{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1114 Esas<br>KARAR NO:2025/106<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:18/03/2021<br>NUMARASI:2017/61 Esas, 2021/190 Karar<br>DAVA:Tazminat (Rücuen Tazminat)<br>KARAR TARİHİ:16/01/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketi ile dava dışı ... A.Ş. arasında 31.12.2015-31.12.2016 vadeli ... nolu ... Poliçesi imzaladığını, sigorta ettiren dava dışı ... A.Ş.-... Mağazasının sigorta poliçesinde riziko adresi olarak gösterilen \"...\" adresinde, aynı adreste 39 nolu davalı ... Tic. Ltd. Şti tarafindan yapılmakta olan \"...\" inşaatı kaynak yapım işleri sırasında 09.06.2016 günü saat 02:02 sıralarında yangın gerçekleştiğini, davalı ... Tic. Ltd. Şti.'nin inşaat çalışmaları esnasında, kaynakla demir kesimi işlemi sırasında oluşan kıvılcımların sigortalı mağazasının giriş katındaki dış cephe kaplamalarının içine isabet etmesi nedeniyle giriş kısmından yanmaya başlandığını ve alevlerin çatıya kadar ulaştığını, yangının mağazanın bitişiğinde bulunan binanın inşaat çalışması esnasında, inşaat firması personelinin kusuru, dikkatsizliği ve denetimsizliği nedeniyle mağazanın dış cephe kaplamalarının içine kıvılcımların isabet etmesi sebebiyle meydana geldigini, İstanbul 17. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/31 D.İş dosyası ve ekspertiz raporu ile de yangının çıkış nedeninin \"Yangın olayına muruz kalınan sigortalı yapının tümü göz önüne alındığında yangın güvenlik önlemlerinin alınmış olduğu, yangının temel nedeninin, bitişik binadaki yapılan kesme işlemi sırasında genel bir bilinçsizlik, savsaklama ve denetimsizlik” olduğu kanaatine varıldığını, söz konusu yangın neticesinde hasara uğrayan ekipmanların ve emtiaların listesinin, hasara uğrayan emtialara ilişkin gümrük beyannamelerinin, hasara uğrayan ekipmanlara ve emtialara ilişkin faturaların, binadaki hasara ilişkin teklif faturalarının, is kokusu sinen ürünlere yaptırılan ozonlama faturalarının dosyaya sunulduğunu, ayrıntılı ekspertiz çalışması neticesinde emtia hasarının KDV hariç 862.013,75 Euro, bina hasarının KDV hariç 390.475,51 Euro, demirbaş hasarının KDV hariç 911,36 Euro, bir kısım hasarlı emtianın kullanılabilir hale getirilmesi için uygulanan koku giderimi işlemi (ozonlama) maliyetinin de 47.200,00 TL olduğunun ayrıntılı dökümü içerir ekspertiz raporu ile tespit edildiğini, dava konusu yangın sebebi ile oluşan hasar neticesinde, sigortalıya davacı şirket tarafından 2.000.000,00 TL, 47.200,00 TL ve 650.010,00 Euro hasar tazminatı ödenerek TTK madde 1472 ve devamındaki maddeleri uyarınca sigortalının haklarına halef olunduğunu, davalıdan işbu tazminat bedeli talep edilmesine rağmen davalının taleplere herhangi bir yanıt vermediğini, ilgili kanun maddesi sigortacıya, ödediği tazminatı haksız fiil ile zarara sebebiyet verenlerden ve bu fiilden sorumlu olanlardan kendi sigortalısına halef olarak geri alma hakkı tanımış olduğundan derdest davanın açıldığını belirterek davanın kabulüne, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile rücuen tazminat alacağının 2.000.000,00 TL nin  ödeme tarihi olan 18.08.2016 tarihinden itibaren, 47.200,00 TL nin ödeme tarihi olan 18.10.2016 tarihinden itibaren 650.010,00 Euro nun ise 16.12.2016 tarihinden itibaren bankaların dövize uyguladığı en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; eksper raporunu ve yokluklarında yapılan İstanbul 17. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin tespit raporunu kabul etmediklerini, yangına ilişkin itfaiye raporundan davalının yangına sebebiyet verdiğinin açıkça anlaşılmadığını, davacının, davalı şirketin inşaat çalışmaları yüzünden zarar gördüğünü iddiadan öte objektif delillerle ispatlaması gerektiğini, 13.06.2016 tarihli itfaiye raporunun mutlaklık içermediğini ve davacı şirketin beyanları doğrultusunda rapor tanzim edildiğini, bu nedenle bu raporu kabul etmediklerini, 25.06.2016 tarihli ekspertiz raporunun da .... tarafından alındığını, davacı şirketin... Grubu'nun bir şirketi olduğundan tarafsız rapor sunmadığının açıkça ortada olduğunu, davacının mağaza müdürlerinin polis merkezinde verdikleri ifadeler baz alınarak, başkaca görgü tanıklarının ifadesi olmadan rapor oluşturulduğunu, yangının çıktığı cadde, çok kalabalık, çok sayıda restaurant ve lokantanın bulunduğu bir cadde olmasına rağmen sigortalı mağazanın çalışanları dışında başkaca bir görgü tanığının dahi bulunamadığını, bu nedenle yanlı ve tarafsız olmayan raporu kabul etmediklerini, İstanbul 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/31 D.İş sayılı yokluklarında yapılan tespit dosyasının daha önce ....'nin hazırlattığı eksper raporunun tekrarı mahiyetinde olduğundan itiraz ettiklerini, yangının meydana geldiği binanın dış cephe kaplamaları polietilen dolgulu alüminyum kompozit paneller olmakla Binaların Yangından Korunması Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine aykırı olduğunu, bizatihi yangına sebebiyet verdiğini ve büyüyerek hasarın artmasına neden olacak nitelikte malzemeden yapıldığını, daha öncesinde aynı malzeme ile kaplı ...'ta aynı şekilde yangın gerçekleşmesi nedeniyle bu dönemden sonrasında dış cephe kaplamaları için yürürlüğe giren yönetmelik ile cepheler düşey yangın bölmeleri niteliğinde olduğundan cephe dış kaplamasının yanmaz malzemeden olmasının esas olacağı öngörülerek cephe kaplama ve yalıtımlarının hiç yanmaz malzemeden yapılmasının şart koşulduğunu, teknik inceleme ile görülecegi üzere dıştaki aluminyum kompozit panel kaplama malzemesi ile içteki polistiren köpük malzemesinin yanıcı olduğunu, arada 4-5 cm'lik boşluk da olası bir yangında baca etkisi yaparak yangını hızlandırdığını, yangının bu yalıtım ve kaplama malzemelerinin arasından ve birlikte hızla tüm cephe boyunca yayıldığını, binada alçıpen kaplama boşluğundan içeri girerek tüm binanın yanmasına da sebebiyet vereceğini, buna göre bir sigaranın bile bu yangının çıkmasına sebebiyet verebileceğini, raporda beyan edilen kesme ve kaynak işlemlerinden ülkemizde binlerce yangın çıktığı varsayımına dayanılarak, davalı şirkete kusur isnat edilmesini kabul etmediklerini, konunun çözümünün açık biçimde özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğini, yangının davalı şirket dışındaki sebeplerden dolayı oluşabileceği göz ardı edilerek derdest dava açıldığından reddi gerektiğini, davaya dayanak yangının davalı şirketin kusuru nedeni ile meydana gelmediğini, yangın nedeni ile meydana geldiği iddia edilen hasarlar ile bu hasar kalemleri nedeniyle ödenen ve rücuen talep edilen tazminat miktarının bilirkişi incelemesi marifetiyle tespiti gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; tanık beyanları, bilirkişi raporları ve dosya kapsamından, davacı ... şirketi ile dava dışı .... A.Ş. arasında 31/12/2015-31/12/2016 dönemini kapsayan ticari risk sigorta poliçesinin düzenlendiği, sigortalının riziko adresinde davalı ... Ltd. Şti. tarafından yapılan kaynak işi sırasında yangın meydana geldiği, yangının davalı şirket çalışanlarınca yapılan metal kesme ve kaynak yapma işlemi nedeniyle oluştuğu, yangının meydana gelmesinde davalının %100 kusurlu olduğu, dava dışı sigortalıya atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı, davacı ... şirketinin TTK 1472. maddesi kapsamında sigortalısına ödediği gerçek zararın tamamını davalıdan talep edebileceği, satın alma faturaları, dekorasyon ve demirbaştaki eskime oranları dikkate alınarak dava dışı sigortalıya yapılan ödemelerin kadri maruf olduğu ve dava dışı sigortalının gerçek zararının ödendiği her üç bilirkişi heyeti raporundan anlaşılmakla davacıya ve dava dışı sigortalıya atfedilebilecek bir kusur da bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.000.000,00 TL'nin 18/08/2016 tarihinden itibaren, 47.200,00 TL'nin 18/10/2016 tarihinden itibaren, 650.010,00 EURO'nun 16/12/2016 tarihinden itibaren devlet bankalarından aynı cins para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiz oranı ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; yerel mahkemece müvekkili şirket yönünden vekâlet ücretine hükmedilirken hesaplamada hata yapılarak eksik vekâlet ücretine hükmedildiğini, hükümde tahsiline karar verilen yabancı para alacağının, karar tarihi itibariyle ... Bankası Efektif Satış Kuru üzerinden TL'ye çevrilerek hesaplanacak vekâlet ücretine karar verilmesi gerekirken hesaplamanın eksik yapıldığını, dilekçe ekinde sunulan karar tarihindeki ... Bankası kurları da dikkate alındığında 650.010,00 EURO nun karar tarihindeki karşılığı (650.010,00 EUR x 8,9408) 5.811.609,40 TL olmakla birlikte karar tarihindeki toplam alacak (5.811.609,40 TL + 47.200,00 TL + 2.000.000,00 TL = 7.858.809,40 TL) üzerinden müvekkili şirket lehine hükmedilmesi gereken dava vekâlet ücreti 167.213,09 TL olması gerekirken, eksik hesaplama ile 135.420,46 TL vekâlet ücretine hükmedildiğini belirterek kararın müvekkili şirket için eksik hükmedilen vekalet ücreti yönünden kaldırılmasına ve düzeltilerek talepleri doğrultusunda yeniden yargılama gerek olmaksızın karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, davacı ... şirketi tarafından ticari risk poliçesi kapsamında sigortalısına yapılan ödemenin davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davalının yangının meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Karar, davacı vekili tarafından vekalet ücreti yönünden istinaf edilmiştir. Y. 3. HD. 05.11.2024 T. 2023/4546 E. 2024/3526 K. Sayılı ilamı; \"...yabancı para alacağına ilişkin davalarda; hükmedilmesi gereken vekâlet ücretinin tespitinde hüküm altına alınan veya reddedilen yabancı paranın dava tarihindeki kur üzerinden Türk Lirası karşılığının dikkate alınmasının Dairemizin yerleşmiş uygulamasına uygun olduğunun anlaşılmasına göre...\" şeklindedir. Y. 11. HD. 01.07.2024 T. 2024/3282 E. 2024/5343 K. Sayılı ilamı; \"...Dairemizce  istikrarlı bir şekilde kabul edildiği üzere yabancı para borcu ile ilgili alacaklarda talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı Türk Lirası üzerinden, karar tarihindeki tarifeye göre vekalet ücreti hesaplanması gerekmektedir. Bu ilkeye aykırı şekilde yabancı paranın karar tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı esas alınmak suretiyle hesaplama yapılması bozmayı gerektirir.\" şeklindedir. Davacı vekili dava dilekçesinde dava değerini, 650.010,00 Euro karşılığı 2.632.345,99 TL, 2.000.000,00 TL ve 47.200,00 TL olmak üzere toplam 4.679.545,99 TL olarak gösterilmiş olup bu bedel üzerinden harç yatırılmıştır. Somut olayda, ilk derece mahkemesi tarafından yabancı para borcu ile ilgili alacaklarda talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı Türk Lirası üzerinden, karar tarihindeki tarifeye göre vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf talebi yerinde görülmemiştir.Açıklanan sebeplerle, istinaf sebepleriyle sınırlı yapılan inceleme neticesinde, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/61 Esas, 2021/190 Karar sayılı ve 18/03/2021 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,1‬0 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 16/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"92f3a6b8c50d0730","SID":"8ce3a433308b08f8"}}