{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2022/985 Esas  - 2024/1584 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2022/985 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/1584<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 03/03/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/387 Esas 2022/170 Karar <br>DAVACI \t:<br>VEKİLLERİ<br>DAVALI \t:<br>DAVA\t: Alacak <br>DAVA TARİHİ\t: 04/09/2020<br>KARAR TARİHİ\t: 27/12/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 27/12/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki  işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince  süresinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Genel müdürlükleri tarafından yapılan 2006/05-15 nolu ihale sonucunda 08/01/2007 tarihli sözleşme ile ... Şebekeleri ve Rehabilitasyon projesi 1. Safha 2. Grup kapsamındaki P-3 ... III elektrik şebekesinin iyileştirilmesi işinin dava dışı iş ortaklığına verildiğinin, işin geçici ve kesin kabullerinin yapıldığının, dava dışı iş ortaklığı tarafından sözleşme dışı yapılan işlere ilişkin malzeme montaj, nakliye, ekipman bedelleri eksik ödendiğinden bahisle Ankara 7. ATM  2017/1491 esas ( Ankara Kapatılan 16. Atm 2011/241 esas ) sayılı dava açıldığını, söz konusu davada mahkemenin 29/03/2017 tarihli ve 2017/194 karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, kararın Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 09/11/2017 tarihli kararı ile onaylandığını, davacı tarafça mahkeme kararında hüküm altına alınan tutarların Ankara 23. İcra Müdürlüğünün 2017/12164 esas sayılı dosyası üzerinden takibe konulması neticesinde icra dosyasına toplamda 631.617,65 TL ödendiğini, ayrıca bahsi geçen dava kapsamında toplamda 72.735,99 TL harç ve masraf ödemesi yapıldığını, yapılan ödemelerden ... A.Ş.'nin sorumlu olduğunu, işletme hakkı devir sözleşmesinin imza tarihinin 24/07/2006 dava dışı iş ortaklığı ile akdedilen sözleşme tarihinin 08/01/2007 olduğunu, davacı aleyhine açılan dava tarihinin ise 02/06/2011 olduğunu, işletme hakkı devir sözleşmesinin 7.5 ve 7.7 maddeleri uyarınca bahsi geçen ödemelerden davalının sorumlu olduğunu, diğer taraftan davalının faaliyet bölgesinde yapılan yatırımlara ilişkin Hazine Müsteşarlığı ile ÖİB ve ... arasında imzalanan garanti protokolü ve Dünya Bankası kredisi ödeme hesabı sözleşmesi ile ... ve ... ... arasında akdedilen ödemelerin ... ... tarafından yapılacağına ilişkin protokoller uyarınca da ödemelerden davalının sorumlu olduğunu belirterek toplam 704.353,64 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili  cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, İHDS hükümlerinin uyuşmazlıkta uygulama yeri olmadığından genel bir rücu talebi kapsamındaki davanın iki yıllık zaman aşımına uğradığını, rücu talebinin dayanağının ...  adi ortaklığı ile davacı arasında akdedilen istisna akdine dayandığını, davalı tarafından yürütülen bir iş veya işlemin söz konusu olmadığını, söz konusu işin 23/06/2006 tarihinde ihale edildiğini, sözleşme kesin teminatının 14/07/2006 tarihinde alındığını, söz konusu işlemlerin 24/07/2006 tarihli İHDS öncesinde yapıldığını,  İHDS'nin 7.4 ve 7.6 kuralları çerçevesinde rücu talebine dayanak iş ve işlemlerin sorumlusunun davacı olduğunu, rücu talebine dayanak gösterilen diğer sözleşmelerin  rücu talebine dayanak sözleşmenin finansmanı için akdedilen sözleşmeler olduğunu, mülga elektrik piyasası kanunu ikincil mevzuatı özelleştirme süreci ve sonrası gelişmelerin rücu talebine dayanak sözleşme nedeniyle davacının davalıdan değil aksine davalının davacıdan alacaklı olduğunu ortaya koyduğunu, davacının rücu talebine konu yatırım ödemelerinin davacının tutumu nedeni ile tarifelere yansıtılmayınca Ankara 17. İdare Mahkemesinin 2016/3004 esas sayılı dosyasında dava açıldığını, mahkemece dava konusu yatırım tutarlarının davalının tarifesine yansıtılması yönünde karar verildiğini, diğer yandan tarifeler 5 yıllık dönemler için yapıldığından şayet yatırım ödemesini davalı almış olsaydı dahi davacının rücuen tahsilini talep ettiği kalemi tarifeye yansıtılamayacağından davacının taraflar arasındaki sözleşme gereği bu tür bir talebi ileri sürme imkanı bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; davacı tarafından kesinleşen dava nedeniyle dava dosyasına ve ilamlı takip nedeniyle icra dosyasına yapılan ödemeler dışında ilamlı takipte faizin fazla talep edildiği iddiası ile Ankara 13. İcra Hukuk mahkemesine yapılan şikayet kapsamında yapılan masrafları talep etmiş ise de icra hukuk mahkemesince faizin fazla talep edilmediği belirtilerek şikayetin reddine karar verildiği, bu kapsamda davacı tarafından haksız yapılan şikayet başvurusuna dayalı masraf talebinin davalıdan talep edilemeyeceği  kanaatine varılarak kanıtlanan toplam  703.818,69 TL yönünden davacı tarafından yapılan ödemeden davalının sorumlu olduğu, ödeme tarihlerinden itibaren avans faizi işletilmesi gerektiği anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne,  703.818,69 TL'nin; 624.000,00 TL'sine 29.11.2017 tarihinden itibaren, 7.617,65 TL'sine 27.12.2017 tarihinden itibaren, 36.865,62 TL'sine 09.01.2014 tarihinden itibaren, 40,00 TL'sine 16.07.2013 tarihinden itibaren, 50,00 TL'sine 12.10.2011 tarihinden itibaren, 228,80 TL'sine 20.05.2013 tarihinden itibaren, 28,00 TL'sine 21.05.2013 tarihinden itibaren, 17.051,90 TL'sine 01.12.2017 tarihinden itibaren, 12.086,52 TL'sine 24.05.2017 tarihinden itibaren, 5.786,50 TL'sine 16.05.2017 tarihinden itibaren, 51,70 TL'sine 07.07.2017 tarihinden itibaren, 12,00 TL'sine 16.06.2011 tarihinden itibaren avans faizi işletilmek suretiyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine  karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının rücu taleplerinin dayanağı sözleşmenn müvekkilinin işletme sahasındaki enerji nakil hatlarının iyileştirilmesi amacıyla İHDS sonrasında 08.01.2007 yapılmışsa da İHDS hükümlerine göre davacının sorumluluğunda olduğunu, buna yönelik ilk derece mahkemesi ve bilirkişi heyetinin değerlendirmelerinin hatalı olduğunu, rücu talebinin dayanağının ... adi ortaklığı ile davacı arasında akdedilen istisna akdine dayandığını, müvekkili şirket tarafından yürütülen bir iş veya işlem söz konusu olmayıp, bizzat davacı tarafından akdedilen bir sözleşme söz konusu olduğunu, rücu talebine dayanak ödemede bu sözleşmeden kaynaklandığını, rücu talebine dayanak sözleşmenin 4374 ve 4735 sayılı Kamu İhale ve Kamu İhale Sözleşmelerine tabi bir ihale sonunda yapıldığını, söz konusu işin 23.06.2006 tarihinde ihale edildiğini,  sözleşme kesin teminatının 14.07.2006 tarihinde alınmış olup söz konusu işlemlerin 24.07.2006 tarihli İHDS öncesinde yapıldığını, İHDS' nin; 7.4. Maddesi uyarınca rücu talebine dayanak iş ve işlemlerin sorumlusunun müvekkili şirket olmayıp aksine davacı şirket olduğunu, mahkemece eksik inceleme sonucu karar verildiğini,  4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunun Geçici 5. Maddesi uyarınca özelleştirme sonrasında da kamu mülkiyetinde yani davacı mülkiyetinde kalacak dağıtım varlıkları için yapılacak yatırımların süreçte bağlı ortaklık şeklinde yapılandırılan müvekkili şirket ve diğer 19 dağıtım şirketinin tarifelerinden ödenmesine ilişkin kanunun genel esasından kaynaklandığını, kurallar çerçevesinde, söz konusu yatırımların tarifelerden karşılanması gerektiği hususu açık olup, bu süre içinde de yatırımlara ilişkin ödemelerin müvekkili şirket tarafından ödendiğini, ancak müvekkili şirketin yaptığı ödemelerin davacıdan kaynaklanan tutumu nedeniyle 1. Uygulama Dönemi olarak adlandırılan tarife dönemine tarifeye yansıtılmadığını, bu hususun Sayıştay Başkanlığı’nın ... 2015 Yılı Denetim Raporunda; I. UD’de Başlanan ve II. UD’de Yatırıma Dönüştürülen Ek Harcamaların Tarifeye Yansıtılması İçin EPDK Nezdinde de Girişimde Bulunulması Gerektiği Açıkça İfade Edildiğini,  davacının rücu talebine konu yatırımın ödemeleri tarifeye yansıtılmayınca tarafından Ankara 17. İdare Mahkemesinin 2016/3004 E. Sayılı dosyasında dava açıldığını, mahkeme tarafından dava konusu yatırım tutarlarının müvekkilimizin tarifesine yansıtılması yönünde karar verildiğini, ancak bu kararın istinaf mahkemesi tarafından bozulunca taraflarınca temyiz edildiğini, dolayısıyla müvekkilinin kamu/davacı mülkiyetindeki ENH ler için yaptığı ödemeler öz varlığından karşılandığını, delillerin toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verildiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. \t<br>\tDavacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından yapılan masraf ve ödemelerin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkil tarafından icra dosyasına yapılan şikayet nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin, şikayetin sonucunda verilen karar önemli olmaksızın rücuya esas miktar dahilinde olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir.  <br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tAnkara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1491 esas 2017/194 karar sayılı kararının incelenmesinde; davacılar ... Elektrik... Ltd. Şti., ... Elektrik .. A.Ş, ... Elektrik .. Ltd. Şti. , ... ... A.Ş, ... elektrik... Ltd. Şti. Ve ... ... Ltd. Şti. Tarafından davalı ... A.ş hakkında eser sözleşmesinden kaynaklanan sözleşme dışı işler bakiye bedeli talebine ilişkin Ankara 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/241 esasına kayden açılan davada 2013/32 karar numarası ile  davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın temyizi üzerine Yargıtay 15. Hukuk dairesinin bozma ilamı gereğince  Ankara 7. ATM  2014/1491 esasına kayden yeni esas numarası aldığı, yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulü ile 16.060 TL'nin 02/06/2011 dava tarihinden 321.650,89 TL'nin 12/12/2012 ıslah tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği, kararın Yargıtay 15. Hukuk Dairesi tarafından 09/11/2017 tarihinde onandığı anlaşılmıştır. <br>\tAnkara 23. İcra Müdürlüğünün 2017/12164 esas sayılı takip dosyasının  incelenmesinde; alacaklılar ... Elektrik... Ltd. Şti., ... Elektrik .. A.Ş, ... Elektrik .. Ltd. Şti. , ... ... A.Ş, ... elektrik... Ltd. Şti. Ve ... ... Ltd. Şti. tarafından borçlu ... A.Ş aleyhine, Ankara 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/241 esas 2013/32 karar sayılı ilamına dayalı olarak toplam 758.383,29 TL alacak talebi ile 2013/7968  esas numarası üzerinden  ilama dayalı takip başlatıldığı,  Ankara 7. ATM  2014/1491 esas 2017/194 karar sayılı ilamın ibrazı ile  takibin 2017/12164 esas numarası aldığı,  icra emrine istinaden takip borçlusu tarafından 29/11/2017 tarihinde 624.000,00 TL 27/12/2017 tarihinde ise 7.617,65 TL'nin ödendiği görülmüş, Ankara 13. İcra hukuk mahkemesinin 2013/556 esas 2013/712 karar sayılı dosyasının temini ile incelenmesinde davacı ... tarafından davalılar ... elektrik Ltd.Şti ve diğerleri hakkında icra emrinde işlemiş faizin fazla talep edildiği iddiasına dayalı şikayet talebinin işlemiş faizin icra emrinde fazla talep edilmediği gerekçesi ile şikayetin reddine karar verildiği, kararın Yargıtay 8. Hukuk Dairesi tarafından onandığı görülmüştür.<br>\tAnkara 17. İdare Mahkemesinin 2016/3004 esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ... A.Ş tarafından davalı ... hakkında  davacı şirketin 2011-2012-2013 ve 2014 yılları için düzenlemeye esas net yatırım gerçekleşmelerinin onaylanmasına ilişkin Enerji Piyasası  Düzenleme ve Denetleme Kurumunun 22/12/2015 tarihli ve 5959-01 sayılı kararının iptali talebi ile açılan davanın yargılaması sonucunda dava konusu kurul kararının AYB/DB kredileri ile finanse edilen yatırım harcamalara ilişkin 60.962,644 TL'nin tarifeye yansıtılmamasına ilişkin kısım yönünden iptaline, geriye kalan ve davacı şirketin kamu eliyle işletildiği dönemlerde özkaynakları ile yaptığı yatırım harcamalarına ilişkin olan 69.493,823 TL'nin tarifeye yansıtılmamasına ilişkin kısım yönünden iptal istemine yönelik davanın reddine karar verilmiş olduğu, karara ilişkin Ankara Bölge İdare Mahkemesine istinaf talebinde bulunulduğu görülmüştür.<br>\t29/06/2021 UYAP tarihli kök ve 04/01/2022 tarihli ek bilirkişi heyet raporlarında özetle; rücuen tahsil talebinin dayanağı olan Ankara 7. ATM'nin 29/03/2017 tarihli 2014/1491 esas 2017/194 karar sayılı dosyasında görülen uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklanan sözleşme dışı işler bakiye bedeli istemine ilişkin olduğu eser sözleşmesinin 08/01/2007 tarihinde imzalandığı, dolayısıyla alacağı doğuran işlem ve eylemlerin de bu tarihten sonra gündeme geldiği, sorumluluğu doğuran rücuya dayanak işlem-alacak veya olayın gerçekleştiği tarihin İHDS tarihi olan 24/07/2006dan sonraki bir tarih olduğu nazara alınarak bu uyuşmazlık dolayısıyla davacı tarafından dava dışı üçüncü kişilere yapılan ödemelerden davalının sorumlu olduğunun değerlendirildiği, davacı ... tarafından Ankara Kapatılan 16 ATM 2011/241 esas 2013/32 karar sayılı dosyası dolayısıyla Ankara, Ankara 7. ATM 2014/1491 esas 2017/194 karar sayılı dosyası dolasıyla Ankara 24 icra müdürlüğünün 2017/12164 esas sayılı dosyası ve Ankara 13 icra hukuk mahkemesinin 2013/556 esas 2013/712 karar sayılı dosyası dolayısı ile talep edilebilecek toplam alacağın 704.353,64 TL olduğu, Uluslararası İmar Kalkınma Bankası ile ... arasında imzalanan kredi anlaşması ile elektrik dağıtım ve rehabilitasyon projesinin finansmanı için kredi temin edildiği yine Avrupa Yatırım Bankası ile ... arasında imzalanan finans sözleşmeleri ile münhasıran madde 6.01 de belirtilen amaçlar doğrultusunda kullanılmak üzere kredi sağlandığı, bu kredilerin tarifeye yansıtılmaması konusunun işbu davadaki sorumluluk konusundan bağımsız olarak ayrı bir yargı kolunda görüldüğü bildirilmiştir. <br>\tTaraflar arasında düzenlenen 24/07/2006  tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi ile İzmir ve Manisa illerinden oluşan elektrik dağıtım bölgesinde yer alan ve ... uhdesinde bulunan dağıtım sistemi, dağıtım tesisleri ve dağıtım tesislerinin işletilebilmesi için zorunlu taşınır ve taşınmazların mülkiyet hakkı saklı kalmak kaydıyla işletme hakkının ... Elektrik dağıtım AŞ ne devredildiği, aynı sözleşmenin 7.maddesi ile dağıtım faaliyetinden kaynaklanan sorumluluğun dönemsel olarak paylaştırılması yoluna gidildiği anlaşılmaktadır.<br>\tİşletme hakkı devir sözleşmesinin Üçüncü Kişilerin Hak İddiaları başlıklı 7. Maddesinin; 7.5. bendinde \"Dağıtım Faaliyeti'nin Şirket tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyet kapsamında gerçekleştirilen her türlü iş ve işlemlerin bül sorumluluğu Şirket'e aittir. Şirket tarafından  yürütülmüş bulunan bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatahı Şirket'tir. Bu talepleri konu alan icra takihi ve davalar Şirket taralından yürütülür ve sonuçlandırılır. Bu takip ve davalardan doğacak her türlü mali yükümlülük Şirkel tarafından karşılanır.\" düzenlemesi 7.7. Bendinde ise \"Sözleşmenin imza tarihinden sonra Dağıtım Tesisleri ile Dağıtım Tesislerimin işletilmesinden kaynaklanan her türlü hukuki ve cezai sorumluluk Şirket'e aittir. Şirket tarafından yürütülmüş bulunan bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabı Şirket'tir. Bu talepleri konu alan icra takihi ve davalar Şirket tarafından yürütülür ve sonuçlardırılır. Bu takip ve davalardan doğacak her türlü mali yükümlülük Şirket tarafından karşılanır. Şirket. bu kapsamda artaya çıkan tazminattan, cezadan ve'veya herhangi bir isim altında  gerçekleştirdiği ödemelerden dolayı, hiçbir şekilde ...'a rücu edemez. Belirtilen nedenlerle ...'ın bir ödeme yapmak zorunda kalması durumunda şirket söz konusu ödemeyi ilk taleple ödeme tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte, nakden ve defaten ödemekle yükümlüdür.\" düzenlemesi bulunmaktadır.<br>\tSomut uyuşmazlıkta Ankara 7. Asliye ticaret mahkemesinin Yargıtay 15. Hukuk Dairesi tarafından onanarak kesinleşen  2014/1491 esas 2017/194 karar ( eski Ankara kapatılan 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/241 esas) sayılı ilamı gereğince davacı ... hakkında yapılan ilamlı icra takibi kapsamında davacının Ankara 23. İcra müdürlüğünün 2017/12164 esas sayılı dosyasına toplam 631.617,65 TL ödemede bulunduğu ayrıca rücu talebine esas kararın Yargıtay bozma ilamı öncesinde Ankara kapatılan 16. ATM 2011/241 esas 2013/32 karar sayılı dosyası kapsamında harç ve yargılama gideri olarak toplam 37.212,42 TL ödendiği, yine aynı dosyada Yargıtay bozma ilamı sonrasında Ankara 7. ATM 2014/1491 esas 2017/194 karar numarası ile yapılan yargılama kapsamında onama harcı ,bakiye karar harcı, tehiri icra karar harcı ve yargılama gideri olarak toplam 34.988,62 TL ödendiği anlaşılmakla davacının kesinleşen mahkeme kararına istinaden yapmış olduğu ödemeler toplamının 703.818,69 TL olduğu tespit edilmiştir. <br>\t İş bu rücu talebine esas olan kesinleşmiş ilama konu uyuşmazlığın davacı ... ile dava dışı iş ortaklığı arasında eser sözleşmesinden kaynaklanan sözleşme dışı işlerin bakiye bedeline ilişkin olup davacı ... ile dava dışı iş ortaklığı arasında 08/01/2007 tarihinde imzalanan sözleşmeden kaynaklandığı, mahkemece hüküm altına alınan alacağın 08/01/2007 tarihli sözleşmeden sonra gerçekleştirilen imalata ilişkin olduğu anlaşılmakla 24/07/2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinden sonraki iş ve işlemlerin sorumluluğunun  İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 7.5 ve 7.7 maddeleri gereğince davalıya ait olduğu, her ne kadar 08/01/2007 tarihinde imzalanan eser sözleşmesine ilişkin ihale İHDS tarihinden önce yapılmış ise de sözleşmenin imzalanması ve alacağın kaynaklandığı imalatın yapımı 24/07/2006 tarihinden sonra olduğundan İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 7.maddesinin yukarıda belirtilen hükümleri kapsamında sözleşmenin imza tarihinden sonra gerçekleştirilen  her türlü iş ve işlemlerin sorumluluğu davalı şirkete ait olduğundan ve keza sözleşmenin imza tarihinden sonra dağıtım tesisleri ile dağıtım tesislerinin işletilmesinden kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluk davalıya ait olduğundan davacı tarafından üçüncü kişiye yapılmış olan ödemenin davalıdan rücuen tahsili talebinin yerinde olduğu sonuç ve kanaatine varılmış, davalı tarafından EPDK hakkında Avrupa Yatırım Bankası/ Dünya Bankası kredileri ile finanse edilen yatırım harcamalarının tarifeye yansıtılmamasına ilişkin kurul kararının iptali yönünde Ankara 17. İdare Mahkemesinde açılmış olan dava neticesinin iş bu davada İHDS hükümlerine dayalı olan davalının sorumluluğuna bir etkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. <br>\tRücuen alacak talebi taraflar arasında imzalanan İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'ne dayandığından 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 125. maddesine ( Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi) göre 10 yıllık zaman aşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla davalı yanın zaman aşımı itirazı yerinde görülmemiştir. <br>\tDavacı tarafından kesinleşen dava nedeniyle dava dosyasına ve ilamlı takip nedeniyle icra dosyasına yapılan ödemeler dışında ilamlı takipte faizin fazla talep edildiği iddiası ile Ankara 13. İcra Hukuk mahkemesine yapılan şikayet kapsamında yapılan masrafları talep etmiş ise de icra hukuk mahkemesince faizin fazla talep edilmediği belirtilerek şikayetin reddine karar verildiği, bu kapsamda davacı tarafından haksız yapılan şikayet başvurusuna dayalı masraf talebinin davalıdan talep edilemeyeceği  kanaatine varılarak kanıtlanan toplam  703.818,69 TL yönünden davacı tarafından yapılan ödemeden davalının sorumlu olduğu sonuç ve kanaatine varılarak ödeme tarihlerinden itibaren avans faizi işletilmek sureti ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabul kısmen reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı  esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının  HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacıdan alınması gerekli olan 427,60 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9‬0 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davalıdan alınması gerekli olan 48.077,85 TL harçtan peşin alınan 12.028,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 36.049,25‬ TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t4-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, \t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/12/2024<br><br>Başkan-              Üye -                            Üye -                 Zabıt Katibi -<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"41e06d8126957e36","SID":"d1b2f845445c945f"}}