{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>7. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/3189 <br>KARAR NO: 2025/63<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/07/2021 <br>NUMARASI: 2017/849 Esas, 2021/553 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tapu İptali ve Tescil<br>KARAR TARİHİ: 16/01/2025<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ...’ın, Düzce İli, Merkez İlçesi, ... Köyü, ... Mevki, ... Pafta, ... Ada, ... parselde inşaa edilmekte olan ve inşaatı davalı şirket tarafından yapılacak olan ... isimli konut projesini öğrenmiş ve davalı ... ile tanıştığını, davalı ...’nun davalı ... Tasarım A.Ş’nin yetkilisi ve ortaklarından olduğunu, müvekkilinin bu projenin yapılacağına inandırılarak, örneği ekli olan 09.09.2015 tarihli sözleşme gereğince, projede olan ... Bloktaki 28 adet 1+1 stüdyo dairenin satışının yapılması hususunda tarafların anlaştığını, müvekkilinin inşaatı yapılmamış ve halen temeli dahi açılmamış olan bu daireleri toplam 848.000 TL bedel karşılığında almak üzere anlaştığını, tarafların dairelerin bedelinin, müvekkilinin yetkilisi ve sahibi olduğu ... Ticaret Ltd. Şti. adına kayıtlı olan İstanbul İli, Tuzla İlçesi, ... Mahallesi, ... Pafta, ... Ada, ... Parsel’de bulunan ... arsa paylı, ... bağımsız bölüm numaralı, ... Kat, ... Kat ve ... normal Kattan oluşan Tripleks Villanın (... Sitesi), davalı ...’nun eşi olan davalı ...'na devredilmesi suretiyle ödenmesini kabul ettiğini, davanın tüm taraflarının sözleşmede taraf olup, sözleşme Av. ... tarafından hazırlanarak, kendi imzası ile de şahit olarak sözleşmeyi imzaladığını, davalı ...’nun da sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, ..., şirket yetkilisi ...'nun karısı olup, sözleşmeye imza atmak ve taraf olmak suretiyle bu satışın, yapılacak olan dairelere karşılık olduğunu ve davalıların teslim borcu olduğunu bildiğini, yapılan sözleşme gereğince müvekkili şirket adına olan tripleks villa, örneği ekli olan ipotek belgesinden de görüleceği üzere, üzerinde 500.000 TL bedelli ipotek mevcut olarak davalı ...’na, yapılacak ve teslim edilecek 28 adet daireye karşı devredildiğini, bununla beraber Düzce İli, Merkez İlçesi, ... Köyü, ... Mevki, ... Pafta, ... Ada, ... parselde bulunan ... Blok’un 1 ile 28 nolu dairelerinin kat irtifaklı olarak tapuları, müvekkili ...’a devredildiğini, taraflar yapmış oldukları sözleşmede, dairelerin 01.09.2016 tarihinde teslim edileceğini kesin vade ile belirlediklerini, müvekkillerinin bedel ödeme borcunu yerine getirmesine rağmen, davalıların belirlenen vadede 28 adet bağımsız bölümü tamamlayarak müvekkiline teslim etmediğini, projenin arsa sahiplerinin evlerini de yapmayan davalı şirket ve yetkilisi ...’na da şahsen ulaşılamadığını, yapılan sözleşmede belirlenen kesin vadenin geçmiş olduğu ve sözleşmenin ifa edilemeyeceğinin izahtan vareste olduğunu, müvekkili açısından imzalanan sözleşmenin hiçbir geçerliliğinin kalmadığını, sözleşmeyi haklı sebeple fesh ettiklerini, davalıların sözleşme açısından ifayı gerçekleştiremeyeceklerini belirterek müvekkilleri tarafından 28 adet dairenin bedeli olarak verilmiş olan ve davalı ... adına kayıtlı İstanbul İli, Tuzla İlçesi, ... Mahallesi, ... Pafta, ... Ada, ... Parsel’de bulunan ... arsa paylı, 37 bağımsız bölüm numaralı, ... Kat, ... Kat ve ... normal Kattan oluşan Tripleks Villanın tapu kaydının iptali ile müvekkili şirket adına tesciline karar verilmesini, buna karşılık olarak müvekkili ... adına kayıtlı olan Düzce İli, Merkez İlçesi, ... Köyü, ... Mevki, ... Pafta, ... Ada, ... parselde bulunan ... Blok’un 1 ile 28 nolu dairelerinin kat irtifaklı olarak tapularının iptal edilerek davalı şirket adına tescil edilmesini, yapılan feshe davalılar sebebiyet verdiği için, tesciller ile ilgili doğacak tüm masrafların davalılara yükletilmesine karar verilmesini, bağımsız bölümlerin tesliminden kaynaklı gecikme sebebiyle tahakkuk etmiş olan 151.890,41 TL gecikme tazminatının, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı ... hariç diğer davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili, 07.08.2017 tarihli  dilekçesinde özetle; davacıların sahtecilik yaptığını ve mahkemeyi açıkça yanılttığını, davacıların hem dava dilekçesinin 2. Paragrafında belirttikleri, hem de delil olarak gösterdikleri 09.09.2015 tarihli satış sözleşmesinin, Avukat ... tarafından hazırlandığını ve şahit olarak söz konusu sözleşmeyi imzaladığını iddia ettiklerini, oysaki bu iddianın evrakta sahtecilik boyutunda olan hileli bir açıklama olduğunu, açıkça da mahkemeyi yanıltma gayesi taşıdığını, taraflar arasında akdedilen 15.09.2015 tarihli eser sözleşmesinden, davacıların hiç bahsetmediğini ve eldeki davanın, asıl konusu dava sebebi olan bu sözleşmenin örneğini mahkemeye sunmadıklarını, bu sözleşme incelendiği vakit görüleceği üzere, hem eldeki davanın sebebi satış sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali değil eser sözleşmesinden kaynaklı tazminat alacağı olabileceğini hem de yetki sözleşmesi sebebiyle mahkemenin yetkisiz kabul edileceğini, ama davacıların bu hususta dahi kötü niyetlerini ortaya çıkarmaktan kaçınmadıklarını, ek olarak asıllarını sundukları belgelerin, Tapu Müdürlüğünün olağan dışı işlemlerine ve sahtecilik boyutuna varan eylemlere yönelik ikame edeceğimiz ceza soruşturmaları ve diğer hususlar dikkate alındığında tasarruf haklarını bloke eden, taraflarını iş yapamaz hale getiren aleyhe verilen iş bu tedbirin kaldırılmasının zaruri olduğunu, açıkça kanunun aradığı şartlara da aykırı olan bu ara kararın hem açık maddi zararlara sebebiyet verdiğini, hem de müvekkilinin itibarını zedeleyen dedikodulara da zemin hazırladığını, iş bu sebeple doğmuş ve doğacak zararlarını da dikkate alınarak, davacılar tarafından yatırılan teminat iade edilmeksizin tedbirin kaldırılmasını talep etme zorunluluğunun hasıl olduğunu, açıklanan nedenlerle ihtiyati tedbir kararını ivedi olarak kaldırılmasına, davacılar tarafından yatırılan teminatın, oluşan maddi zararları sebebiyle saklı tutulmasına, karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ: İstanbul Anadolu 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 14/07/2021 tarihli, 2017/849 E, 2021/553 K sayılı kararı ile, “1-Sözleşmenin feshi talebine ilişkin davanın KABULÜ ile, a)Alıcı ... Tasarım A.Ş. Ve ... ile satıcı ... Tic. Ltd. Şti. Ve ... arasında düzenlenen 09/09/2015 tarihli \"gayrimenkul alım ve satım sözleşmesi\" isimli gayrimenkul satış sözleşmesinin geriye etkili olarak FESHİNE, b)İstanbul İli, Tuzla ilçesi, ... mh. ... ada, ... parsel ... Blok ... numaralı bağımsız bölümün davalı ... adına olan tapu kayıtlarının İPTALİ ile davacı ... Ticaret Limited Şirketi adına TAPUYA KAYIT VE TESCİLİNE, c)Düzce ili, Merkez İlçesi, ... Köyü, ... mevkii, ... ada, ... parseldeki arsa nitelikli taşınmazın ... blok, ... kat-1.kat-2. Kat-3. Katlarda bulunan 1-2-3-4-5-6-7-8-9-10-11-12-13-14-15-16-17-18-19-20-21-22-23-24-25-26-27-28 numaralı toplam 28 adet bağımsız bölümün davacı ... adına olan tapu kayıtlarının İPTALİ ile davalı ... Anonim Şirketi adına TAPUYA KAYIT VE TESCİLİNE, 2-Davacıların, davalılar ... A.Ş. Ve ...'na karşı açtıkları maddi tazminat davasının REDDİNE, 3-Tapu tescilleri sebebiyle tahakkuk edebilecek olan tüm masrafların davalılara ait olacağının tespiti talebi, hükmün infazı ile ilgili olduğundan bu taleple ilgili karar verilmesine yer olmadığına, 4-İİK'nin 28. Maddesi uyarınca hüküm özetinin masrafı gider avansından karşılanarak Tuzla ve Düzce Tapu Müdürlüklerine ayrı ayrı gönderilmesine,”  şeklinde karar verilmiştir. İstanbul Anadolu 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 09/12/2021 tarihli, 2017/849 E, 2021/553 K sayılı ek kararı ile, “Mahkememizce eksik harcın yatırılması konusunda 28/09/2021 tarihinde davalılara muhtıra çıkarılarak 1 hafta kesin süre verilmiş, çıkarılan muhtıra 06/11/2021 tarihinde davalılar ... Tas. A.Ş, ...'na, 03/10/2021 tarihinde davalı ... vekiline tebliğ edilmiş, davalı taraflarca verilen kesin süre içinde eksik harcın yatırılmadığı anlaşılmakla, davalılar ... Tas. A.Ş, ... ve ...'nun istinaf taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.” Şeklindeki gerekçe ile, HMK'nin 344/1. Maddesi gereğince davalılar ... Tas. A.Ş, ... ve ...'nun istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalıların 14/07/2021 tarihli karar karşı 27/09/2021 (Bodrum Hukuk Mahkemeleri Ön Büro kayıt tarihi) tarihli istinaf dilekçelerinde özetle, 5 süje arasındaki farklı maddi ve hukuki ilişkileri gözetmeksizin yargılama yapılması ve sonuca gidilmesinin doğru olmadığını, hep beraber değerlendirme yapılıyorsa takas ve mahsup talebinin, hatalı bir gerekçe ile reddinin yasaya uygun olmadığını, verilmiş 28 daire  ile ödenen paranın, aslında davacı şirketin evinin değerinden fazla olduğunu, davacı şirketin evin bakiye alacağı için ipoteğin paraya çevrilmesi yoluna müracaat ettiğini, bu durumun gözden kaçırılarak seçimlik hakkı olduğunu ve iptalinin istenebileceğinin gerekçeye yazıldığını, oysa, daha önce \"bakiye alacağını\" ipotekli takip yaparak üzerinden talep ettiğini ve seçimlik hakkını tükettiğini, ... Şti’nin tapu iptalini talep edemeyeceğini, davacı ... Şti davasında, tapu iptali dışında, bakiye alacak talep etmediği için bu davada lehine bir alacak hükmü de kurulamayacağını, davacı ...’in bir şey vermediği aksine aldığı için zaten davada hukuki yararının olmadığını, davasının reddi gerektiğini, davacı ... Şti’nin tapu iptal istemi bir an için kabul edilecek olsa, davacı ... Şti’nin aldığı paranın iadesini önermediğini, aldığı parayı iadeyi önermesi halinde isteminin kabul edilebileceğini, harç, vekalet ücreti ve yargılama gideri konusunda da verilen kararın doğru olmadığını, davalıların farklı hukuki sebeplerle ayrı ayrı objektif dava yığılmasında sorumlulukları farklı olacakken müşterek ve müteselsil sorumlu tutulmamaları, davalılar hakkında toptan açılmış dava nedeni ile bir kısım davalı hakkında kabul edilen davanın bir kısım davalı bakımından reddi gerekirken kümülatif karar verilerek tüm gider, harç ve ücreti vekaletlerin tümüne şamil karar verilmesinin yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili 09/12/2021 tarihli ek karara karşı istinaf başvuru dilekçesinde özetle, istinaf kanun yoluna müracaat edildiğinde, alınması gereken harçlar, istinaf kanun yoluna başvurulan kısım için olması gerektiğini, davada görülen akdin feshi istemi her hangi bir maddi harç oranına tabi olmadığı halde, istinaf kanun yoluna müracaat edenlerin tamamı hakkında davanın tamamı (söz gelimi reddedilen kısımları hakkında) bir istinaf başvurusu olmadığı halde, sanki tamamı hakkında bir başvuru varmış gibi eksik olmadığı halde harç müzekkeresi düzenlemek, bu müzekkerenin de yerine getirilmediğinden bahisle istinaf başvurusunu red etmenin yasa ve hukuka uygun olmadığını, yapılması gerekenin, istinaf edilen kısmı tayin etmek, bunun için gerekli harcı belirlemek ve eksik yatırılan harç var ise bunun tamamlanmasını istemek olduğunu, bu davada buna göre ödenmemiş bir harç olamayacağından, ya da var ise kısmi istinafa rağmen tüm dava değeri üzerinden harç istenilmiş ve buna uyulması mümkün olmamış olmakla gerekçeli karara karşı yapılan istinaf başvurusunun bu nedenle reddine karar verilmesinin yasa ve hukuka aykırı olduğunu, davalı ...’na harç tamamlanmasına ilişkin muhtıranın tebliğ edilmediğini, davalı şirkete yapılan tebligatın da geçersiz olduğunu, neticede üzere tamamlanması gereken harç olmadığını, dar ise de tebliğ edilmemiş ve/veya usule uygun tebliğ usulü tamamlanmamış, içeriği ile gerek olmadığı halde fazladan/fazla harç isteyen muhtıralara konu miktarların ödenmediğinden bahisle verilmiş istinaf isteminin reddine dair kararın kaldırılması gerektiğini belirterek 09/12/2021 tarihli yerel Mahkeme kararının kaldırılarak istinaf kanun yoluna başvuruların kabulüne, bu çerçeveden olmakla esasa da girilerek istinaf incelemesinin usul ekonomisi mülahazası ile gerçekleştirilmesini ve istinaf istemlerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: Tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taşınmaz alım satım sözleşmesinin feshi ile, tapu iptal ve tescil ile gecikme tazminatı tahsili istemine ilişkindir. Eldeki davada, davalı ..., ..., ... A.Ş birlikte sunmuş oldukları 27/09/2021 (Bodrum Hukuk Mahkemeleri Ön Büro kayıt tarihi) tarihli istinaf dilekçeleri 14/07/2021 tarihli karara karşı istinaf kanun yoluna başvurdukları, ancak istinaf nispi karar harcı yerine, maktu karar harç yatırılması nedeni ile İDM’ce 28/09/2021 tarihli muhtıra ile 32.301,95.TL eksik istinaf nispi karar harcının işlem muhtırasının tebliğ tarihinden itibaren Hukuk Muhakemeleri Kanununun 344. Maddesine göre bir haftalık kesin süre içinde yatırılması, aksi halde istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verileceği hususlarının davalı taraflara ihtar edildiği, bahse konu muhtıranın davalı ...’na e-tebliğ yolu ile 03/10/2021 tarihinde, davalı ...’na TK 21/1 madde uyarınca 06/11/2021 tarihinde, davalı ... A.Ş’ye TK 35.madde uyarınca 06/11/2021 tarihinde tebliğ edildiği halde verilen kesin süre içerisinde eksik istinaf nisbi karar harcının ikmal edilmemesi üzerine 09/12/2021 tarihli ek karar ile HMK'nin 344/1. Maddesi gereğince davalılar ... Tas. A.Ş, ... ve ...'nun  istinaf talebinin reddine karar verildiği ve ek karara karşı davalı ...’nun istinaf yasa yoluna başvurduğu anlaşılmıştır. HMK'nın 344. maddesinde \"İstinaf dilekçesi verilirken, istinaf kanun yoluna başvuru için gerekli harçlar ve tebliğ giderleri de dâhil olmak üzere tüm giderler ödenir. Bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi hâlde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu başvurana yazılı olarak bildirilir.  Verilen  kesin  süre  içinde  harç  ve  giderler  tamamlanmadığı takdirde, mahkeme başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verir. Bu karara karşı istinaf yoluna başvurulması hâlinde, 346 ncı maddenin ikinci fıkrası hükmü kıyas yoluyla uygulanır.\"  şeklinde düzenlenmiştir. HMK'nın 346/2. Maddesinde \"Bu  ret  kararına  karşı  tebliği  tarihinden  itibaren  bir  hafta  içinde  istinaf  yoluna başvurulabilir. İstinaf yoluna başvurulduğu ve gerekli giderler de yatırıldığı takdirde dosya, kararı veren mahkemece yetkili bölge adliye mahkemesine gönderilir. Bölge adliye mahkemesi ilgili dairesi istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararı yerinde görmezse, ilk istinaf dilekçesine göre gerekli incelemeyi yapar.\"  şeklinde düzenlenmiştir. Somut olayda, taşınmaz alım satım sözleşmesinin feshi ile tapu iptal ve tescil ile gecikme tazminatı isteminde bulunulduğu, Harçlar Yasası’nın 16.maddesindeki  “Değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerler esastır. Müdahelenin men'i tescil ve tapu kayıt iptali gibi gayrimenkulün aynına taallük eden davalarda gayrimenkulün değeri nazara alınır” şeklindeki düzenleme uyarınca davanın nispi harca tabi olduğu, Harçlar Yasası 1 sayılı tarifede de belirtildiği üzere değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde hüküm altına alınan miktar üzerinden binde 68,31’in dörtte biri oranında istinaf nisbi karar harcının ödenmesi gerektiği, buna göre eldeki davada kabule ilişkin sözleşmenin feshi ve tapu iptal ve tescili talebi yönünden sözleşme konusu taşınmazların toplam değeri olan 1.894.950,50 TL üzerinden hesaplanan bakiye 32.301,95 TL istinaf nisbi karar harcının ikmal edilmesi gerektiği halde ihtaratlı kesin süreye rağmen ikmal edilmediği, belirtilen nedenle İDM’nin ek kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı ... vekilinin diğer davalılara yapılan muhtıraya ilişkin tebligatın usulsüz olduğunu ileri sürerek diğer davalılar adına iddia ve savunmada bulunamayacağı anlaşılmakla davalı ... vekilinin ilk derece mahkemesinin 09/12/2021 tarihli ek kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davalı vekilinin ilk derece mahkemesinin 09/12/2021 tarihli ek kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi ve 362/1-a maddesi gereğince temyiz yasa yolu açık olmak üzere esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve açıklanan nedenlerle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/849 Esas, 2021/553 karar 09/12/2021tarihli ek Kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf maktu  karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile 534,7‬0TL bakiye ‬ harcın  davalıdan tahsiline, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından kendisini vekille temsil ettiren davacılar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan  inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b/1 bendi ile aynı kanunun 361. Maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ed6ef37d9e42224c","SID":"5504154245a480b2"}}