{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1126 <br>KARAR NO\t\t: 2024/2273<br>KARAR TARİHİ\t: 17/12/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/06/2024<br>NUMARASI\t\t: 2023/954 Esas 2024/500 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)|Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 17/12/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 17/12/2024<br><br>Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 06.10.2021 tarihli satış sözleşmesi ile ... marka 2021 model VB215 model sıfır CNS makinesini davalıdan satın aldığını, bu alıma yönelik müvekkili ile ... A.Ş.arasında kiralama sözleşmesi imzalandığını, davalının 17.11.2021 tarihinde ... A.Ş.'ye 229.000-USD bedelli fatura kestiğini ve bedelini tahsil ettiğini, davalının 22.11.2021 tarihinde CNS makinesini müvekkilinin Torbalıdaki işyerine teslim ederek kurulumunu yaptığını, müvekkiline teslim edilen CNS makinesinin hatalı üretim yapması, makinenin hatalı çalışması nedeni ile davalının defalarca arandığını ve davalı tarafından CNS makinesinin defalarca tamirat ve tadilat işleri ile parça değişimi yapıldığını, sorunun giderilmesi için çeşitli çözümler üretildiğini ve yine de makinenin istendiği gibi çalışmaması nedeni ile makinenin Kemalpaşa'da bir fabrikaya getirilerek burada da test yapıldığını ancak makinenin yine hatalı çalıştığını, makinede üretim hatası olduğunu, davacının makineyi kullanamadığını, kalıpları başka firmaya yaptırarak zarara uğradığını, makinenin emaneten bırakıldığı Kemalpaşada bulunan fabrikada Kemalpaşa Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından delil tespiti yaptırıldığını, daha sonra davalıya ihtarname gönderildiğini, bunun üzerine davalının makineyi geri aldığını ancak bedelini ödemediğini ileri sürerek, öncelikle satış sözleşmesinin feshine, satın alınan makinenin ayıplı olduğunun tespitine, ayıplı malın bedeli olan 229.000 USD 'nin ödeme tarihinden itibaren TCMB'nın Amerikan Dolarına uygulanan en yüksek mevduat faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  taraflar arasında yapılan satış sözleşmesinde yetki sözleşmesine yer verildiğini, ihtilaf halinde Konya Mahkemelerinin yetkili olduğuna yer verildiğini, bu nedenle mahkememizin yetkili olmadığını, yetkili mahkemenin Konya Mahkemeleri olduğunu, mahkememizce yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili Konya Mahkemelerine gönderilmesini talep etmiştir. <br>Davacı vekili tarafından birleşen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/34 Esas sayılı dosyasına sunduğu dava dilekçesinde özetle, davalı aleyhine açmış oldukları malın ayıplı çıkması sebebıyle sözleşmenın feshi, ayıplı malın bedelinin iadesi davasının İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/ 954 esas sayılı dosyası ile devam etmekte ve halen derdest olduğunu, Arabuluculuk görüşmeleri esnasında nakliye bedelinin istenmesi müzakere edilmediğinden İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2023 / 954 E. sayılı dava dosyasının açılmasından sonra nakliye bedelinin ödenmesi amacıyla yeni bir arabuluculuk görüşmesi yapıldığını, arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını, davalının talebi üzerine CNS makinesini Kemalpaşa'ya taşımak için müvekkilince 12.10.2023 tarihinde .... Şti.’ ye 120.000,00-TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, davalı tarafça söz konusu meblağın müvekkiline ödenmediğini ileri sürerek, iş bu davanın aralarında hukuki irtibat bulunması nedeniyle İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2023/ 954 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine; netice itibariyle davanın kabulü ile davacı tarafından ödenen 120.000,00-TL nakliye bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yüksek mevduat faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili birleşen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/34 Esas sayılı davası yönünden  cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında yapılan satış sözleşmesinde yetki sözleşmesine yer verildiğini, ihtilaf halinde Konya Mahkemelerinin yetkili olduğuna yer verildiğini, bu nedenle mahkememizin yetkili olmadığını, yetkili mahkemenin Konya Mahkemeleri olduğunu, mahkememizce yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili Konya Mahkemelerine gönderilmesini talep etmiş, ayrıca hak düşürücü  ve zaman aşımı sürelerinin geçmesi sebebi ile davanın usulden reddine karar verilmesini, esasa ilişkin olarak da haksız ve hukuka uygun olmayan  davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>MAHKEMECE: \"...,Asıl ve birleşen davalı vekilince yetki ilk itirazında bulunduğu ve yapılan başvurunun süresinde olduğu göz önüne alınmakla, dosya tarafları arasındaki ticari münasebetin her iki tarafça da kabul edildiği üzere 06.10.2021 tarihli sözleşmeden kaynaklı olduğunun anlaşılması karşısında yetki ilk itirazının öncelikli olarak değerlendirilmesi gerektiğinden, bu kapsamda, asıl ve birleşen dosya yönünden davacının davalı ile arasında 06.10.2021 tarihli sözleşme ile ürün alım satımı konusunda ticari bir münasebet kurulduğu, bu kapsamda davacı tarafça davalıdan ... VB 215 model CNS tezgah satın alındığı, alınan bu ürünün 06.10.2021 tarihli sözleşme ile iki tarafın da imzası olacak şekilde satış sözleşmesine bağlandığı, söz konusu sözleşmede ihtilaf vukuunda Konya Mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili olacağının kararlaştırıldığı ve her iki tarafın da tacir olması sebebi ile bu kaydın iki tarafı da bağlayacağı göz önüne alındığında, mahkememiz nezdinde açılı davaya ilişkin hususun taraflarca münhasır yetkili yer olarak kararlaştırılan Konya Asliye Ticaret Mahkemeleri tarafından görülüp sonuçlandırılması gerektiği değerlendirilerek, istinaf yolu açık olmak üzere asıl ve birleşen davaya ilişkin mahkememizin yetkisizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur,\" gerekçesi ile; \"Asıl ve birleşen dava dosyası yönünden Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE ve yetkili Mahkemenin KONYA NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Mahkeme kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince verilen yetkisizlik kararının, eksik ve hatalı inceleme sonucu karar verilmiş olduğunu, yerel mahkemenin gerekçeli kararında “….... VB 215 model CNS tezgah satın alındığı, alınan bu ürünün 06.10.2021 tarihli sözleşme ile iki tarafın da imzası olacak şekilde satış sözleşmesine bağlandığı,söz konusu sözleşmede ihtilaf vukuunda Konya Mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili olacağının kararlaştırıldığı ve her iki tarafın da tacir olması sebebi ile bu kaydın iki tarafı da bağlayacağı göz önüne alındığında, mahkememiz nezdinde açılı davaya ilişkin hususun taraflarca münhasır yetkili yer olarak kararlaştırılan Konya Asliye Ticaret Mahkemeleri tarafından görülüp sonuçlandırılması gerektiğinin değerlendirilerek, istinaf yolu açık olmak üzere asıl ve birleşen davaya ilişkin mahkememizin yetkisizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” şeklindeki dayanak ile yetkisizlik kararı vermişse de bu tespitin yasaya aykırılık teşkil ettiğini, davanın sözleşmeden ve malın ayıplı olmasından kaynaklı olduğunu, HMK’nın “Sözleşmelerden doğan davalarda yetki” başlıklı 10. maddesi, sözleşmeden doğan davaların, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceğinin hüküm altına alındığını, davalıdan satın alınan malın, müvekkilinin iş yeri olan .../... Sok. No:... – ... .../.../... adresinde 22.11.2021 tarihinde teslim edilmiş ve kurulumunun yapılmış olduğunu, müvekkilinin adresinin de Torbalı-İzmir olup; İzmir Asliye Ticaret Mahkemelerinin de davaya bakmaya yetkili olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak yerel mahkemenin yetkili olduğuna dair karar verilerek, esas incelemeye geçilmesi için dosyanın yerel mahkemeye iadesi yönünden karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br><br>Asıl ve birleşen dava,  satım sözleşmesinin feshi ve alacak  istemlerine ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br> HMK'nın yetki sözleşmesini düzenleyen 17. maddesinde  \"Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, dava, sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.\" düzenlemesine yer verilmiştir. Görüldüğü üzere, yetki sözleşmesi düzenleyebilecek şahıslar sadece tacirler veya kamu tüzel kişileri olarak belirlenmiştir.<br>HMK'nın  “Yetki sözleşmesinin geçerlilik şartları” başlıklı 18 inci maddesi  ise:<br>(1) Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri konular ile kesin yetki hâllerinde, yetki sözleşmesi yapılamaz.<br>(2) Yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı olarak yapılması, uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişkinin belirli veya belirlenebilir olması ve yetkili kılınan mahkeme veya mahkemelerin gösterilmesi şarttır.<br>” şeklindedir.<br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, uyuşmazlıkta yetkinin kamu düzeninden olmamasına, davalının asıl ve birleşen davada usulüne uygun yetki itirazında bulunmasına, her iki taraf tacir olup, taraflar arasındaki  sözleşmede bulunan geçerli  \"ihtilaf vukuunda Konya Mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili olacaktır\" şeklindeki yetki düzenlemesi  gereğince karar verildiğinin anlaşılmasına göre davacı vekilinin  tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM    : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/06/2024 tarih, 2023/954 Esas ve 2024/500 Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,<br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,<br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere  karar verildi. 17/12/2024\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4ebff00d9aaa9d8e","SID":"76630be1852f6ca3"}}