{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2024/1774 <br>KARAR NO: 2025/11<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ: 11/10/2024<br>NUMARASI: 2024/659 Esas (Derdest)<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 15/01/2025<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; taraflar arasında 29.06.2022 tarihli sözleşme ile  fabrika işletmesindeki V710: Ön-Arka Koltuk, Kokpit, Tampon a ait Elektro mono ray, Konveyör ve Askı Zincir Taşıma; sistemlerine ait ESA teklifi kapsamındaki Elektrik ve Otomasyon Projesi (Bundan sonra ... numaralı proje olarak anılacak) yapımı kararlaştırıldığını, davacı yüklenici edimini verilen siparişler üzerine yürüttüğünü, 29.06.2022 tarihli sözleşme kapsamında 15.07.2022 tarihli ... sipariş numaralı ve ... iş numaralı sipariş işbu davanın konusudur. Sipariş bedeli 950.000 € + KDV olduğunu, davacı alt yüklenici olarak kendisine düşen tüm edimlerini yerine getirdiğini, bu amaçla 14.08.2023 tarihinde ilk üretim gerçekleştiğini, 24.11.2023 tarihinde ise seri üretime başlandığını, bu durumun davacı şirket ile davalı şirket arasındaki sözleşme ilişkisi kuran diğer alt yüklenicinin en geç 14.08.2023 tarihi itibariyle işlerini tamamlamış olduğunu gösterdiğini, davalı yüklenici asıl iş sahibinden hakedişini aldığını ancak davacı %35 hakedişini alamadığını, toplam alacağının 332.500 E + KDV ile gecikmeden kaynaklı 6.918,61 E gecikme bedeli alacaklı olduklarını, şimdilik 55.000,00 E kısmını dava konusu ettiklerini belirterek, ihtiyati tedbiri kapsamında 7.500,00 E tutarlı teminat mektubunun çözdürülmemesini, şimdilik 55.000,00 Euro alacağın TL karşılığı olan 196.260,64 TL tahsilini, 47.500,00 E teminat mektubunun iptalini talep etmiştir. Mahkemece, 26/07/2024 tarihli ara karar ile 47.500,00-Euro tutarlı teminat mektubunun nakde çevrilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmiştir.Davalı vekili 09/09/2024 tarihli dilekçesi ile ihtiyati tedbire itiraz edildiği görülmüştür.Mahkemece taraflarlar davet edilmek üzere 09.10.2024 tarihinde duruşma açılmış, \" davalının itirazının kısmen kabulü ile , İhtiyati tedbirin kaldırılması yönündeki talebin reddine, Asıl dava yönünden tedbirin teminatsız olarak verildiği anlaşılmakla, davaya konu ... Bankası İstoç şubesi 05/08/2022 tarihli ve  ... mektup numaralı 47.500,00-Euro tutarlı teminat mektubunun nakde çevrilmemesi yönündeki ihtiyati tedbirin bir hafta içerisinde yatırılacak %15 oranındaki teminata bağlanmasına, verilen süre içerisinde teminatın yatırılmaması halinde mahkememizce daha önce verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına,\" karar verilmiştir. Davalı vekili istinafında; mahkemece kendileri dinlenilmeden ihtiyati tedbir kararı verildiğini, tedbir kararı davalının ticari faaliyetlerine mağduriyetine sebebiyet verdiğini, ... numaralı proje için verilmiş olan ... Bankası İstoç Şubesi 12.05.2022 tarihli ve ... mektup numaralı 225.000Euro tutarında teminat mektubu ve ... numaralı proje için verilmiş olan ... Bankası İstoç Şubesi 05.08.2022 tarihli ve ... mektup numaralı 47.500Euro tutarında teminat mektubu davacı tarafından davalıya verildiğini, sözleşmesel yükümlülükler davacı yan tarafından yerine getirilemediği gibi, bunun teminatı için verilmiş olan teminat mektupları hakkında da ihtiyati tedbir talepleri sebebiyle davalının Türkiye'de devam eden ticari faaliyetleri büyük bir zarar gördüğünü, Türkiye'de devam eden projeleri nakit akışındaki aksaklıklar sebebiyle bitme noktasına geldiğini, davacı taraf teminat uyarınca Sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmediğinden ve noter kanalıyla çekilen ihtarnameler sonucunda da bir sonuç alınmaması sonucunda teminat mektubunun nakde çevrilmesi için her ne kadar ilgili banka şubesine başvurulsa da  ispat şartlarının oluşmamasına rağmen hukuka aykırı bir kararla ilgili teminat mektupları hakkında ihtiyati tedbir taleplerine ilişkin karar verildiğini, kararın hatalı olduğunu, HMK m.390 vd  Maddesine göre davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek gerektiği, davacı yan iddiasını ispatlayacak somut herhangi bir delil ortaya konmadığını, verilen süreler içerisinde halen teminat yatırılmayan teminat mektubu hakkında verilmiş olan ihtiyati tedbir kararının kaldırılması gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. İhtiyati tedbirin şartları 6100 Sayılı HMK'nın 389/1. maddesinde genel olarak düzenlenmiştir. Buna göre, mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nın 390/3 maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmek zorundadır. Buradaki ispatın ölçüsü, “yaklaşık ispat” kuralına göre belirlenir. Yaklaşık ispat kuralı uygulanırken, iddianın  doğruluğunu kabul etmekle birlikte, aksinin mümkün olduğu ihtimalini de gözetmelidir. Bu nedenle, ihtiyati tedbire karar verilirken, talebin haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan kural olarak teminat alınır. Geçici hukuki koruma kapsamında olan ihtiyati tedbir kararı verirken hakim, asıl uyuşmazlığı çözecek içerikte bir karar vermemelidir. Bununla birlikte, ihtiyati tedbire karar verilirken tarafların çıkar dengesini ve ihtiyati tedbirin amacını hakimin gözetmesi gerekli ve zorunludur. İhtiyati tedbir kararı verilmesinde hakime geniş bir takdir alanı bırakılmışsa da; hakim, her somut olayda, ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini dikkatlice incelemelidir ve hangi yasal sebebe ve hangi somut duruma göre ihtiyati tedbir kararını verdiğini kararında belirtmelidir. İhtiyati tedbir şartları mevcut değilse, Yasa’nın öngördüğü ölçüde ispat edilememişse, ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmelidir. Anayasanın 141/3. Maddesine göre mahkeme ihtiyati tedbir isteminin kabulü ile ihtiyati tedbir kararı vermesi veya istemin reddine karar vermesi hallerinde kararında hukuksal gerekçe göstermek zorundadır. Somut olayda, taraflar arasında 29.06.2022 tarihli sözleşme ile dava dışı ... şirketinin ... fabrikasının elektrik ve otomosyon projesi yapım işini davacı yüklenmiştir. Davacı edimini tamamlamalarına rağmen iş bedelin ödenmediğini belirterek bakiye iş bedelin tahsili, davalıya verilen 47.500,00 Euro bedelli teminat mektubunun paraya çevrilmemesi için ihtiyati tedbir talebinde bulunmuştur. Mahkemece, ihtiyati tedbir talebin teminatsız olarak kabulüne karar vermiş, davalının itirazı üzerine ihtiyati tedbir kararının devamına ancak %15 teminat alınmasına karar vermiştir. Dava konusu alacağın bulunup bulunmadığı hususu yargılama ile belirlenecek olup, yargılamanın bulunduğu aşamada davacı tarafından davalı tarafa verilen teminatın paraya çevrilmesi halinde mağduriyete sebebiyet vereceği açıktır. Mahkemece, yazılı olduğu şekilde ihtiyati tedbir kararı vermiş olması doğru olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/10/2024 tarih ve 2024/659 Esas sayılı ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 187,8‬0 TL istinaf karar harcının davalı taraftan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince KESİN olmak üzere 15/01/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6b9a389eb5b312f8","SID":"edc4da462e3a1be0"}}