{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1718 <br>KARAR NO\t: 2025/160<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t:14/06/2023<br>NUMARASI\t:2021/394 Esas - 2023/334 Karar<br>DAVACI\t:... (T.C.No:...) - ...<br>VEKİLİ\t:Av. ... - ...<br>DAVALI\t:... (T.C.No:...) - ...<br>VEKİLİ\t:Av. ... - ...<br>DAVA\t:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t:04/08/2021<br>KARAR TARİHİ\t:29/01/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ\t:04/02/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... tarafından, müvekkilinin 07.09.2017 tarihinde vefat eden muris eşi ... tarafından düzenlendiği iddasıyla Kocaeli 8. İcra Dairesi'nin 2020/83175 E. sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını ve müvekkiline ödeme emri tebliğ edildiğini, müvekkilinin muris eşinin davalıya karşı icra takibine konu senede ilişkin herhangi bir borcu bulunmadığından, murisin yasal mirasçısı olan müvekkilinin de davalıya karşı herhangi bir borcu bulunmadığını, dava konusu senedin düzenlenme tarihinde ve öncesinde müvekkilinin murisi ...'ın ekonomik durumu, herhangi bir kişiden borç almasını gerektirecek durumda olmadığını, dava konusu senet, murisi tarafından düzenlenmediğini ve imza edilmediğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile müvekkilinin Kocaeli 8. İcra Müdürlüğü'nün 2020/83175 E. sayılı dosyasına ilişkin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitine, haksız ve kötü niyetli olan davalı aleyhine takip konusu alacak miktarının % 20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde yer alan mesnetsiz ve soyut iddialara katılmadıklarını, davacı senedin sahte olduğunu belirtmesine rağmen senetteki imzaların müteveffa borçluya ait olduğu tüm jandarma kriminal ve adli tıp raporlarında belirtildiğini, Kocaeli 1. İcra Hukuk Mahkemesi 2020/262 E. ve 2020/239 E. sayılı dosyalarında jandarma kriminalden aldırılan raporlarda imzaların borçlu müteveffaya ait olduğu saptandığını, yine aynı şekilde soruşturma dosyasında da alınan bilirkişi raporunda imzaların borçluya ait olduğu tespit edildiği, tüm bunlar senetlerin gerçek ve tüm geçerlilik şartlarına haiz senetler olduğunu gösterdiği, senetler gerçek senetler olup karşı tarafın iddiaları yersiz olduğu, davacının kendilerinin yasal mirastan yıldırılmak suretiyle feragat etmelerinin sağlanmasına yönelik davalının çabaları olduğuna dair iddialar da yersiz ve mesnetsiz iddialar olduğunu, dava ile hiçbir ilgisi bulunmayan bu iddialar ile birlikte davacı taraf, borçlunun ortak olduğu şirketin sermaye artırımından bahsettiğini, bahsedilen bu konuların davayla hiç bir ilgisi bulunmadığını, Kocaeli 8. İcra Dairesinde başlatılan 2020/85657 E. sayılı dosyada davacı vekil eden açılabilecek tüm davaları açarak davalının alacağının sürüncemede kalmasına yol açtığını, senetlerin el ile doldurulmuş olması hiç bir şekilde geçerliliğini etkilemediğini, bu nedenlerle mahkemece resen görülecek nedenlerle açılan haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... 1-Davanın KABULÜ ile;<br>Kocaeli 8. İcra Dairesi'nin 2020/83175 esas sayılı takip dosyasına ilişkin davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,<br>Takip konusu alacak miktarı üzerinden %20 kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bekletici mesele yapılan Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2021/235 E. dosyasının davalı açısından kesinleşmiş ise de dosya kül halinde kesinleşmediğini, cezai anlamda henüz tüm dosya anlamda kesinleşme olmadan, ilk derece mahkemesinin ilamındaki hususların da davalı açısından henüz uygulanabilir olmadığının görüleceğini, ceza mahkemesinde yapılan yargılamada senedin sahte olduğuna dair hususların tüm dosya açısından kesinleşmemiş olup dosya Yargıtay'a gönderildiğini ve Yargıtay incelemesinin devam ettiğini, ceza mahkemesi dosyasının tümüyle kesinleşmesi gerektiğini, zira yargılama sürecinde yapılan incelemelerde senedin sahte olduğuna dair bir rapor sunulmadığını, imzaların müteveffa borçluya ait çıktığını ve senetteki yazıların da davalıya ait çıkmadığını, dolayısıyla ihdas olunan kararın hatalı olduğunu, mezkür icra takibi ile alakalı müteveffa borçlunun iki mirasçısı olduğundan iki adet menfi tespit davası açıldığını, bunlardan biri huzurdaki dava iken diğerinin ise İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/423 E. sayılı dosya olduğunu, bu iki dosya birleştirilmemiş olup davaların lehe veya aleyhe sonuçlanması halinde davalının veya karşı tarafın tek bir icra dosyasından ötürü iki kez icra inkar tazminatı, iki kez yargılama gideri, vs. ödemesi zorunluluğu doğacağından verilen kararın bu yönüyle de hatalı olduğunu, davacının senedin sahte olduğunu belirtmesine rağmen senetteki imzaların müteveffa borçluya ait olduğunun tüm jandarma kriminal ve adli tıp raporlarında belirtildiğini, yine aynı şekilde soruşturma dosyasında da alınan bilirkişi raporunda imzaların borçluya ait olduğunun tespit edildiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi 2021/235 E. sayılı dosyasının davalı yönünden kesinleştiğini, dava konusu senedin davacı murisi tarafından düzenlenmediği, senet metni üzerinde tahrifat yapıldığı ve dolayısıyla dava konusu sahte senede dayalı davacının davalıya herhangi bir borcu olmadığının ispatlandığını, eldeki davanın niteliği itibariyle murisin mirasçıları arasında mecburi dava arkadaşlığı değil, müteselsil borçluluktan doğan ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğunu ve her borçlunun diğerinden bağımsız olarak hareket etme serbestisine sahip olduğundan yargılamaların ayrı ayrı yürütülmesinde herhangi bir yasal engel bulunmadığını, zira mecburi dava arkadaşlığından farklı olarak ilgililer hakkında aynı biçimde ve tek bir karar verilmesi zorunluluğunun söz konusu olmadığını belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/06/2023 tarih, 2021/394 Esas - 2023/334 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; Kocaeli 8. İcra Dairesi'nin 2020/83175 esasında kayıtlı takibe konu olan keşide tarihi 24/05/2017, keşide yeri İstanbul 680.000,00-TL bedelli vade tarihinin 24/08/2017 olan kambiyo senedine sahte olduğu iddiasına dayalı açılan menfi tespit istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>Dosyanın incelenmesinde; davacı tarafça Kocaeli 8. İcra Dairesinin 2020/83175 esas sayılı dosyasında konu olan keşide tarihi 24/05/2017, keşide yeri İstanbul 680.000,00-TL bedelli vade tarihinin 24/08/2017 olan kambiyo senedin murisi ... tarafından düzenlenmediği ve imza edilmediğinden sahte olduğu iddiasına dayalı menfi tespit ve takip konusu alacağın % 20'sinden az olmamak kaydıyla tazminata hükmedilmesi talep ve dava edilmiş, davalı davanın reddini talep etmiş, Mahkemece; Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama ve aldırılan bilirkişi raporu neticesinde senedin matbu senetlerden olmadığı, ... lehtar olarak gösterilen senedin küçük bir kağıda yazılı 24/05/2017 İstanbul düzenleme tarihli ve borçlusu ... olarak gösterilen 680.000,00-TL bedelli senet olduğu ve temin edilen adli tıp raporunda da belirtildiği gibi söz konusu yazıların sıkıştırma gayretiyle yazılan yazılar olduğu ve bu haliyle söz konusu senetlerin iğfal kabiliyeti olduğu, dosya içerisindeki belge ve bilgilerle Kocaeli Ağır Ceza mahkemesinin kesinleşme şerhi içeren kararı hükme dayanak alınarak davacının menfi tespit davasının kabulüne, vu borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, takibe konu olan senet sahte olarak düzenlendiği sabit olmakla kötü niyet şartları da oluştuğundan takip konusu alacak miktarı üzerinden %20 kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, işbu karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>1-Kamu düzeni yönünden yapılan incelemede;<br>Menfi tespit davasını ölen borçlunun mirasçısının açması halinde; Mahkeme öncelikle veraset ilamı ibraz ettirerek davacının, borçlunun mirasçısı olup olmadığını tespit etmelidir. Davacı, borçlunun mirasçısı olup, başka mirasçılar da varsa mirasçılar tereke üzerinde iştirak halinde hak sahibi olduklarından bütün mirasçıların davaya rızalarının sağlanması veya tereke temsilcisi tayin ettirilerek taraf teşkili tamamlandıktan sonra yargılama yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.( İcra ve İflas Hukukunda Menfi Tespit ve İstirdat davaları, Prof. Dr. Timuçin Muşul, sayfa100...)<br>Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2016/8011 Esas 2017/5604 Karar sayılı ilamında; \"... Davacılar arasında elbirliği şeklinde sorumluluk olup aralarında mecburi dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Davacıların mirasçılar olarak hep birlikte hareket etmeleri ya da miras şirketine mümessil tayin ettirilerek dava şartı yerine getirilip davaya devam edilmesi gerekir. Mahkemece, dava şartı mahiyetindeki açıklanan eksiklik giderilerek davaya devam edilmesi gerekirken işin esasına girilip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış ...\" gerekçesiyle menfi tespit davasının kabulüne ilişkin mahkeme kararının bozulmasına hükmedilmiştir. <br>Yargıtay 3. HD'nin 08.11.2016 tarih, 2016/3779 Esas ve 2016/12515 Karar sayılı kararı ile  “Somut olayda davacının, dava açıldıktan sonra (dava devam ederken) 22/01/2011 tarihinde öldüğü anlaşılmaktadır. Buna göre  tereke adına  takip edilecek olan davada tüm mirasçıların açılan davaya muvafakatlarının sağlanması veya davanın terekeye mümessil tayin edilerek sürdürülmesi zorunludur. O halde mahkemece, davacı ...'ın tüm mirasçılarının davaya dahil edilip muvafakatlerinin alınması ya da terekeye temsilci atanarak temsilciden davaya diyeceklerinin sorulması için davacı tarafa kesin süre verilerek, dava şartı sağlandığı takdirde işin esasına girilmesi, aksi halde kesin süreye   rağmen  belirtilen  dava  şartı  noksanlığı  giderilememiş   ise   dava   şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir. Mahkemece, bu hususlar göz ardı edilerek, davacı tarafa kesin süre verilmeksizin ve gerekli ihtarat eksiksiz biçimde yapılamaksızın, verilen süre içinde taraf teşkilinin sağlanmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.”gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.<br><br>Yukarıdaki açıklamalar ve anılan kararlardan da açıkça anlaşılacağı üzere, açılan menfi tespit davasında iştirak halinde hak sahibi olan mirasçılar arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Davacı dışında davada yer almayan diğer mirasçının İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/423 Esas sayılı dosyasında da aynı senetten dolayı menfi tespit davası açıldığı iddia edildiğine göre, anılan dosyanın incelenerek, HMK 166. Maddesi uyarınca birleştirilmesi hususunun düşünülmeden karar verilmesi hatalı olmuştur.<br>2-Kaldırma nedenine göre diğer istinaf istemleri incelenmemiştir.<br>Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE,<br>2-Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/06/2023 tarih, 2021/394 Esas ve 2023/334 Karar sayılı kararının  KALDIRILMASINA,<br>3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine,<br>5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından  yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,<br>6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,<br>7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.29/01/2025<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8fa2acab052116de","SID":"ced24044fad85e4c"}}