{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1030 Esas<br>KARAR NO:2025/105<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:17/12/2020<br>NUMARASI:2019/44 Esas, 2020/712 Karar<br>BİRLEŞEN 2019/45 ESAS-2020/713 KARAR SAYILI DOSYASINDA:<br>DAVA:Kayıt Kabul<br>KARAR TARİHİ:16/01/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin müflis şirketten alacaklı olduğunu, alacağının  231. sırada kayıtlı bulunduğunu, müvekkilinin 01/02/2011 tarihli danışmanlık hizmet sözleşmesi, 01/08/2011 tarihli danışmanlık ve hizmet sözleşmesi, 18/03/2011 tarihli satış protokolü, 18/03/2011 tarihli ek satış protokolü gereğince müflis şirketten alacaklı olduğunu belirterek 14/11/2016 tarihinde 1.000.000,00 USD ve 305.650,00 EURO ve 720.000,00 TL olmak üzere toplam TL karşılığı 4.823.560,10 TL alacağının kaydedilmesini talep ettiklerini, başvuru neticesinde müdürlük tarafından 4.823.560,10 TL bedelli talebin tamamının reddedildiğini, iflas müdürlüğünün 27/11/2018 tarihli red gerekçesinin yerinde olmadığını belirterek müflis şirket ile müvekkili arasındaki ticari ilişki gereği var olan müvekkilinin 4.823.560,10 TL alacağının iflas masasına kayıt talebinin kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı iflas idaresine tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır.<br>BİRLEŞEN DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin müflis şirketten alacaklı olduğunu, müdürlük kayıtlarında alacak talebinin 230. sırada kayıtlı bulunduğunu, müvekkili tarafından 01/02/2011 tarihli danışmanlık hizmet sözleşmesi, 01/08/2011 tarihli danışmanlık ve hizmet sözleşmesi, 18/03/2011 tarihli satış protokolü, 18/03/2011 tarihli ek satış protokolü gereğince müflis şirketten alacaklı olduklarını belirterek 14/11/2016 tarihinde 305.650,00 Euro karşılığı  1.030.560,00 TL bedelli alacaklarının alacak sırasına kayıt edilmesini talep ettiklerini, iflas müdürlüğü tarafından alacak kayıt taleplerinin tüm bedel üzerinden reddedildiğini belirterek iflas müdürlüğünün 27/11/2018 tarihli tarihli kararının iptali ile 305.650,00 Euro karşılığı 1.030.560,00 TL bedelli alacağın iflas masasına kaydedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı iflas idaresine tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır.<br>FER'İ MÜDAHİL BEYAN DİLEKÇESİ:Davaya fer'i müdahil olarak katılan ... Bankası A.Ş. vekili aşamalardaki beyanında özetle; İstanbul 39. ATM'nin 2011/148-35 E.K. Sayılı ilâmı ile dava dışı Müflis ... A.Ş.'nin 26/10/2011 tarihinde iflasına karar verildiğini, kararın Yargıtay aşamasından geçerek kesinleştiğini, müvekkili bankanın ... Şubesi tarafından... Şti., ... San. Ve tic. A.Ş., ... A.Ş., ...'nin müşterek borçlu müteselsil kefaleti ile ... A.Ş. lehine yabancı para işletme kredisi ve ... gayrinakti kredi tesis edilerek kullandırıldığını, kredilerin ödenmesinin temini için dava dışı borçlu şirketin mâliki bulunduğu Kahramanmaraş ili Merkez İlçesi ... köyü 1026 parselde kain arsa, fabrikası ve Kahramanmaraş ili Merkez İlçesi ... köyü ... parseldeki arsa üzerinde müvekkili banka lehine ipotekler tesis edildiğini ve borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek borçlulara ihtarname gönderildiğini, akabinde ... sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, ... A.Ş.'nin iflası üzerine müvekkilinin yargı aşamasından geçerek kesinleşen alacağının 184. sırada iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verildiğini, müvekkilinin alacağına sıra cetveli ilânından sonra da herhangi bir itiraz olmadığından alacağının kesinleştiğini, davacının gerçekte hiçbir resmî belgeye dayanmayan her zaman düzenlenmesi mümkün olan belgeler ile iflâs masasına geç alacak kayıt bildiriminde bulunduğunu, başvurunun reddedildiğini, davacının İstanbul 1. ATM'nin 2019/45 esas sayılı dosyasında müvekkili bankaya karşı açtığı kayıt terkini davasının mevcut olduğunu, iş bu kayıt kabul davasının sonucunun kayıt terkini davasını etkileyeceğinden iş bu davaya davalı taraf yanında fer'i müdahil olarak katılmaları gerektiğini, davacı tarafın hiçbir resmî belgeye dayanmadan her zaman düzenlenmesi mümkün olan alelâde sözleşmeler ile kayıt kabul talebinde bulunmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, diğer yandan davacı tarafın iş bu alacaklarını 2011 yılından bu güne kadar hiçbir ihtara, icra takibine ve davaya konu etmediğini, iş bu davada iyi niyetli olmadığını, davaya dayanak gösterilen sözleşmeden kaynaklanan vergilerin ödendiğinin ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; asıl ve birleşen dava kayıt kabul talebine ilişkin olup, kayıt kabul davalarında ispat yükünün kural olarak hakkının tanınmasını isteyen davacı alacaklıda olacağı, davacının, alacağının mevcudiyetini, gerçek bir hukukî ilişkiye dayandığını, sonradan düzenlenmesi mümkün olmayan ve birbirini doğrulayan deliller ile ispatlaması gerektiğini, somut olayda asıl ve birleşen davada alacak kayıt talebinin dayanağı olan 18/03/2011 tarihli satış protokolünün ve 18/03/2011 tarihli satış ek protokolünün satıcı firma \"... A.Ş.-...-...\" ile alıcı firma \"... A.Ş.-...-...\" arasında akdedildiği, anılan her iki protokolde \"... ibaresi ile ... imzasının ve \"...\" ibaresi ile birleşen davanın davacısı...'nun imzasının bulunduğu, protokollerde mülkiyeti satıcı firmaya ait ... köyü ...nolu parsellerde kurulu iplik fabrikası binasının alıcı firmaya satışına ilişkin hususların ve satış gerçekleştiğinde satış bedeli üzerinden satışa yetkili firma ile müşavir firmaya komisyon ödenmesine ilişkin hususların düzenlendiği, 06/12/2011 tarihli satış ek protokolünde ise \"18/03/2011 tarihinde imzalanan satış protokolünde belirtilen şartlar dahilinde satıcı firma .. A.Ş. Fabrikasının satışını ......Bankası A.Ş. ile olan probleminden dolayı gerçekleştirememiştir. Bu kere ... Bankası A.Ş. ile anlaşmaya varıldıktan sonra bahsi geçen fabrikanın yurt içi veya yurt dışına satışı gerçekleştirildikten sonra satışa yetkili firma ile müşavir firmaya %2 (yüzde iki) olarak nakten ve defaten ödemeyi ...ve ... kabul ve taahhüt ederler.\" beyanının yer aldığı, anılan protokol altında ise ..., ..., ..., ... isim ve imzasının bulunduğu, asıl ve birleşen davada davacı tanığı olarak dinlenilen ...nün beyanları ve tüm dosya kapsamında yukarıda yazılı 18/03/2011 tarihli satış protokollerine konu satışın, ilgili taşınmaz üzerinde ... Bankası lehine ipotekler bulunması nedeni ile gerçekleştirilemediği, bu durumda davacıların müflisten anılan protokoller uyarınca komisyon-aracılık ve müşavirlik ücreti talep edemeyecekleri, yine 18/03/2011 tarihli satış protokolünün 11. maddesi uyarınca da ücret talep edemeyecekleri, kaldı ki 06/12/2011 tarihli satış ek protokolünde de yukarıda belirtildiği üzere satışın gerçekleştirilmediği, satış gerçekleştiğinde satışa yetkili firma ile müşavir firmaya ücret ödeneceğinin kararlaştırıldığı, asıl ve birleşen davada davacıların tespit edilen bu hususların aksini ispatlayamadıklarını, dolayısı ile asıl ve birleşen davada alacak kayıt taleplerinin haksız olduğu kanaatine varılarak asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde asıl ve birleşen dava davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.Asıl ve birleşen dava davacı vekili istinaf nedenleri olarak; mahkemenin yeterli inceleme yapmaması sebebiyle hatalı bir tespit ile davanın reddine karar verdiğini, mahkeme gerekçesinde müvekkillerinin satış protokolleri ve ek protokollerde satışın yapılması halinde ücretin ödeneceği ve satışın yapılmadığını hatalı olarak tespit ettiğini, oysa protokolün 11. maddesinin cezai şart olarak  satışın gerçekleşmemesi halinde müşavire ödenecek bir bedeli içerdiğini, ayrıca fabrikanın herhangi bir alıcıya  satılması halinde, ek protokol madde 6 da belirlenen satışa yetkili firma ... ve müşavir firma ...'na yüzde iki ödeme yapılacağının kararlaştırıldığını, bu hukuki dayanaklar karşısında mahkeme önünde ibraz edilen ve gerçekliği ispat edilen tanık anlatımlarının, sözleşmede taraf olan kişilerin beyanlarının ve banka havalelerinin kesin ispat niteliğinde olduğunu, fabrikanın icra ihalesi ile satışının da yapılması karşısında düzenlenen protokollerde belirlenen ve hakedilen ücretlerin müflis şirket tarafından ödemesinin yapılmadığının kabul edilmesi gerekirken aksi yönde ve hatalı olarak  yapılan tespitler neticesinde verilen red kararının kaldırılması gerektiğini belirterek kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi talep ve istinaf edilmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Asıl ve birleşen dava, İİK'nun 235. maddesinde düzenlenen sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasıdır.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.İİK 235. maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223’üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar. İİK 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabulü elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, İflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223. Md). Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar. Somut olayda İstanbul 39. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/148-35 E.K. Sayılı ilâmı ile ... A.Ş.'nin 26/10/2011 tarihi itibari ile iflasına karar verildiği, müflisin iflâs tasfiye işlemlerinin âdi tasfiye olarak İstanbul ... İflas Dairesi'nin ... iflas sayılı dosyasında yürütüldüğü, asıl davada davacı ...'ın müflis şirketin masasına 231. sırada 4.823.560,10 TL alacak kayıt talebinde bulunduğu, talebin reddine karar verildiği, red kararının 18/01/2019 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği, iş bu davanın İİK md. 235 hükmüne göre 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde 30/01/2019 tarihinde açıldığı, birleşen davada davacı ...'nun müflis şirketin masasına 230. sırada 1.030.560,00 TL alacak kayıt talebinde bulunduğu, talebin reddine karar verildiği, red kararının 18/01/2019 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği, iş bu davanın İİK md. 235 hükmüne göre 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde açıldığı tespit edilmiştir. Asıl ve birleşen davada alacak kayıt talebinin 01/02/2011 tarihli \"Danışmanlık ve Hizmet Sözleşmesi\", 01/08/2011 tarihli \"Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi\", 18/03/2011 tarihli \"Satış Protokolüdür\", 18/03/2011 tarihli \"Satış Ek Protokolüdür\", 06/12/2011 tarihli \"Satış Ek Protokolüdür\" başlıklı belgelere dayalı olduğu anlaşılmıştır.Mahkemece, asıl ve birleşen davada delil olarak gösterilen dava dosyaları, banka kayıtları celp edilmiş olup talimat yolu ile tanığın beyanı alınmıştır.Fer'i Müdahil ... Bankası tarafından bekletici mesele yapılması talep edilen Davacı ... tarafından davalı müflis şirket iflas idaresi ile ... Bankası aleyhine açılan kayıt terkini davasında, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 04/07/2019 T. 2019/45 Esas, 2019/387 Karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verilmiş olup bu kararın istinaf denetimi Dairemizin 01/06/2023 T. 2019/3580 Esas 2023/647 Karar sayılı ilamı ile yapılarak davacının istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir.Dairemizin bu ilamı; \"Dava, iflas sıra cetvelinde yer alan davalı alacağının terkini istemine ilişkindir. Somut olayda, davacının alacak kaydı talebi ile 07/11/2016 tarihinde masaya başvurduğu ve 04/12/2018 tarihinde düzenlenen ek sıra cetvelinin 06/12/2018 tarihinde ... Gazetesinde yayımlandığı, iflas masasının davacının alacağını tamamen reddettiği, davacının geç kayıt yaptıran konumunda olduğu, bu nedenle ilk sıra cetvelinde yer almadığı, davacı tarafça başvuru sırasında masrafların yatırıldığı ve ek sıra cetvelinin davacı vekiline 18/01/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davanın on beş günlük hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiştir. İİK'nın 236/1 fıkrası; \"Vaktinde deftere kaydettirilmiyen alacaklar iflasın kapanmasına kadar kabul olunur.\" hükmünü düzenlemektedir. Davacı alacaklının 07/11/2016 tarihli alacağının iflas masasına kaydı istemi, İİK'nın 236. maddesinde düzenlenen geç kalan başvuru niteliğindedir. Davalı banka ise 19/01/2012 tarihinde alacak kayıt talebinde bulunmuş, 21/05/2014 tarihli sıra cetvelinde davalı bankanın alacağı, 22.291.000,00 TL'si (ipotekli alacak) rüçhanlı alacak olarak, 65.075,00 TL'sinin bakiye alacak olarak ise 4. sıraya kaydının yapılmasına karar verilmiştir.Geç başvuran davacı alacaklı, ilk sıra cetvelinde yer alan bankanın alacağının bulunmadığını belirterek sıra cetvelinden terkinini istemiştir. İİK'nın 236/3 fıkrası uyarınca geç başvuran alacaklının müracaattan evvel kararlaştırılmış paylaşmıya iştirak hakkı yoktur.\"Geç başvuran alacaklı, daha önceki alacaklılar toplanması kararları ve kesinleşmiş işlemlerle bağlıdır; bunlara itiraz edemez. Bu nedenle, yukarıda da belirtildiği gibi, daha önce düzenlenmiş olan sıra cetveline karşı şikayet ve itiraz süreleri geçmiş ise, geç başvuran alacaklı, o sıra cetveline karşı şikayet veya itiraz davası yoluna başvuramaz. Geç başvuran alacaklının alacağı iflas idaresince (tamamen veya kısmen) kabul edilmiş ise, alacaklı, daha önce kararlaştırılmış ve fakat henüz yapılmamış olan ikinci alacaklılar toplantısına (m.237) katılabilir.\" (EK: 8c.Prof.Dr.Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuk El Kitabı, Ocak/2006 basım). Nitekim Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 10/03/2020 tarih, 2016/7634 Esas 2020/1648 Karar sayılı kararında ek sıra cetvelinde ismi olan alacaklıların kendi alacaklarının olduğu ek sıra cetvelinden önce düzenlenmiş önceki sıra cetvellerine karşı sıra cetveline itiraz davası açamayacağı belirtilmiştir. Açıklanan nedenlerle ve özellikle kayıt terkini davalarında iflas masasına husumet yöneltilemeyeceği de gözetilerek, ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.\" şeklindedir.01/02/2011 tarihli \"Danışmanlık ve Hizmet Sözleşmesi\" incelendiğinde; bu sözleşmenin danışman davacı ile müflis şirket arasında imzalandığı, danışmana fabrika satışı ile ilgili olarak satış yetkisinin verildiği, sözleşmenin 2. maddesinde ekonomik ve hukuki sorunların takibinin yapılacağı, iş sahibine bilgi verileceği, bu konuda bir uzman avukatla iş sahibi şirkete bilgi vereceği, dava ve icra takiplerinin listelerini yapacağı, dava ve takiplerle ilgili danışmandan ön rapor alınarak hareket edileceği, gerekli olması halinde işin uzmanlarından bilgi alınarak iş sahibine bilgi verileceği, iş sahibinin  şikayet ve itirazen şikayet dilekçelerinin hukuki alt yapının danışman tarafından hazırlanacağı, bunlara ilişkin müracaat dilekçelerinin danışman tarafından hazırlanacağı, sözleşme süresinin 12 ay olduğu, aylık ücretin aylık 10.000,00 TL olmak üzere toplam 720.000,00 TL olduğu, aylık ücretin ödenmemesi halinde danışmanın yazılı bildirimde bulunmak şartıyla sözleşmeyi feshederek aylık ücretin tamamını talep edebileceği düzenlenmiştir. 01/08/2011 tarihli \"Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi\" incelendiğinde; bu sözleşmenin danışman davacı ile müflis şirket arasında imzalandığı, sözleşmenin 2. maddesine göre danışmanın iş sahibi şirketin ... Bankasına olan mevcut borçlarının yapılandırılması ile bankayla olan uyuşmazlıkların çözümü konusunda sorunların takibinin yapılarak iş sahibine bilgi verileceği, bu konularda bir uzman avukatla iş sahibi şirkete bilgi vereceği, banka tarafından açılan dava ve icra takiplerinin listelerini yapacağı, dava ve takiplerle ilgili danışmandan ön rapor alınarak hareket edileceği, açılacak davalarla ilgili tavsiye ve yönlendirme raporunun verileceği, şikayet dilekçelerinin hukuki alt yapının danışman tarafından uzman avukat görevlendirmesi yoluyla hazırlanacağı, banka ile ilgili tüm süreçlerdeki sözleşmeleri düzenleyeceği ve organize edeceği, sözleşmenin süresinin banka ile yeniden yapılandırma, sulh sözleşmesi veya ibra sözleşmesi yapılana kadar olduğu, ücretin 1.000.000,00 USD olduğu, ücretin ödenmemesi halinde danışmanın yazılı bildirimde bulunmak şartıyla sözleşmeyi feshederek 1.000.000,00 USD ücretin tamamını talep edebileceği, sözleşmenin imza tarihinden itibaren ücretin % 40 nı geçmeyecek şekilde dilediği zaman içerisinde danışmanın avans talep edebileceği düzenlenmiştir.18/03/2011 tarihli \"Satış Protokolüdür\" başlıklı sözleşme incelendiğinde; bu sözleşmenin  satışa yetkili firma olarak davacı, müşavir firma olarak birleşen dava davacısı, alıcı firma ile satıcı müflis şirket arasında imzalandığı, satış bedelinin 12.400.000,00 Euro olduğu, satışa engel her türlü hukuki engellerin 90 gün içerinde satıcı tarafından kaldırılarak satışın sorunsuz olarak alıcıya yapılacağı, 04/01/2011 tarihinde 365.000,00 Euro bedelin kapora olarak birleşen dava davacısı müşavir firmaya verileceği, her iki davacıya satışın gerçekleşmesi halinde ayrı ayrı %1 komisyon bedeli ödeneceği, sözleşmeden vazgeçen tarafın satışa yetkili firmaya ve müşavir firmaya 150.000,00 Euro cezai şart ödeyeceği düzenlenmiştir.18/03/2011 tarihli \"Satış Ek Protokolüdür\" başlıklı sözleşme incelendiğinde; bu sözleşmenin  satışa yetkili firma olarak davacı, müşavir firma olarak birleşen dava davacısı, alıcı firma ile satıcı müflis şirket arasında imzalandığı, satış bedelinin 3.165.000,00 Euro olduğu, satışa engel her türlü hukuki engellerin 90 gün içerinde satıcı tarafından kaldırılarak satışın sorunsuz olarak alıcıya yapılacağı, her iki davacıya satışın gerçekleşmesi halinde ayrı ayrı %1 komisyon bedeli ödeneceği düzenlenmiştir. 06/12/2011 tarihli \"Satış Ek Protokolüdür\" başlıklı sözleşme incelendiğinde; bu sözleşmenin  satışa yetkili firma olarak davacı, müşavir firma olarak birleşen dava davacısı, alıcı firma ile satıcı müflis şirket yetkilileri arasında imzalandığı, bu sözleşmede 18/03/2011 tarihli protokol gereğince satışın, müflis şirketin banka ile olan problemi nedeniyle yapılamadığının tespit edildiği, banka ile anlaşmaya varıldıktan sonra fabrikanın satılması halinde her iki davacıya satışın gerçekleşmesi halinde ayrı ayrı %2 komisyon bedeli ödeneceği düzenlenmiştir. Asıl davada davacı taraf 01/02/2011 tarihli \"Danışmanlık ve Hizmet Sözleşmesi\", 01/08/2011 tarihli \"Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi\", 18/03/2011 tarihli \"Satış Protokolü\" ve 18/03/2011 tarihli \"Satış Ek Protokolü\" gereğince 720.000,00 TL, 1.000.000,00 USD ve 305.650,00 Euro olmak üzere toplam 4.823.560,10 TL bedelin iflas masasına kayıt kabulünü 14/11/2016 tarihli dilekçesiyle iflas müdürlüğünden talep etmiştir.Birleşen davada davacı taraf, 01/02/2011 tarihli \"Danışmanlık ve Hizmet Sözleşmesi\", 01/08/2011 tarihli \"Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi\", 18/03/2011 tarihli \"Satış Protokolü\" ve 18/03/2011 tarihli \"Satış Ek Protokolü\" gereğince 305.650,00 Euro karşılığı 1.030.560,10 TL bedelin iflas masasına kayıt kabulünü 14/11/2016 tarihli dilekçesiyle iflas müdürlüğünden talep etmiştir.Ana dava yönünden yapılan değerlendirmede; davacı tarafından 01/02/2011 tarihli sözleşme gereğince ne iş yapıldığı ile bu işlere ait davacının düzenlendiği faturalar, faturaların müflis şirkete tebliğ edilip edilmediği gibi alacağı ispatlayan hiç bir belge dosyaya sunulmadığı gibi aylık ücretin ödenmediği iddia edildiğine göre sözleşmedeki fesih yetkisi kullanılarak müflis şirkete yazılı bildirim yapılarak ücretin talep edilmediği de gözetildiğinde davacının bu sözleşmeye dayanarak 720.000,00 TL ücreti talep edemeyeceği anlaşılmıştır.Davacı tarafından 01/08/2011 tarihli sözleşme gereğince ne iş yapıldığı ile bu işlere ait davacının düzenlendiği faturalar, faturaların müflis şirkete tebliğ edilip edilmediği gibi alacağı ispatlayan hiç bir belge dosyaya sunulmadığı gibi ücretin ödenmediği iddia edildiğine göre sözleşmedeki fesih yetkisi kullanılarak müflis şirkete yazılı bildirim yapılarak ücretin talep edilmediği ve  sözleşmedeki avans talep hakkı doğrultusunda müflis şirketten herhangi bir talepte de bulunulmadığı gözetildiğinde davacının bu sözleşmeye dayanarak 1.000.000,00 USD ücreti talep edemeyeceği anlaşılmıştır. Yine bu sözleşme kapsamında Kahramanmaraş 1. Ağır Ceza Mahkemesinde ihaleye fesat karıştırmak suçundan dava açıldığı, Adana 8 AHM 2013/37 D.iş sayılı dosyasında ve Adana 5 AHM 2011/112 D.iş sayılı dosyasında delil tespitinde bulunulduğu, Kahramanmaraş İHM  2011/410-411-412-421 E. Sayılı dosyalarda ihalenin feshine dair davalar açıldığı iddia edilmiş ise de bu davaların müflis şirket tarafından açıldığı, Kahramanmaraş İHM 2011/410 E. Sayılı dosyanın ise davacı tarafından kendi lehine olacak şekilde ihale alacaklısı sıfatıyla açıldığı anlaşılmakla davacının bu sözleşme gereğince bu hizmetleri yerine getirdiği hususu da ispatlanamadığından davacı taraf sözleşme ücretini talep edemeyecektir. Davacı tarafından 305.650,00 Euro bedel talep edilmiş ise de bu bedelin nasıl hesaplandığı ile hangi sözleşmeye ilişkin bu bedelin talep edildiği dosya kapsamında anlaşılamamıştır.Davacı taraf istinaf dilekçesinde, 18/03/2011 tarihli \"Satış Protokolüdür\" başlıklı sözleşmedeki 11. maddede düzenlenen cezai şart maddesini ve 06/12/2011 tarihli \"Satış Ek Protokolüdür\" başlıklı sözleşmenin 6. maddesindeki %2 komisyon bedeli ödeneceğine dair hükümler nedeniyle alacaklı olduğunu iddia etmiştir. Ancak taşınmazlar üzerinde hukuki takyidatlar bulunduğundan 18/03/2011 tarihli \"Satış Protokolüdür\" başlıklı sözleşmenin, 18/03/2011 tarihli \"Satış Ek Protokolüdür\" başlıklı sözleşme ile yürürlükten kaldırıldığı anlaşılmakla yenilenen sözleşmede de cezai şarta dair bir hüküm olmadığından davacı tarafın cezai şarta dayalı olarak alacak talep edemeyeceği ve yine taşınmazın satışı cebri icra yolu ile yapıldığından satış nedeniyle bir komisyon bedeli de talep edemeyeceği anlaşılmıştır.Talimat yoluyla dinlenen tanık beyanında, taşınmazın satışına ilişkin anlaşma karşılığında kendisinin birleşen dava davacısı ... isimli aracıya 12.400.000,00 Euro üzerinden 365.000,00 Euro bedeli ... üzerinden iki parçada ödediğini, ancak satışın gerçekleşmemesi nedeniyle aynı bedeli aracı ... den yine banka havalesi yoluyla geri iade aldığını beyan etmiştir. Dosyaya ...bank'tan gelen cevabi yazı ile dava dilekçesi ekinde delil olarak sunulan banka kayıtları ile tanık anlatımlarının örtüştüğü anlaşılmıştır. Dolayısıyla satış gerçekleşmediğinden aracıya ödenen ücretin de alıcıya geri iade edildiği anlaşılmakla davacının talep edebileceği bir alacağın bulunmadığı anlaşılmıştır.Birleşen dava yönünden yapılan değerlendirmede; davacı tarafından 305.650,00 Euro bedel talep edilmiş ise de bu bedelin nasıl hesaplandığı ile hangi sözleşmeye ilişkin bu bedelin talep edildiği dosya kapsamında anlaşılamamıştır. Ancak birleşen dava dilekçesi ile istinaf dilekçesinde yukarıda belirtilen cezai şart maddesi (anlaşma olduğu halde müflis şirketin taşınmazın devrini yapmaması nedeniyle) ile komisyon bedeli alacağına (12.400,000,00 + 3.165.000,00 =15.565.000,00 Euro satış bedelinin %2 sine isabet eden 311.300,00 Euro) ilişkin maddeye dayanılmıştır. Satışın cebri icra yolu ile yapılması nedeniyle ve 18/03/2011 tarihli \"Satış Protokolüdür\" başlıklı sözleşmenin 18/03/2011 tarihli \"Satış Ek Protokolüdür\" başlıklı sözleşme ile yürürlükten kaldırılması nedeniyle yenilenen sözleşmede cezai şarta dair bir hükme yer verilmemesiyle birleşen dava davacısının herhangi bir alacak talep edemeyeceği anlaşılmıştır.Açıklanan sebeplerle, istinaf sebepleriyle sınırlı yapılan inceleme neticesinde, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla asıl ve birleşen dava davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/44 Esas, 2020/712 Karar sayılı ve 17/12/2020 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan asıl ve birleşen davada davacı vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince asıl davada alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince birleşen davada alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Asıl ve birleşen dava davacıları tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde  bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 16/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d4e46e178448426b","SID":"e27f96834c6cccbd"}}