{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2022/119 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/6<br>DAVA\t: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ\t: 28/02/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 06/01/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı ... ... ... vasisi Av.  ...  vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı Şirkette, Kısıtlı ... ... ...'nun hissedar olduğunu,  .... Sulh Hukuk Mahkemesi' nce 2020/... E. Sayılı dosyasında 08.04.2021 tarihinde 2021/289 K. Sayılı kararı ile ... ... ...'nun hastalığı nedeni ile TMK. 404/1 maddesi gereğince  kısıtlanmasına ve Av. ...'ın  vasi olarak atanmasına karar verildiğini, davalı şirketin 2 Aralık 2021 tarihinde yapılan genel kurulunda ... ... ...’nun vasisi sıfatı ile  genel kurul davetinin vasi ...'a  yapılması ya da vesayet mahkemesi olan .... Sulh Hukuk Mahkemesi'ne bildirilmesi gerekirken 02.12.2021 tarihinde yapılan şirket genel kurulu toplantısına vasi olarak davet edilmediği gibi yapılan genel kuruldan da ne vasi ne de vesayet mahkemesinin haberdar edildiğini, böylece hissedar olan ... ... ...'nun şirket genel kurulunda temsil edilmediğini, şirket temsilcilerinin vasi atanması ile ilgili davada müdahil olmaları nedeni ile vasi olarak ...'ın adresi ile vesayet mahkemesini bildiklerini, buna rağmen  şirket temsilcilerinin şirket genel kurulundan vasi olarak ...'ı ve vesayet mahkemesini haberdar etmediklerini, şirket ortağı olan kısıtlının genel kurulda temsil edilmemesine neden olduklarını, .... Sulh Hukuk Mahkemesi' nin 2020/... E. Sayılı dosyasında verilen 10.01.2022 tarihli kararda aynen “Kısıtlının hissedarı olduğu diğer şirketlerin geçici vasiye veya mahkememize bildirim yapılmaksızın genel kurulların yapılması halinde kısıtlının hak ve menfaatlerinin korunması ve ilgili şirketlerin genel kurul yapmaları için hukuki işlemleri başlatmak, genel kurulların yapılmamış olması halinde ise kısıtlının temsil ve oy hakkının kısıtlandığı , hak ve menfaatlarının temsili sağlanamadığı nazara alınarak ilgili genel kurulların iptali yönünde hukuki işlemler yapmak, dava açmak üzere geçici vasi Av....’a yetki ve izin verilmesine (iş bu belgenin yetki ve izin belgesi yerine geçmesine )\" şeklinde karar verilmiş olması sebebi ile Genel Kurulda alınan kararların iptali konusunda vasiye yetki verilmiş olduğunu, şirketçe yapılan 02.12.2021 tarihli genel kurul davetlerinin usulüne uygun bir şekilde vasi olarak ...'a ya da vesayet makamına bildirilmemesi, böylelikle kısıtlının genel kurulda temsil edilerek hak ve menfaatlarının korunmasının sağlanamaması nedeni ile genel kurulda alınan kararların iptalini talep ettiklerini beyanlarla Kısıtlı ... ... ...'nun hak ve menfaatlerinin korunmasının sağlanması için tüm yasal başvuru hakları saklı kalmak kaydı ve şartı ile davalı şirketin 02.12.2021 tarihinde yapılan 2020 yılı olağan genel kurulunda alınan kararların iptaline, dava sonuna kadar alınan kararların yürütülmesinin tedbiren durdurulmasına, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili vermiş olduğu cevap  dilekçesinde özetle; davacının ihtiyati tedbir talebine itiraz ettiklerini, nitekim nihai hükmün çözümleyeceği hususlarda davanın esasını çözer nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğini,  işbu dava zaten genel kurulda alınan kararların iptali istemini içerir bir dava olduğundan davanın daha en başında tedbiren genel kurulda alınan kararların yürütülmesinin durdurulması ihtiyati tedbir müessesesiyle bağdaşmayacağını, davacının işbu davada zaten genel kurul kararlarının iptalini talep ettiğini, yargılama neticesinde genel kurul kararlarının iptali talebinin reddedileceği kanaatinde olduklarını,  davacı işbu dava ile ulaşmak istedikleri nihai sonuca, ihtiyati tedbir yoluyla davanın en başında varmak istediklerini,  deliller toplanmadan ve duruşma yapılmadan genel kurul kararlarının iptali kararı verilemeyeceğini, genel kurul kararlarının iptalini talep eden davacı müvekkili şirketin uğrayabileceği zararlara karşılık teminat yatırmak zorunda olduğunu, TTK m.448/3'te iptal davasında şirketin muhtemel zararlara karşı \"davacılar\"dan teminat talep edebileceğinin düzenlendiğini, davacının, müvekkil şirketin 02.12.2021 tarihli genel kurul kararlarının geçersizliğini ileri sürmeleri MK.2'de yer alan dürüstlük kuralına aykırı olduğu gibi hakkın kötüye kullanılması niteliği taşıdığını,TTK’nın aradığı iptal sebeplerinin yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini,   02.12.2021 tarihli genel kurulda alınan kararlarda herhangi bir iptal nedeninin bulunmadığını, müvekkili Şirket pay sahipleri tarafından gerçekleştirilen 02.12.2021 tarihli Genel kurul toplantısı ve alınan kararlar TTK’nın 445. Maddesi kapsamında herhangi bir aykırılık barındırmadığını, 02.12.2021 tarihli genel kurulda alınan kararlarda herhangi bir iptal nedeni bulunmadığını,  6102 sayılı TTK’nın 446/1 maddesinin “b” bendi gereği genel kurul kararlarına karşı iptal davasının; çağrının usule göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri tarafından açılabileceğinin düzenlendiğini, davacı genel kurul kararlarının iptalini isterken TTK’Nın aradığı iptal sebeplerinden hangisine dayandığını belirtmesi gerektiğini, davacı yanın TTK 445'e göre genel kurul kararının iptali nedenlerine dayanırken bu hususu ispatlamalı, 446'da yer alan iptal davası açabilecek kişiler arasında olması gerektiğini, ancak iki unsurun da gerçekleştirilemediğini, Genel Kurul kararlarının iptal sebeplerinin TK m. 445 ‘de düzenlendiğini, iptal sebeplerinin kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırılık olarak düzenlendiğini, TTK’da dürüstlük kurallarının yerine afakî iyiniyet kuralları ibaresinin yer aldığını, bir genel kurul kararının iptaline karar verilebilmesi için öncelikle sakat da olsa doğmuş bir genel kurul kararının ve ayrıca bu üç koşuldan birinin mutlaka bulunması gerektiğini, TTK'nın iptal sebeplerinin sayıldığı 445.maddesinde iptal davasının kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve dürüstlük kuralına aykırı olan Genel Kurul kararları aleyhine açılabileceğinin hükme bağlandığını, somut olayda davacı vasinin, iptal sebebini belirtmemiş ortada genel kurul kararının iptalini gerektirecek somut bir husus varmış gibi beyanda bulunduğunu, ilgili iptal sebebinin ispatlanması gerektiğine dair Yargıtay’da aynı görüşte olduğunu, yalnızca TTK 445'e veyahut 446'ya dayanmanın yeterli olmadığını,  genel kurul kararının iptalini isteyen davacı yanın, her iki kanun maddesindeki aykırılığı ispat etmek durumunda olduğunu, somut olayda ise davacı vasinin ilgili madde hükümlerine de aykırılığı ispat edemediğini, müvekkili şirketin, usulüne uygun çağrı yapmış olup genel kurul toplantısında usulüne uygun çağrı ile toplanmak suretiyle kararlar alındığını, iptali istenen genel kurul tarihinde (02.12.2021) vasi atama kararı kesinleşmediğini vasilik kararının ilan edilmediğini ve mahkemece şirket genel kuruluna katılma ve şirket ve şirket paylarını temsil yetkisi verilmediğini, ... ... ... hakkında, çocuklarından ... ...’nun talebi üzerine ....Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/... Esas – 2021/... Karar sayılı dosyası kapsamında ...'ın vasi olarak atandığını, ancak kısıtlama kararına ve vasinin şahsına dair diğer çocukları olan ... ..., ... ... ... ve ... ... ...’nun ve diğer ilgili kişilerin yapmış olduğu itiraz ve istinaf başvuruları nedeniyle karaırın henüz kesinleşmediğini, davacı vasi kendisinin çağırılmadığından dolayı iptalini istediği kararların verildiği genel kurulun tarihi olan 02.12.2021 de genel kurula katılmaya yetkili olmadığını,  vasinin, kısıtlının hissedarı olduğu müvekkili şirketin ve diğer şirketlerin genel kuruluna katılma yetkisini mahkemeden, genel kurulun yapıldığı tarihten sonra 03/12/2021 tarihinde aldığını, öncelikle davacı vasiniğn 02.12.2021 tarihli toplantıya vasi olarak davet edilmediğini ve genel kuruldan vasinin ve vesayet mahkemesinin haberdar edilmediğini iddia etmiş olsa da genel kurul toplantısı usulüne uygun olarak 28.10.2021 tarihinde çağrı yapılma ve ortaklara iadeli taahhütlü mektup ile bildirim yapma  suretiyle duyurulduğunu, müvekkili şirketin ortaklarından olan kısıtlı ... ... ...’na bir vasi atandığı bilinmek ile birlikte vasinin kısıtlı olan ... ... ...’nun şirketler yönünden temsili yönünde yetkili olmadığının da bilindiğini, vasinin şirketlerin genel kurullarına katılma ve kısıtlıyı temsil etme hususunda kendisine verilen görev ve sorumluluğu müvekkili şirkete yüklediğini,  ancak davacı vasinin geçici olarak atandığı söz konusu dosyaya sunduğu 01.06.2021 tarihli raporunda  kısıtlının hangi şirketlere ortak olduğunun bilgisinin kendisinde var olduğunun açıkça görüldüğünü, vasinin genel kurula katılsa idi bile mahkemeden ne yönde oy kullanacağına dair yetki almadığından karara etkili olamayacacağını, davacı huzurdaki davayı kötüniyetli bir şekilde açtığını, müvekkili şirketin bu sebeple uğradığı ve/veya uğrayacağı tüm zararların tazminini talep haklarını saklı tuttuklarını beyanlarla öncelikle davacı yanın mahkemenizce uygun bulunacak teminatı yatırmasına, davacı yanın açmış olduğu davanın reddine karar verilmesini, tüm yargılama gideri ile vekalet ücretinin de davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER VE GEREKÇE:<br>Dava, davalı  ... İnşaat Anonim Şirketi 'nin 02.12.2021 tarihinde yapılan 2020 yılı olağan genel kurulunda alınan kararların iptali istemine ilişkindir.<br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/...  E. Sayılı dosyasının, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/... E. Sayılı dosyasının, .... Sulh Hukuk Mahkemesi' nin 2020/... E. Sayılı dosyasının,  ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/... E. Sayılı dosyasının, ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/... E. Sayılı dosyasının, ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/...  ve ...  e. sayılı dosyasının, ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2023/... tereke sayılı dosyasınının, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/... D. İş sayılı dosyasının örnekleri celp edilerek, aşamalarda akıbetleri hakkında mahkememizce bilgi alınmış, tüm dosya örnekleri UYAP üzerinden celp edilmiştir.<br>.... Sulh Hukuk Mahkemesi'nce 2020/... E. Sayılı dosyasında 08.04.2021 tarihinde , 2021/...  K. Sayılı kararı ile ... ... ...'nun hastalığı nedeni ile TMK. 404/1 maddesi gereğince  kısıtlanmasına ve Av. ...'ın vasi olarak atanmasına karar verildiği işbu dosyasının vasi tarafından açıldığı anlaşılmıştır.<br>Davacı vasisi Av. ...'ın ihtiyati tedbir talebinin mahkememizin 28/07/2022 tarihli ara kararı ile; \"Genel kurul iptali davalarında TTK’nın 445. maddesi gereğince, alınan kararların yasaya, anasözleşmeye veya objektif iyiniyet kurallarına aykırı olduğunun da iddia ve ispat edilmesi gerekmektedir. Somut olayda davacı ortağın kısıtlanıp vasi atandığı, davacı kısıtlı yönünden genel kurula toplantıya ilişkin vasi yada mahkemeye bildirim yapılmadığını, buna göre davacı ortağa usule uygun davet yapılmadan alınan  genel kurul kararlarının iptali gerektiğini ileri sürülmüştür. Salt  çağrı usulsüzlüğü tek başına alınan kararların iptalini gerektirmeyip, çağrı usulsüzlüğünün davaya konu genel kurul kararlarının alınmasında doğrudan etkili olması gerekir. TTK'nın  446/1.b hükmü uyarınca, çağrı usulsüzlüğünün genel kurul kararlarının alınmasında etkili olup olmadığı hususu yargılama sonucu anlaşılacaktır. ( ...  Mahkemesi ...  HD' nin 2022/...  esas, 2022/...  karar sayılı ilamı) Salt çağrı usulsüzlüğünün  genel kurulda alınan kararların iptalini gerektirmeyeceği de gözetildiğinde, dava konusu genel kurul kararlarının  uygulanmasının  yürütmesinin geri bırakılması hususunda, dosyanın mevcut kapsamı itibariyle yeterli kanaat oluşturacak delil bulunmadığı, davacı tarafın iddialarının yargılamayı gerektirdiği ve yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği anlaşıldığından...\" gerekçeleriyle reddine karar verilmiştir. <br>  ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2023/...  Tereke sayılı dosyasının UYAP sisteminden gönderilen suretinin tetkikinde; davacı ... ... tarafından davalılar ... ..., ... ... ... ve ... ... ... aleyhine davacının babası müteveffa ... ... ...'nun terekesinin tespiti, gerekli önlemlerin alınması ile TMK.640 maddesi uyarınca terekeyi yönetmek üzere temsilci atanması talebi ile dava açıldığı,  23/03/2023 tarihinde verilen ara karar ile  Av. ... 'ün tereke memuru olarak atandığı, davalılarca ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/...  D. İş dosyasından tereke memuru atanması kararına itiraz edildiği, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/...  D. İş, 2023/...  Karar sayılı 10/08/2023 tarihli kararı ile ...  Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen tereke temsilcisi atanması kararının kaldırılmasına ve temsilci olarak bir hukukçu ile bir mali müşavirin atanmasına karar verildiği, ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 13/12/2023 tarihli ara kararı ile terekeyi temsil etmek üzere Ticaret ve Şirketler Hukuk alanında uzman bilirkişi Dr. ... ... ve Mali Müşavir ... ...'in görevlendirilmesine karar verildiği, 29/03/2024 tarihli ara karar ile \"tereke temsilcileri ... ... ve ... ...'e şirketlerin yapacakları tüm toplantılara katılmak, bu şirketlerle ilgili muris ... ... ...'nun hisselerini temsilen tüm iş ve işlemleri yapmak (payların temsil edilmesi, oy kullanılması, gerektiğinde genel kurulun toplantıya çağrılması) şirketlerin  mali tablolarını incelemek ve tereke menfaatlerinin korunması için adli mercilerde yapılacak işlemleri yapmak, tereke ile ilgili duruşmalara katılmak ve icra takiplerinde terekeyi temsil etmek üzere münferiden yetkili kılınmalarına\" dair karar verildiği, 04/07/2024 tarihli gerekçeli karar ile \"TMK 640 maddesi gereğince terekeye temsilci atanmasına ilişkin dava bakımından dosyanın tefriki ile, mahkememizin başka bir esasına kaydına\" dair karar verildiği ve 2024/1 Tereke sayılı dosyaya kaydının yapıldığı, davalı vekilinin 16/01/2025 tarihli dilekçesi ekinde göndermiş olduğu ...  Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2024/...  Tereke 2025/...  Karar sayılı 07/01/2025 tarihli kararı ile \"Davanın, tarafların beyanı doğrultusunda feragat nedeniyle reddine, tereke temsilcisi olarak görevlendirilen ... ... ve ... ...'in feragat kararı doğrultusunda temsilciliğinin sona erdirilmesine,\" dair karar verildiği anlaşıldı. <br>Mahkememizin  20/10/2022 tarihli celsesinde,   ... ... ve ... ...'nun davacı yanında davaya müdahil olarak kabullerine karar verilmiştir. <br>16/02/2023 tarihli celsede feri müdahilller vekili tarafından ... ... ...'nun vefat ettiği, vasinin görevinin sona erdiği, mirasçılık belgesini sunacaklarını,  ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2023/...  tereke dosyası ile mütevaffa hakkında tereke temsilcisi davası açıldığını, davayı tereke temsilcisi atanana kadar takip edeceklerini beyan etmiştir. <br>Mirasçılar  ... ... ... ve  ... ... vekili Av. ...  tarafından 16/02/2023 tarihli dilekçe ile müvekkillerinin mirasçılık belgelesinin dosyaya sunulduğu ve yazılı beyanda bulunulduğu anlaşılmıştır.<br>Yönetim Kurulu Üyeleri  ... ... ... ve  ... ... vekili tarafından  26/05/2022 tarihli dilekçe ile  6102 saylı Türk Ticatet Kanunu m.449 Kapsamında müvekkillerinin yönetim kurulu üyesi olarak görüşlerinin dosyaya ibraz edildiği, yine Yönetim Kurulu üyesi ... tarafından 31/05/2022 tarihli dilekçe ile yönetim kurulu üyesi olarak görüşlerinin dosyaya ibraz edildiği görülmüştür.<br>... tarafından  davalı ...  İnşaat Anonim Şirketi'nin sicil kaydı,  alınan Genel kurul kararları, pay durumunu gösterir sicil kaydı mahkememize gönderilmiştir.<br>Mirasçı ... ... vekili, Mirasçı ... ... ve Mirasçı ... ... ... vekili, Mirasçı ... ... ... vekili ve Davalı Şirket Vekili tarafından dosyaya ibraz edilen 27/12/2024 tarihli müşterek dilekçe ile; 26.12.2024 tarihli protokol ile mirasçılar arasında terekeye temsilci atanmasına sebep olan uyuşmazlık dahil olmak üzere bütün uyuşmazlıkların anlaşma ile sonlandırıldığını, davalardan feragat edildiğini, protokol neticesinde ... ... ...'nun terekesinin paylaşıldığını, bu sebeple huzurdaki davada davacı konumunda bulunan tereke temsilcisinin taraf sıfatının sona erdiğini,  ... ... ... mirasçıları olarak ortak irade ile  davadan feragat ettiklerini,  davalı tarafın herhangi bir vekalet ücreti, yargılama gideri talebi bulunmadığını, bu kapsamda davalı tarafın herhangi bir vekalet ücreti, yargılama gideri talebi bulunmadığını tekrarla, mirasçılar ve davalı olarak birlikte sundukları dilekçe gereğinin yapılmasını, dosyanın kesinleşmesini takiben dosyada kalan harç ile masrafın ve varsa teminatın ilgili tarafa iadesini talep etmişlerdir. İşbu dilekçenin dosyada taraf her bir vekil tarafından UYAP sistemi üzerinden mahkememiz dosyasına gönderildiği, dosyada mevcut tüm taraf vekaletnamelerin incelenmesinde feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür. <br>Davalı ...  Anonim Şirketi vekili 16/01/2025 tarihli dilekçesi ile; davada davacı sıfatı taşıyan tereke temsilcileri ... ... ve ... ...'in görevi ...  Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2024/...  Tereke sayılı dosyasının 2025/1 K.numaralı 07/01/2025 tarihli kararı ile sonlandırıldığını, muris ... ... ...'nun yasal mirasçıları ... ..., ... ..., ... ... ... ve ... ... ... arasındaki uyuşmazlıkların anlaşma ile sonlandırıldığını, yine yasal mirasçılar vekillerince de dosyaya davadan feragat edildiğine ve vekalet ücreti talebi bulunmadığına dair feragat dilekçesi sunulduğunu, nihayetinde tereke temsilcisinin taraf sıfatının  ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin kararı ile sona erdiğini; yasal mirasçıların da tüm anlaşmazlıklar hususunda anlaşmaya vardığını beyan etmiştir.<br>Tereke temsilcileri  ... ...  ve ... ...  vekili tarafından sunulan 10.01.2025 tarihli dilekçe ile;  mahkeme dosyasında tarafların sulh protokolü çerçevesinde anlaştıklarını,  bu hususta feragat beyanlarının taraflarca mahkemeye ibraz edildiğinin görüldüğünü, Avukatlık Kanunu 165 Md gereği ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 08.10.2020 tarih 2020/4860 E. 2020/5627 K. Gereğince lehlerine akdi ve karşı yan vekalet ücretine hükmedilmesini talep etmiştir.<br>Mirasçı ... ... vekili tarafından sunulan 31/12/2024 tarihli dilekçe ile; dosyaya sunulan 26.12.2024 tarihli dilekçe ile ... ... ...'nun mirasçılarının  ortak irade ile huzurdaki davadan feragat ettiklerini,  ekte tekrar sundukları vekaletnameden görüleceği üzere mirasçılardan ... ...'nun taraflarından temsil edildiğini, ... ...'nun davadan feragat ettiğini bir kez daha mahkemeye bildirdiklerini beyan etmiştir. <br>Mahkememizce taraf vekillerinin yazılı beyan ve talepleri bir arada değerlendirilerek dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde; 26.12.2024 tarihli protokol ile mirasçılar arasında terekeye temsilci atanmasına sebep olan uyuşmazlık dahil olmak üzere bütün uyuşmazlıkların anlaşma ile sonlandırıldığı, davalardan feragat edildiğini, protokol neticesinde ... ... ...'nun terekesinin paylaşıldığı, bu sebeple huzurdaki davada davacı konumunda bulunan tereke temsilcisinin taraf sıfatının sona erdiği,  ... ... ... mirasçılarının olarak ortak irade ile  davadan feragat ettikleri, dosyada mevcut tüm taraf vekaletnamelerin incelenmesinde feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür. <br>HMK'nun 311/1.maddesi \"Feragat ve Kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur.\"<br>Davadan feragat, kesin hükmün yasal sonuçlarını doğuran ve davayı sonuçlandıran taraf işlemidir. Bu durum karşısında davacı mirasçıların davadan feragat etmesi nedeniyle davanın reddine ilişkin aşağıdaki hükmün kurulması gerekmiştir.<br>Her ne kadar tereke temsilcileri tarafından sunulan 10.01.2025 tarihli dilekçe ile;  mahkeme dosyasında tarafların sulh protokolü çerçevesinde anlaştıklarını,  Avukatlık Kanunu 165 Md gereği ehlerine akdi ve karşı yan vekalet ücretine hükmedilmesini talep ettikleri görülmüş ise de;  tereke temsilcileri ... ... ve ... ...'in görevlerinin ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2024/... Tereke sayılı dosyasının 2025/... K.numaralı 07/01/2025 tarihli kararı ile sonlandırıldığı, muris ... ... ...'nun yasal mirasçılarılarının aralarındaki uyuşmazlıklar anlaşma ile sonlandırıldıkları, tereke temsilcisinin taraf sıfatının ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin kararı ile sona erdiği, taraf sıfatı kalmayan tereke temsilcilerinin lehlerine vekalet ücreti hükmedilemeyeceği göz önüne alınarak bu yöndeki taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;<br>1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,<br>2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40.-TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 80,70.-TL'den mahsubu ile 534,7‬0.-TL harcın davacı mirasçılardan tahsili ile hazineye irad kaydına, <br>3-Davalı tarafça talep olunmadığından ücreti vekalet takdirine yer olmadığına,<br>4-Bu dava sebebi ile yapılan yargılama giderlerinin mirasçılar üzerinde bırakılmasına,<br>5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde mirasçılara iadesine,<br>Dair, tarafların yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 06/01/2025<br><br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fe44ac288e0080a7","SID":"96d83a720c9b6dcf"}}