadığını davacıya bildirmediğini, başvurunun esastan incelenmeye başlanıldığını, başvuru aşamasında taraf sıfatı kendisine aitmiş gibi davrandığını, aleyhine dava açılmasına davalının sebebiyet verdiğini, ... Sigorta AŞ'nin 2017 senesinde verilen ara karar ile taraf olmaktan çıkarıldığını, bu tarih itibariyle maktu vekalet ücretinin 1.980,00 TL olduğunu, ... Sigorta AŞ lehine bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin kabulü halinde dahi bu tutarın en fazla 1.980,00 TL olabileceğini, ayrıca ... Sigorta AŞ'nin taraf olmaktan çıktığı tarihteki dava değeri 5.000 TL olduğunu, 5.100 TL vekalet ücreti işbu dava değerini dahi aştığını, davacının kaza nedeniyle ağır şekilde yaralandığını, omurgasında parçalı kırıklar başta olmak üzere olmak üzere vücudunun çeşitli yerlerinde çok sayıda yaralanma meydana geldiğini, ATK raporunda davacının yaşadığı hareket kısıtlığına ilişkin ölçümlerin eksik ve hatalı yapıldığını, meydana gelen arazların doğru şekilde tespit edilmediğini, geçici işgöremezlik ve bakıcı ihtiyacı yönünden bildirilen görüşlerin de hatalı ve eksik olduğunu, rapordaki sair aleyhe tespitlere de itiraz ettiklerini, maluliyetin tespitinde kullanılacak yönetmeliğe ilişkin olarak yargı organları arasında farklı uygulamalar bulunmakta olup, işbu dosya kapsamında da farklı yönetmeliklere göre ayrı raporlar alındığını, fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarını, en lehine olan uygulamanın/ yönetmeliğin esas alınması talepleri bulunduğunu, maddi zararlara ilişkin hesaplamada kullanılan aylık-yıllık gelir ve ücretler ile yaşam tabloları, hesap yöntemi vb. gibi hesaplamaya esas sair verilerde meydana gelmiş/gelecek artış ve lehe değişiklikler, asgari ücret tutarında meydana gelmiş/gelecek artışlar ile mevzuatta/içtihatta meydana gelmiş/gelecek lehe değişiklikler yönünden tüm haklarını saklı tuttuklarını, en güncel lehe verilerin dikkate alınmasını talep ettiklerini, 2022 yılı gelirinin AGİ dahil edilmeksizin belirlendiğini, pasif döneme ilişkin tazminat hesabında da mahsup edilemeyecek olduğunu, pasif dönem hesabında AGİ indirimi yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, 2022 yılı Temmuz ayında asgari ücrete ayrıca bir zam daha yapılmış olduğunu, tazminat hesabında bu hususun da dikkate alınması ve hesaplamanın güncellenmesi gerektiğini, davanın ZMSS poliçesinden doğan tazminat istemine ilişkin olması sebebiyle mutlak ticari iş niteliğinde olduğunu, tazminata işletilecek olan faizin de avans faizi olması gerektiğini ileri sürmüştür.<br>2-Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, ödeme tarihindeki verilere göre hesaplama yapıldığında; ... tarafından yapılan ödeme yeterli olacağından KTK 111. maddesine göre davanın reddi gerektiği halde kabulüne karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, davalının başvuru sahibine ibraname mukabilinde ödemede bulunarak kazadan kaynaklanan tüm sorumluluğunu yerine getirmiş olduğunu, başkaca bir sorumluluğu bulunmadığını, davacının %15 olarak tespit olunan maluliyet oranı ile kaza tarihinde geçerli trafik poliçesi bulunmayan ... plakalı aracın %75 kusur oranı ile yapılan tazminat hesabında davacının maluliyetinden kaynaklı zararının 56.021,00 TL olduğunun tespit edildiğini, bilirkişi tarafından tespit edilecek tazminat miktarı arasında fahiş fark /ödemenin yetersiz olduğunun tespiti halinde ancak ibranamenin hükümsüz sayılabileceğini, aksi halde başvurunun reddi gerektiğini, ödeme tarihindeki verilere göre hesaplama yapıldığında davalı tarafından yapılan ödemenin yeterli olduğunu, hesaplama yapılırken TRH 2010 tablosu ve iskonto oranı (teknik faiz), %1,8-%1,65 olarak dikkate alınması gerektiğini, maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun alınmadığını, maluliyet oranın tespiti için tedavi sürecinin sona ermiş olması şartı sağlanmadığından verilen kararın kabulünün mümkün olmadığını, davacının 2 yıl kontrol şartı sağlayarak kalıcı maluliyetini gösterir rapor aldırılması gerektiğini, davacıya SGK tarafından geçici iş görmezlik ödeneği ödendiğini, davacının geçici iş göremezlik tazminat talebinin karşılanmış olduğunu, davacının geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin sorumluluğu bulunmadığını, birleşen dava yönünden hükmedilmiş olan faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, davalının dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu, hükmolunacak tazminat tutarına dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE\t<br>6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>Asıl ve birleştirilen dava, trafik kazasından kaynaklı cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.<br>Davacı vekili, 10.12.2016 tarihinde ... plakalı araç ile ... plakalı araçların çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında yaralandığını belirterek, asıl davada yolcu olarak bulunduğu ... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısından, birleştirilen davada ... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmadığından ... geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiş, asıl davada dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen ... Sigorta AŞ'nin poliçenin kaza saatinden sonra düzenlendiğine ilişkin cevap dilekçesine müteakip davacı vekili tarafından asıl davada 06.10.2017 tarihinde HMK'nın 124 md. uyarınca davanın ...'na yöneltilmesinin talep edildiği, mahkemenin 11.10.2017 tarihli ara karar ile taraf değişikliği talebinin kabulüne karar verildiği, taraf teşkilinin sağlanarak mahkemenin 2017/457 E. 2019/372 K. Sayılı kararı ile asıl ve birleşen davanın davanın kabulü ile, asıl davada 2.560,16 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 36.652,52 TL sürekli iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, \tbirleşen davada 7.680,50 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 45.717,58 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kısmi ödemenin yapıldığı 11.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verildiği, karara karşı taraf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine Dairemizin 2019/2257 E., 2022/347 K. sayılı ilamı ile HMK 124. maddeye göre taraf olmaktan çıkarılan ... Sigorta AŞ için, aynı maddede yer alan düzenlemeye göre lehine yargılama gideri takdir edilmesi gerekmekte olduğundan, karar başlığında \"HMK 124. maddeye göre taraf olmaktan çıkartılan\" olarak gösterilmesi ve yargılama gideri konusunda bir karar verilmesi gerektiği halde Mahkemece, HMK 124. maddeye göre taraf olmaktan çıkarılan ... Sigorta AŞ'nin karar başlığında gösterilmemiş olması, yargılama giderleri konusunda hakkında karar verilmemiş olması yanında, kararın kendisine tebliğ edilmemiş olması nedeniyle eksiklikler ikmal edilerek karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davacı ve davalı vekilinin istinaf taleplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verildiği, kaldırma kararından sonra mahkemece Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihinde 2019/40 Esas - 202/40 Karar sayılı iptal kararı ve Yargıtay içtihatları uyarınca TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesaplamanın yapıldığı aktüer bilirkişi raporu alınmış hesaplanan tazminattan hatır taşıması indirimi yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>1-Davacı ve davalı vekilinin maluliyet raporuyla tespit edilen maluliyet oranı, uygulanan yönetmelik yönünden istinaf sebeplerinin incelenmesinde; Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.<br>Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.<br>Somut olayda davacının maluliyetinin tespiti için Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenen 03.04.2018 tarihli raporda, davacının trafik kazası nedeniyle oluşan omur kırıkları nedeniyle olay tarihindeki yaşına (31) göre (E cetveline göre) çalışma ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının %34 olduğu, kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren bakıcı ihtiyaç süresinin 45 (kırkbeş) gün, tıbbi iyileşme süresinin 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği tespit edildiği; Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 27.09.2018 tarihli raporda ise Kas İskelet Sistemine ilişkin vertebra cisminin kompresyonu ve çok seviyeli operasyon.....her seviye için %1 ilave edilerek aritmetik toplam yapıldığında %6, Balthazard formülü uygulandığında %10 olduğu, sinir sistemine ilişkin araz %5 Balthazard formülü uygulandığında %15 olduğu, kişinin bedensel özür oranının %15 olduğu, kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 45 (kırkbeş) gün olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceğinin belirlendiği, kaza tarihi itibariyle Yargıtay uygulamalarına göre geçerli kabul edilen yönetmeliğin Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik olduğundan mahkemece 27.09.2018 tarihli raporun hükme esas alındığı, raporun davacının son durum raporu alınarak, muayene edilerek ve hakkında düzenlenmiş olan tedavi belgeleri ve sağlık kurulu raporları değerlendirilmek suretiyle düzenlendiği anlaşıldığından taraf vekillerinin maluliyet raporuna ilişkin istinaf gerekçesi yerinde görülmemiştir. <br>2-Davacı ve davalı vekilinin hesaplama yöntemine yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik kanunun 90. Maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11.01.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” Şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihinde 2019/40 E-2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresi Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir. <br>Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarihli 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile iptaline karar verilmekle; zarar hesaplanmasında ZMMS Genel Şartları ekindeki cetveller ile getirilen %1,8 teknik faizin uygulanması mümkün değildir. Bu itibarla, mahkemece, sürekli işgöremezlik tazminatının hesaplanması yönünden hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda Yargıtay tarafından kabul edilen TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak hesaplama yapılmasında isabetsizlik görülmemiştir.<br>3-Davacı ve davalı vekilinin tazminat hesaplamasına yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde;<br>Mahkemece alınan 18.05.2022 tarihli aktüer bilirkişi ek raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre progresif rant yöntemi kullanılarak, bilinen dönem için ücret bordroları, bilinmeyen/ işleyecek dönem hesabı yapılırken bilinen son gelirin her yıl için %10 artırım %10 iskonto usulüne göre, pasif devre için AGİ indirimi yapılmaksızın hesaplama yapıldığı, ödeme tarihi verilerine göre yapılan hesaplamada davacının %15 maluliyeti ve birleşen davalı (... plakalı) araç sürücüsünün %75 kusuruna denk gelen tazminat zararının davalı tarafından 11.08.2017 tarihinde yapılan 56.021,00TL ödeme ile karşılanmadığının tespit edildiği, ilk karara esas alınan 29.03.2019 rapor tarihindeki verilere göre yapılan hesaplamada, 10.12.2016 - 10.09.2017\ttarihleri arası 2.759,97 TL aylık gelir üzerinden hesaplanan geçici iş göremezlik tazminatından SGK tarafından yapılan 4.648,35 TL'nin mahsubu ile davacının 10.240,66 TL geçici iş göremezlik zararı hesaplandığı, sürekli iş göremezlik 31.12.2019 kadar işlemiş dönem, 2019 ücret 3.255,60 TL üzerinden işleyecek dönem hesaplandığı, davacının %15 maluliyetine tekabül eden 1.405.152,69 TL x %15 = 210.772,90 TL tespit edildiği, birleşen dava (...) yönünden geçici iş göremezlik zararı 10.240,66 x %75 kusur oranına göre 7.680,50 TL, sürekli iş göremezlik zararı 210.772,90 TL x %75 kusur oranına göre 158.079,67 TL, asıl dava (...) yönünden; geçici iş göremezlik zararı 10.240,66 TL x %25 kusur oranına göre 2.560,16 TL, sürekli iş göremezlik zararı 210.772,90 TL x %25 kusur oranına göre 52.693,23 TL olduğu; 11.08.2017 tarihinde ödenen 56.021,00 TL'nin rapor tarihine kadar işlemiş yasal faizi ile hesaplanarak faiziyle mahsubu ile 158.079,67 TL-64.239,97 TL mahsubu ile 93.839,70 TL hesaplanmış, rapor tarihi verilerine göre ise, 10.12.2016 ila 10.09.2017 arası geçici iş göremezlik tazminatı olarak hesaplanan 14.889,01 TL den SGK tarafından ödenen 4.648,35 TL'nin mahsubu ile 10.240,66 TL geçici iş göremezlik tazminatı,11.09.2017 ila 31.12.2022 arası işlemiş dönem, işleyecek dönem ise 2022 bilinen ücret 6.593,39 TL üzerinden davacının %15 maluliyetine tekabül eden sürekli iş göremezlik tazminatı 2.680.717,49 x %15 = 402.107,62 TL olarak hesaplandığı, asıl dava yönünden, 2.560,16TL geçici, 100.526,90TL sürekli iş göremezlik, birleşen dava yönünden, 7.680,50 TL geçici, 301.580,72 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, birleşen davada davalı tarafından 11.08.2017 tarihinde yapılan 56.021,00 TL ödemenin rapor tarihi 18.05.2022 itibariyle işlemiş yasal faiz ile birlikte (80.056,31 TL.) mahsubu ile 221.524,41 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplanmış, mahkemece gerekçeli ve denetime elverişli aktüer bilirkişi ek raporu esas alınarak karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, dosya kapsamına kararın dayandığı delillerle gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, olaya ilişkin alınan bilirkişi raporlarının dosya kapsamına uygun olmasına, hesaplama yöntemi, tazminata esas alınan davacı gelirinin belirlenmesi, ödeme tarihi verilerine göre yapılan hesaplamada davacının maluliyet oranı ve birleşen davada davalı sigortasız araç (... plakalı) sürücüsünün kusur oranına (%75) denk gelen davacı zararının karşılanmamış olmasına, geçici iş göremezlik tazminatının SGK'nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedeli kapsamında bulunmadığından davalı sigorta şirketinin sorumluluğu bulunması, faiz başlangıç tarihi ve   kazaya karışan sigortalı araçların hususi otomobil olup ticari niteliği bulunmadığından hüküm altına alınan tazminata yasal faiz uygulanmasının dosya kapsamına uygun olmasına göre davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı ve ilk derece mahkemesi kararı usul ve esas yönünden yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 3531-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.<br>Davacı vekilinin hatır taşıması nedeniyle tazminattan indirim yapılmış olmasına yönelik istinaf sebebinin incelenmesinde; <br>6098 sayılı Borçlar Yasasının, \"Tazminatın belirlenmesi\" üst başlıklı 51/1 maddesi Hâkimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği hükme bağlanmıştır. Hatır taşıması bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Yani hatır için taşımada taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın yararına olmalıdır. <br>Hatır için taşıma ve aracın hatır için verilmesinde işletenin sorumluluğunun genel hükümlere tabi tutulmuş olması nedeniyle her olayda hâkim işinin özelliğini göz önünde tutarak işleteni tamamen sorumluluktan kurtarabileceği gibi, tazminattan indirim de yapabilir. Hatır taşıması hakim tarafından re’sen gözetilemez. Bu nedenle hatır taşımacılığını işletenin, sürücünün ve işletenin sorumluluğunu üstlenen sigorta şirketinin ileri sürmesi gerekir. Hatır taşıması olduğunu ispat yükü iddia edene ait olup, bu taşımanın bir hatır için yapıldığını veya aracın hatır amaçlı olarak verildiğini ispat etmekle yükümlüdür.<br> Asıl dava dilekçesinin HMK 124 md. uyarınca verilen ara kararla birlikte 18.10.2017 tarihinde davalı davalı ... tebliğ edildiği, davalının 07.11.2017 tarihinde süresinden sonra cevap dilekçesi sunduğu, hatır taşıması savunmasının itiraz değil def'i olup alacağın talep edilebilirliğini engelleyici işlev gören def'ilerin ancak belirli sürelerde ileri sürülebileceği, alacağı ortadan kaldıran ve her aşamada ileri sürülebilen itirazlardan olmadığı dikkate alındığında davalı tarafça yargılama sırasında cevap süresi içerisinde ileri sürülmeyen hatır taşıması def’inin reddi gerekirken, mahkemece kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir. <br>Kabule göre, birleşen davada, davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde hatır taşıması defi süresinde yapılmışsa da, birleşen davanın davacının yolcu olarak bulunduğu (taşındığı) araç nedeniyle davalıya yöneltilmediği, karşı araç sürücüsünün kusuruna dayanılarak davalıya karşı tazminat talep edilmiş olmasına göre davacının taşınması söz konusu olmadığı karşı araç sürücüsünün kusur oranına denk gelen tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması ve ayrıca HMK 124. Maddesi uyarınca taraf değişikliği talebinin kabul edildiği, 18.10.2017 tarihli ara karar tarihi itibariyle dava değeri 5.000,00 TL maddi tazminatla sınırlı olduğu halde AAÜT 13/2 maddesine aykırı şekilde taraf olmaktan çıkarılan ... Sigorta AŞ yararına 5.100,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru görülmediğinden davacı vekilinin tazminattan hatır taşıması indirimi yapılmış olması ve taraf olmaktan çıkarılan ... Sigorta AŞ yararına fazla vekalet ücretine karar verilmiş olması doğru görülmediğinden davacı vekilinin  istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılması ve asıl davada 100.526,90 TL birleştirilen davada 221.524,11 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline, asıl davada taraf olmaktan çıkarılan ... Sigorta AŞ yararına 1.980,00TL vekalet ücreti verilmesine dair yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>I-Asıl ve Birleştirilen dosyada davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>II-Asıl ve Birleştirilen dosyada  davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, <br>HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, <br>Buna göre;\t<br>A-)ASIL DAVA YÖNÜNDEN<br>1-DAVANIN KABULÜ İLE, 2.560,16 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 100.526,90 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı ... dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, <br>2-Alınması gereken 7.041,87 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 31,40 TL harç ile 116,85 TL tamamlama harcı ile 218,17 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 6.675,45  TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br> 10.09.2019 tarih ve 2017/457 esas, 2019/372 karar, 2019/459 harç nolu harç tahsil müzekkeresinin bila infaz iade edilmesinin istenilmesine, <br>Davacı tarafından yatırılan 31,40 TL peşin harç, 31,40 TL başvuru harcı, 4,60 TL vekalet harcı, 116,85TL tamamlama harcı ile 218,17 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 402,42 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, <br>3-Davacı tarafından sarf edilen 364,50 TL tebligat ve posta gideri ile 1.200,00 TL bilirkişi ücreti ile 2.000,00 TL adli tıp muayene ücreti olmak üzere toplam 3,564,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, <br>4-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir ve hesap edilen 30.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, <br>5-HMK m. 124 göre taraf olmaktan çıkartılan ... Sigorta AŞ'nin kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT madde 7/2 gereğince takdir ve hesap edilen 1.980,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak ... Sigorta AŞ'ye ödenmesine, <br>\tB)BİRLEŞEN  2017/647 ESAS SAYILI DOSYA YÖNÜNDEN <br>1-DAVANIN KABULÜ İLE,  7.680,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 221.524,11 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı ... ödeme tarihi olan 11.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, <br>2-Alınması gereken 15.656,93 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 31,40 TL harç ile 170,43 TL tamamlama harcı ve 600,46 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 14.854,64 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>Davacı tarafından yatırılan 31,40 TL peşin harç, 31,40 TL başvuru harcı, 4,60 TL vekalet harcı, 170,43 TL tamamlama harcı ile 600,46 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 838,29 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, <br>3-Davacı tarafından sarf edilen 125,50 TL tebligat ve posta yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, <br>4-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir ve hesap edilen 36.426,96 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, <br>III - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:<br>1-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine,<br>2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 55,75 TL yargılama gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcı olmak üzere toplam 276,45 TL'nin davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, <br>3-İstinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 18.159,08 TL istinaf karar harcından peşin alınan 4.539,89 TL harcın mahsubu ile geriye kalan 13.619,19 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>4-Başvuran taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>5-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 27.12.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye<br>Katip <br> <br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"46dffc403e0dfdb3","SID":"21b9a304b06d10a9"}}