{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2022/1184 Esas  - 2024/1620 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2022/1184 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/1620<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 18/04/2022<br>NUMARASI\t: 2021/427 Esas  2022/265 Karar<br>DAVACI \t<br>VEKİLİ<br>DAVALI \t:<br><br>DAVA\t: Alacak (İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 24/06/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 27/12/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 27/12/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne  yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle;  taraflar arasında 24/07/2006 tarihli işletme hakkı devir sözleşmesi imzalandığını, İHDS öncesi dönemde, 3.kişi durumundaki işçi tarafından Ankara 9.İş Mahkemesi'nin 2011/295 E.sayılı dosyasına kayden müvekkili şirket aleyhine açılan alacak davasının kabulüne karar verildiğini, söz konusu kararın Yargıtay 9.HD'nin 2012/29851 E. 2012//34810 K.sayılı ilamıyla onanarak kesinleştiğini, iş bu ilama dayanılarak Ankara 1.İcra Müdürlüğü'nün 2013/9142 E.sayılı takip dosyasına ilişkin borç ve açılan dava sebebiyle doğan bir takım harç ve masrafların müvekkili şirket tarafından ödendiğini, İHDS gereğince söz konusu ödemeye ilişkin sorumluluğun davalı tarafa ait olduğunu, ancak yapılan başvuruya rağmen davalı tarafın ödeme yapmadığını iddia ederek  fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 11.106,73 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili  cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı defini ileri sürdüklerini, dava konusunun İHDS kapsamında yer almadığını, İHDS, ihale şartnamesi ve Hisse Devri Sözleşmesi hükümlerinin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, davacının rücu hakkının bulunmadığını, açıklanan nedenlerle, davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddine karar verilmesini, 30/12/2021 tarihli rapor ile, davacının rücu talebinin İHDS hükümlerine göre yerinde olduğunu, davacının icra dosyasına yapması gerektiği hesaplanan 10.570,29 TL'sini talep hakkı olacağını, davacının kesinleşmiş yargı kararında da yer alan yargılama giderini hazineye ödediğine dair bir belge bulunmadığını bildirerek  davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; yapılan yargılama ve toplanan deliller ışığında, rücu talebine konu alacağın İHDS tarihi öncesi hisselerin tamamının ...'a ait olduğu 30.04.2004 tarihinde, üçüncü kişi konumunda olan dava dışı işçi ...'ın işten çıkarılması sonucunda kıdem ve ihbar tazminatı talebine ilişkin olduğu, 17.07.2012 tarihli Mahkeme kararına dayanılarak, icra dosyasına 24.05.2013 tarihinde ödeme yapıldığı, bu suretle yukarıda açıklanan İHDS hükümlerine göre, rücu alacağının sözleşmenin imza tarihinden önceki döneme ilişkin olması nedeniyle davalı ...'ın sorumlu olduğu ve davalıya rücu edilebileceği, her ne kadar, davacı ..., icra dosyasına yatırılan 10.867,61 TL ödeme ile birlikte Ankara 9.İş Mahkemesi'nin veznesine yatırıldığı iddia olunan 239,12 TL olmak üzere toplam 11.106,73 TL'nin rücuen tahsilini talep etmiş ise de; Ankara 9.İş Mahkemesi veznesine davacı tarafça karar ve ilam harcı olarak 175,32 TL'nin depo edildiği, bakiye kalan 63.80 TL harcın yargılama giderlerine dahil edildiği ve işçi ... tarafından kesinleşen Mahkeme kararına istinaden yargılama giderleri de dahil edilmek suretiyle toplam 9.532,61 TL alacağın tahsili için icra takibi başlattığı ve davacı ... tarafından icra dosyasına, bakiye harç bedelinin de içerisinde yer aldığı 10.867,61 TL ödemede yapıldığı anlaşılmakla, bu suretle icra dosyasına yatırılan 10.867,61 TL ile birlikte Ankara 9.İş Mahkemesi'nin veznesine depo edilen 175,32 TL'nin rücuen tahsilini talep edebileceği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne,  11.042,93 TL'nin ödeme tarihi olan 24/05/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine  karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  alacağın zamanaşımına uğradığını, karar gerekçesinde dilekçelerinde yeralan bilanço düzenlemelerine ilişkin yapılan açıklamalarla ilgili herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, devre esas bilançolar ile geçmişe yönelik borç  alacak işlemlerinin kesinleştirildiğini, kaydi sermaye ilave edilmek suretiyle ikmal edilen borç alacak düzenlemelerinden sonra bilanço kalemlerinde bir değişikliğe gidilmesinin mümkün olmadığını, İHDS, ihale şartnamesi ve hisse devir sözleşmesinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, rücuya esas alacağın tekrar ödenmesi halinde müvekkilinin mükerrer ödeme yapmış olacağını, alacağın İHDS'nin 7.6. maddesi kapsamında talep edilebileceğinin değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, uyuşmazlığın dağıtım faaliyetinden kaynaklanmadığını, rücuya esas davanın müvekkiline ihbar edilmediğini, bu nedenle davacının ödediği tüm bedelden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, kök davada ihbar olunan yüklenici bulunmadığını, ödeme tarihinden itibaren avans faizine hükmedilemeyeceğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmak suretiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir.<br><br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tAnkara 9.İş Mahkemesi'nin 2012/538  Esas sayılı dava dosyasında davacı ... tarafından davalılar Başkent Elektrik Dağıtım AŞ aleyhine,  kıdem ve ihbar tazminatının tahsili amacı ile davacı açıldığı, yapılan yargılama neticesinde; davanın kabulü ile, 3.015,74 TL kıdem tazminatı, 1009,94 TL ihbar tazminatının davalıdan tahsiline karar verildiği, iş bu kararın temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 9.HD'nin 2012/29851 E.sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği görülmüştür. İş bu kesinleşen ilama dayanarak, ... tarafından Ankara 1. İcra Müdürlüğü'nün 2013/9142 E sayılı dosyası ile ... aleyhine icra takibi başlatıldığı, iş bu takip dosyası kapsamında 2.995,84 TL Net kıdem tazminatı alacağı, 4.658,16 TL 30.04.2004 tarihinden itibaren işleyen mevduat faizi, 851,78 TL net ihbar tazminatı alacağı, 125.02 TL ihbar tazminatı için işleyen yasal faiz,  483,08 TL vekalet ücreti, 358,62 TL vekalet ücreti, 62.11 TL vekalet ve yargılama giderine 17.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi olmak üzere toplam 9.532,61 TL alacağın tahsilinin talep edildiği, davacı ... tarafından icra dosyasına 24/05/2013 tarihinde 10.867,61 TL ödeme yapıldığı görülmüştür. \t<br>\tSözleşme hükümleri ile birlikte somut olay ve davalı vekilinin istinaf itirazları birlikte incelendiğinde; dava dışı ... tarafından davalı ... aleyhine kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı istemli dava açıldığı, açılan tazminat davasında yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine  Yargıtay 9.HD'nin 2012/29851 esas sayılı ilamı  onanarak kesinleştiği, kesinleşen ilam sebebiyle davacı tarafından icra  dosyasına  24/05/2013 tarihinde 10.867,61 TL ödendiği dosya içeriğiyle sabittir.<br>\tTaraflar arasında akdedildiği hususunda her hangi bir ihtilaf bulunmayan 24/07/2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 7.1 maddesinde; sözleşmenin imza tarihinden önce başlamış idari ve hukuki ihtilafların takip edilmesi, çözüme kavuşturulması ve bundan kaynaklanan her türlü sorumluluğun ...'a ait olduğu, 7.4 ve 7.6 maddesinde de; dağıtım faaliyetinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabının ... olduğu hükme bağlanmıştır.<br>\tSomut uyuşmazlıkta davacı tarafından yapılan ödeme İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin imzalandığı tarihten önceki döneme isabet eden olaya dayanmaktadır. Rücuen alacağa dayanak olan Ankara 9. İş Mahkemesi'ndeki davanın davacısı olan ...  bu sözleşme çerçevesinde üçüncü kişi konumunda olup İHDS'nin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince davacının ödediği bedeli davalıdan rücuen talep ve dava hakkı bulunmaktadır. Rücuen alacağa dayanak davadaki uyuşmazlığın dağıtım tesislerinin mülkiyetine ilişkin olmaması karşısında sözleşmenin 7.2 maddesi uyarınca davacının ihbar yükümlülüğü de bulunmamaktadır. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 23/03/2016 tarih 2015/13510 esas 2016/3219 karar sayılı emsal içtihadı).<br>\tDavalı vekilinin zamanaşımına ilişkin istinaf itirazının incelenmesinde; alacak taraflar arasında imzalanan İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'ne dayandığından bu davada uygulanması gerekli olan zamanaşımı süresi Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi uyarınca 10 yıl olup davanın da bu süre içerisinde açıldığı anlaşıldığından bu yöndeki itiraz yerinde görülmemiştir.<br>\tÖte yandan, Hisse Satış Sözleşmesi'nin 9.4. maddesinde \"...İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla\", 22. maddesinin f bendinde \"Alıcı ihale konusu hisseleri devir aldığı tarihten önceki döneme ilişkin olarak İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla...\" hükümleri yer almaktadır. Anılan hükümler gözetildiğinde Hisse Satış Sözleşmesi karşısında İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin öncelikle uygulanacağı anlaşıldığından davalı vekilinin bu hususa yönelik itirazlarına Dairemizce itibar edilmemiştir.\t<br>\tDavalı vekilinin açılan davada ödeme tarihinden itibaren avans faizi uygulanamayacağına yönelik itirazına gelindiğinde, rücuen tazminat talebi, başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelik tazminat niteliğinde olup, davacının mal varlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren her iki taraf da tacir olduğundan avans faizi talep edebilir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13/04/2016 tarih ve 2016/2239-2016/4044 E.-K. Sayılı emsal kararı). <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabul kısmen reddi  yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalıdan alınması gerekli olan 754,34 TL harçtan peşin alınan 188,59 TL harcın mahsubu ile bakiye 565,75‬ TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, \t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.27/12/2024<br><br><br>Başkan-           Üye -                Üye -                    Zabıt Katibi <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0ae75c7fc74d3184","SID":"7e57418a6f72a5ec"}}