{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/1076 Esas<br>KARAR NO: 2025/110<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 14/04/2022<br>NUMARASI: 2021/314 E. - 2022/288 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/01/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı olan ... Tic. Ltd. Şirketin yetkilisinin diğer davalı ... olduğunu aynı kişinin aynı zamanda davacı ... Tic. ve Ltd. şirketinde de genel müdür olarak görev yaptığını satın almadan sorumlu olduğunu, müvekkil şirketin sahip olduğu diğer şirketlerde de fiili olarak faaliyetlerde de bulunduğunu, şirketler  arasındaki ticari ilişkinin  davalı ... tarafından gerçekleştirildiğini, Davalı ...'un, müvekkili şirketten nakde ihtiyacı olduğu ve kredi kullanması lazım olduğunu belirterek müvekkili şirketten ileri dönemlerde yapacağı işlerle mahsuplaşmak üzere çek istemesi üzerine çekin verildiğini, Müvekkili şirketlerin muavin defterleri incelendiğinde davalı tarafın satın alma yetkisine dayanarak kendi sahibi bulunduğu şirket adına fahiş miktarda ödemeler yaptığını, şüpheli durumların tespit edildiğini  davalı şahıs ve şirketten toplamda 399.317,00 TL alacaklı olduğunu, bunun üzerine müvekkili tarafından davalılar adına düzenlenen 3 adet çekin Kartal ... Noterliğinin 20/05/2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarı ile işbu çeklerin iadesini talep ettiklerini, mağduriyetlerinin giderilmesi amacıyla çeklerin teslimi halinde bakiye borç miktarından mahsup edileceğinin ihtar edildiğini, davalının herhangi bir geri dönüş yapmadığını, bildirdiğinden bahisle müvekkillerinin işbu çeklerden sebep borçlu bulunmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların toplamda 185.000,00 TL tutarlı üç adet çeki ticari bir karşılığı olmadan hatır çeki olarak verdiklerini iddia ettiklerini, sundukları dava dilekçesinin açıklanmaya muhtaç olduğunu, alacak kalemlerinin açık bir şekilde belirtilmediğini bildirdiğinden bahisle eksik hususların tamamlanarak davaya dayanak edilen üç adet çekin hatır çeki olduğu da dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince\"Somut olayda; dava konusu çekler, kambiyo senedi niteliğinde olup, belli bir borç ikrarını içermesi gerektiğinden; çeklerin belli bir sebeple düzenlendiğini ve düzenlenme sebebinin gerçekleşmediğini  yasal delillerle ispat etme külfeti, keşideci olan davacı taraftadır. Davacı tarafın yazılı delille borçlu olmadığını ispat etmediği anlaşılmakla\" şeklindeki gerekçeleri ile; Davanın REDDİNE, şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde de belirtilmiş olduğu üzere  müvekkili şirketlerin davalıya karşı borçlu olmadığını, alacaklı olduğunu, davalı olan ... Dış Tic. Ltd. Şti.nin yetkilisinin diğer davalı ...un yetkili olduğunu, ...un aynı zamanda müvekkili şirket olan ... Tic. Ve Ltd. Şti.'nde okulların tadilat, tamirat ve onarım gibi her türlü satın alma yetkisine sahip genel müdür unvanı ile temizlik, yemekhane ve iş gücü temini noktasında her türlü mal ve malzemenin temini ve satın alınması, ihtiyaç duyulan kurum dışı günlük çalışma için personel ayarlanması ve çalıştırılması işlerini yürüttüğünü, ...'un yetkili olduğu şirket ile müvekkili şirket arasındaki ticari ilişkiyi davalı ... tarafından gerçekleştirildiğini, davalının alımı da satımı da kendisinin yaptığını, müvekkili şirketlerin muavin defterleri incelendiğinde davalı tarafın satın alma yetkisine dayanarak kendi sahibi bulunduğu şirket adına fahiş miktarda ödemeler yaptığının müvekkilice tespit edildiğini,  davalı şirket tarafından yapılan iş ve işlemler ile yapılmış olan ödemeler arasında büyük miktarda orantısızlık bulunduğunu, bu orantısızlık aşağıda tek tek belirtmiş oldukları üzere davalı tarafın gerçekleştirdiği edimlerin uzman bilirkişiler tarafından tespit edilmesi sonucun da mahkemece kesinleşeceğini, şirketin yaptığı bakiye alacak borç miktarını hesaplama sonucu davalı şahıs ve şirketten toplamda 399.317,00 TL alacaklı olduğunu, ancak müvekkili şirket ticari defterlerini ve şirket kayıtlarını incelediğinde şüpheli durumlar tespit ettiğini, bu şüpheli durumlar metraj, kalite ve birim fiyatlarda yapılan görüşmelere göre farklılıklar olup yapılan işlerde metrajların yüksek yazıldığını, daha düşük malzeme kullanıldığını ve birim fiyatların şişirildiğini, çeklerin düzenlendiği tarihten sonra davalılar tarafından yapılmış herhangi bir iş veya işlem bulunmadığından, davalı tarafa mağduriyetlerinin giderilmesi açısından Kartal ... Noterliği 20/05/2021 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile çeklerin tarafa iadesini, çeklerin tarafa iade edildiği takdirde bakiye borç miktarından mahsup edileceğinin ihtar edilmiş olmasına rağmen davalı yanca yine kötü niyetli hareket edilerek suskun kalındığını, davalının elinde bulunan çeklerin konumu Yargıtay kararlarında isim bulmuş haliyle \"bedelsiz\" çek olduğunu, uyuşmazlık konusu çekler yargılama devam ederken kötü niyetli olarak hareket eden davalı tarafından 3. Şahıslara devredilmiş olduğunu, bu çeklerin ödemesinin yine yargılama sırasında yapıldığını, İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/314 E. 2022/288  K. sayılı 14.04.2022 tarihli kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun usul ve yasaya aykırı olan iş bu kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak, tüm taleplerin kabulüne  karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır.<br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacılar dava dilekçesi ile  kendi şirketinde alım satım işlerinde görevli olan ve aynı zamanda  davalı şirketin de yetkilisi olan davalı ...'un, nakite ihtiyacı olması üzerine hatır çekinin düzenlenerek davalıya verildiğini aradan geçen zaman sarfında defterler incelendiğinde davalı şirkete ilişkin işlemlerin  fahiş nitelikte olduğunu  davalılara çekten dolayı borçlarının bulunmadığını bilakis alacaklı olduklarını belirterek menfi tespit davasının kabulünü talep ve dava etmişlerdir. Borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek açtığı menfi tespit davası, öğreti ve uygulamada bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır. Bedelsizlik ise, bir kambiyo senedinin ihdasına neden olan temel alacağın herhangi bir nedenle mevcut olmamasıdır (İnan, Nurkut: Türk Hukukunda Hatır Senetleri ve Özellikle Hatır Bonoları, Ankara, 1969, s.16). Başka bir deyişle bir kambiyo taahhüdünün temel alacağı geçersizse ya da sona ermişse, o kambiyo taahhüdü bedelsiz demektir. Bu anlamda senedin bedelsiz sayılmasında esas alınan husus, temel borç ilişkisinin kendisi değil, bu temel borç ilişkisinden doğan temel alacaktır. Bu itibarla bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası ile maddi hukuk bakımından borcun mevcut olup olmadığının tespiti amaçlanmakta; borçlu olmadığını iddia eden borçluya, genel hükümlere göre bu durumu tespit imkânı verilmektedir. Dava neticesinde borçlu olunmadığının tespiti hâlinde ise davacı (borçlu) hakkında bir icra takibi başlatılması engellenmiş olacak veya başlatılan ve devam eden icra takibi iptal edilerek, davacının mevcut olmayan bir borcu ödemesi engellenmiş olacaktır. Bedelsizlik iddiası, TTK’nın 687. maddesi anlamında bir kişisel def’îdir. Bedelsizlik bir kişisel def’î olduğundan düzenleyen tarafından kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir. Ayrıca düzenleyen, senet lehtarına karşı senedin bedelsizliğini ispat ettikten sonra, hamilin senedi bilerek kendi zararına devraldığını kanıtlamak şartıyla hamile karşı da bedelsizlik def’îni ileri sürebilir. Bedelsizliğe dayalı menfi tespit davasının yasal dayanağı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 77 vd. maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşmedir. Zira kambiyo senetlerinde geçerli olan mücerretlik (soyutluk) ilkesi gereğince, temel alacağın mevcut olmaması veya geçersiz olması, kambiyo senedinin hükümsüzlüğü sonucunu doğurmamakta; buna karşılık temel ilişkideki sakatlık, kambiyo borçlusuna, borçlu olmadığının tespitiyle birlikte, alacaklıya karşı sebepsiz zenginleşme def’îni dermeyan etme hakkını vermektedir. Mahkemece  davacı tarafın  ticari defter ve belgelerini  inceletme talebi red edilmiştir. Davacılar tarafından Dava dilekçesi ile  davacı şirketlerin keşidecisi olduğu, çeklerin lehtarının davalılar olduğu beyan edilmekle çeklerin ön ve arkasını  gösterir örneklerinin ibrazının istenilerek taraflar arasında temel ilişki bulunup  bulunmadığının tespitinden sonra, davalı ...'un davacı şirketin Genel Müdürü olduğuna yönelik davacı  iddiasına davalı tarafça itiraz  edilmediği de gözetilerek,  taraf defterlerin de çeklerin kayıtlı olup, olmadığı, bedelsiz kalıp kalmadığının incelenerek rapor alındıktan sonra karar verilmesi gerekir iken anılan gerekçe ile eksik inceleme neticesinde karar verildiği anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın esastan incelenmesi için ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2-İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/04/2022 tarih, 2021/314 E. 2022/288 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, 5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 16/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"55bb46447ae338bb","SID":"428c4ff349729fad"}}