{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2024/533 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/1124<br><br>DAVA\t: Şirketin feshi, ortaklıktan çıkma, kayyum atanması. <br>DAVA TARİHİ\t: 17/04/2018<br><br>DAVA\t: Kar payı alacağının tahsili, kayyum atanması. <br>DAVA TARİHİ\t: 01/10/2018<br>KARAR TARİHİ\t: 14/11/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 14/12/2024<br>Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 09.05.2016 tarihinde şirket hissedarları .... ve .... ' den ayrı ayrı şirket paylarını devralarak davalı şirketin % 50 hissedarı olduğunu, söz konusu devrin Üsküdar .... noterliği' nin 09.05.2016 tarihli .... yevmiye ve ... yevmiye numaralı Limited Şirket Pay Devri Sözleşmeleri ile gerçekleştiğini, müvekkilince devir alınan hisseler sonrasında davalı şirket hissedarlarınca ilgili devir işleminin tescil ve ilan edilmediğini, bunun üzerine kendileri tarafından Beyoğlu ... Noterliği' nin 16 Mayıs 2016 tarihli ve .... yevmiye sayılı ihtarnamesinin keşide edildiğini ve müvekkilin taraf olduğu pay devri ihtarnamenin tebliği sonrasında ancak 14 Haziran 2016 tarihinde yapılabildiğini, Müvekkilince davalı şirketin feshi için Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ... Esas sayılı dosyasının ikame edildiğini, Yerel Mahkemece davanın reddine karar verildiğini ilgili kararın istinaf incelemesi aşamasında olduğunu, kendileri tarafından bu defa ilgili dava tarihinden sonra ortaya çıkan yeni vaka ve deliller sebebiyle tekrar Mahkemeye başvurma zarureti hasıl olduğunu, öncelikle şirkete yönetim kayyumu atanmasını devamında davanın kabulü ile şirketin feshine karar verilmesini, aksi takdirde müvekkilinin ortaklıktan ayrılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br><br>SAVUNMA:  davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: dava dilekçesinde ileri sürülen hususların hiçbirinin gerçekleri yansıtmadığını, davacının kötü niyetli davranışları nedeni ile şirketin faaliyetine devam edemediğini, şirketin feshini veya davacının ortaklıktan çıkartılmasını gerektirir bir hususun olmadığını,  Davacının kayyum isteğine karşı iki şirket müdüründen bir tanesi olan davacı eşi istifa ettiği için şirket ortaklarının mağdur olmaması için şirket ortaklarından bir tanesinin ikinci müdür olarak tayinini veya kayyum olarak atanmasını talep ettiklerini, davacının, şirketi zor durumda bırakmak için toplantılara katılmadığını, şirketin yaptığı harcamaları karşılamadığını ve en önemlisi şirketin dava yoluyla kazandığı çok değerleri arsaların tapularının alınmasını sağlamaktan kaçındığını, bu nedenle iki müdürle temsil edilen şirketin ikinci müdürü olan eşinide istifa ettirmek suretiyle şirket faaliyetlerinin devam etmesine mani olmak istediğini,  ortaklardan birinin müdür veya kayyum olarak atanması halinde tüm ortakların hakkı korunacağını, davacının davasında kötü niyetli olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur. <br>BİRLEŞEN DAVADA TALEP:  davacı dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 09/05/2016 tarihinde şirket hissedarları ... ve ....' den ayrı ayrı şirket paylarını devralarak davalı şirketin %50 hissedarı olduğunu, devirin Üsküdar .... Noterliği' nin 09/05/2016 tarihli .... yevmiye ve .... yevmiye numaralı Limited Şirket Pay Devri Sözleşmeleri ile gerçekleştiğini,davalı şirketin feshi için Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi' nin .... Esas sayılı dosyası ile müvekkilince dava açıldığını, davanın reddine karar verildiğini ve dosyanın şuan temyiz incelemesinde olduğunu,  Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi' nin Esas sayılı dosyasından verilen karar sonrasında ortaya çıkan yeni vakılar sebebiyle ortaklıktan çıkma davası görüldüğünü ve Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından yargılamanın devam ettiğini, davalı şirketin 2017 ve 2018 yılları olağan genel kurulları yapılmadığını, müvekkiline kar payı ödenmediğini ve davalı şirketin müdürünün  istifa etmesine rağmen bu hususun tescil edilmediğini, davalı şirket tarafından ikame edilen, davanın kabulüne karar verilen ve kesinleşen Bakırköy .... Asliye Hukuk Mahkemesi' nin .... Esas sayılı dosyasından, yapılan yargılama giderleri ve harcın davalı şirket vekiline gönderildiğini davalı vekili Avukat ...' in hesabına davalı şirket adına gönderilen yargılama gideri ve harç toplamı ¨193.938,00 dolar cinsinden dövize çevrildiğini halen vekil uhdesinde tutulduğunu, bu hususun  davalı vekili avukat ... tarafından keşide edilen ihtarname ile öğrenildiğini, müvekkilinin söz konusu yargılama giderleri ve harçların davalı vekilinin hesabında dolar cinsinden nemalanması yönünden bir talebi olmadığını söz konusu meblağın tutarı göz önünde tutulduğunda, vekâlet ücreti belirleninceye değin vekil hesabında kalması gibi bir talebin bulunmadığını, bu hususun avukat ... tarafından keşide edilen Büyükçekmece .... Noterliği' nin 24 Nisan 2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sabit olduğunu,  ... 'ün Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi' nin .... Esas sayılı dosyasının 18/10/2017 tarihli celsesinde tanık sıfatı ile verdiği ifadesinde bu hususu açıkça beyan ettiğini,  müvekkiline  bilgi ve belge vermeyen, kar dağıtımı yapmayan, genel kurul yapmayan, müvekkilinin eşinin istifanamesi gereği şirkete müdür atamayan, bu husus tescil ettirmeyen, şirket müdürü tarafından imzalanmayan bir evrakı şirket müdürü tarafından imzalanmış gibi davalı şirketi temsile yetkili müdürü istifa etmiş olmasına rağmen bu hususun tescil edilmediğini,davalı şirketin Bakırköy .... Noterliği'nden 07/06/2016 tarih ve .... sayı ile onaylı genel kurul kararının 08/06/2016 tarihinde tesciline karar verilmiş olduğunu, 14 Haziran 2016 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiğini, limited şirketin müdürün istifasını yazı ile Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne bildirmekle yükümlü olduğunu, davalı şirketin organ yokluğu içinde olduğunun sabit olduğunu,bu hususta bir girişiminin de bulunmadığını,  davalı şirketi hali hazırda temsile yetkili müdürü bulunmaması sebebiyle davanın konusu ve yaptırılacak incelemelerin eksiksiz yerine getirilebilmesi için davalı şirkete yönetim kayyumu atanmasının gerektiğini, müvekkilinin bilgi alma ve inceleme hakkı engellendiğini, müvekkili tarafından davalı şirket hissedarların pek çok kez şirkete ait kayıtlar ve ticari defterlerin incelenmek istediğini belirttiğini ancak  taleplerinin her defasında reddedildiğini, geçiştirilmediğini çoğu zaman da yanıtsız bırakıldığını, Üsküdar .... Noterliği' nin 28/12/2017\ttarih ve .... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 2016 ve 2017 yılına ait tüm ticari defterlerin talep edildiğini, bu talebe cevaben ttaraflarına tebliğ olunan ihtarnamede taleplerine ilişkin cevap verilmediğini ve defterlerin de müvekkilinee ulaştırılmadığını, sonuç olarak öncelikle, davalı şirkete yönetim kayyımı atanmasını, davanın kabulünü, şimdilik ¨96.969,00 kar payının davalı şirketten avans faizi tahsili ile müvekkile ödenmesini, yargılama giderlerinin ve ücret-i vekâletin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İstanbul Anadolu ... Sulh Hukuk Mahkemesinin .... Esas sayılı vesayet dava dosyası ile kısıtlanan davacı ...'ün kısıtlandığına dair kesinleşme şerhli gerekçeli karar evrakının dosyada celp edildiği ve vasi olarak ...'in atandığı görülmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Asıl dosyada dava; davalı şirketin feshi, kayyum atanması, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde hissenin gerçek değerinin belirlenerek ödenmesi ve ortaklıktan çıkma taleplerinden ibarettir. <br>Birleşen dosyada dava, kâr payı alacağının tahsili ve davalı şirkete yönetim kayyımı atanması istemine ilişkindir.<br>Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  .... esas sayılı dosyasının, ... karar sayılı, 02/10/2018 karar tarihli ilamı ile mahkememizin ... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği görülmüştür.<br>Mahkememizden verilen 30/09/2021 tarih ve .... Esas, .... sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 09/05/2024 tarih, ... esas, ... karar sayılı ilamıyla kaldırılmasına karar verilmiş olduğu görülmüştür.<br>Davacı, davalı şirket müdürünün imzası taklit edilerek işlem yapıldığını, davacının şirkete güveninin ortadan kalktığını, şirketin hali hazırda temsile yetkili müdürünün olmadığını, şirketin son genel kurulunu 2016 yılında yaptığını, şirketin feshi koşullarının oluştuğunu, davacının bilgi alma ve inceleme hakkının engellendiğini, şirketin uzun yıllardır bir faaliyetinin olmadığını, amacını gerçekleştirmesinin mümkün olmadığını, şirketin adın tescil edilmeyen taşınmazların imar durumlarının şirketin faaliyetini gerçekleştirmesini imkansız kıldığını bu nedenle de şirketin feshinin gerektiğini, aksi takdirde davacının hissesinin gerçek değerinin belirlenerek ödenmesini talep etmekte, şirketin hali hazırda temsile yetkili müdürünün olmadığını öne sürerek esas hakkında bir karar verilinceye kadar davalı şirkete yönetim kayyımı atanmasını talep etmektedir. <br>Celp edilen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında, davacı ... tarafından davalı şirket aleyhine TTK 636/3 maddesi gereğince haklı nedene dayalı fesih davası açtığı, mahkemece verilen 06/12/2017 tarihli karar ile davanın reddine karar verildiği dosyanın istinaf aşamasında olduğu görülmüştür. <br>Mahkememizce davalı tarafından bildirilen tanıkların dinlenilmesi hususunda tebligat çıkartılmış ancak belirlenen gün ve saatte tanıkların hazır olmadığı, davalı vekilinin tanık dinletme talebinden vazgeçtiğini bildirir dilekçe gönderdiği, davacı vekilinin 15.07.2021 tarihli dilekçe ile,  davalı tarafın tanık dinletmekten vazgeçmesine ilişkin talebine muvafakat ettiğini bildirir dilekçe sunduğu görülmüştür.  <br>Davacı vekilinin 14/11/2024 tarihli dilekçesiyle yokluklarında karar verilmesini ve davanın reddini talep ettiği görülmüştür.<br>Davalı vekilinin mahkememizin 14/11/2024 tarihli celsesinde;  \"ancak asıl ve birleşen davacı vekili davanın reddini talep etmiştir taraflar anlaşmıştır biz de yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmiyoruz\" şeklinde beyanda bulunduğu görüldü.<br>Somut olayda; davacı vekilinin asıl davada davalı şirketin feshi, kayyum atanması, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde hissenin gerçek değerinin belirlenerek ödenmesi ve ortaklıktan çıkma talebinde bulunduğu, birleşen dosyada kâr payı alacağının tahsili ve davalı şirkete yönetim kayyımı atanması talebinde bulunduğu, asıl ve birleşen davalarda davacı tarafın tüm talepleri yönünden; asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin 14/11/2024 tarihli dilekçesiyle yokluklarında karar verilmesini ve davanın reddini talep etmesi, asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin mahkememizin 14/11/2024 tarihli celsesinde \"ancak asıl ve birleşen davacı vekili davanın reddini talep etmiştir taraflar anlaşmıştır biz de yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmiyoruz\" şeklindeki beyanı doğrultusunda asıl ve birleşen davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>Asıl ve birleşen davanın reddine,<br>Asıl dava yönünden harç ve yargılama giderleri;<br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL harcın peşin alınan 35,90 TL harçtan mahsubu ile eksik ‭391,7‬0 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, <br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine, <br>5-Talep edilmediğinden davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>7-HMK'nun 333. maddesi uyarınca davalı tarafından yatırılan avanstan kullanılmayan bakiye avansın kararın kesinleşmesinden sonra resen davalıya iadesine, <br>Birleşen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin  .... Esas Sayılı Dosyası Yönünden harç ve yargılama giderleri;<br>8-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL harcın peşin alınan 1.665,99 TL harçtan mahsubu ile bakiye ‭1.228,39‬ TL harcın  hükmün kesinleşmesine müteakip istem halinde davacıya iadesine, <br>9-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>10-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine, <br>11-Talep edilmediğinden davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>12-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>13-HMK'nun 333. maddesi uyarınca davalı tarafından yatırılan avanstan kullanılmayan bakiye avansın kararın kesinleşmesinden sonra resen davalıya iadesine, <br>Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere asıl ve birleşen dava davalı vekilinin yüzüne karşı diğer tarafların yokluğunda   oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/11/2024<br>Başkan ...<br> e-imzalıdır<br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9e34060301110de7","SID":"f29c3e6b5dd26629"}}