{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2024/1594 Esas  - 2024/1365 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/1594 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/1365<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ\t\t: 07/08/2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/151 D.İş 2024/149  D.İş Karar<br>İHTİYATİ HACZİN <br>KALDIRILMASINI <br>TALEP EDEN<br>VEKİLİ<br>İHTİYATİ HACİZ <br>TALEP EDEN DAVACI\t<br><br>TALEP\t: İhtiyati Haciz Kararına İtiraz<br>KARAR TARİHİ\t: 12/12/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 12/12/2024<br>\t<br>\tİhtiyati hacize itirazın reddine dair verilen ara karara karşı ihtiyati hacize itiraz eden vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. <br>\tTALEP<br>\tİhtiyati haciz talep den vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkilinin kendisine ait ... hesabından borçluya ait banka hesabına; 19.12.2023 tarihinde 68.040-TL,  21.12.2023 tarihinde 118.080-TL,  22.12.2023 tarihinde 46.063,20-TL,  29.12.2023 tarihinde 196.210-TL,  04.01.2024 tarihinde 369.087,36-TL,  05.01.2024 tarihinde 93.960-TL,  09.01.2024 tarihinde 24.300-TL,  10.01.2024tarihinde 6.972-TL,  17.01.2024 tarihinde 241.775-TL,  17.01.2024 tarihinde 480.000-TL olmak üzere toplam 1.644.487,56-TL \"borç\" açıklaması ile borç para verdiğini, borcun geri ödenmediğini iddia ederek  ihtiyati haciz kararı verilmesini  talep  etmiştir. \t<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece 05/07/2024 tarihli kararı ile, davacı alacaklının dayanak belgesine göre alacağının varlığı dayanak gösterilen dekontlardaki \"borç\" ibaresinin yaklaşık ispat koşullarının oluştuğu gerekçesiyle İİK’nın 257.maddesi gereğince borçlunun gerek elindeki gerek üçüncü kişilerdeki menkul ve gayrimenkul malları ile hak ve alacaklarının borca yetecek miktarının, alacağın %15’i oranında teminat yatırılması halinde ihtiyati  haczine karar verilmiştir.<br>\t İhtiyati haczin kaldırılmasını talep eden  vekili ihtiyati haczin kaldırılması istemli dilekçesinde özetle;  ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığını, alacaklının dekontlara yazmış olduğu borç açıklamasının müvekkiline borç verdiği anlama gelmediğini, müvekkilinin alacaklı şirkete duba imal ettiğini ve satışını gerçekleştirdiğini, bu kapsamda asıl alacaklı olan tarafın müvekkili şirket olduğunu, ihtiyati haciz talebinde kötü niyet olduğunu, müvekkilinin herhangi bir borcunun olmadığını bildirerek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.   <br>\tMahkemece 07/08/2024 tarihli ek kararı ile  ihtiyati haczin konusu dekontlarda \"borç\" ibaresinin yer aldığı, bu hali ile davacı/alacaklının ihtiyati haciz talebinin kabulü için yeterli olan yaklaşık ispat koşullarının oluştuğu, borçlu tarafın itirazlarının ayrı bir davada değerlendirilmesi gereken hususlar olduğu, sonuç olarak ihtiyati haczin kaldırılması için gerekli şartların oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati hacze karşı yapılan itirazın reddine karar verilmiştir.<br>\tKarşı taraf ... Tarım Ve Hayvancılık Ürünleri Gıda Jeotermal Enerji Madencilik Makine İmalat Otelcilik Turizm Ve Danışmanlık Pazarlama Ticaret Limited Şirketi vekilince mahkemece verilen 05/07/2024 tarihli karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine mahkemece 07/10/2024 tarihli ek karar ile talep eden vekiline harç ve posta masraflarını yatırması yönünde verilen 1 haftalık kesin süreye rağmen harç ve posta giderlerini yatırmadığı gerekçesiyle karşı taraf vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. <br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tİhtiyati hacize itiraz eden  karşı taraf vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece istinaf harç ve masraflarının tamamlatılmasına ilişkin gönderilen muhtıranın usulüne uygun olmadığını, zira muhtırada eksik harç ve masrafların mahkeme veznesine yatırılması yerine \"dosyamıza yatırılması\" şeklinde ihtar yazıldığını, bu nedenle istinaf hakkının engellenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ihtiyati haczin koşullarının oluşmadığını, olsa bile alacağın vadesinin gelmediğini, alacaklının dekontlara yazmış olduğu \"borç\" açıklamasının müvekkiline borç verildiği anlamına gelmediğini bildirerek ilk derece mahkemesinin ihtiyati hacizin reddine ilişkin ek karar ile 17/10/2024 tarihli ek kararının ve en nihayetinde ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını  istemiştir.<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tTalep; İİK'nın 257. maddesine dayalı ihtiyati haciz kararının kaldırılması istemine ilişkindir.\t<br>\tİhtiyati haczin koşullarını düzenleyen İİK'nun 257. maddesi, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır, taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarının ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir. Aynı yasanın 258. maddesi gereğince alacaklının, alacağının varlığı ile haciz sebepleri hakkında mahkemeden olumlu şekilde kanaat uyandırması gerekli ve yeterlidir. Bir başka deyişle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacaktır (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 26/02/2014 tarihli 2013/16354 esas 2014/3605 karar sayılı içtihadı emsal niteliktedir).  <br>\tİİK'nun 265. maddesinde, ihtiyati haciz kararına karşı itiraz usulü düzenlenmiş olup, düzenlemeye göre borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde mahkemeye itiraz edebilecektir. <br>\tSomut olayda, ihtiyati haciz kararına itiraz eden borçlu dinlenmeden mahkemece ihtiyati haciz kararı verilmiştir. İtiraz eden borçlunun henüz huzuri ile yapılan haciz ve/veya yokluklarında yapılan haciz tutanağının kendilerine tebliği söz konusu olmadığından ihtiyati haciz kararına itiraz edenin itirazının süresinde olduğu kabul edilmiştir. <br>\tİİK'nun 265. maddesinde, ihtiyati haciz kararına itiraz nedenleri tahdidi olarak sayılmıştır. \t<br>\tMahkemece,05/07/2024 tarihli karar ile alacaklının ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiş, karşı taraf vekilince ihtiyati hacze itiraz edilmesi üzerine de 07/08/2024 tarihli ek karar ile ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiş;  bu kararlara karşı karşı taraf vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla birlikte istinaf harç ve giderlerinin yatırılmaması nedeniyle karşı taraf vekiline çıkartılan 16/09/2024 tarihli muhtıra 21/09/2024 tarihinde tebliğ edilmiş, karşı taraf vekilince muhtırada verilen süre içerisinde istinaf harç ve posta masraflarının yatırılmaması üzerine de mahkemece 07/10/2024 tarihli ek karar ile karşı taraf vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. <br>\tKarşı taraf vekili 17/10/2024 tarihli istinaf başvuru dilekçesi ile mahkemenin ihtiyati haciz kararına, ihtiyati haczin reddine ilişkin ek karara ve istinaf başvurusunun reddine ilişkin 07/10/2024 tarihli ek karara karşı süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>\tKarşı taraf vekili mahkemece istinaf harç ve giderlerinin yatırılmasına ilişkin gönderilen 16/09/2024 tarihli muhtıranın usulüne uygun düzenlenmediğinden geçersiz olduğunu ileri sürmekle öncelikle bu hususun incelenmesi gerekmiştir. <br>\tMahkemece düzenlenen ve  karşı taraf vekiline 21/09/2024 tarihinde tebliğ edilen 16/09/2024 tarihli \"Temyiz Harç - Masraf  Tamamlatılması Hak. MUHTIRA\"da; \t\t\"Mahkememizden verilen yukarıda tarih ve numarası yazılı kararı 12/09/2024 tarihinde istinaf etmiş bulunmaktasınız. Ancak istinaf harçlarını ve istinaf posta giderlerini  yatırmadığınız anlaşılmıştır.<br> \tAşağıda miktarı belirtilen istinaf harçlarının işlem muhtırasının tebliğ tarihinden itibaren Hukuk Muhakemeleri Kanununun 344. Maddesine göre bir haftalık kesin süre içinde dosyamıza yatırılması, aksi halde istinaf isteminden vazgeçmiş sayılacağınıza karar verileceği ihtar olunur.\" yazılıdır.<br>\t6100 sayılı Kanun'un 344 üncü maddesi gereğince istinaf dilekçesi verilirken gerekli harç ve tebliğ giderleri  de dahil olmak üzere tüm giderler ödenir. Bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa kararı veren mahkeme tarafından  verilecek  1  haftalık  kesin  süre  içinde   tamamlanması,  aksi   halde  başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu başvurana yazılı olarak bildirilir. Verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde mahkeme başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verir.<br>\tBu açık ifadeden de anlaşılacağı üzere hakim tarafından “istinaf harç ve giderlerinin tamamlanması için 1 haftalık kesin süre” verilmesi ve ayrıca yazılı olarak “aksi halde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu”nun bildirilmesi gerekmektedir. Şayet, bu süre, yasada belirtilen usule uyulmadan ve yazılıp altı hakimce imzalanmadan verilmişse, dolayısıyla da hakim tarafından usulünce düzenlenmiş muhtıra yoksa, geçerli bir bildirimin yapıldığından söz etmeye de olanak yoktur. <br>\tYargıtay’ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre, 6100 sayılı Kanun'un 344 üncü (mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 434/3.) maddesi çerçevesinde hakim kararı ile eksik harç ve giderlerin tamamlanması istemiyle ayrıca, bir muhtıra düzenlenmeli ve bu muhtırada, yapılması gereken işlemin ne olduğu açıkça ve ilgili tarafın yanılmasına neden olmayacak biçimde gösterilmeli; buna yönelik olarak da  ikmal edilecek harç ya da giderin miktarı ve yatırılma merci ve süresi, bunun yapılmamasının sonuçları net biçimde açıklanmalıdır.  <br>\tBu bağlamda; “dosyaya yatırılması” şeklindeki ifade tarafın yanılmasına neden olabileceğinden, bu ifadeyi taşıyan muhtıra geçersiz olacaktır. ( HGK 2014/9-1743 Esas, 2017/372 Karar)<br>\tBu hususlar Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 26.06.1968 tarihli ve 1968/9-483 Esas, 476 Karar 01.10.1969 tarihli ve 1969/2-417 Esas, 719 Karar  19.02.1997 tarihli ve 1996/2-897 Esas, 197/86 Karar 13.04.2005 tarihli  ve 2005/12-237 Esas, 248 Karar  30.11.2005 tarihli  ve 2005/5-634 Esas, 680 Karar 09.05.2007 tarihli ve 2007/12-178 Esas, 249 Karar, 22.07.2009 tarihli ve  2009/18-348 Esas, 398 Karar, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 21/06/2023 tarih ve 2022/16878 Esas 2023/6586 Karar, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 18/03/2014 tarih ve 2014/6809 Esas 2014/8862 Karar sayılı, Yargıtay 7. Hukuk Daieresinin 06/02/2023 tarih ve 2023/116 Esas 2023/671 Karar sayılı, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 14/02/2024 tarih 2023/8991 Esas 2024/1273 Karar ve aynı Daireniin 27/03/2024 tarih 2023/8986 Esas 2024/3035 Karar  sayılı ilamlarında açıkça vurgulanmış; daha sonra verilen kararlarda  da kararlılıkla bu uygulama sürdürülmüştür. Nitekim, doktrinde de aynı görüş benimsenmiştir (Baki, Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6.Bası, Cilt 5, Sayfa 4587 vd.). (Hukuk Genel Kurulunun 16.6.2010 tarihli ve 2010/19-86 Esas, 2010/330 Karar sayılı kararı).<br>\tSomut olayda, mahkemece istinaf eden davacılar vekiline gönderilen muhtıraya eksik gider avansının mahkeme veznesine yatırılması yerine “dosyamıza yatırılması” gerektiği şeklinde ihtar yazıldığı ve böylelikle gönderilen muhtıranın usulüne uygun olmadığı, anlaşılmaktadır. <br>\tBu bakımdan hukuki sonuç doğuracak nitelikte de değildir. <br>\tÖyle ise, usule aykırı ve geçersiz bu belgenin hak kaybına yol açacak şekilde sonuç doğurması da kabul edilemez. <br>\tDolayısıyla, bu tebligat anılan Kanun hükmüne uygun olmadığından, gerekleri süresi içerisinde yerine getirilmemiş olsa dahi, buna dayanılarak istinaf eden vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına olanak yoktur. <br>\tAvrupa İnsan Hakları Mahkemesinin İkinci Dairesi tarafından verilen 14.10.2008 tarihli Mesutoğlu/Türkiye davasına ilişkin kararda; yargı mercilerinin usul kurallarını çok sıkı uygulaması ve dar yorumlaması nedeniyle kişilerin,  uyuşmazlığın esasının incelenmesinden mahrum bırakılması, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS)  6/1 inci maddesinin ihlali olarak kabul edilmiştir. Bir iç hukuk kuralı haline gelen AİHS ve buna dayanılarak verilen bu karar da göz önüne alındığında, hak kaybının önüne geçilecek şekilde değerlendirme yapılması olayın özelliğine daha uygun düşmektedir (Hukuk Genel Kurulu'nun 22.07.2009 tarihli ve  2009/18-348 Esas, 398 Karar  sayılı ilamı)<br>\tAçıklanan bu durum karşısında anılan (tebligat) muhtıra geçersiz olduğundan 6100 sayılı Kanun'un 344 üncü maddesinde, “başvurunun yapılmamış sayılmasının koşulu olarak düzenlenen halin” somut olayda gerçekleşmediği anlaşılmakla ilk derece mahkemesinin 07.10.2024 tarihli ek kararının kaldırılarak  karşı taraf vekilinin istinaf başvurusu incelenerek yapılan değerlendirmede;<br>\tSomut olayda, talep eden yanca ihtiyati haciz dilekçesi ekinde sunulan belgelerin niteliği gözetildiğinde ilk derece mahkemesince yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği gerekçesiyle ihtiyati haciz kararı verilmesinde ve karşı taraf vekilinin ihtiyati hacze itirazının reddine dair 07/08/2024 tarihli ek kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından karşı taraf vekilinin  07/08/2024 tarihli ihtiyati haczin reddine dair karara karşı istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. <br>\tTüm bu nedenlerle karşı taraf vekilinin ilk derece mahkemesinin 07/10/2024 tarihli ek karara karşı istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesinin 07/10/2024  tarihli ek kararının kaldırılmasına, karşı taraf vekilinin 07/08/2024 tarihli ihtiyati haczin reddine dair karara karşı istinaf başvurusunun esastan reddine  karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;\t<br>\tA)Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/10/2024 tarih ve 2024/151 D.İş 2024/149  D.İş Karar sayılı ek kararının HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>\tB)1-Karşı taraf vekilinin 07/08/2024 tarihli ihtiyati hacize itirazın reddine dair ek karara karşı istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Alınması gereken 427,60 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>\t3-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin istinafa başvuran taraf üzerinde bırakılmasına, varsa kullanılmayan gider avansının istek halinde kendisine iadesine,   <br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br> \t Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca  kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.12/12/2024<br><br><br>Başkan-             Üye -                   Üye -                Zabıt Katibi -<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9719f67c06126c88","SID":"889d0b956771f7d1"}}