{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO:2024/1840 <br>KARAR NO:2025/10<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:10/12/2024<br>NUMARASI:2024/579 Esas (Derdest) 2024/833 <br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:15/01/2025<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava; taraflar arasındaki eser  sözleşmesine dayalı olarak yüklenici davacının alacağının tahsili talebine ilişkin olup, mahkemece davacı vekilinin ihtiyati haciz  talebinin reddine dair verilen karara karşı davacı vekili  tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı  vekili; davacı ile davalı ... arasında 24/08/2023 tarihli ... Sözleşmesinin yapıldığını, davalı ...'in diğer davalı şirketin sahibi olduğunu, bu sözleşme uyarınca davacının mülkiyeti davalı şirkete ait taşınmaza ilişkin olarak mimar ... tarafından hazırlanan projenin üç boyutlu tasarım, proje, çizim, dekorasyon imalat yapım ve uygulama işini üstlendiğini, karşılığında 240.000,00 TL ödeme almayı taahhüt ettiğini, işin davacı tarafından bitirilip teslim edildiği halde ödemenin yapılmadığını, kesilen faturanın davalılara gönderildiğini, ödeme yapılmaması üzerine Bakırköy ... İcra Dairesi' nin ... dosyasında icra takibi yapıldığını, yetki itirazı nedeniyle dosyanın İstanbul ... İcra Dairesi' nin ... geldiğini, tekrar çıkarılan ödeme emrine davalıların itirazı sonucu ilamsız icra takibinin durduğunu, açıklanan nedenlerle itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, kendilerinin tüketici konumunda olup görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunu, sözleşmenin davacı ile davalılardan ... arasında imzalandığını, davalı şirketin taraf olmadığını, davalı şirkete karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davacının davalı ... ' nin taşınmazına zarar verdiklerini, bu hususun İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesi' nin 2023/213 Değişik İş sayılı dosyası ile tespit edildiğini, projeye aykırı işlem ve tadilatlar yapıldığını, ayıplı ve eksik ifada bulunulduğunu, edimlerin en son 24/09/2023 tarihinde bitmesi gerekir iken 1 yılı aşkın süredir bitirilmediğini, sözleşmeye uygun işler yapılmadığından davalının borcu olmadığını, tam tersine sözleşme gereği davacının davalı ...' ye ceza bedeli ödemesi gerektiğini, ihtiyati haciz kararı için şartların oluşmadığını, davanın reddini, %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece 02/10/2024 tarihli  ara  karar ile, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebi; dava konusu yapılan ve varlığı iddia olunan alacağı teminat altına alma amaçlı olup alacağın varlığı, miktarı ve muacceliyeti konusunda mevcut delil durumuna göre tam bir kanaat edinilmediği ve bu talep yargılamayı gerektirdiği  gerekçesi ile  davacı tarafın ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, delillerin gereğince incelenip analiz  edilmeden; sadece alacağın varlığına ilişkin tam bir kanaat edinilmemiş olduğu şeklindeki gerekçesiz bir ibare ile davanın açılmasının ertesi günü ihtiyati haciz taleplerinin reddedildiğini, dosyada  borçlu şirket yetkililerinden sadır whatsapp yazışmalarında davalıların borçlarını açıkça ikrar edildiğini , davacı şirketin, taahhüt ettiği tarihte sözleşmeye dayalı yükümlülüğünü yerine getirerek işi  davalı ...'ye teslim ettiğini,  işin tamamlanmasına binaen davacı şirket tarafından fatura kesilmesine rağmen davalı işverenin, işi davacı şirket ve mimar ...'dan teslim alıp ödemeyi yapacağını söylediğini ve aylarca davacıyı  oyaladığını belirterek;  yerel mahkeme kararının kaldırılarak, ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen  eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı ile davalılardan ...  arasında  24/08/2023 tarihli ... Sözleşmesi  akdedilmiştir.İİK'nın 257. maddesinde; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ancak borçlunun belirli bir yerleşim yerinin bulunmaması veya mallarını gizleme, kaçırma, kaçma gibi alacaklının haklarını ihlal eden eylemlerde bulunması halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceği düzenlenmiştir. Aynı kanunun 258. Maddesinde de; ihtiyati haciz talep eden tarafın, öncelikle dilekçesinde dayandığı ihtiyati haciz sebebini belirtmesi ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ve yasal delillerle ispat etmesi gerektiği belirtilmiştir.Somut olayda, dava dosyası henüz  tarafların iddia ve savunmalarını ispatlayacak deliller tam olarak toplanmamış, İİK'nın 257 ve devamı maddelerinde aranan koşullar yönünden yaklaşık ispat şartı gerçekleşmemiştir. Bu nedenle yerel mahkemece dosya kapsamındaki delillerin doğru değerlendirilmesi suretiyle davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi anılan maddeye uygun olmuştur. Ayrıca davacı vekili tarafından istinaf dilekçesi ile dairemizden  ihtiyati tedbir kararı verilmesini istenmiş ise de yargılamanın bu aşamasında yaklaşık ispat koşulu sağlanmamış olduğundan bu talebi de kabul görmemiştir.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 10/12/2024 tarih ve 2024/579 Esas sayılı ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f bendi gereğince KESİN olmak üzere 15/01/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.   </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fe2002bd76634951","SID":"b26fdf9d4da01177"}}