{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1320 <br>KARAR NO: 2024/1822<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 09/03/2021<br>NUMARASI: 2016/115 Esas -  2021/266 Karar<br>DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/12/2024<br>Taraflar arasındaki Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... Lojistik A.ş. Vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete Nakliyat Emtea Sigortası ve ona tekaddüm eden ICC Klozu hükümleri kapsamında ... Ltd adına sigortalı 10 kap brüt 13.650,00 kg alüminyum pencere doğraması ve cam emtiası, 1 nolu davalının taşıma organizasyonunda 2 nolu fiili taşıyıcının taşıma taahhüdü altında İstanbul /Türkiye'den  Türkmenbaşı / Türkmenistan'a ... / ... plakalı araçla taşımak üzere tam ve sağlam teslim alındığını, eşyaların tahliyesi sonrasında 12 adet pencere camı emtiası 10 adet alüminyun pencere doğramasının hasarlı olduğunu tespit ettiklerini, hasara ilişkin taşıyıcının sürücüsünün katılımı ile hasar tespit tutanağının düzenlendiğini, CMR hamule senedine hasar notunun düşüldüğünü, hasar ihbarı sonrasında yapılan ekspertiz çalışması neticesinde emtianın nakliye sürecinde özellikle Türkmenistan'a girişte bozuk yol koşulları sebebiyle oluşan ağır sarsıntı sonucu hasarlandığının tespit edildiği, hasar bedelinin 4.890,00 USD olduğunu hasar bedelinin tespit edilerek tediye edildiğini, 12.658,55 TL sigorta tazminatının 15.03.2015 ödeme tarihinden itibaren işleyecek TCMB Avans Faizi oranında ticari faiziyle birlikte, yargılama harç ve masraflarının, dava vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı ... Lojistik A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın sıfatına haiz olmadığını, CMR senedi üzerinde satış şekli belirtilmediğini, Ancak söz konusu taşıma işinde davacı tarafından dosyaya sunulan gümrük beyannamesi incelendiğinde taşınacak emtianın dava dışı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından ithal edildiğini ve yapılan ekspertiz incelemesinde de göndericinin bizzat ... şirketi olduğunu ve satışın mal mukabili/fca olduğunun görüldüğünü, davacı sigorta, dava dışı/gönderici şirkete yapmış olduğu ödeme neticesinde halefiyete dayalı olarak davalı şirketlerden rücuen tazminat talep edemeyeceğini, yasal dayanağının olmadığını, Zira davacı söz konusu ödemeyi gönderici firmanın muvafakati olmadan yapmış olduğundan hak sahibinin halefi olamıyacağını, Bu nedenle davacı Sigortanın rucuan tazminat davası açmaya hakkı olmadığı gibi taraf sıfatının da olmayacağını, bu nedenlerle davanın taraf sıfatı yokluğundan reddine karar verilmesini talep ettiklerini, Asıl taşıyıcı sıfatına sahip davalı şirketin  söz konusu emtianın taşımasını, alt taşıyıcı sıfatıyla diğer davalı ... Firmasına ve bu firmaya ait araçlar ile gerçekleştirdiğini, fiili taşıyıcı ... şirketi olduğunu, taşınan emtialar da ... Sigorta A.Ş.nin CMR sigortası ile sigortalandığını, davaya konu taşıma işini gerçekleştirmek için yapılan anlaşmanın akabinde, söz konusu taşımaya konu emtialar bizzat gönderen dava dışı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. yetkililerince taşıma aracına yüklendiğini, Davacı, davasını hasara uğrayan emtiaların Türkmenistan yol şartlarının elverişsiz oluşuna dayandırdığını, ancak söz konusu hasar, yol şartlarındaki elverişsizlikten ziyade, usulüne uygun bir şekilde istiflemenin ve uygun ambalajlamanın gönderici firma tarafından yapılmamasından kaynaklandığını, Söz konusu olayda istifleme ve ambalajlama konusunda hem davacının hem de dava dışı göndericinin herhangi bir itirazının bulunmadığını,  Dolayısıyla taşıyıcı, taşınan emtianın yükleme ve istiflenmesi işine gereği gibi nezaret ettiğini,  dava konusu hasarın en altta kalan kasanın \"ezilmesi sonucu\" meydana geldiğini, Kasaların devrilmediğinin de birlikte tespit edildiğini, davacı tarafından hesaplanan tazminat hesabının haksız olduğunu, bu sebeplerden dolayı davacı tarafından aleyhimize yöneltilmiş haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep etmişlerdir. ... Sigorta A.Şnin davaya dahil edilmesini, Haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle usulden aksi kanaat hasıl olursa da esastan reddini ve yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesini karar verilmesini talep etmişlerdir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"..dosya kapsamında iki farklı bilirkişi heyetinden rapor alınmış olup 23/10/2020 tarihli heyet raporunun incelenmesi neticesinde rapor denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunarak hükme esas alınmıştır. Öncelikle sigorta hukuku açısından davacının TTK 1472 maddesi uyarınca aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususunda yapılan incelemede davacının sigortalısına yaptığı ödemenin poliçe kapsamında teminat altına alınan hususlarda yapıldığı tespit edilerek davacının aktif husumet ehliyetini elde ettiği anlaşılmıştır. Sonrasında ise meydana gelen hasarda istifleme ve malların sabitlenmesi için gerekli bağlamaların ve darbe emen yalıtım malzemelerinin kullanılmasının taşıyıcının sorumluluğunda olduğu ve bu yükümlülüklerin layıkı ile yerine getirilmemesi nedeni ile taşıyıcının sorumlu olacağı tespit edilmiştir. Fakat davalılardan ... akdi taşıyıcı olarak sorumlu olsa da diğer davalı olan ...'in fiili taşıyıcı olmaması nedeni ile işbu davada pasif husumetinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Hasarlanan malların kıymetlerinin belirlenmesinde ise 5.401,56 USD olarak belirtilmiş olup yapılan hesaplama mahkememizce denetime elverişli bulunmuştur. İzah olunan gerekçeler ile davanın davalı ... şirketi yönünden husumet yokluğundan reddine nedeni ile reddine ,diğer davalı ... yönünden ise kabulü ile 12.658,55 TL nin 25/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... şirketinden alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davaya konu taşıma işini gerçekleştirmek için yapılan anlaşmanın akabinde, söz konusu taşımaya konu emtialar bizzat gönderen dava dışı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. yetkililerince taşıma aracına yüklendiğini, bu hususun bizzat ... Hizm. Ltd. Şti. tarafından yapılan incelemede açıkça belirtildiğini, ambalajlama ve istiflemenin tamamen gönderici/üretici ... Yapı tarafından gerçekleştiğini, hasarın ambalaj, istifleme ve sabitleme hatasından kaynaklandığı belirlenmiş olmakla yükleme ve istiflemenin bizzat gönderici ... firması tarafından yapılmış olmasına rağmen ambalaj ve istiflemeye ilişkin yükümlülüğünün taşıyıcıda olduğu yönündeki tespit kapsamında  müvekkiline kusur atfedilmesinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, ayrıca sandıklara ait fotoğraflar incelendiğinde, emtiaların üzerinde CMR 17/4-e uyarınca herhangi bir uyarının ve talimatın yer almadığını, hükme esas alınmış olunan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davaya konu hasarın ambalaj ve istifleme hatasından kaynaklandığını, gönderici/ihracatçı ... yapı tarafından, alıcı ...’a satışı yapılan malların teslim şekli “FCA Satış” olarak belirlendiğinden, ürünlerin teslimi yapılıncaya kadar oluşan bütün masraf ve risklerin ihracatçının sorumluluğu altında olduğunu, dolayısıyla da davaya konu emtianın yol şartlarına uygun olmayan hatalı ambalaj ve/veya istiflenmesinden dava dışı ihracatçı ... Yapı'nın sorumlu olduğunu, davacının teminat dışı ödeme yapmış olduğundan rücu hakkının bulunmadığını, davacı şirket ile dava dışı alıcı tarafından yapılan sigorta poliçesi incelendiğinde; Özel Koşullar başlığı altında açıkça poliçe ile teminat altına alınmayan risklerin, Enstitü Yük Klozu (A) ve Emtia Nakliyat Sigortası Genel Şartları’nın uygulanacağının belirtildiğini, davacı sigorta kapsamında olmamasına rağmen sigortalasına ödeme yapmış olup, halefiyete bağlı olarak rücuan tazminat talebinde bulunamayacağını, öncelikle davacı teminat dışı ödeme gerçekleştirmiş olduğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmiş olması yine davacının taraf sıfatı olduğunun kabulü anlamına gelmemek üzere bir an için taraf sıfatı olduğu varsayılsa dahi müvekkile kusur atfedilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, İstinaf başvurularının kabulü ile İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/115 E.-2021/266 K. Sayılı kararın kaldırılmasına, haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle davacının taraf sıfatı olmadığından usulden, aksi halde esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/115 E. 2021/266 K. sayılı ilamının hüküm kısmının \"avukatlık ücretleri\" başlığı altındaki kararında davalı ... Nak. San. Tic. Ltd. Şti. lehine hükmedilmesi gereken vekalet ücreti yazım hatası nedeniyle davalı ... Lojistik A.Ş. lehine hükmedilmiş olup tavzih / tashih dilekçeleri ile söz konusu yazım hatasının düzletilmesini talep etmiş olmalarına rağmen, İlk Derece Mahkemesi 07.06.2021 tarihli ara kararda \"....vekalet ücretinin diğer davalıya sehven yazıldığını kabul etmekle birlikte söz konusu hatanın tashih ve tavzih yoluyla düzeltilemeyeceğini, bu hususta yalnızca istinaf yoluna gidilebileceğini...\" belirterek tavzih/tashih taleplerinin reddine karar verildiğini istinaf kanun yoluna başvurularının kabulüne, davalı yanın istinaf başvurusunun reddine, İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/115 E. 2021/266 K. Sayılı 09.03.2021 tarihli kararın düzeltilerek onanmasına, yargılama giderlerinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, uluslararası kara yolu ile taşınan emtianın hasarlı şekilde teslim edildiği iddiası ile emtia alıcısı sigortalıya ödenen sigorta tazminatının taşıyıcıdan rücuan tahsili talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yukarıda açıklanan gerekçe ile davalı ... Nak. San. Tic. Ltd. yönünden davanın husumet yokluğundan reddine, diğer davalı ... A.Ş. yönünden  davanın kabulüne karar verilmiş, vekalet ücretine ilişkin kurulan hüküm yönünden  davacı vekili, davanın kabulüne ilişkin kurulan hüküm yönünden davalı ... A.Ş. vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur. İstinafa konu uyuşmazlık temelde; davacının aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, hasarın oluşmasında hatalı ambalaj ve istiflemenin etkisinin bulunup bulunmadığı, buna göre davalının sorumluluğu bulunup bulunmadığı, mahkemece takdir edilen vekalet ücretinin yerinde olup olmadığı  noktalarındadır. Dosya kapsamından dava dışı sigortalının Türkiye'deki firmadan satın aldığı 10 kap alüminyum pencere doğraması ve cam emtiasının Türkmenistan'a kadar karayolu taşıma işinin davalı ... A.Ş.'ye verildiği, davalı ... AŞ tarafından dava dışı sigortalı firma olan ... Ltd. adına 28.01.2015 tarihinde navlun faturası düzenlendiği, dava konusu taşımaya ilişkin 13.01.2015 tanzim tarihli ... nolu CMR senedinde, gönderenin davacının sigortalısı ... Ltd., alıcının ... olduğu, malların teslim alınacağı yerin İstanbul, teslim edileceği yerin Ashgabad/Turkmenistan olduğu, taşıyıcı firmanın davalı ... Lojistik AŞ olduğu ve ...-... plakalı araçlarla taşıma yapılacağı hususlarının yazılı olduğu, CMR senedi üzerine “Hasarlar: ... adet pencere, Mavi Cam: ... 12 adet, toplam 10 adet pencere profili, 12 adet cam” şerhi düşüldüğü  anlaşılmaktadır. Taşımaya konu ithalata ilişkin satıcı tarafından alıcıya 12.01.2015 tarihinde 64.387,52 USD bedelli fatura kesilmiş ve teslim şekli FCA olarak belirtilmiştir.Gümrük beyannamesine göre de dava konusu ihracat işlemine ilişkin olarak teslim şekli FCA, ödeme şekli mal mukabili olarak belirlenmiştir. FCA teslim şeklinde satıcının emtiayı, alıcı ile mutabık kaldığı kendi ülkesinde bir yerde alıcı tarafından belirlenen taşıyıcıya, gümrükleme işlemlerini tamamlayarak teslim etmesi ile sorumluluğu sona ermekte, tüm sorumluluk alıcıya geçmektedir. Bu teslim şeklinde satıcının, kendi ülkesinde belirlenen yerde emtiayı taşıyıcıya teslimi ile sorumluluğunun sona ermesi esas olup, emtianın araca yüklenmesi satıcının (göndericinin) sorumluluğunda değildir. FCA teslim şekli nedeniyle taşımanın alıcı tarafından organize edildiğinin, emtianın taşıyıcıya teslim edilmesi ile taşıma sırasında meydana gelen hasar nedeniyle oluşacak zararın da alıcı üzerinde gerçekleşeceğinin kabulü gerekir. Dosyaya sunulan  tarihsiz \"talep başvurusu\" adlı belgeye göre  alıcı firmanın taşeronu olan ... firmasının temsilcisi olduğunu belirten ... adlı kişinin Türkiye'den gelen ...-... ve ...-... plakalı iki dolu kamyonun 27.01.2015 tarihli boşaltma sürecini denetlediği, görsel olarak farklı iki kamyonda  toplam 37 adet alüminyum profilin çatladığının ve 77 adet camın kırıldığının tespit edildiği; davacının sigortalısı olan alıcı firma tarafından düzenlenen 27.01.2015 tarihli tutanakta da 10 adet pencere doğraması ile 12 adet camın zarar gördüğünün belirtildiği anlaşılmaktadır. Davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalısı ... Ltd arasında 22.01.2015 tanzim ve yükleme tarihli 64.387,52 USD emtia bedeli üzerinden  nakliyat emtia sigorta sözleşmesi düzenlenmiştir. Davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısı ... Ltd.'ne 23.03.2015 tarihinde 5.401,56 USD sigorta hasar tazminatı ödemesi yapılarak eldeki dava açılmıştır. Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1472. maddesi uyarınca sigortacının sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır. Eldeki uyuşmazlıkta da ödenen bedel karşılığında düzenlenen 22.01.2016 tarihli \"ibraname ve nakliyat hasarı likidasyon hesabı\" başlıklı belgede 12.658 TL tazminat tutarı üzerinden sigortalı, 3. şahıslara karşı olan takip ve dava haklarını davacı sigorta şirketine devir ve temlik etmiştir. Davaya konu taşıma Türkiye-Türmenistan arasında gerçekleştiğinden somut uyuşmazlığın CMR konvansiyonu hükümlerine göre çözümlenmesi gerekmektedir. CMR 17/1. maddesine göre taşımacı, yükü teslim aldığı andan teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. 17/2. madde, \"Eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, taşımacı sorumlu tutulamaz.\" şeklindedir. 17/3. maddede de taşımacının, taşımayı yapmak için kullandığı kusurlu taşıtları, bu taşıtı kiraladığı kişinin veya vekilinin yahut çalışanlarının hata ve ihmallerinden dolayı sorumlu olduğu ifade edilmiştir. Bu durumda kural olarak, taşıyıcı kendi kusurundan kaynaklanmayan bir sebepten ileri geldiğini ispat edemedikçe eşyaya gelen hasarı tazmin borcu altındadır. Bir başka deyişle taşıyıcının kusurlu olduğu karine olarak kabul edilir. Sorumluluktan kurtulabilmesi için taşıyıcının kusurlu olmadığını ispat etmesi zorunludur. CMR'nin 17/4 maddesinde, kayıp veya hasarın, hasara uğrayan malların ambalajlanmaması ya da hatalı ambalajlanmış olmasından doğmuş olması halinde taşıyıcının zarardan sorumlu olmayacağı düzenlenmiştir. Ancak yükün ambalajının kifayetsiz ya da ambalajsız olmasından veya araca hatalı istiflenip, sabitlenmesine bağlı tertipleme hatalarından dolayı vuku bulan hasarlardan taşıyıcı sorumlu tutulamayacağı öngörülmüş olmakla birlikte ambalaj, yükleme, boşaltma ve istifleme gönderici ve alıcıya ait olsa bile taşıyıcının basiretli bir tacir gibi davranarak nezaret görevi ve sorumluluğunun bulunduğu yerleşik yargı uygulamasıdır. Taşınacak emtianın ambalajsız veya ambalajının kifayetsiz olması ya da araca ve güzergaha uygun olmayan şekilde sabitlenmesi halinde, taşıyıcı göndereni uyarmadan ve CMR'nin 8 ve 9. maddelerine uygun olarak taşıma senedine çekince koymadan yükü teslim alır ve yükte bu sebepten hasar meydana gelirse, öncelikle zarara sebep olan hatayı taşıyıcının nezaret borcu esnasında kendi bilgisiyle fark edip edemeyeceğinin tespiti gerekecek, fark edebileceği durumlarda ise hasar kifayetsiz ambalaj veya istif hatasından ya da yükün usulüne uygun bir şekilde sabitlenmemesinden kaynaklansa da zararın taşıyan ve gönderen arasında paylaştırılması ve taşıyıcıya müterafik kusur atfı gerekmektedir. Yükleme ve istif hatasının açıkça göründüğü hallerde, kusurun ağırlıklı bölümü gönderenin üzerinde bırakılır. İstiflemenin her türlü yol koşulu öngörülerek, doğru yeterli güven verici bir şekilde yapılması gerekir. Taşıma boyunca pek çok virajdan dönen aracın virajdan dönerken yükün bağlantılarından kurtulması, sürücü kusurundan çok, baştan beri var olan ve seyahat boyunca artan yükleme kusuru teşkil eder. Bu durumda taşıyıcının sadece müterafik kusur hali dışında sorumluluğu bulunmadığının kabulü gerekir. Bu sebeple taşıyıcının doğacak zarardan sorumluluğunun kalkması için taşıma sözleşmesine ihtirazı kaydını koyması gerekir.Taşıyıcı ihtirazi kayıt koymamış ise emtianın sağlam teslim alındığı kabul edilse de ambalaj ve istifleme yönünden müterafik kusuru teşkil eder. CMR'nin 17/5.maddesine göre de kayıp, hasar ve gecikmeye neden olan faktörlerden bazıları bakımından bu maddeye göre sorumlu olduğu faktörlerin kayıp, hasar ve gecikmeye yaptıkları katkı oranında sorumlu olacaktır. Eldeki davada dosyaya sunulan ... Hiz. Ltd. Şti. tarafından düzenlenen ekspertiz raporunda yükleme fotoğraflarına göre 9 sandık pencere camından ve 95 adet pencere doğramasından oluşan  emtianın, içerisinde cam bulunan sandıkların dorse tabanına, pence doğramalarının ise sandıklar üzerine yerleştirilmiş olduğu, dorse tabanına yerleştirilen sandıkların ahşap ara bağlantı ile birbirlerine sabitlenmiş olduğu, sandıklar üzerine dikey yerleştirilen pencere doğramaları arasına yerleştirilen strafor ile doğramaların birbirine temasının önlenmeye çalışıldığı ve parçaların rantlanmak suretiyle birbirine sabitlenmiş olduğu, Türkmenistan'ın Pol sınır kapısından giriş kapısından itibaren yaklaşık 100 km lik kısmın oldukça bozuk olduğu dikkate alındığında emtianın nakliye sürecinde özellikle Türkmenistan'a girişte bozuk yol koşulları sebebiyle oluşan ağır sarsıntı neticesinde hasarlanmış olabileceği belirtilmiş; ekspertiz sırasında proje sahasında mevcut aynı araç ile gelmiş ve henüz ambalajı açılmamış ürünlerin incelemesine göre de cam emtiasının ahşap sandık ile temas eden yan yüzeyinin straforla desteklenmiş olduğu, sandık içerisine dikey olarak yerleştirilmiş cam aralarına 4 cm x 4 cm boyutunda ve 0,5 cm kalınlığında 5 - 6 adet polietilen bazlı seperatör yerleştirmek suretiyle camların birbirinden izole edildiği, sandık içinde istifli camların beyaz şerit ile blok olarak bağlanmış olduğu ve kurutulmuş ahşap malzemeden üretilmiş sandığın dağılmasını önlemek amacıyla ek olarak dıştan enlemesine metal şerit ile sabitlendiği, pencere doğramasının yüzeyinin bant ile kaplı  olduğu tespitine yer verilmiştir. Dosyaya kazandırılan bilirkişi raporlarında camların üzerindeki küçük kare parçaların sandık içindeki camların yüzey temasını engellemek için kullanılmasının doğru bir uygulama olduğu, yükleme fotoğrafları incelendiğinde camların özel sandıklar içerisinde dikey olarak yüklenmesinin  doğru bir yöntemi olduğu, sandıklar arasına ahşap, kauçuk gibi şok alıcı bir seperatör yerleştirildiğinin görülmediği, sandıkların bağımsız hareketini engelleyici metal şeritle bağlama gibi bir bağlamanın resimlerden görülmediği, sandıkların dorse içinde hareketlerini engelleyecek bir bağlama sistemi de gözlenmediği, alüminyum doğramaların bir tarafından metal veya plastik bir şeritle birbirlerine bağlandığı, fotoğraf kadrajında kalan alt ve üstte  bu bağlamanın olmadığı , bağ içinde kalan doğrama sayısının çokluğunun bağın gevşeme nedeni olabileceği, yolun bozukluğuna dair bir belge görülmediği, dorse içinde ve kendi arasında iyi sabitlenmeyen ambalajların kötü yol şartları ile birleşerek dorse içerisinde birbirine hasar verecek şekilde hasar verdiği belirtilmiştir. Somut olayda sigortalı alıcının FCA teslim şartlı satış nedeniyle satıma konu mallar üzerindeki menfaati devam etmekte olup, bu malların alıcı lehine sigorta yapılması ve taşımada oluşacak hasarlardan dolayı davacı sigorta şirketinin, sigortalı alıcıya ödeme yapması geçerlidir. Her ne kadar davalı vekilince sigorta edilen şeyin ambalajlanma veya hazırlanmasındaki yetersizlik ya da uygunsuzluğun neden olduğu zıya, hasar veya masrafın teminat dışı olduğu ve davacı sigorta şirketinin halefiyete bağlı olarak rücuen tazminat talebinde bulunamayacağı ileri sürülmüş ise de meydana gelen hasarda ambalajlama hatası olmadığı gözetildiğinde davacı sigorta şirketi, TTK'nın 1472. maddesinde yer alan halefiyet hükümlerine dayanarak bu davayı açabileceği gibi sigortalı tarafından davacıya verilen \"ibraname ve nakliyat hasarı likidasyon hesabı\" başlıklı belgenin temlikname niteliğinde olması sebebiyle Türk Borçlar Kanunu'nun 183.maddesinde yer alan alacağın temliki hükümlerine dayanarak da bu davayı açabilir. Bu nedenle davacı sigorta şirketi aktif husumet ehliyetini haiz olmakla davalı ... Lojistik A.Ş. vekilinin aksi yöndeki istinaf istemi yerinde görülmemiştir. Diğer yandan davaya konu hasarın sebebi, birbirini doğrulayan bilirkişi raporlarına göre ambalajlama hatası olmayıp, sabitleme ve istifleme hatası olarak tespit edilmiştir. Dosya kapsamından taşımaya konu emtiaların bizzat gönderen dava dışı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından  taşıma aracına yüklendiği anlaşılmış olup, CMR'nin 17/4-1 c maddesinde  kayıp veya hasar durumunun yükün gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden kişiler tarafından alınması, taşınması, yüklenmesi, yığılması veya boşaltılmasının doğal sonucu olan özel risklerden doğması halinde taşıyıcının sorumlu tutulmayacağı düzenlenmiştir. Ancak CMR'nin 17/5.maddesi uyarınca yükleme gönderen tarafından yapılmakla birlikte taşıyıcının yüke nezaret etmesi, yüke özen göstermesi, yolun  durumuna göre yükün düşmesini engelleyecek tedbirler alınmasını sağlaması zorunludur. Somut olayda davalı taşıyıcının  yolun durumunu göz önünde bulundurarak istifleme ve sabitleme sırasında gerekli uyarıları yapması, uyarılarının göz önünde bulundurulmaması halinde ihtirazi kayıtla emtiayı teslim alması gerekmekte olup, dosya kapsamına göre davalı taşıyıcı, basiretli bir tacir olarak istif ve sabitlemeye nezaret görevini yerine getirmemiş, bu hususta taşıma senedine çekince de koymamıştır. Bu durumda taşımaya konu emtiada hasarın meydana gelmesinde davalı taşıyıcının müterafik kusuru söz konusu olduğunun, gönderici ile davalı akdi taşıyıcı ... A.Ş.'nin eşit oranda kusurlu olduklarının kabulü gerekir. Buna göre davalı akdi taşıyıcının, meydana gelen zarardan %50 oranında sorumlu olduğu kabul edilerek bir karar verilmesi gerekirken Mahkemece zararın tamamından sorumlu tutulması isabetsiz olmuştur. Bu nedenle davalı ... A.Ş. vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusu  yerinde görülmüştür. CMR'nin 23.maddesi, taşıyıcıyı sınırlı sorumluluk ilkesiyle koruma altına almış, ancak Konvansiyon'un 29. Maddesinde bazı durumlarda taşımacının sınırlı sorumluluk ilkesinden yararlanamayacağını hükme bağlamıştır. Anılan 29. maddeye göre; eğer zarar ve hasar taşıyıcının kastından veya  kararı veren mahkemenin iç hukukuna göre, kasta eşdeğer sayılan bir kusurundan meydana gelmişse, taşıyıcı sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanma hakkını kaybeder.CMR'nin 29. maddesi gereğince taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun hangi hallerde uygulanamayacağı gösterilmiş olup, \" 1.Hasar, taşımacının kendi kötü hareketinden veya davaya bakan mahkemenin kararı ile isteyerek  kötü harekete eşdeğer sayılan kusurundan  ileri  gelmiş ise taşımacı, sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan  yahutta kanıt yükünü karşı tarafa yükleyen bu maddenin hükümlerinden yararlanamaz. 2. Bilerek kötü hareket veya kusur taşımacının vekil veya çalışanları tarafından görevleri sırasında işlenmiş ise  aynı hüküm uygulanır. Bundan başka, böyle bir durumda adı geçen vekiller, çalışanlar ve diğer kişiler kişisel sorumlulukları yönünden 1. paragrafta belirtilen bu bölüm hükümlerinden yararlanamazlar.\" düzenlemesini içermektedir. Anılan düzenleme ve değerlendirmeler ışığında, somut olayda yükün hasarlanmasında  taşıyıcının gerekli tedbiri almakta kötü harekete eşdeğer ağır kusuru bulunmadığı anlaşılmakla davalı akdi taşıyıcının sınırlı sorumluluk ilkesinden yararlandırılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Bilirkişi raporlarında hasarlanan emtianın toplam ağırlığı nazara alınarak taşıyıcının CMR 23. maddesi gereği sorumluluk üst sınırı (809,158 kg x 8,33 SDR) 6.740,29 SDR  olarak belirlenmiş olup, en son alınan 23.10.2020 bilirkişi raporu tarihi itibariyle  6.740,29 SDR karşılığı  9.515,74 USD veya 80.524,22 TL olarak hesap edilmiştir. Buna göre meydana gelen hasar sonrası hesaplanan tazminat tutarı, bu sınırın çok altında olduğu için hesaplanan gerçek zarar tutarının nazara alınması gerekir. Bu durumda  davacı sigorta şirketi, hasarlanan dava konusu emtia nedeniyle poliçe kapsamında dava dışı sigortalısına yaptığı ödemenin davalının %50 kusur oranına denk gelen kadarını rücu edebileceğinden davanın kısmen kabulü ile  6.329,27 TL 'nin 25.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı akdi taşıyıcı ... A.Ş. 'den  tahsiline karar vermek gerekmiştir. Davacı vekili davanın kabulüne karar verilmesine rağmen lehlerine vekalet ücretine hükmedilmediği ve davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. yerine diğer davalı ... A.Ş. lehine vekalet ücretine hükmedildiği gerekçesiyle istinaf isteminde bulunmuş olup, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi nedeniyle davacı yararına kabul edilen miktar üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi, husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilen davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Bu nedenle  davacı vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf istemi yerinde görülmüştür. Ancak Dairemizce davanın kısmen kabulüne karar verilmesi nedeniyle reddedilen kısım üzerinden davalı ... A.Ş. yararına  vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda;  ilk derece mahkemesi kararının  isabetli olmadığı anlaşıldığından  davacı  ve  davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; Davacı vekilinin ve davalı ... Lojistik A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 1-Davanın davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. yönünden husumetten reddine, 2-Davanın davalı ... A.Ş. Yönünden kısmen kabulü ile 6.329,27 TL'nin 25/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine 3-Alınması gerekli 432,35 TL harcın, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 216,18 TL harçtan mahsubu kalan  216,17 TL nin davalı ... A.Ş. 'den alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 216,18 TL harç giderinin  davalı ... A.Ş.'den  alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalılar  tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı tarafından sarfedilen başvurma harcı 29,20 TL, 4.400 TL bilirkişi ücreti ve 434,41 TL posta ücreti olmak üzere toplam 4.863,61 TL yargılama giderinin davanın kabul oranına göre 2.431,80 TL'sinin davalı  ... Lojistik A.Ş.'den alınarak davacıya  verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına 7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 6.329,27  TL vekalet ücretinin  davalı  ... A.Ş.'den alınarak davacıya  verilmesine, 8-Davalı ... A.Ş. kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden AvukatlıK Asgari Ücret Tarifesine göre 6.329,27 TL vekalet ücretinin  davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine Göre 4.080 TL vekalet ücretinin  davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Karar kesin olduğundan HMK 333.maddesi ve Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının ilgilisine iadesine, 11-İstinaf yargılaması yönünden harç ve yargılama masrafları; a-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının  istemi halinde kendisine  iadesine, b-Davacı tarafından yatırılan  istinaf başvuru harcı 162,10 TL ile istinaf aşamasında yapılan posta ve tebligat gideri 104,00 TL olmak üzere toplam 266,10 TL yargılama masrafının davalı ... A.Ş'den  alınarak davacıya verilmesine,c-Davalı ... A.Ş tarafından yatırılan istinaf karar harcının  istemi halinde kendisine  iadesine, d-Davalı ... A.Ş tarafından yatırılan  istinaf başvuru harcı 162,10 TL yargılama masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.12/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dc79136337b849ea","SID":"380a3deb0b22442d"}}