{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/1701 - 2025/172<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1701 <br>KARAR NO\t: 2025/172<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...(...)<br>ÜYE\t\t: ...(...)<br>ÜYE\t\t: ...(...)<br>KATİP\t\t: ...(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 15/12/2022<br>NUMARASI\t: 2019/567 Esas - 2022/741 Karar<br><br>DAVACI \t: TÜRKYE PETROL RAFİNERLİĞİ A.Ş. -  ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI \t: ALADDİN MİDDLE EAST LİMİTED ŞİRKETİ - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br><br>DAVA\t: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 05/12/2019 <br>KARAR TARİHİ\t  : 30/01/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ\t  : 30/01/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında yürürlükte olan Yerli Ham Petrol Alım/Satım anlaşması çerçevesinde ticaret yapıldığını, fakat gerek ham petrol üreticileri bakımından 6491 sayılı Türk Petrol Kanunu ile gerekse rafineri şirketleri bakımından 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu ile düzenlenmiş bir piyasada faaliyet gösterildiği için taraflar arasında tam olarak sözleşme serbestisi çerçevesinde yapılmış bir anlaşmanın olduğundan bahsedilemeyeceğini, kanuni alım yükümlüğüne yerine getirmeye devam eden müvekkili şirketinin itiraz konusu faturalar karşılığında aynı miktar ve evsaftaki yerli ham petrol için 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunun 10.maddesinde 22 Şubat 2019 tarihli ve 30694 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 7164 sayılı Kanun ile yapılan değişikli sonrasında davalıya milyonlarca TL ilave ödeme yapmak zorunda kaldığını, davalıya ihtirazi kayıtla ödenen meblağın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000-TL sinin faiziyle müvekkili şirkete iade edilmesini, 26 API'dan ağır yerli ham petrolün fiyatının hesaplanmasında emsal olarak Ras Gharib yerine Arab Heavy ham petrolünün fiyatının kullanılmasının öngörüldüğünü, ancak bu yeni emsal fiyat hesaplanmasında yerli ham petrole göre daha kaliteli nitelikte olan Arap Heavy ham petrolü esas alındığından yapılan değişikliğin satın alınan ham petrol fiyatının haksız olarak aşırı yükselmesine yol açacağını, ayrıca kanun değişikliği ile birlikte nakliye masraflarının tamamının eklenmesinin önemli fiyat artışına sebep olduğunu, Süveyş Kanalı ve Batman-Dörtyol boru hattı geçiş ücretleri daha önce fiyat hesaplamasından hariç tutulmaktayken değişiklik ile birlikte hesaplamaya dahil edilmesinin kabul edildiğini, Anayasa hükmü çerçevesinde yerli ham petrolde fiyat oluşumunu değiştiren Kanun hükmünün doğrudan doğruya uygulandığı iş bu dava konusu ticari ilişkide müvekkili şirketin anayasal temel hak ve özgürlüklerinin yapılan kanun değişikliği ile ihlal edildiği gerekçesiyle konunun Anayasa Mahkemesi'ne intikal ettirilmesi talep ettiklerini, kanun değişikliği gerekçesine bakıldığında yerli ham petrolün gerçek ederinin ölçmek ve önerilen yeni fiyatın mevcut Mısır - Ras Gharib ham petrolüne benzerliğini değerlendirmekten uzak bir şekilde sadece üreticilerin gelirlerini arttırmaya odaklandığının görüldüğünü, bunun sonucu olarak tüm yüke talanmakta olan rafinerici lisansına sahip şirketlerin cezalandırıldığını, rafinericilerden yerli ham petrol üreticilerine haksız bir biçimde gelir transfer edilmesi anlamına gelen değişikliğin en başta Petrol Piyasası Kanunu'nun 10.maddesinin ilk fıkrasında fiyatların en yakın erişebilir dünya serbest piyasa koşullarına göre oluşacağı ilkesine uygun olmadığını, 2019 yılı alım miktarları baz alındığında değişikliğin Tüpraş'ın yerli ham petrol alım maliyetlerine toplam etkisi yıllık yaklaşık 64 milyon USD civarında olduğunu, özellikle 26 API'den düşük graviteli ham petrol işleyen Batman Rafinerisi'nin ikmaline ilave 20 milyon USD maliyet getirmek olduğunu, bu denli yüksek bir maliyet artışının Batman Rafinerisi'nin işletme olarak karlılığını tamamen yitirmesi ve faaliyetlerini zarar ederek sürdürmesi ile sonuçlandığını, böyle bir sonucun müvekkili şirketin, işçilerin ve Batman Ekonomisi üzerinde geri döndürülemez büyük zararlara yol açacağını, alım zorunluluğu getiren ve fiyat artışına yol açan 5015 sayılı Kanun'un 10.maddesinin Anayasaya aykırı olduğunu ve iptal edilmesi gerektiğini, 5015 sayılı Kanun'un 10 maddesindeki fiyat hükmü değiştirildikten sonra yeni fiyat düzenlemesine göre davalı tarafından müvekkil şirkete gönderilen faturalara 8 gün içinde itirazda bulunulduğunu, bununla birlikte alım yükümünün kanundan kaynaklı olması ve ileride daha fazla masrafın çıkmasını önleme amacı ile ödeme yapılmış olunduğunu, haklı bir temele dayanmayan kısmın müvekkili şirkete iadesi talebiyle işbu davanın açıldığını,  fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalıya dava konusu fatura karşılığında ödenmiş olan tutarın şimdilik 10.000 TL'sinin ödeme tarihinden itibaren TCMB avans oranı kullanılarak hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, Anayasaya aykırılık iddialarının ciddi bulunarak dosyanın Anayasa Mahkemesine tevdi edilmesini, talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı Şirketin Anayasa’ya aykırılık ve fazladan ödenen tutarın kendilerine ödenmesi talepleri için yalnızca Müvekkili Şirket aleyhine dava açmamış, başta milli petrol şirketi olan Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı da dahil ülkemizde ham petrol üretimi faaliyetlerinde bulunan ve kendisiyle sözleşme ilişkisi içerisinde olduğu diğer ham petrol üreten şirketlere de aynı hukuki sebebe dayanarak benzer davalar ikame ettiğini, öncelikle görev yönünden red kararı verilmesi gerektiğini, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi gerektiğini, ayrıca müvekkili şirketin adresinin Çankaya/Ankara olduğunu, dosyanın yetkisizlik kararı verilerek Ankara Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, müvekkili şirket ile davacının tabii oldukları 5510 Sayılı Petrol Piyasası Kanunu, 27024 Sayılı Petrol Piyasası Fiyatlandırma Sistemi Yönetmeliği ve Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği ham petrol fiyatına ilişkin uyuşmazlıklar hakkında inceleme, değerlendirme ve Karar verme yetkisinin münhasıran Enerji Piyasası Düzenleme Kurumuna ait olduğunu, tartışmaya mahal vermeyecek bir şekilde açıkça düzenlendiğini, belirttiğimiz üzere, ham petrolün fiyatı 5510 Sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 10. Maddesindeki formüle göre belirlendiğini, bu konuda ham petrol fiyatının nasıl hesaplanacağına dair Anlaşma’nın “Fiyat” başlıklı 8. Maddesinde de aynen ham petrolün fiyatı, 5015 Sayılı “Petrol Piyasası Kanunu’nun 10. Maddesinde (Fiyat Oluşumu Maddesi) yer alan formüle göre belirlenecektir” hükmünün mevcut olduğunu, davacı taraf, dilekçesinde bu hususu teyit eder şekilde fiyatın kanun ile belirlendiğini, müvekkili şirket tarafından kesilen faturaların kanuna uygun olarak hesaplandığını kabul edildiğini, bir diğer ifadeyle Davacı Şirket örtülü olarak Müvekkili Şirket ile bir ihtilafı olmadığını kabul ettiğini, bu durumda ham petrol fiyatı ile ilgili uyuşmazlık aslında Davacı ile Müvekkil Şirket arasında değil, kanun değişikliğine bağlı olarak bunun sonuçlarından olumsuz etkilendiğini beyan eden Davacı ile Kurum arasında olup bu konu için Davacı Şirketin Müvekkili Şirket ve diğer ham petrol üretimi yapan Şirketlere karşı değil Kurum’a karşı mevzuat hükümlerine uygun bir şekilde hukuki yola başvurması gerektiğini, tüm faaliyetlerini 6491 Sayılı Türk Petrol Kanunu, 5510 Sayılı Petrol Piyasası Kanunu ve bu Kanunlara uygun olarak çıkarılan ikincil mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütmekte olan müvekkili şirketin, ham petrolün satışa esas fiyatının yasa hükmü ile belirleniyor olması sebebiyle tanzim etmiş olduğu fatura bedelleri Petrol Piyasası Kanununa uygun olarak hesap edildiğini, müvekkili şirket, belirlenen formüle aykırı olarak hesaplama yapması ve fatura tanzim etmesi tabi olduğu Kanunlara ve bu Kanunlara dayanılarak çıkarılan ikincil mevzuata aykırılık teşkil edecek ve müvekkili şirketin idari ve hukuki sorumluluğunun doğmasına sebebiyet vereceğini, Ham petrolün fiyatının 5510 Sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 10. Maddesindeki formüle göre KANUN HÜKMÜ UYARINCA belirlenmekte olması, bu konuda ham petrol fiyatının nasıl hesaplanacağına dair Anlaşma’nın “Fiyat” başlıklı 8. Maddesinde 5015 Sayılı “Petrol Piyasası Kanunu’nun 10. Maddesine (Fiyat Oluşumu Maddesi) atıfta bulunulması ve kanun maddesindeki olası değişikliklerin yürürlük tarihi itibariyle fiyat maddesine aynen yansıtılacağının düzenlenmesi aslında taraflar arasında fiyat oluşumu ile ilgili bir ihtilaf olmadığını ortaya koyduğunu, dolayısıyla ihtilaf olmayan bir konuda Davacının bu davayı açmasında hukuki bir menfaati de bulunmadığını, huzurdaki davanın bu gerekçeyle reddini gerektiğini, müvekkili şirketin 27/03/2014 tarihli Yerli Ham Petrol Alım/Satım Anlaşmasına ve Petrol Piyasası Kanununa uygun olarak hesaplama yapıp faturalarını düzenlediğini, tüm bu nedenlerle kanuna ve hukuka uygun kesilen faturalar sebebiyle iade ve faiz taleplerinde bulunmasının müvekkili şirket tarafından kabulünün mümkün olmayacağını, dava şartı noksanlığı sebebiyle ''Görevsizlik kararı'' verilerek dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini, ilk itirazları kabul edilmediği takdirde davanın esasına girilmeksizin davanın reddini, dosyanın yetkili Ankara Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini, haksız ve hukuka aykırı davanın reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... Davanın REDDİNE, ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Petrol Piyasası Kanunu’nda yapılan değişikliğin anayasa mahkemesi tarafından iptal edilmemesinin huzurdaki davada haklılıklarına halel getirdiğini, zira milletlerarası anlaşmaların, kanunlardan önce uygulandığını davacının mülkiyet hakkının ihlal edilmiş olduğundan kanun değişikliğinin davacı şirkete uygulanmasının mümkün olmadığını, yapılan kanun değişikliği ile emsal olarak alınan Arab Heavy (27,5 apı) ham petrolü, düşük apı ve yüksek kükürt içerikli yerli ham petrole göre çok yüksek bir kalite ve piyasa fiyatına sahip olduğunu, Petrol Piyasa Kanunu’nun 10/1 maddesinde yerini bulan fiyatların, en yakın erişilebilir dünya serbest piyasa koşullarına göre belirleneceği ilkesine aykırı şekilde yerli ham petrole göre çok yüksek bir kalite ve piyasa fiyatına sahip olan Arap Heavy ham petrolünün birebir emsal alınması davacı şirketin mülkiyet hakkını ihlal etmekte olduğu hukuka aykırı oluduğunu,<br> yapılan kanun değişikliği ile yerli ham petrol üreticisini desteklemek adına, hiç yapılmayan (süveyş kanalı geçiş ücreti, dörtyol – batman yönlü boru hattı geçiş ücreti) taşıma maliyetlerinin de fiyata daha fazla artış getirecek şekilde yansıtılmasının haklı hiçbir mesnedinin bulunmadığını, kanun değişikliği ile ortaya çıkan ilave maliyetler, özellikle bölgesel asfalt ihtiyacının tamamını karşılayan Batman rafinerisinin ticari olarak faaliyetini devam ettirememe riski ile karşı karşıya gelmesine sebep olduğunu, kanun değişikliği ile yerli ham petrol üreticisi ve yatırımcısının yerli ham petrol arama ve üretimine teşvik edilmesinin sağlanmasının amaçlandığı iddia edildiğini, ancak devletin bu konuda üreticiyi desteklemek istiyorsa elinde teşvik, vergi indirimi vs. gibi birçok araç bulunduğunu, söz konusu desteğin bir özel şirketten diğerine kaynak aktarımı yoluyla yapılması yönteminin meşru olmadığını, huzurdaki dava ile birebir aynı nitelik taşıyan davada tanzim edilen bilirkişi raporunun da davacı şirketin mülkiyet hakkının açıkça ihlal edildiğini teyit eder nitelikte olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 14/02/2019 tarihli ve 30694 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ve 7164 sayılı kanunun 31. maddesi ile yapılan değişikliklerle; 2. fıkrada yer alan ''yarısına'' ibaresinin ''tamamına'' şeklinde, 2. fıkrada yer alan ''geçiş ücreti hariç'' ibaresinin ''geçiş ücreti dahil'' şeklinde ve 3. fıkrada yer alan ''Ras Gharip (21.5 API)'' ibaresinin ''Arab Heavy (27.5 API)'' şeklinde değiştirilmesine dair yasa değişikliğinin Anayasa'ya aykırı olmadığı ve mülkiyet hakkını ihlal etmediğinin tespit edildiğini, davacının talebinin teknik olarak kanun değişikliği talebi olduğu; bu talebin Mahkemenin görev ve yetki alanı dışında olduğunu, davacının taleplerinin reddini talep ettiklerini, davalı şirket tarafından üretilen ve davacıya teslimi yapılan ham petrol; davacının iddia ettiği üzere düşük graviteli ve yüksek kükürt içeren ham petrol olmayıp, aksine davacıya teslimi yapılan ham petrol yüksek graviteli hafif petrol olduğu ve hesaplamaların Arap Heavy üzerinden değil Arap Medium üzerinden yapıldığını, tüm uygulama ve hesaplamaların, ilgili Kanunda yapılan değişikliklere bağlı olarak belirlendiğini, devlet tarafından yaratılan bir sübvansiyonun söz konusu olmadığını, Sübvansiyon, devlet tarafından kişi veya kurumlara mal, hizmet ya da para biçimde gerçekleştirilen destekler olup, mevcut durumda devlet tarafından üretici şirketlere mal, hizmet veya para yardımı yapılmadığını belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/12/2022 tarih, 2019/567 Esas - 2022/741 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava istirdat talebine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.<br>İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Türkiye Petrol Rafinerileri Anonim Şirketi alıcı dava dışı Aladdin Middle East Ltd. Şti satıcı olarak 27.03.2014 tarihinde yerli ham petrol alım satım anlaşması düzenlenmiştir.<br> Sözleşmenin 8. maddesinde fiyat başlığı altında \"iş bu anlaşma kapsamında TÜPRAŞ Batman Rafinerisi ve BOTAŞ/Dörtyol’da teslim edilen ham petrolün fiyatı 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununun 10. maddesinde( fiyat oluşum maddesi) yer alan fiyat formülüne göre belirlenecektir. Söz konusu kanunda olabilecek değişiklikler fiyat maddesine yürürlük tarihi itibarıyla aynen yansıyacaktır. …\" hükmü düzenlenmiştir. <br>5015 Sayılı Petrol Piyasası Kanununun \"Fiyat Oluşumu\" başlıklı 10.maddesi;\" Petrol alım satımında fiyatlar en yakın erişilebilir dünya serbest piyasa koşullarına göre oluşur. Yerli ham petrol için, teslim yeri olan en yakın liman veya rafineride teşekkül eden “Piyasa Fiyatı” fiyat olarak kabul edilir.<br>Bu piyasa fiyatı, Türkiye’de üretilen ham petrolün Türkiye içinde veya dışında en yakın erişilebilir dünya piyasasında, evsaf ve izafi ağırlık bakımından normal olarak mutat ayarlamalara göre tespit edilmiş emsal petrolün belirlenen serbest rekabet fiyatına, aynı evsafta ham petrolün dünya piyasasından Türkiye’de teslim yeri olan limana veya rafineriye kadar getirilmesi için gerekli bütün giderlerin tamamının eklenmesi ve fakat Süveyş Kanalı geçişi ile Batman veya civarında üretilen ham petrolün Batman rafinerisinde oluşan piyasa fiyatına Batman-Dörtyol Boru Hattı geçiş ücreti dahil oluşan fiyat veya erişilebilir dünya piyasası mevcut olmadığı takdirde üretici tarafından Türkiye’de teslim edildiği yerde vergiler hariç fiilen uygulanan satış fiyatı olarak kabul edilir.<br>Üretimi yapılan yerli ham petrole emsal olarak, 26 API ve daha hafif petroller için Arab Medium (31 API) petrolünün, 26 API den daha ağır petroller için Arab Heavy (27.5 API) petrolünün otuz gün vadeli fiyatları esas alınır ve yerli ham petrol ile emsal alınan petrol arasındaki gravite farkının fiyat bakımından değerlendirilmesinde;<br>Emsal petrol ile yerli petrol arasındaki her bir 0.1 API gravite farkı için 2 ABD cent emsal petrolün varil fiyatına ilâve edilir veya çıkarılır. Ancak bir alt gravite grubunun fiyatı üst grubun fiyatından yüksek olamaz.<br>Emsal ham petrolün Türkiye’ye getirilmesi için gerekli bütün giderlerin hesaplanmasında, “Worldscale” de ilân edilen nominal navlun baz alınır, LR-2 sınıfı tankerler için tespit edilen AFRA yüzdesinin uygulanması ile nakliye maliyeti hesaplanır.<br>Gravite ayarlaması ve nakliyenin eklenmesi suretiyle bulunan fiyata (C+F) yürürlükteki sigorta mevzuatı ve primleri uygulanır. Tehlike ve harp hali sigorta primi uygulaması Bakanlığın değerlendirmesine tâbidir. İkinci bir değişikliğe kadar uygulanacak sigorta primi miktarı yüzde 0.075’i aşamaz.<br>İthalde alınan gümrük vergi ve resimlerin ilâve edilmesiyle yerli ham petrolün piyasa fiyatı bulunur. Yurt içi kara nakliye ücretleri için akaryakıtların fiyat teşekkülündeki nakliye rayiçleri alınır....\"  şeklinde düzenlenmiştir.<br>Taraflar arasında düzenlenen Sözleşmenin 11.maddesi “İhtilaflar” başlığını taşımakta olup “İşbu anlaşmanın uygulanmasından doğacak ihtilaflar, taraflar arasında uzlaşma yolu ile çözümlenecektir. Ancak bir sonuca ulaşılamaması halinde ihtilafların hallinde Körfez/Kocaeli Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkili olacaktır. Ayrıca yerli üretim ham petrol fiyatına ilişkin uyuşmazlıklar EPDK’nın 14.10.2008 tarihinde yayımladığı “Petrol Piyasası Fiyatlandırma Sistemi Yönetmeliğinin” 14. maddesi çerçevesinde çözümlenecektir” hükmünü içermektedir.<br> Davacının talebi, taraflar arasındaki sözleşmenin 8. maddesinde fiyat düzenlenirken Petrol Piyasası Kanununun 10. maddesine atıf yapıldığı ve kanundaki değişikliklerin sözleşmeye aynen yansıtılacağının belirlendiğini,  itiraz konusu faturalar karşılığında aynı miktar ve evsaftaki yeni ham petrol için 5015 Sayılı Petrol Piyasası Kanununun 10. maddesinde 22 Şubat 2019  Tarihli ve 30694 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7166 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrasında davalıya milyonlarca miktarda ilave ödeme yapmak zorunda kaldığını, yapılan bu değişikliğin anayasaya aykırı olduğunu belirterek bu değişiklik nedeniyle fazla ödenen fatura konusu tutarların istirdatına ilişkindir.<br>5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunun 10. maddesinde 22.02.2019 tarihinde yapılan değişikliğin Anayasaya aykırılık iddiası ile ilgili olarak Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/490 esas sayılı dosyasında anılan mahkeme tarafından Anayasa Mahkemesine başvuru yapılmış olup, Anayasa Mahkemesinin 01.06.2022 Tarih, 2021/128 Esas, 2022/68 Karar sayılı kararı ile ilgili yasal değişikliğin anayasaya aykırı olmadığına karar verilmiştir. <br>Gerekçeli karar başlığında; davalı vekilinin adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.<br> Buna göre Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle davacı yanın istirdata konu alacağın dayanağı 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununda yapılan değişiklik sonrası yerli ham petrol fiyatında meydana gelen artış sebebiyle davalıya yapmış olduğu fazla ödemeyi talep ettiği, davacının anayasaya aykırılık iddiasının Anayasa Mahkemesi tarafından incelenmesi ve anayasaya aykırılık bulunmadığının tespit edilmesine göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; davacının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,<br>3-Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 179,90-TL'nin mahsubu ile kalan 435,50-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın Dairemizce taraflara tebliğine,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ilamın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/01/2025<br>\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır <br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9cedca4009cedf73","SID":"f608cfe4a1b3309d"}}