{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1234 <br>KARAR NO\t\t: 2024/2108<br>KARAR TARİHİ\t: 27/11/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/10/2020<br>NUMARASI\t\t: 2017/1430 Esas 2020/466 Karar<br>DAVA\t\t: İtirazın İptali <br>BAM KARAR TARİHİ\t: 27/11/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 27/11/2024<br><br>\t      Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin davalı şirket için taşıma hizmeti verdiği, Polonya'dan İzmir limanına yük taşındığını, taşıma hizmeti sebebiyle oluşan ardiye ve demuraj alacağının tahsili için İzmir 15. İcra Dairesi 2016/16296 E sayılı icra takip dosyası ile takip başlatıldığı, davalının itirazı ile takibin durduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamına, % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.          <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; delillerin usulüne uygun taraflarına tebliğ edilmediğini, davanın süresinde açılmadığını, davacının taşıyan sıfatının bulunmadığını, aktif husumet yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, davaya ve takibe konu taleplerin borçlusunun TTK 1171/4. Maddesi gereği  taşıtan olduğunu, eldeki davada taşıtan firma olan ...'un sürestarya ücretinden sorumlu olduğunu, yükün gönderildiği kişi olan müvekkilinden herhangi bir bedel talep edilmesinin mümkün olmadığını, kabul manasına gelmemek ve husumete dair iddiaları saklı kalmak kaydıyla yükün varışına dair hazırlık bildiriminin davacı tarafça yapılması gerekmekte olup; bildirim yapılmamasına rağmen yükün bekletildiği faraziyesinden hareketle ardiye ve demuraj bedeli tahakkuk ettirilmesinin hukuka aykırı ve kötüniyetli olduğunu, ayrıca davacı acente yükleten tarafla âkit durumda olduğundan ve dava konusu mal SNF İzmir teslim şekli ile alındığından acente hizmetlerinden müvekkil değil satıcı ...'un sorumlu olduğunu, Türk Ticaret Kanunu 1168. Maddesi gereği, yükün bekletildiğinden bahsedilebilmesi için evvela yükün boşaltmaya hazır olduğu tarihin gönderilene usulünce bildirilmesi ve bildirimin muhatabına ulaşması gerektiğini, davacı tarafça müvekkile bu meyanda gönderilmiş bir hazırlık bildirimi olmadığı gibi, davacı taraf her nedense dava dilekçesinde de bu durumu izah etmekten imtina ettiğini ve hazırlık bildirimini yaptığına dair bir delil de sunmadığını, öyle ki, bekleme süreleri ve ardiye/demuraja konu gecikme sürelerinin kaç gün olduğu dahi belirtilmediğini,  bu nedenlerle davanın reddi ile davacının, alacağın %20 sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini  savunmuştur. <br> İlk derece mahkemesince; 13/10/2020 tarih ve 2017/1430 Esas 2020/466 Karar  sayılı kararı ile; davanın reddine karar verildiği, kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Dairemizin 21/05/2024 tarih ve 2021/242 Esas 2024/1068 Karar sayılı kararı ile tebliğ ve harç eksikliklerinin tamamlanması için dosyanın mahkemesine geri çevrilmesine dair karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Dairemiz geri çevirme kararından sonra; davalı tarafça, katılma yoluyla istinaf harcının yatırılmaması nedeniyle, ilk derece mahkemesince ek kararla  davalının katılma yoluyla istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. <br>MAHKEMECE: \"...Delillerin toplanmasından sonra mahkememizin 08/11/2018 tarihli oturumunda tarafların şirket defter ve kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, mali müşavir bilirkişi ibraz ettiği 11/10/2019 tarihli raporunda dosya kapsamı hakkında beyanda bulunduktan sonra sonuç olarak, davacının dava konusu taşıma sözleşmesinde taşıyan sıfatına sahip olmadığı, talep konusu ardiye ve demuraj alacaklarının alacaklısının taşıyan olduğu, davacının nakliye komisyoncusu sıfatını ortaya koyan bir delilin dosyada bulunmadığı, davalı gönderilenin talep konusu alacakların borçlusu olması için yükü varma limanında teslim yetkisini kazanmış olduğu ancak bu borçların borçlusu olduğuna dair konişmento hükmünün tespit edilemediği, talep konusu ardiye ücretinin ve demuraj alacağının doğduğunun ispatlanamadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir. <br>Davalı vekili 04/11/2019 tarihli dilekçesi ile rapora beyanlarını bildirmiş olup sonuç olarak; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davacı vekili 14/11/2019 tarihli dilekçesi ile rapora itirazlarını ve beyanlarını bildirmiş olup sonuç olarak; itirazları doğrultusunda dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Mahkememizin 26/11/2019 tarihli oturumunda davacı vekilinin itirazları doğrultusunda bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi heyeti ibraz ettikleri 15/06/2020 tarihli ek raporlarında sonuç olarak; mali inceleme neticisinde (faturalar esas alındığında) davacı tarafından davalı adına tanzim edilen 5 adet fatura karşılığında icra takip ve 31/12/2017 tarihi itibariyle 6.686,40-USD alacaklı olduğu, dava dışı ... A.Ş tarafından davacı adına düzenlenen 2.031,60-USD'lik fatura bedellerinin ilgili fatura tarihlerinde dava dışı şirketin hesabına alacak kaydedildiği ve fatura bedellerinin 15/07/2016 tarihinde 1.922,40-USD ve 24/06/2016 tarihinde 109,20-USD olmak üzere toplam 2.031,60-USD olarak banka havalesi yoluyla ödendiğinin tespit edildiği, davacının dava konusu taşıma sözleşmelerinin herhangi birisinde taşıyan sıfatına sahip olmadığı, davalının gönderilen sıfatıyla dava konusu konteyner demuraj ücretinden ancak kendisinin gönderilen olduğu navlun sözleşmesine göre sorumlu tutulabileceği ve davalının bu borcun borçlusu haline gelmesi şartlarının oluşmadığı, davacının taşıma işleri komisyoncusu sıfatıyla davalı ile bir sözleşme ilişkisine girdiğinin dosyadan saptanamadığı, eşyanın teslim alınmasında gecikilen sürenin ve ücretin hesaplanma usulünün  yerinde olup olmadığının dosyaya sunulan belgelerden tespit edilemediği, bilirkişi kök raporunda varılan sonuçların değiştirilmesini gerektiren bir hususun söz konusu olmadığını bildirmişlerdir. <br>Davacı vekili 01/09/2020 tarihli dilekçesi ile ek rapora itirazlarını bildirmiş olup sonuç olarak; itirazları doğrultusunda dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilmesini talep etmiştir. <br>Davalı taraf, ek rapora beyan vermemiştir. <br>Toplanan deliller, bütün dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporlarına göre; davacı şirketin davalı şirket için taşıma hizmeti verdiği, Polonya'dan İzmir limanına yük taşındığını, taşıma hizmeti sebebiyle oluşan ardiye hizmetleri ve demuraj ücreti alacağının tahsilinin talep edildiği, alınan bilirkişi raporuna göre, davacının taşıyan sıfatının bulunmadığı ve taşıma işleri komisyoncusu olduğuna ilişkin sıfatının da bulunmadığı, bu sebeple ardiye hizmetleri ve demuraj ücreti alacağının talep edemeyeceğinin belirlendiği, davalı savunmasında davanın süresinde açılmadığını belirtmiş ise de, icra dosyasının incelenmesinde yapılan itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği, bu sebeple itirazın iptali davası yönünden hak düşürücü süre işlemesinin söz konusu olmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin hak düşürücü süre iddiası yerinde görülmemiştir.<br>Açılan davada, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı anlaşıldığından  davanın usulden reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.  '' gerekçesi ile; <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeye göre;<br>1-Davanın reddine, '' şeklinde karar verilmiştir. <br>Mahkeme kararına karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilin dava konusu taşımada hem taşıma işleri komisyoncusu hem de acente sıfatıyla hareket ettiğini, Freight Forwarder sıfatıyla, her türlü taşıma işleri organizatörü faaliyet konusunda fatura kesmeye yasal olarak hak sahibi olduğunu, dava konusu Polonya'dan İzmir limanına denizyoluyla taşınan davalıya ait NRSU5614098, CXTU1091060, TCLU9051460, EXFU0720715, CXTU1155490, CXTU1154934 ve CXTU1052059 numaralı toplam 7 adet konteyner ile ilgili olarak fiili taşıyan ... şirketi tarafından müvekkil şirket adına 01.06.2016 tarihli SG02016000023503 numaralı, 15.06.2016 tarihli SG02016000026791 numaralı, 22.06.2016 tarihli SG02016000028183 numaralı toplam 2.031,60 TL tutarında ardiye faturası düzenlendiğini ve dava konusu konteynerlere ilişkin olarak düzenlenen anılan ardiye faturaların tamamının dosyada mevcut 10.10.2019 tarihli bilirkişi raporunun 5. sayfasında da tespit edildiği üzere müvekkil tarafından fiili taşıyan ... şirketine ödendiğini, müvekkilin dava konusu taşımaya ait Interflow konişmentolarında yükün teslimi hususunda başvurulacak taraf olarak yer aldığını ve İzmir limanında davalının İnterflow şirketinin acentesi olarak konişmento asıllarını müvekkile ibraz ederek yükün kendisine teslimini talep ettiğini, yükün davalıya teslimi hususunda ordinonun bizzat müvekkil tarafından düzenlenmediğini ve müvekkilin aynı zamanda freight forwarder sıfatı ile dava konusu konteynerleri kendi nam ve hesabına fiilen dava dışı seago lıne şirketine taşıttığı ve bu taşımalara ilişkin olarak seago şirketine ardiye ücreti ödemek zorunda kaldığının açık ve ortada olduğunu, mahkeme kararının gerekçesinde yer alan müvekkilin taşıyan sıfatının bulunmadığını ve taşıma işleri komisyoncusu olduğuna ilişkin sıfatının da bulunmadığını, bu sebeple ardiye hizmetleri ve demuraj ücreti alacağının talep edilemeyeceği yönündeki tespit ve değerlendirmelerin dosya münderecatına ve deniz ticari uygulamasına aykırı olduğunu, ayrıca mevcut bilirkişi raporlarının hükme esas alındığını, ancak eksik inceleme ve yanılgılı gerekçe ile düzenlenen bu raporlara itiraz etiklerini,  dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdiinin talep edildiğini, ancak taleplerinin kabul görmediğini, müvekkilin fiili taşıyana dava konusu olan ve davalıya ait konteynerler sebebiyle ardiye ücreti ödediğinin bilirkişi raporları ile de sabit olduğunu, müvekkilin fiili taşıyana ödediği ardiye ücretini sebepsiz zenginleşme bilirkişi raporları ile de sabit olduğunu ve sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde davalıdan talep etme hakkının bulunduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ve yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava: itirazın iptali  istemine ilişkindir.<br>HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; ilk derece mahkemesince aldırılan denetime elverişli ve açık bilirkişi rapor ve ek raporuna ve tüm dosya kapsamına göre; davacının taşıyan sıfatı olduğunu sunulan delillerle ispatlayamamasına, talep konusu ardiye ve demuraj alacaklarının alacaklısının ancak taşıyan olmasına göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/10/2020 tarih ve 2017/1430 Esas 2020/466 Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 427,60 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 373,20 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, <br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 27/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c576d21ef58352b5","SID":"5c09f69f74361c69"}}