{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/1696 - 2025/166<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2023/1696 <br>KARAR NO\t\t: 2025/166<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...(...)<br>ÜYE\t\t: ...(...)<br>ÜYE\t\t: ...(...)<br>KATİP\t\t: ...(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 04/04/2023<br>NUMARASI\t: 2022/108 Esas - 2023/195 Karar<br>ASIL DAVA<br>DAVACILAR\t: 1-...<br>\t\t\t2-...<br>\t\t\t3-...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI\t: TÜRKİYE HALK BANKASI ANONİM ŞİRKETİ -...<br>VEKİLİ\t: Av....<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>DAVA TARİHİ\t: 16/07/2021<br><br>BİRLEŞEN DAVA\t: KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 2022/43 Esas<br>DAVACILAR\t: 1-...<br>\t\t\t2-...<br>\t\t\t3-...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI\t: TÜRKİYE HALK BANKASI ANONİM ŞİRKETİ -...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>DAVA TARİHİ\t: 21/01/2022<br><br>KARAR TARİHİ\t\t: 30/01/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ\t\t: 30/01/2025<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>ASIL DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; ...'ın 22/01/2019 tarihinde Esnaf Kefalet Kooperatifinden Halk Bankası aracılığı ile 102.000,00 TL kredi çektiğini, bu kredinin teminatı olarak da banka tarafından Hayat Sigortası Sözleşmesi yapıldığını, başlangıçta yapılan sigortanın kredi süresi boyunca düzenlenmemiş bir yıllık olarak düzenlendiğini ve her yıl yenilenmesi gerektiğini, düzenlenen sigortanın bitiş tarihinin 22/01/2020 tarih saat 12,00 olduğunu, ...'ın ise 22/01/2020 saat 17,20'de vefat ettiğini, banka acente olarak sözleşme süresi bitmeden poliçeyi yenilemesi gerekmesine ve ... sertifika nolu poliçe düzenlenmiş olmasına rağmen gerçekte poliçenin sigorta nezdinde yenilenmediğini ve bu sebeple kredi borcundan müvekkillerinin haksız olarak sorumlu tutulduklarını, sigortayı yenilemeyenin Halk Bankası olduğunu, süresinde yenilenmeyen hayat sigortasından bankanın sorumlu olduğunu, Yargıtay kararlarında da sigortayı yenilemeyen bankanın sorumlu tutulduğunu belirterek fazlaya ilişkin talep ve sair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile T.Halk Bankası A.Ş. tarafından yapılan Esnaf Hayat Sigorta Sözleşmesinin süresinde yenilenmemesinden dolayı poliçe tutarından şimdilik 1.000,00 TL'nin murisin ölüm tarihi olan 22/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br> Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davalının müvekkilinden kredi kullandığını ve sigortacının Türkiye Hayat ve Emeklilik AŞ olduğunu, muris ...'ın poliçenin bitiş tarihinde vefat ettiğini, vefat tarihinde ödenmemiş kredi borcu olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin dain-ul murtehin sıfatı olduğunu, sigortanın yenilenmemesinde müvekkilinin kusuru olmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.<br>BİRLEŞEN DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müteveffa ...' ın  22.01.2019 tarihinde Esnaf Kefalet Kooperatifinden, Halk Bankası aracılığı ile 102.000,00 TL kredi çekildiğini, iş bu kredinin teminatı olarak ta banka tarafından ... için Esnaf Hayat Sigorta sözleşmesi yapıldığını, başlangıçta yapılan sigorta kredi süresi boyunca düzenlenmemiş bir yıllık olarak düzenlendiğini ve her yıl yenilenmesi gerekmek olduğunu, düzenlenen  sigortanın bitiş tarihi 22.01.2020 saat 12:00 olduğunu, ...'ın ise  22.01.2020 saat  17:20 de vefat ettiğini,  Banka acente olarak sözleşme süresi bitmeden poliçeyi yenilemesi gerekmesine ve ekte sunulan ... sertifika no'lu poliçe düzenlenmiş olmasına rağmen gerçekte poliçe sigorta nezdinde yenilenmediğini ve bu sebeple kredi borcundan müvekkillerinin haksız olarak sorumlu tutulduklarını, sigortayı yenilemeyenin Halk Bankası olduğunu, bu nedenle önce Kocaeli 2.Tüketici Mahkemesi 2021/513 E. Sayısı ile dava açıldığını,  işbu dava 26/07/2021 tarihinde GÖREVSİZLİK kararı ile Kocaeli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/276 Esas sayılı dosyasına kaydının yapıldığını, 18/01/2022 tarihinde Kocaeli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin de GÖREVSİZLİK kararı ile dosyayı nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderdiğini, Konuyla ilgili Yargıtay kararlarında, Yargıtay, bankanın ilk yapılan hayat sigortasının yenilenmesine ilişkin bildirim yapma ve bilgilendirme sorumluluğunu yerine getirmediği, murisin ise sigortanın yenilenip yenilenmediğini takip etmediği hususları göz önüne alındığında tarafların müterafik kusurlu olduklarının  kabul edildiğini, tarafların yarı yarıya kusurlu olduğunu ve 102.000,00 TL'lik poliçe baz alındığında, davalı iş bu poliçenin  51.000,00 TL'sinden  sorumlu olduğunun anlaşıldığını, fazlaya ilişkin talep ve sair talep ve dava hakları saklı kalmak kalmak kaydı ile Türkiye Halk Bankası Anonim Şirketi tarafından yapılan Esnaf Hayat Sigorta Sözleşmesinin süresinde yenilenmemesinden dolayı  poliçe tutarından 50.000,00 TL'nin murisin ölüm tarihi olan 22.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, iş bu davanın  Kocaeli 1 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/276 Esas sayılı görevsizlik kararı ile Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/108 esas sayılı dosyasına kaydı yapılan mahkememiz dosyası ile  birleştirilmesini talep ve dava etmiştir. <br> Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacıların murisi ...'ın müvekkili Bankaya başvurarak 102.000,00 TL limitli Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi Kredisi kullandığını, söz konusu kredinin bireysel kredi çeşidi olmayıp işletmelere verilen ticari kredi sınıfında olduğunu, ayrıca muris ...'ın  kendi isteğiyle ilgili kredinin yanı sıra Esnaf Hayat Sigortası da yaptırmış olduğunu, bu hayat sigortasının sigortacısı Halk Hayat ve Emeklilik A.Ş. (yeni unvanı Türkiye Hayat ve Emeklilik A.Ş.) olduğunu, poliçenin bitiş tarihinin  22.01.2020 iken muris ...'ın da aynı tarihte vefat ettiğini,  Halk Hayat ve Emeklilik A.Ş. 14.02.2020 tarihli yazısında ...'ın vefat tarihini kapsayan poliçe olmaması nedeniyle sigortadan Müvekkili Bankaya da ödeme yapılmadığını, murisinin vefat tarihinde müvekkili Bankaya hala ödenmemiş kredi borcunun mevcut olduğunu, tüm bu hususların dikkate alındığında davacıların sigorta poliçesinin yenilenmemesinden dolayı müvekkili bankayı sorumlu tutarak sigorta tazminatını talep etmelerinin dayanaktan yoksun olup işbu davanın reddi gerektiğini, davanın Türkiye Hayat ve Emeklilik A.Ş. Ye ihbar edilmesini, yetki itirazında bulunduklarını, yetkili mahkemenin müvekkili bankanın yerleşim yeri olan İstanbul / Ataşehir de olan İstanbul Anadolu Adliyesi olduğunu, davacının davaya konu talebinin açık muhatabı sigorta şirketiyken, husumeti müvekkili Bankaya yöneltmesinin  hatalı olduğunu, davacılar hayat sigortasından elde edilecek poliçe tutarını istediklerini, bu talebin Müvekkili Bankaya husumet gösterilerek çözümlenmesinin mümkün olmadığını, müvekkili bankanında poliçeye konu tutarın ödenmemesinden zarara uğradığını, bu nedenle davanın husumet nedeniyle reddini, zaman aşımı itirazında da bulunduklarını, davanın zaman aşımından da reddi gerektiğini, sigortanın yenilenmemesinde müvekkili bankanın kusurunun bulunmadığını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"...ASIL DAVA YÖNÜNDEN; 1-Davanın KABULÜ ile, 1.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak veraset ilamındaki hisseleri oranında davacılara verilmesine,<br> <br>BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN;<br>1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,<br>20.794,97 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak veraset ilamındaki hisseleri oranında davacılara verilmesine,<br>  ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar ve davalı Türkiye Halk Bankası A.Ş. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; süresinde yenilenmeyen hayat sigortasından bankanın sorumlu olduğunu, bilirkişi marifeti ile ölüm tarihi itibari ile hesaplanan 81.420,45  TL'nin % 50'si olan 40.710,22 TL'nin davalıdan alınması şeklinde karar kurulması gerekirken sonuç kısmında 20.497,97 TL'nin davalıdan alınmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davalı Türkiye Halk Bankası A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin, husumet itirazlarını dikkate almadığını, mahkemenin dava konusu olayda bireysel kredilere ilişkin mevzuatı uygulamasının hatalı olduğunu, zira dava konusu kredinin, ticari kredi niteliğinde olduğunu bankanın yenileme bildiriminde bulunma yükümlülüğünün olmadığını, mahkeme kararında hükme esas alınan bilirkişi raporunun hesaplama yönünden de hatalı olduğunu, bilirkişi raporundaki ölüm tarihi itibarıyla borç miktarının 81.420,45 TL olduğu, ölüm tarihi sonrası davacılar tarafından 43.589,94 TL ödendiği yönündeki tespitlerinin hatalı olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davalı Türkiye Halk Bankası A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların dava şartı olan harcı ödemediğini, bankanın sorumluluğunun bulunmadığını davacıların tazminat talebinin kabul edilemeyeceğini, bilirkişi raporunda ödemenin kimin tarafından yapıldığının hatalı olarak tespit edildiğini, öte yandan davacıların talebinin 40.710,22 TL olmasının da kabul edilemeyeceğini belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davacılar vekili cevap dilekçesinde özetle; süresinde yenilenmeyen hayat sigortasından bankanın sorumlu olduğunu, banka bildirim yapma ve bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirmediğinden bankanın da kusurlu olduğunu, işbu durumun dosya içerisine alınan bilirkişi raporuyla da ispatlandığını, ölüm tarihi itibari ile hesaplanan 81.420,45-TL'nin %50'si olan 40.710,22 TL'nin davalıdan alınması şeklinde karar kurulması gerekirken sonuç kısmında 20.497,97 TL'nin davalıdan alınmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/04/2023 tarih, 2022/108 Esas - 2023/195 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Asıl ve birleşen dava; davacıların murisi tarafından kullanılan kredi sebebiyle davalıya borçlu olmadıklarından ödedikleri bedelin davalıdan tahsiline yönelik alacak davasıdır.<br>İlk derece mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>İlk derece mahkemesi kararına karşı taraflarca istinaf başvurusu yapılmıştır.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinde; Davacıların murisi olan ...’ın 22.01.2019 tarihinde Esnaf Kefalet Kooperatifi vasıtasıyla davalıdan kredi kullandığını, anılan kredi için murise esnafa hayat sigortası poliçesi düzenlendiği ve poliçenin bir yıllık olarak 22.01.2019-22.01.2020 tarihleri arasını kapsadığı, davacıların murisinin 22.01.2020 tarihinde sigorta sürenin sona erdiği saat 12:00’den sonra saat 17:20’de vefat ettiği, davalının Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliği gereği anılan sigortanın yenilenmesi için davacıya bildirimde bulunması gerekirken bulunmadığından davalının kusurlu olduğu, anılan nedenlerle davacının davalıdan alacaklı olduğundan bahisle asıl ve birleşen davaların açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonunda asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı taraflarca istinaf yasa yoluna başvurulduğu görülmüştür.<br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık hayat sigortası poliçesinin yenilenmeyeceğinin banka tarafından borçluya usulüne uygun şekilde bildirilip bildirilmediği, bildirmesinin gerekip gerekmediği, sigortanın yenilenmemesinde tarafların kusurunun bulunup bulunmadığı, davacıların bu durumda murislerinin borcundan sorumlu olup olmadıkları, sorumlu iseler miktarının ne kadar olacağı hususundadır.<br>Sözleşme ve poliçe tanzim tarihinde yürürlükte bulunan 13.03.2015 tarihli 29294 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliğinin 1. maddesi; “Bu Yönetmeliğin amacı, kredi kuruluşları tarafından verilen bireysel kredilerle bağlantılı olan zorunlu veya ihtiyari sigorta ürünlerinin sunumunda birlik ve güvenilirliği sağlamak, ilgililerin hak ve menfaatlerini korumak ve verilecek hizmete ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.” Hükmünde olup; yine aynı yönetmeliğin 2.maddesi de “Bu Yönetmelik, Türkiye’de faaliyet gösteren her türlü kredi kuruluşunun sağladığı bireysel kredilerle bağlantılı yaptırılan ihtiyari veya zorunlu sigortaları ve bu sigortalar dâhilinde verilecek teminatları kapsar.” Hükmündedir. Anılan yönetmeliğin 16.maddesi ile davacının davaya dayanak yaptığı 17.01.2009 tarihli ve 27113 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır.<br>Anılan yasal düzenlemelerden de açıkça anlaşılacağı üzere; 13.03.2015 tarihli 29294 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliğinin 1.ve 2.maddesinde açıkça yönetmeliğin “Bireysel kredilerle bağlantılı ” sigortalarla ilgili düzenlemeler içerdiği, davacının dava dilekçesinde sunduğu Yargıtay ilamının eldeki olay tarihinde yürürlükte bulunan 13.03.2015 tarihli 29294 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliğinin 16.maddesi yürürlükten kaldırılan 17.01.2009 tarihli ve 27113 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmelik hükümlerinin yürürlükte olduğu döneme ait bir karar olduğu ve eldeki olayda uygulama yerinin olmadığı, davacıların murisi ile davalı arasındaki 21.01.2019 tarihli hazine destekli genel kredi sözleşmesi olduğu ve ticari kredi olduğu, 13.03.2015 tarihli 29294 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliğinin ticari krediler yönünden uygulanmasının söz konusu olmadığı (Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2023/4455 esas 2024/2741 karar sayılı ilamı, dairemizin 2023/771 esas 2024/1351 karar sayılı ilamı) anlaşılmıştır. Ayrıca taraflar arasındaki sözleşmede hayat sigortası yapılacağına dair bir hüküm bulunmadığı gibi, davalıya hayat sigortası poliçesini yenileme veya bildirim yükümlülüğü de yüklenmemiş olup, davacılar murisinin kredi sözleşmesinin vadesinin bitiminden sonra (22.01.2020 tarihi saat 17;20’de) vefat ettiği anlaşıldığından, murisin hayat sigortasının yenilenmesinde yararı bulunmadığı, istinaf eden davalı bankaya kusur atfedilemeyeceği gözetilerek asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekirken (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/14806 esas 2021/4000 karar sayılı ilamı) asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmesi hatalıdır.<br>Gerekçeli karar başlığında; davacı vekilinin adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen dosya davacılarının istinaf istemlerinin reddine, asıl ve birleşen dosya davalısının istinaf talebinin açıklanan nedenlerle kabulüne, dosyada toplanacak başka delil bulunmadığından HMK'nun 353/(1)-b-2. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>Asıl ve birleşen dosya davacıların İSTİNAF BAŞVURUSUNUN REDDİNE;<br>Asıl ve birleşen dosya davalısının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN KABULÜNE;<br>1-) Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/04/2023 tarih, 2022/108 Esas - 2023/195 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353-(1)-b)-2) maddesi gereğince YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,<br>a-ASIL DAVA YÖNÜNDEN;<br>1-Davanın REDDİNE,<br>2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan, dava açılışında alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın müştereken ve müteselsilen davacılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden 1.000,00 TL vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen davacılardan alınarak davalıya verilmesine,<br>5-Hazine tarafından karşılanan 564,75 TL arabuluculuk ücretinin müştereken ve müteselsilen davacılardan alınarak hazineye irat kaydına<br>6- Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,<br>b-BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN;<br>1-Davanın REDDİNE,<br>2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan, dava açılışında alınan 170,78 TL harcın mahsubu ile bakiye 444,62 TL harcın müştereken ve müteselsilen davacılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,<br>4-Arabuluculuk ücreti hakkında asıl dosyada karar verildiğinden bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına,<br>5-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine,<br>6- Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,<br>2-)İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;<br>a-İstinaf  Kanun Yoluna Başvuru harcının hazineye irad kaydına,<br>b-İstinaf Karar Harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,<br>c-Davalı tarafından yapılan 492,00-TL İstinaf Kanun yolu masrafının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,<br>ç-Bakiye 435,5‬0-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br> d-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davacı taraf üzerinde bırakılmasına,<br><br>e-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>f-Davalının yatırdığı istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince  davalıya iadesine,<br>g-Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,<br>İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/01/2025<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br>  ¸e-imzalıdır.<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır. <br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır. <br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır. <br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3a10664d2a776d90","SID":"3db6ccf46ddabd59"}}