{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/1074 Esas<br>KARAR NO: 2025/98<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 18/05/2021<br>NUMARASI: 2019/188 E.-2021/203 K.<br>DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavüzün Tespiti İstemli)|Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavazün Meni İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/01/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkilinin psikologluk mesleğini icra ettiğini ve pedagoji alanında da faaliyetlerini sürdürdüğünü, çocuk gelişimine katkıda bulunmak amacıyla “...” başlıklı kitap yazdığını, kitabı içeriği ile beraber 23/02/2018 tarihinde Kültür ve Turizm Bakanlığı nezdinde kayıt ettirerek eser belgesi aldığını, bu eseri ortaya çıkarırken  kitabın yayımı ile ilgili olarak şifahen anlaştığı davalı ... Hizmetleri Ltd. Şti 'nin yetkilisi ... vc şirket çalışanı ... ile her safhada görüştüğünü, davalı şirketin bu görüşmeler neticesinde müvekkilinin iyi niyetinden istifade ederek eserin bir nüshasını temin ettiğini, ancak müvekkili ile davalı şirket yetkilileri arasında maddi hususlarda mutabakata varılmadığını ve eserin yayımı konusunda anlaşma yapılmadığını, sonrasında davalı şirketin davalı ...'nin eser sahipliği sıfatı altında \"...\" isminde bir kitap yayınladığını, bu kitabın içeriğinin birçok kısmında müvekkilinin tescilli kitabından bazı bölümlerde hiçbir değişiklik yapılmaksızın bazı bölümlerde ise tali unsurlarda  değişiklik yapılarak intihal niteliğinde alıntılar yapıldığını, bu yolla davalıların müvekkilinin Fsek’ten kaynaklı olan maddi ve manevî haklarına tecavüz ettiklerini, müvekkilinin hazırladığı kitaplar ile ayniyet derecesinde benzer olan davalı taraf kitaplarının piyasada yer alması nedeni ile müvekkilinin başka bir yayıncı ile anlaşmasının imkansız hale geldiğini, bu nedenle müvekkilinin eserinden elde edeceği gelirden mahrum bırakıldığını, müvekkilinin görüşme aşamasında güvenerek bir kopyasını teslim ettiği davalının, eserinden intihal gerçekleştirmesi nedeni ile müvekkilinin güven duygusunun zedelendiğini, kitap hazırlama motivasyonunun azaldığını ve profesyonel hayatının sekteye uğradığını belirterek, müvekkilinin Fsek hükümleri uyarınca maddi ve manevi haklarına yapılan tecavüzün tespitine, men'ine ve ref'ine, TTK hükümleri uyarınca haksız rekabetin tespitine, men'ine, dava konusu eserin ihtiyati tedbiren durdurulmasına, eserin çoğaltılmasının, yaymasının ve yeni basım yapılmasının önlenmesine ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın çocuklara yönelik hazırladığı eğitim setlerinin beğeni kazanarak geniş kitlelere ulaştığını, diğer müvekkili ...'nin alanında uzman bir psikolog olduğunu, davacının eserinin varsa bile alenileşmediğini, bu yüzden eserden müvekkilinin alıntı yapmasının mümkün olmadığını, müvekkillerinin davacı ile herhangi bir yazılı veya sözlü anlaşması olmadığını, müvekkillerinin davacıya ait hiçbir soruyu kullanmadığını, asıl davacının müvekkillerine ait materyallerden faydalandığını, alıntı yapıldığı iddia olunan unsurların hususiyet taşımadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; \"Tüm bu açıklamalar muvacehesinde tarafların iddia ve savunmaları, sunulan deliller, kısmen hükme esas alınan bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, davacıya ait “...” isimli kitabın hususiyet taşımadığı bu nedenle eser vasfına haiz olmadığı,  dava konusu kitabın  aynı ya da bilinen fikirler temel alınarak üretilen bir kitap olduğu, fikri emek sonucu meydana getirilmiş ürünlerin haksız rekabet hükümlerince koruma göreceği ve bunun için de sıradan unsurların değil, orijinal nitelikteki unsurların nazara alınacağı gözetilerek sübut bulmayan davanın reddine\" şeklindeki gerekçeleri ile; Davanın REDDİNE, şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline ait kitap'ın eser niteliği taşıdığını, müvekkili kitabı belirli yaş gruplarına göre özellikle hazırlandığını, kitapta kullanılan soru ve şablonlar müvekkilin emek ve çabalarıyla orijinal nitelikte kalıplar kullanılarak hazırlandığını, davalı tarafça müvekkilin kitabında kullanmış olduğu metod ve sorular ile bu soruların birebir kopyalanması suretiyle meydana getirilen eserin halen satışına devam ediliyor olduğunu, TTK kapsamında düzenlenen basiretli tacir gibi hareket etme yükümlülüğünden öte daha kapsamlı olan ve bu hükmün temelini teşkil eden TMK’daki dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini, davalının, söz konusu zararının müvekkiline haksız rekabet hükümleri çerçevesinde temini gerekirken haksız rekabetin oluşmadığına karar verildiğini, haksız rekabetin somut olayda bulunmadığı hüküm gerekçesinde belirtildiği üzere hüsnüniyet kaidelerine aykırılık sebebiyle haksız rekabet meydana geldiğini, müvekkili tarafından Bakanlıkça eser kayıt belgesinin bulunduğu, üçüncü şahsa yani davalı şirkete ... ile müvekkilin mailleşmesi sonucu müvekkilin kitabında kullanılan metod ve görsellerin iletilmesinin ardından davalının bu metodların, görsel ve soruların aynı ya da çok benzer şekillerde piyasaya sunulması durumu davalının kötü niyetinin açık bir kanıtı olduğunu, davalının eylemleri müvekkilin kitabında bulunan özgün soru ve metodlardan yararlanıp, haksız menfaat sağlamayı amaçladığını, 02.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda müvekkilin öncelikli hak sahipliği ve davalının kötüniyeti sarih bir şekilde ortaya koyulduğunu,  dosyada bulunan raporun sonuç kısmının 2. Bendinde görüleceği üzere ''başka türlü soru hazırlamak mümkün iken davacının kitabındaki soruların hemen hemen aynısının davalının kitabında kullanılması TTK 55/1-a-4 bendi anlamında haksız rekabet sayılacağı, davacının haksız rekabetin tespiti ve meni talebinin bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiği'' belirtilmiş olup bilirkişi raporunda belirtilen hususlar dikkate alınmadan hukuka ve hakkaniyete aykırı karar verildiğini, her ne kadar hüküm gerekçesinde dava  konusu kitabın hususiyet taşımadığı belirtilmişse de bilirkişi raporunun 4. Bölümümde, müvekkilin hazırladığı sorular için '' bu soruların dikkat geliştirme alanında şablon hale gelmiş, ilgili disiplin veya bir kurum tarafından önerilen sorular olmadığı tespit edildiğini, müvekkilin Bakanlıkça tescili olan kitabının davalıdan önce piyasaya sürdüğü durumda, müvekkili ve davalının dosya kapsamındaki mailleşmelerinden de anlaşılacağı üzere müvekkilin basılı kitabıyla davalının halihazırda halen satışta bulunan ürünleri nedeniyle iltibasa, haksız rekabete neden olmak amacıyla yapıldığını, istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına ve dosyanın yeniden incelenmek yapılmak üzere yerel mahkemeye gönderilmesine, davanın istinaf mahkemesinde görülmesine karar verilirse ilk derece mahkemesinin hükmünün kaldırılmasını istinaf incelemesi neticesinde yeniden hüküm kurularak  FSEK'ten doğan maddi ve manevi haklarına tecavüzün  meni ve refi taleplerinin ve haksız rekabetin tespiti ve meni ile taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP: Davalılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacı yan, \"...\" isimli bir kitabı olduğunu ve içeriğindeki bazı soru ve soru şablonlarını müvekkiline gönderdiğini ve müvekkilin de bunları kendi kitabında kullandığı iddia ettiğini, dosyada alınan bilirkişi raporunda; davacı çalışmasının herhangi bir sistematiğe dayalı olmadan hazırlandığı, hususiyet içermediği, belli bir üslup ve sistematik dahilinde hazırlanmadığı bu nedenle eser vasfını haiz olmadığı tespit edilerek telif ihlali ile ilgili iddia ve talepleri reddedildiğini, davacı çalışmasındaki soruların yaygın olarak bilinen bilgi ve fikirler temel alınarak hazırlandığı, hususiyet içermediğini, ayrıca haksız rekabet için benzerliğin yanı sıra iltibas koşulunun da arandığını, bir bütün olarak değerlendirildiğinde eser olarak korunmayan ve iltibas oluşturmayan davacı çalışması bakımından haksız rekabet koşullarının da oluşmadığı sonucuna varıldığını, müvekkilin, davacıyı tanımadığını, davacının bir kitabı olduğundan bile haberdar olmadığını, davacıdan herhangi bir bilgi, belge, materyal almadığını, davacı yan, dosyaya sunduğu email yazışmalarında müvekkili firma çalışanı bir kişiye bir takım materyaller gönderdiğini iddia ettiğini ve bu iddiasını kanıtlayamadığını, davacının dosyaya sunduğu kitabının, nerede basıldığı, yayıncısının kim olduğunu, baskı tarihi, adres bilgisi, barkod numarası, Isbn numarası, bandrol numarası, fiyat bilgisi, içerikte sayfa sayısı-numaraları gibi bir kitapta bulunması gereken en önemli bilgiler bulunmadığını, sayfa sayılarının bile sonradan davacı tarafından elle yazıldığını, kitabın üzerindeki www...com adlı site ise davacı ve kitabıyla hiçbir ilgisi olmayan boş bir site olduğunu, davacının huzurdaki dosyasına dayanak olsun diye sonradan bastırdığı anlaşılan kitabının Isbn numarası içermeyecek biçimde ve bandrolsüz olması yasalara da aykırı olup suç teşkil ettiğini, Fsek m. 81/1 uyarınca süreli olmayan yayınlara bandrol yapıştırılmasının zorunlu olduğunu, bilirkişilerin bu hususları incelemeden davacının piyasada yayınlamış bir eseri varmış gibi haksız ve rekabete dayalı bir karşılaştırma yaptığını, haksız rekabetin olabilmesi için taraf ürünlerinin tüketici tarafından karıştırılması ve iltibas teşkil etmesi arandığını, davacının piyasada basılı bir eseri olmadığından herşeyden önce iltibas teşkil edecek bir olgunun da olmadığını,  kullanılan ifadelerin yıllardır benzer eğitim setlerinde, bulmacalarda, çocuk boyama kitaplarında ve günlük dilde herkesçe kullanılan olabildiğince sıradan, genel geçer ifadeler olduğunu, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacının koruma görecek bir üslubu ve dahi bu yönde bir iddiası da bulunmadığını, davacının müvekkilden önce yazılmış ve basılmış bir kitabı olduğu ve bunun da eser vasfında olduğu kabul edilse dahi benzerlik teşkil ettiği iddia edilen hususların Fsek 1/b-a kapsamında sahibinin hususiyetini yansıtan ve bir eser türü olarak korunan ifadeler olmadığı, hususiyet içermeyen sıradan soru örnekleri şeklinde olduğu, dolayısıyla FSEK çerçevesinde ihlal doğurmayacağı yargılamada tespit edildiğini, ayrıca, nesneleri eşleştirme, benzerlikleri ve farklılıkları bulma, eksik parçalarını bulma gibi hususlar konu benzerliklerinden ibaret olduğunu, benzer eğitim setlerinde konu benzerliklerin her zaman olabileceğini, davacının piyasaya sunulu bir kitabı olmadığını, demo çalışma üzerinden karşılaştırma yapılsa bile  taraf ürünlerindeki ticaret unvanı ürün markası tasarım, içerik, ambalaj, fiyat, logo, şekil, renk, yaş grubu, dağıtım kanalı, internet alan adı ve saire gibi iltibas yaratabilecek unsurların tamamının farklı olduğu görüldüğünü, bu nedenlerle istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.<br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın  konusu, davalılardan ...'ye ait \"...\" isimli kitap seti içeriğinin birçok kısmında davacıya ait \"...\" isimli kitaptan intihal niteliğinde alıntılar yapılmak sureti le FSEK'ten kaynaklanan maddi ve manevi haklara tecavüzün tespiti, men'i ve ref'i ile birlikte TTK hükümleri uyarınca haksız rekabet'in tespiti ve men'i istemine ilişkindir. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 02/12/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; \"Davaya konu olan “...” isimli kitabın içeriği incelendiğinde konulara ayrılmadan herhangi bir sistematiğe dayalı olmayarak çocuklara her bir sayfada bir cümlelik basit sorular sorulup cevaplar için görsel şekillerin kullanılmasının istendiği, kitabın içeriğinin özellikle soruların hususiyet içermediği, belli bir uslup ve sistematik dahilinde hazırlanmadıkları bu nedenle de eser vasfını haiz olmadığı, başka türlü soru hazırlamak mümkün iken davacının kitabındaki soruların hemen hemen aynısının davalının kitabında kullanılmasının TTK 55/1- a-4 bendi anlamında haksız rekabet sayılabileceği, davacının haksız rekabetin tespiti ve men’i talebinin bu çerçevede değerlendirilmesi hususundaki takdirin mahkemeye ait olduğu\"  belirtilmiştir. Davacı \"...\" başlıklı kitap yazdığını, 23/02/2018 tarihinde Kültür Bakanlığı'na  tescil ettirerek eser işletim belgesi aldığını, davalı Yayınevi ve yetkilisi ... ile  şirket çalışanı ... ile görüştüklerinde kitabın bir nüshasını davalının temin ettiğini, müvekkilinin tescilli kitabından intihal yapılarak davalılarca mali ve manevi haklarına tecavüz edildiğini ileri sürmüştür. Mahkemece üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınarak davanın reddine karar verilmişse de; alınan raporun yeterli inceleme içermediği gibi ve davacı ve davalı  tarafça rapora itiraz edildiği anlaşılmıştır. Mahkemece taraf vekillerinin itirazlarının karşılanması yönünde ek rapor alınmadığı gibi davacı itirazlarının karar gerekçesinde karşılanmadığı  bilirkişi raporunda haksız rekabete ilişkin görüşten farklı kanaat açıklanarak haksız rekabete yönelik davanın da reddine karar verildiği anlaşmıştır. Öncelikle Fikir mülkiyet hukukunda fikrin ifade ediliş tarzının korunduğu, 5846 sayılı FSEK 1/B-a bendi gereğince bir ürünü eser olarak korunması için kanun sayılan eser kategorilerinden birine dahil olması (objektif unsur) ve sahibinin hususiyetini taşıması  (subjektif unsur) gerektiği   içerik olarak hususiyetin uyuşmazlığa konu eserin tespitinde (kitapların 3-4  yaş çocukların hitap ettiğinin) dikkate alınması gerektiği, davacı tarafça rapora itirazında içerik olarak yaratıcılığın sınırlarına yönelik dar yorum yapıldığını ileri sürerek itiraz ettiği anlaşılmakla, hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olmayan eserdeki hususiyet tespiti intihal iddiası gibi konularda mahkemece ek rapor yada gerekli görülürse yeni bir heyetten rapor alınarak taraflarca sunulan deliller,  yazışmalar da değerlendirilerek karar verilmesi  gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın esastan incelenmesi için ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2-İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 18/05/2021 tarih, 2019/188 E. 2021/203 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,  4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, 5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 16/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"51fb9129fc6e60af","SID":"dae061ad499860c4"}}