{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/51 <br>KARAR NO: 2025/58<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/11/2024<br>NUMARASI: 2023/854 Esas - 2024/814 Karar<br>DAVA: Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/01/2024<br>Yetki ilk itirazının kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili;davalı şirketin bir iştiraki olan ... ile 15.09.2011 tarihli \"Contrat D'Agent Commercial\" (Acenta Sözleşmesi) akdedildiğini, fatura  bedelinin%7'si oranında komisyon alacağı kararlaştırıldığını,  Covid-19 salgını nedeniyle davalı şirketin  komisyon tutarının %4'e çekilmesi talebinin kabul edildiğini,21.11.2022 tarihinde müvekkili şirkete gönderilen bir e-posta ile müvekkil şirket ile davalı şirket arasındaki acente sözleşmesinin 31.12.2022 tarihi itibariyle fesh edildiğinin bildirildiğini,davalı firmaya kesilen toplamda 24.102-euro tutarlı fatura bedellerini ödemediğini, müvekkilinin muaccel bulunan komisyon alacaklarının: 2022 yılında 3% ile 4% komisyon alacağının toplamda 13.900-euro, Aralık 2022 ayında davacı müvekkilin bölgesinde bulunan müşteriden sipariş alınmış ancak 2023 yılında sevk edileceği bahane gösterilerek komisyon alacağı toplamda 10.202-euro olup bu ödeme yapılmadığını belirterek  24.102-euro komisyon alacağı, şimdilik 100-Euro mahrum kalınan kârın ve 100-euro denkleştirme tazminatının (tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere) euro alacağa uygulanan faiz oranları ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep  etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekilie; müvekkili şirketin faaliyet adresinin \"Makine İhtisas Organize Sanayi Bölgesi ... Cadde No:.. Gebze\" olduğunu,yetkili mahkemenin Gebze Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davalı şirket,Fransız şirketi olduğundan 5718 sayılı Kanun'un 48. Maddesi uyarınca teminat yatırması gerektiğini, davacı yanca sunulan 15.09.2011 ve 20.12.2019 tarihli sözleşmelerin tarafının  \"...\" şirketi olduğunu, müvekkilinin sözleşmelerin tarafı olmadığını, davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini her iki şirketin ayrı ayrı tüzel kişilikler olduğunu, davacının müvekkilinden alacağı bulunmadığını, müvekkili şirketin 1989 yılında kurulmuş sektöründe 35 yıllık deneyim ve satış ve pazarlama filosu uyarınca yurt içinde ve yurt dışında ticari ilişki içerisinde bulunduğu birçok müşterisi bulunduğunu,  birçok ülkeye öteden bu yana ihracat yaptığını, bağlantı kurduğu şirketlerin davacı tarafça müvekkili şirkete kazandırılmış gibi gösterilme çabası içinde olduğunu,dava dilekçesinde atıf yapılan Yargıtay kararı'nın (Davacı yan Yargıtay 11. HD 20121/1261 E. 2022/3512 K.) olaya uygun olmadığını, davacının bütün taleplerinin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davalının ticaret sicil kayıtlarında adresi \"... Merkezi- Şişli\" olduğu, davalı vekili ise bu adresin gerçek ikamet adresi olmadığını, şirketin faaliyet adresinin \"Makine İhtisas OSB - Gebze\"olduğunu, yetki itirazı nedeniyle her iki adreste bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, alınan her iki raporda da davalının, muamele merkezinin Gebze olduğunu,üretimin ve muhasabe işlemlerinin buradan yürütüldüğü, idare merkezinin burası olduğunu, ... iş merkezindeki adresin irtibat bürosu olduğunun rapora eklenen görsellerden de anlaşıldığını, bu nedenle mahkemenin yetkisizliğine, talep halinde Gebze Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEBLERİ:Davalı vekili; davanın dayanağını, 15.09.2011 ve 20.12.2019 tarihli sözleşmelerin \"...\" şirketi ile aktedildiğini, müvekkili şirket sözleşmelerin tarafı olmadığını, sözleşmenin tarafı olmayan müvekkili şirkete dava açılabilmesi, borçtan sorumlu tutulabilmesi mümkün olmadığını, öncelikle davanın en başta pasif husumet yokluğu nedeniyle incelenmesi gerektiğini, davacının bütün talepleri zamanaşımına uğradığını, cevap dilekçesinde zamanaşımı itirazında da bulunulduğunu, mahkemece itirazın incelenmeden sadece yetki hususunda inceleme yapıldığını ileri sürerek kararın bu  sebeple de bozulması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: 6100 sayılı HMK'nın  355 maddesi, “İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir” şeklinde düzenlenmiştir. Mahkemenin yetki ilk itirazının kabulüne ilişkin karar davalı vekili  tarafından  davalının pasif husumete ilişkin itirazı ve zamanaşımı defi incelenmeden karara bağlanması nedeniyle istinaf edildiğinden ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Yetki itirazı HMK nın 116/1 maddesi uyarınca ilk itirazlardandır. Aynı kanunun 117/1 maddesinde de ilk itirazların dava şartlarından sonra inceleneceği düzenlenmiştir. \"Davalı hem yetki hem de husumet (sıfat)  itirazında bulunmuş ise ,mahkeme önce yetki itirazını inceler .çünki husumet itirazını incelemek yetkili mahkemeye aittir.Bu nedenle,yetkisizliğine karar veren mahkemenin  ayrıca husumet itirazı hakkında bir karar vermesine gerek yoktur.(Prof Dr.Baki Kuru HUMK ,1.cilt s: 610) Maddi hukuktan kaynaklanan bir def’i olan zamanaşımı aynı zamanda usul hukuku savunması olarak kabul edilmekte olup,HMK’da ilk itirazlar arasında sayılmamıştır. Bu nedenle yerleşik yargı uygulamasında  savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında değerlendirilmektedir.Zamanaşımı defii yetki itirazından sonra ki aşamada  inceleneceğinden  davalı vekilinin her iki istinaf sebebi yerinde değildir. Açıklanan nedenlerle ;yetki itirazının kabulüne ilişkin kararın esasına yönelik istinaf nedeni ileri sürülmediği ;inceleme sırasına ilişkin istinaf nedenleri yerinde olmadığından  davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"58d92b9837a2ddc8","SID":"292ed7129d2dd53b"}}