{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/1787 - 2025/182<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1787 <br>KARAR NO\t: 2025/182<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...(...)<br>ÜYE\t\t: ...(...)<br>ÜYE\t\t: ...(...)<br>KATİP\t\t: ...(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 12/07/2023<br>NUMARASI\t: 2023/170 Esas - 2023/431 Karar<br><br>DAVACI \t: T.C. HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI -  ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALILAR \t: 1- ...<br>\t  2- ...<br>\t  3- ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>\t<br>DAVA\t: İtirazın İptali<br>DAVA TARİHİ\t: 18/07/2019<br>KARAR TARİHİ\t  : 30/01/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ\t  : 30/01/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Özel Işık Eğitim Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kapatıldığını, 670 sayılı KHK nin 5. Maddesinin 3. Fıkrası gereği mal varlığının  hazineye devir edildiğini, Gölcük vergi Dairesi Müdürlüğünün ... vergi kimlik numaralı mükellefi Özel Işık Eğitim Hizmetleri Tic. A.Ş nin olağanüstü Hal kapsamında alınan tedbirlere ilişkin kanun hükmünde kararnameler kapsamında mal varlığına  dahil edilmesi gereken mal, hak ve alacaklar ile borçlarının araştırılması için idare tarafından inceleme başlatıldığını, yapılan inceleme sonucunda 11/07/2016 tarihinde yayımlanan 9112 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde Özel Işık Eğitim Hizmetleri Tic. A.Ş. Nin ortaklarının davalılar ... ve ... olduğunu, şirketin 1.000,00 TL tutarındaki toplam sermayesinin 600.000,00  TL azaltıldığını, şirket ortaklarına ödendiğini, şirket sermayesinin 400.000,00  TL ye düşürülmesine karar verildiğini, söz konusu şirketin sermaye azaltımı yoluyla 600.000,00 TL ye düşürülmesine karar verildiğini, söz konusu şirketin sermaye azaltımı yoluyla 600.000,00 TL yi şirket ortaklarına dağıtarak şirket aktiflerinin tüzel kişilik dışına çıkarıldığını tespit edilmiş ve şirket dışına çıkarılan 600.000,00 TL tutarın davalılardan tahsil edilmesi gerektiği belirttiğini, Kocaeli 6.icra müdürlüğünün 2017/1297 E sayılı dosyası ile yapmış oldukları ilamsız icra takibine borçlular tarafından itiraz edilmesi nedeniyle İcra müdürlüğünce İİK m66 uyarınca takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğunu, kararın taraflarına tebliğ edilmediğini, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına %20 icra inkar tazminatı yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hiçbir yasal dayanağı bulunmadan haksız ve kötü niyetli olarak davanın  reddini, davaya konu icra takibinin alacaklı  tarafça haksız ve kötü niyetli olarak yapıldığını, kendi belgeleri ile sabit olduğundan dava konusu bedeli % 100 ü kadar lehlerine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet  ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini mahkememizden talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"...Davanın dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE,...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin davayı usulden reddederek idare aleyhine vekalet ücretine hükmetmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, dava konusu alacağın arabuluculuğa başvurma hükümlerine tabi olmadığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davalılar vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. <br>DELİLLER:Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/07/2023 tarih, 2023/170 Esas - 2023/431 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava KHK ile davacıya intikal eden şirket mal varlığının usulsüz sermaye azaltımı ve  davalı ortaklara dağıtım yapılmak suretiyle, dava dışı şirketin zarara uğratıldığı iddiası ile başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.<br> İlk derece mahkemesince davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.<br>İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinde; Özel Işık Eğitim Hizmetleri Ticaret A.Ş.’nin 667 sayılı KHK ile kapatıldığı ve 670 sayılı KHK’nın 5/3.maddesi gereği mal varlığının hazineye devredildiği, davalıların anılan şirketin bir dönem ortakları oldukları, şirketin 1.000.000,00 TL olan sermayesinin usulsüz bir şekilde azaltılarak 400.000,00 TL’ye indirildiği, bu şekilde şirketin 600.000,00 TL’lik zararının bulunduğu, anılan zararın davalılardan tahsili için başlatılan takibe itiraz üzerine eldeki davanın açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verildiği, dairemizin 2022/611 esas 2023/438 karar sayılı ilamı ile “…Somut dosyamızda dava konusu alacağın şirketler hukukundan kaynaklandığı, TTK'nın 4/1-a maddesi uyarınca uyuşmazlık konusu bakımında ticaret mahkemesinin görevli olduğu, ticari davalar  01.01.2019 tarihinden itibaren zorunlu arabuluculuğa tabi olup, iş bu davanın 18/07/2019 tarihinde açıldığı ve zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu anlaşılmıştır.<br>Buna göre olayımızda; davanın konusunun TTK kapsamında alacak istemi olması nazara alındığında, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dosyada mevcut olmaması nedeniyle  6325 sayılı Yasa'nın 18/A-2 maddesi uyarınca işlem yapılmaması da doğru olmamıştır…” anılan kararın kaldırılmasına karar verildiği, kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılamada davanın usulden reddine karar verildiği, karara karşı davacı tarafın istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür.<br>Bilindiği üzere; 7155 sayılı Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile getirilen “Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmü uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu hale getirilmiş, yani arabuluculuğa başvurmak dava şartı haline getirilmiş bulunmaktadır.\t<br>6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(2) maddesi uyarınca davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.<br>Dava dışı şirket mal varlığı ve alacakları 667 sayılı KHK kapsamında davacıya bedelsiz devredilmiş sayılır. Davacının mal ve alacaklarını devir alanın Hazine olması davanın konusunu ve dayandığı hukuki sebebi değiştirmeyecektir. Davada iddia usulsüz sermaye azaltımı ve dağıtımı sağlanarak, şirketin zarara uğratıldığına dayandığına göre ihtilaf şirketler hukukundan  kaynaklanmaktadır. Anonim şirketlere ilişkin düzenlemelerin de TTK'da öngörüldüğü tartışmasızdır. TTK 4/1 maddesine göre de TTK'da öngörülen hususlardan doğan davalar mutlak ticari davadır. <br>Davanın ticari dava olması nedeniyle 6102 sayılı  TTK 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyumazlıklarında Arabuluculuk Kanununu kapsamında değerlendirme yapılmalıdır. Gerek 667 sayılı gerekse diğer KHK düzenlemelerinde Hazineye devredilen şirketlerin mal varlıklarına ilişkin davaların arabulucuk sistemi dışında kalacağına dair ayrı bir düzenleme de bulunmamaktadır. Davacının dayandığı 675 sayılı KHK Hazineye intikal eden şirket alacaklılarını açacağı davaya ilişkin süreci tanzim ettiğinden eldeki davada da uygulanma imkanı bulunmamaktadır.(Aynı yönde Yargıtay 11. Hukuk Dairesi  2019/3656 E- 2020/2359 K. Sayılı ilamı).<br>Somut olayda; mahkemece davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş ise de, dairemizin 2022/611 esas 2023/438 karar sayılı kaldırma kararı gerekleri yerine getirilmeden, eksik inceleme ile karar verilmiştir. Dairemizin 2022/611 esas 2023/438 karar sayılı kaldırma ilamında; “…davanın konusunun TTK kapsamında alacak istemi olması nazara alındığında, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dosyada mevcut olmaması nedeniyle  6325 sayılı Yasa'nın 18/A-2 maddesi uyarınca işlem yapılmaması…” kararın kaldırılmasına neden olarak gösterilmiştir. Mahkemece, dosyada davacının dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmadığına dair bir tespit veya iddianın da olmadığı nazara alındığında, davacının 6325 sayılı yasanın 18/A-2 maddesi uyarınca davacının dava açmadan önce arabuluculuğa başvurup başvurmadığı, başvurduysa davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilerek sonucuna göre yargılamaya devam edilmesi gerekirken,  anılan hususlar yerine getirilmeden doğrudan davanın usulden reddine karar verilmesi hatalıdır.<br>O halde mahkemece yapılacak iş; dava konusu alacağın şirketler hukukundan kaynaklandığı, TTK'nın 4/1-a maddesi uyarınca uyuşmazlık konusu bakımında ticaret mahkemesinin görevli olduğu, ticari davalar  01.01.2019 tarihinden itibaren zorunlu arabuluculuğa tabi olup, iş bu davanın 18/07/2019 tarihinde açıldığı ve zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu anlaşıldığından, davacının dava açmadan önce dava konusu alacak ile ilgili arabuluculuğa başvurup başvurmadığının tespit edilmesi, davacının arabuluculuğa başvurduğunun tespit edilmesi halinde; 6325 sayılı Yasa'nın 18/A-2 maddesi uyarınca anlaşamamaya ait son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi, tutanağın sunulması halinde yargılamaya devam edilerek esastan bir karar verilmesi, tutanağın sunulmaması veya davacının davadan önce arabuluculuğa başvurmadığının anlaşılması haline davanın usulden reddine karar verilmesinden ibarettir.<br>Gerekçeli karar başlığında; davacı kurumun adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.<br>Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davacının istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, diğer istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE, diğer istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>2-Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/07/2023 tarih, 2023/170 Esas - 2023/431 Karar sayılı kararının  KALDIRILMASINA,<br>3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İstinaf eden kurum harçtan muaf olduğundan harç konusunda karar verilmesine yer olmadığına,<br>5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından  yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,<br>6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,<br>7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.30/01/2025<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır <br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f311991c4d80a2f3","SID":"e4325c41bcf1f538"}}