{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: <br>\tT.C.<br>\tKAYSERİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t  TÜRK MİLLETİ ADINA<br>\t2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t        GEREKÇELİ KARAR<br><br>ESAS NO\t: Esas<br>KARAR NO\t:<br><br>HAKİM\t: <br>KATİP\t: <br><br>DAVACI \t: <br>VEKİLİ\t: Av.<br>DAVALI \t: <br>VEKİLİ\t: Av.<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 04/09/2019<br>KARAR TARİHİ\t: 05/12/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 05/12/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde; kooperatifçe alınan genel kurul kararı doğrultusunda kesin hesap ve ek kesin hesap maliyeti çıkarıldığını, üye borçlarının 24 eşit taksitte ödenmesinin kabul edildiğini, Denizbank AŞ tarafından kredinin kat edilmesi ve inşaat maliyetlerinin artması nedeni ile kök maliyeti ilave olarak ek maliyet çıkartılmasının çıkan bu ek maliyet ve kök maliyete ilave edilerek ödenmesi konusunda yönetim kuruluna yetki verildiğini, 24/05/2019 tarihli kooperatif yönetim kurulu kararı ile toplamda 4 taksit ödemeyi geciktiren üyeler aleyhine yasal işlem başlatılması yönünde yetki verildiğini, 260 ortağa ilamsız icra takibi başlatıldığını, büyük çoğunluğuna da itiraz edildiğini ve bu davaların açıldığını, davalı tarafça yapılan itirazın haksız olduğunu, bu nedenle Kayseri 5. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.    <br>CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle;  davacı kooperatife olan borçlarını ödediğini, 08/12/2013 tarihinde kat mülkiyet tapusunu aldığını, davacı kooperatifin üyesi olmadığını, 2010 yılından sonra kooperatifçe yapılan genel kurul toplantıları ve hazirun listesinde isminin bulunmadığını ve genel kurula da davet edilmediğini, bu durumda da kooperatiften çıktığının anlaşıldığını, kooperatifin 2014 yılı itibariyle ödemesi gereken banka kredisini ödeyememesi ve acze düşmesi sebebiyle kooperatife borcu olmayan tapusunu alan ve aldıktan sonraki genel kurullara çağrılmayan, hazirun listesinde yer almayan müvekkiline kötüniyetli olarak 30/06/2018 tarihinde kötü niyetli genel kurula davet edilerek yeniden borç çıkarılmasının kötü niyetli olduğunu,  davacının alacak talebinin zamanaşımına uğradığını, kooperatifin bilanço açığını kapatmak için üyelerden ek ödeme talep ettiğini, eşitlik ilkesine aykırı davranıldığını, müvekkilinin bu sebeplerle kooperatifin üyesi olmadığını, davacının haksız ve hukuka aykırı davasının reddini, kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.              <br>DELİLLER:Kayseri 5. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyası, kooperatif üye dosyası, genel kurul kararları, kooperatif kayıtları, Kayseri 1. ATM'nin ... Esas sayılı dosyası, bilirkişi, tanık.       <br><br> GEREKÇE: <br> Dava, davalı tarafın kooperatife olan üyeliği dolayısıyla kooperatif genel kurulunda alınan kararlar gereğince ödenmesi gereken kesin maliyet ve ek maliyet borçlarının ödenmemesinden kaynaklı alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibinde vaki itirazın iptali ile takibin devamına ilişkindir.      <br>Tarafların bildirdiği delil ve belgeler, icra takip dosyası getirtilerek dosya içerisine alınmış, dosya kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. <br>Bilirkişi raporunda sonuç olarak; \"Davacı kooperatif tarafından ibraz edilen 2019 yılı defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin mevcut olduğu, 2020 yılı defterinin açılış tasdikinin bulunmasına karşılık henüz kapanış yasal tasdik süresinin dolmadığı, davalı defterlerinin sahibi lehine delil teşkil edebileceği, davacı defterlerinin dava konusu hesaplar açısından muhasebe kayıtlarının usulüne uygun olduğu, davalının kooperatiften istifa ettiğine ilişkin kooperatif kayıtlarında herhangi bir belgenin bulunmadığı, mevcut belgeler üzerinden davalının halen kooperatif üyesi olduğu, davacı kooperatife ait defter ve belgeler incelenmekle birlikte davalının davacı kooperatife 2002 yılında üye olduğu davacı kooperatife 103.520,00-TL ödeme yaptığı ve 08/10/2013 tarihinde kendisine teslim edilen dairenin tapusunun verildiği, davalı tarafından 2013 yılından sonra takip tarihine (10/06/2019) kadar herhangi bir ödeme yapmadığı, ayrıntısı raporun inceleme kısmında belirtilmekle beraber kooperatif tarafından yaptırılan ve 30/06/2018 tarihli genel kurul toplantısının 8.gündem maddesinde kabul edilen kesin ve ek maliyetler neticesinde davalının kendisine teslim edilen konuttan kaynaklı 53.510,88-TL 24 eşit taksitte ödenmek üzere borcunun bulunduğu, davacı kooperatif yönetim kurulunun genel kurul tarafından kendisine verilen yetki dahilinde taksit ödemelerini 4 ay aksatan üyenin borçlarını icra yoluyla tahsil edebileceğine karar verildiği, davalının 28/02/2019, 31/03/2019, 30/04/2019 ve 31/05/2019 tarihinde ödemesi gereken her biri 2.229,62-TL olan toplam 8.918,48-TL taksit borcunu davacıya ödemediği, söz konusu tutarın takip alacağı ile örtüştüğü, davacının ayrıca 241,90-TL davalıdan birikmiş faiz alacağının olduğu tespit edilmiştir.\" şeklinde raporunu sunmuştur. <br>Mahkememizce 17/12/2020 tarih ve ... sayılı kararı ile  davanın kabulüne  karar verilmiş, kararın istinaf üzerine Kayseri BAM 6. HD'nin .... E. 2021/863 sayılı kararı ile kararın kaldırılmasına karar verilerek dosya yeniden mahkememize gönderilmekle yukarıda belirtilen esasa kaydedilmiştir.<br>BAM kaldırma kararında; \"Dava itirazın iptali davası olup takibe sıkı sıkıya bağlıdır. Davacı takip dayanağı olarak  olarak 2019 yılı Şubat, Mart, Nisan, Mayıs aylarına ait kesin ve ek maliyet taksitlerini  gösterdiğine göre mahkemece kooperatife ait tüm belgeler üyeler tarafından yapılan ödemeler incelenmek suretiyle, davalının kooperatifte peşin ve sabit ücretli üye olup olmadığı, kooperatiften istifa edip etmediği, istifa etmiş ise aldığı daireyi kooperatife iade edip etmediği, kooperatifçe takipte istenen meblağın niteliğinin ne olduğu (İnşaat finansman, genel gider, aidat vs )   davacı kooperatifçe  takipte istenen  tutarın ne kadarının kesin maliyet ne kadarının ek maliyet olduğunun somut şekilde belirlenerek, talep edilen ek maliyetin neye ilişkin olduğu, ek maliyetin kooperatife ödenmesi gereken kesin maliyetlerin zamanında ödenmemesinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, ek maliyet içerisinde inşaat finansmanına yönelik bir tutarın olup olmadığı, kesin ve ek maliyetlerin   üyelerin tamamından talep edilip edilmediği, kesin maliyet belirlenirken dairelerin somut özelliklerinin dikkate alınıp alınmadığı, somut olayda davalı tarafından kesin maliyet alacağının ödenip ödenmediği, takip tarihi itibariyle kesin ve ek maliyet alacağı ile alacaklara işleyen faizinin ayrı ayrı  hesaplanması için dosyanın inşaat, mali müşavir ve kooperatif hukuku alanında uzman hesap bilirkişilerinden oluşturulacak bilirkişi heyetine  tevdi edilip rapor aldırmak suretiyle sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür.\" hususlarına değinilmiştir. <br>Bozma sonrası  BAM kaldırma kararı doğrultusunda; Davacı kooperatife ait ticari defter ve belgeler üzerinde resen seçilecek bir mali bilirkişi ve bir kooperatif uzmanı bilirkişi olmak üzere oluşturulacak iki kişilik bilirkişi heyetine dosyanın tevdii ile bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, incelenen kooperatif defter ve belgelerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürede yapılıp yapılmadığı, sahibi lehine delil teşkil edip etmediği, dava ve takip konusu kooperatif kesin maliyet ve ek maliyet alacak kalemlerinin muaccel olup olmadığı, alacağın davacı kooperatif defterlerinde kayıtlı olup olmadığı gibi hususlarda, bam kaldırma kararında belirtilen gerekçeler ve istenen hususlar çerçevesinde  inceleme yapılarak tarafların talep ettikleri hususlara ilişkin soruların yanıtlanması ve bu çerçevede davacının davalıdan arabuluculuk başvurusunun yapıldığı tarih itibariyle alacaklı bulunup bulunmadığı, varsa miktarı gibi hususlarda bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup ... Tarihli alınan bilirkişi raporunda özetle; Dosya kapsamında yer alan 2014-2015-2016-2017 yıllarına ilişkin genel kurul toplantıları 30/06/2018 tarihinde yapılmış olup genel kurul kararında peşin ve sabit ücretli üye olunacağına ilişkin olarak bir karar bulunmadığı ve zımnen peşin ve sabit ücretli üye olunduğunu gösterecek toplu ödemelere rastlanmadığı, Davalı her ne kadar üyelikten istifa ettiğini belirtmişse de dosya kapsamında istifaya ilişkin belgeye rastlanmamış olduğu, Davacının ticari defterlerini süresi içinde ve usulüne uygun olarak yaptırdığı, kayıtların birbirini doğruladığı, HMK 222 md. göre delil niteliğine haiz olduğu, Dava konusu Kayseri 5. İcra müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyasında takibe konu alacakların; 2019 yılı Şubat , Mart , Nisan ve Mayıs aylarına ait olduğu, Davacı kooperatifin ticari defterlerinde ve sunulan maliyet tablolarında davalı üyenin kesin hesaptan kalan borç bakiyesinin 37.228,99TL, ek maliyetten oluşan borç bakiyesinin 16.301,89TL olduğu, toplam borç bakiyesinin 53.510,88TL olduğu Kesin Maliyet bakiyesine göre toplam faizin 168,29 TL, Ek Maliyet bakiyesine göre toplam faizin 73,69TL davacı tarafça hazırlanan taksit tablosuna toplam bakiyesine göre toplam faizin 241,90 TL olduğu,  Çıkarılan Ek maliyetlerde dairelerin metrekare farklarının gözetilmediği, Heyetimizce tespit edilmiştir\" şeklinde raporlarını sunmuşlardır. <br>25/01/2024 tarihli celsede taraf vekillerinin beyan ve itirazlarını karşılayacak şekilde dosyanın önceki bilirkişi heyetine tevdi edilerek ek rapor alınmasına karar verilmiş alınan bilirkişi ek raporunda özetle; \"Kesin maliyet yönünden; Davalının talebi doğrultusunda, üyelere yansıtılan endeksli kesin maliyetlerin aşağıdaki gibi olduğu ve 492 üyeye yansıtılmış olduğu tespit edilmiştir.<br>130m2 daireler için: 1.239,22TL/m2x130=161.098,60TL<br>110m2 daireler için: 1.239,22TL/m2x110=136.314,20TL<br>160m2 daireler için:1.239,22TL/m2x160=198.275,20TL olduğu ve m2 farkları gözetilerek, birim m2 fiyatı üzerinden hesaplama yapıldığı tespit edilmiştir.  Ek maliyet yönünden; Davalının talebi doğrultusunda, heyetimizce yapılan tespitte ek maliyet bedeli olan 16.301,89TL'nin m2 farkı gözetilmeksizin ortak sayısına bölünerek 378 üyeden eşit tahsilinini talep edilmiş olduğu, üyelere isabet eden dairlerin m2 büyüklüğüne göre hesaplama yapılmamış olduğu tespit edilmiştir. Takdir ve ifası Sayın Mahkemeye ait olmak üzere ek raporumuzu saygılarla sunarız \" şeklinde ek heyet raporlarını sunmuşlardır.<br> Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 23/03/2022 tarih 2021/6008 esas 2022/1594 kararında; \"Dava kooperatif genel kurulu kararı uyarınca oluşturulan komisyon tarafından yapılan kesin maliyet hesabı doğrultusunda davalıdan talep edilen alacağa ilişkindir. Yapı kooperatiflerinin amacı ortaklarının konut ihtiyaçlarını karşılamaktır. Bu amaçla biraraya gelen ortaklar emeklerini ve birikimlerini birleştirerek amaçlarını gerçekleştirirler. Kooperatifler Kanunu 23. maddesine göre “kooperatif ortakları bu yasanın kabul ettiği ilkeler ışığında hak ve yükümlülüklerde eşittirler. Kooperatiflerin ana sözleşmesi kooperatif ortaklarının birbiri ve ortaklarla kooperatif tüzel kişiliği arasında özel hukuk sözleşmesidir.<br>Ana sözleşmeye Kooperatifler Kanunu’na aykırı olmamak koşulu ile sözleşme serbestisi çerçevesinde istenilen hükümler konulabilir. Somut olayda; Kooperatif Ana Sözleşmesinin kesin maliyete ilişkin 61. maddesi ve kur’a çekimine ilişkin 62. maddesinde değişiklik yapılarak kooperatifin etap etap yapılacağı, inşaat bittikçe biten binalar için kur’a çekileceği ve çıkarılan kesin maliyet hesabına göre % 10 fazla ödeyenlerin bağımsız bölümlerinin teslim edilerek kooperatiften istifa edebilecekleri ana sözleşme hükmü olarak belirlenmiştir. Bu ana sözleşme hükmü; gerek kanunla belirlenen kooperatiflerin ana ilkesine, gerekse eşitlik ilkesine aykırıdır. Her ne kadar ana sözleşme değişikliği ile ilgili iptal davası açılmamış ise de kanuna aykırı kararlar yok hükmünde olacağından her zaman göz önünde bulundurulur. Ana sözleşmenin 61 ve 62. maddelerindeki değişiklikler Kooperatifler Kanununda çerçevesi çizilen ana ilkelere ve eşitlik ilkesine aykırı olduğundan yok hükmünde oldukları eldeki davada da gözetilmelidir.  Konut sahibi olmak isteyen kooperatif ortakları son bağımsız bölüm bitip teslim edilene kadar kooperatif ortağı olmaya devam etmelidir. Kooperatif, inşaatlar bitmeden bağımsız bölümü teslim alıp istifa eden üyelerden bağımsız bölümü geri alma hakkına sahiptir. İnşaatlar devam ederken başkaca aidat alınmayacağına ilişkin taahhütlerin kooperatif açısından geçerli kabul edilemeyeceği, maliyetin artması halinde bu bedelin kooperatif ortaklarından talep edilebileceği yerleşmiş Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiştir. Yine somut olaya gelindiğinde kooperatif yukarıda belirlenen gerekçeyle geçersiz olan ana sözleşmenin 61 ve 62. maddesi uyarınca kesin maliyet hesabı çıkartıp bu bedeli davalıdan talep etmiş ise de henüz tüm inşaatlar bitmeden yapılacak kesin maliyet hesabı hiçbir zaman kesin maliyet sonucunu vermeyecek, her genel kurul sonrasında yapılacak hesaplamaya göre ortaklardan yeniden talepte bulunma zorunluluğu doğacaktır.  Bu gerekçeler doğrultusunda kanuna aykırı olarak düzenlenen ana sözleşme uyarınca belirlenen bedelin davalıdan talep edilebilmesini kabul etmek mümkün değildir. Ancak kooperatif, inşaatlarının bitmesini müteakip yapılacak kesin hesap sonucunda belirlenen bedeli bağımsız bölüm teslim alan ortaktan kooperatiften istifa edip etmediğine bakılmaksızın talepte bulunulabilecektir. Bu durumda mahkemece eldeki davanın erken dava olduğu gerekçesiyle reddi ile masraf ve vekalet ücretinin bu doğrultuda sonuçlandırılması gerekirken yazılı gerekçelerle kabulü doğru görülmemiştir.<br> Yukarıda (1) nolu bendde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) bentte açıklanan nedenle ilk derece mahkemesi kararının davalı yararına  bozulmasına... \" şeklindeki gerekçelere yer verilmiştir.<br>     Davacı kooperatifin Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...sayılı ve 29/12/2017 tarihli kararı ile iflasına karar verilmiş olmakla birlikte, ikinci alacaklılar toplantısının yapılmış ve 10 günlük sürenin geçmiş olması nedeni ile yargılamaya devam edilmiş ve esas hakkında karar verilmiştir.<br>     Kayseri  Bölge Adliye Mahkemesinin 6. H.D.'nin kaldırma kararı üzerine yeniden yapılan incelemede, kesin ve ek maliyet talepleri yönünden Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin yukarıda alıntılanan bozma kararı dikkate alınarak bilirkişi heyetinden ek rapor alınması yoluna gidilmiş ve bu şekilde davacının takipte talep ettiği kesin ve ek maliyet talepleri konusunda inşaatların halen devam ediyor olması ve önceki kararda da belirtildiği üzere bu şekilde takibe konu alacağın davacıdan bu şartlar altında eşitlik ilkeside dikkate alınarak talep edilemeyeceği dikkate alınmış ve böylece davanın reddine karar vermek gerekmiş, davalı tarafça takibin haksız ve kötü niyetle yapıldığı ispatlanamadığından davalı tarafın tazminat talebinin İİK 67/2 gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;<br>1-Davanın REDDİNE, <br>2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, <br>3-Alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından davacıdan peşin olarak alınan 110,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 317,00-TL nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, lehine vekalet ücreti takdiri yer olmadığına,<br> <br>5-Taraflarca yatırılan gider avanslarından kullanılmayan miktarların istekleri halinde ve karar kesinleştiğinde kendilerine iadesine,<br>6-Davalı tarafça yapılan 177,60-TL posta masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>7-Davalı lehine AAÜT uyarınca takdir olunan 9.160,38-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri)  davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.<br> 05/12/2024<br><br><br>Katip<br> ¸E-imzalıdır <br> <br> <br>Hakim <br>  ¸E-imzalıdır<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"38959480e1fd51a4","SID":"1c037796d89ae70a"}}