{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2024/1783 <br>KARAR NO: 2025/1<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16/10/2023<br>NUMARASI: 2023/308 D.İş, 2023/309 Karar<br>TALEP: İhtiyati Haciz<br>KARAR TARİHİ: 15/01/2025<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: İhtiyati haciz talep eden vekili Küçükçekmece 13. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/42 D.İş sayılı dosyasına verdiği 11/10/2023 tarihli dilekçesiyle, taraflar arasında kalıp işi ile ilgili sözleşme yapıldığını, davalı tarafından düzenlenen 14/03/2022 düzenleme, 15/08/2022 vade tarihli senedin müvekkili şirketin alacağına karşılık verildiğini, vade tarihi geçmesine rağmen senet bedelinin ödenmediğini, müvekkili şirketin davalıya ulaşmaya çalıştığını ancak başarısız olduğunu, müvekkilinin alacağını tahsil edemediği için başkaca borçlarını ödeyemediğini, bu sebeplerle müvekkilinin ticari hayatını devam ettirmesi ve alacağın tahsili için borçlunun mal kaçırma şüphesini ortadan kaldırmak adına, borçlunun borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece 11/10/2023 tarih ve 2023/42 Karar sayılı karar ile, talebin Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatı ile görülmek üzere açıldığı, mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatı ile yargılama yapma görev ve yetkisinin HSK kararı uyarınca Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerine devredildiği, bu sebeplerle, dosyanın Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesi gerektiği gerekçesiyle değişik iş esasının kapatılması sureti ile, talebin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilmek üzere, Bakırköy Hukuk Mahkemeleri tevzi bürosuna gönderilmesine karar verilmiş, dosya istinafa konu kararın verildiği mahkemeye tevzi edilmiştir.Mahkemece 16/10/2023 tarih, 2023/308 D.İş Esas ve 2023/309 Karar sayılı karar ile, İİK'nun 258.maddesi gereğince talebin niteliği itibariyle duruşma açılmasına gerek görülmeyerek yapılan inceleme neticesinde; talepte bulunan alacaklının, aleyhine ihtiyati haciz talep olunandan 2.500.000,00 TL tutarlı 14/03/2022 düzenleme, 15/08/2022 vade tarihli senetten dolayı alacaklı bulunmasına ve alacağın vadesinin de gelmesine (muaccel) rağmen aleyhine ihtiyati haciz talep edilenin ödemede bulunmadığı ve alacağın rehinle temin olunmadığı, bu haliyle İİK'nun 257/1. maddesindeki yasal şartların gerçekleştiği gerekçesiyle talebin kabulü ile İİK.nun 257/1. maddesi uyarınca alacaklının 2.500.000,00 TL alacağın tahsilini sağlamak için borçluların borca yetecek miktardaki yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallar ile hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, İİK'nun 259/1. maddesi uyarınca ihtiyati haciz isteyen alacaklının hacizde haksız çıkması halinde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlarını karşılamak üzere takdiren %20'si (500.000,00 TL) oranında nakdi veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu alınmasına karar verilmiş, bu karara karşı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekilince 03/11/2023 tarihli dilekçeyle itiraz edilmiştir. Mahkemece duruşma açılmak suretiyle 16/11/2023 tarihli ek karar ile, İİK'nın 258. maddesinde ihtiyati hacze aynı Kanunun 50. maddesine göre yetkili olan mahkemece karar verileceğinin hükme bağlandığı, İİK'nun 50. maddesinde para veya teminat borcu için takip hususunda HMK'nın yetkiye dair hükümlerinin kıyas yoluyla uygulanacağı, 6102 Sayılı TTK'nın 672/3.maddesine göre ödeme yeri gösterilmeyen bonoda, düzenleme yerinin ödeme yeri olduğunun kabulü gerekeceğinden, bononun düzenleme yerinde ihtiyati haciz talep edilebileceği, somut olayda, alacaklı şirketin çeke dayalı olarak ihtiyati haciz isteminde bulunduğu, UYAP kanalıyla yapılan sorgulamada itiraz eden borçlu ...'in yerleşim yeri adresinin Adapazarı/ Sakarya olduğunun anlaşıldığı, TTK'nın 672/3. maddesine göre ihtiyati hacze konu senedin üzerinde düzenleme yerinin İstanbul olarak belirtildiği, ihtilaf halinde İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunun yazılı olduğu, kanunun yetkili kıldığı mahkemelerden olmayan mahkeme tarafından verilen 16/10/2023 tarih ve 2023/308 D.iş, 2023/309 Karar sayılı ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın bu nedenle yerinde olduğu gerekçesiyle yetki itirazının kabulü ile mahkemenin 2023/308 D.iş Esas ve 2023/309 D.iş Karar sayılı ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmiş, bu ara karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur. Dairemizin 30/01/2024 tarih, 2024/50 Esas ve 2024/92 Karar sayılı karar ile, yetki itirazının ileri sürülme zamanının ve şeklini düzenleyen HMK'nın 19. maddesine göre; yetki itirazında bulunan tarafın, yetkili mahkemenin (icra dairesinin) hangi yer mahkemesi (icra dairesi) olduğunu açıklamak zorunda olduğu, yetkili mahkemenin gösterilmemesi, yanlış gösterilmesi veya tereddüte yol açmayacak şekilde açık ve belirgin gösterilmemesinin yetki itirazının geçersizliği sonucunu doğuracağını, somut olayda, karşı tarafça verilen 03/11/2023 tarihli dilekçede “İstanbul Ticaret Mahkemeleri yetkili olup, bono üzerindeki yetki anlaşmasına uyulmadığı aşikardır. Müvekkilin vergi kaydı talep tarihi itibariyle Sakarya'dır. Bu haliyle gerek yetki anlaşmasına gerekse genel yetki kuralına uyulmadığı anlaşılmaktadır.” şeklinde olduğunu, karşı tarafın bu dilekçesiyle mahkemenin yetkisine itiraz ettiğini ancak yetkili mahkemeyi açıkça belirtmediğini belirterek bu açıklamalar ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı ışığında, HMK'nın 19.maddesi gereğince karşı tarafça mahkemenin yetkisine usulüne uygun olarak itiraz edilmediğinden ve böylece icra müdürlüğünün yetkisi kesinleştiğinden yerel mahkemece yetki itirazına dayanarak ihtiyati haczin kaldırılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle mahkeme ara kararı kaldıılmıştır. Mahkemece 06/03/2024 tarihli ek karar ile, borçlu vekilinin yetki itirazının reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı istinaf edilmesi üzerine, dairemiz 30.04.2024 tarih 2024/619 karar sayılı ilamı ile, \" Somut olayda mahkemece karşı taraf vekilinin ihtiyati hacze itirazlarının tümü hakkında  olumlu olumsuz bir karar verilmesi gerekirken sadece yetki itirazının reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.\" gerekçesi ile mahkeme kararının kaldırılmasına karar vermiştir. Mahkeme 23.05.2024 tarihli Ek kararı ile, \"ihtiyati haciz kararına itiraz eden vekilinin itiraz nedenleri itibariyle HMK 389 ve İİK 257 maddesi gereğince yasal şartlarının oluşmadığı, talebin esas davanın konusu teşkil edeceği, yaklaşık ispat şartlarının sağlanmaması ve itirazın yargılamayı gerektirir belgelere dayalı olması sebebiyle; ihtiyati hacze itiraz taleplerinin HMK 389 ve İİK 257 maddeleri gereğince reddine karar vermiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde;  ihtiyati haciz kararına yapılan itiraz dilekçesinde açık şekilde İstanbul Adliyesinin yetkili olduğu belirtildiğini, bono üzerindeki yetki anlaşmasına uygun dava açılmadığını açık ve net bir şekilde yazıldığını, genel yetki kuralına aykırılık hususu ise sadece açıklama mahiyetinde olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesinin hukuka aykırı şekilde karar vererek ilk derece mahkemesinin kararını kaldırması yerinde olmadığını, yetki itirazının açık olması ve yetkili yerin belirtilmesi gerektiği hususundaki HGK kararına uygun bir itirazın olduğu açık bir şekilde görüldüğünü, dava dilekçe içeriğinden başkaca anlam çıkarmak mümkün olmadığını, aksi durum hukuki anlamda kaosa sebebiyet vereceğini, dilekçesinde İstanbul Mahkemeleri dışında bir mahkemenin yetkili olduğu ifade edilmediğini, hukuki beyanı bu şekilde değerlendirmek savunma ve hukuk ilkeleri için kabul edilemediğini, İstanbul 21.bölge adliye mahkemesi'nin 2024/393 Esas 2024/686 K. sayılı ilamı Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, tarafın ihtiyati haciz kararına olduğu gibi İcra Müdürlüğü yetkisine de icra hukuk mahkemesinde itiraz ettiğini, dilekçe içeriğindeki yetki itirazı kısmı aynı kalacak şekilde dava dilekçesi düzenlendiğini, dava sürecinde yetkisizlik kararının verildiğini, karar aynı ihtiyati haciz D.iş dosyasında olduğu gibi davalı tarafça istinaf edildiğini, davalı tarafın mahkeme kararına karşı istinaf talebi reddedildiğini, tarafın yetki beyanı açık ve net görüldüğünü, kararda davalı tarafın geçerli bir yetki itirazı olmadığına yönelik beyanı tartışılarak iş bu karar verildiğini, bu haliyle tarafın haklılığının ortaya konduğunu, geçerli bir yetki itirazının mevcut olduğunu, yargıtay tarafından onanan bölge adliye mahkemesi kararı ile icra müdürlüğü'nün yetkisiz olduğu hususunun kesinleştiğini, bu haliyle ihtiyati haciz kararınında yetkisiz mahkemede açıldığını, itiraz içeriğinin aynı olduğunu, ticaret mahkemesinin kaldırılan itirazın kabulüne ilişkin kararı hukuka uygun olduğunu, istinaf mahkemeleri aralarında görüş farklılığının yargıtay kararı ile son bulması ve davanın kabulünü talep ettiğini, istinafa konu olan 23/05/2024 tarihli ek karar bölge adliye mahkemesi kararı sonrasında duruşma yapılmaksızın verildiğini, ayrıca bononun teminat senedi niteliğinde olduğuna dair şirket yetkilisi beyanı ve sözleşme dosya içerisinde olduğunu, ihtiyati hacze konu olmasının mümkün olmadığını, itiraz ve istinaf dilekçesi ekinde sunulan beyanlarla bononun teminat amaçlı alındığı açıklığa kavuştuğunu, Sakarya Cumhuriyet Savcılığına yapılan şikayet sebebi ile davacı şirketin yetkilisinin kolluk tarafından alınan ifadesinde görüleceği üzere ihtiyati hacze konu bono cari işlemlerin teminatı olarak düzenlendiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden  kaynaklanmaktadır. İhtiyati haciz talep eden iş sahibi,  karşı taraf ise yüklenicidir. Taraflar arasında kalıp işi yapılması konulu sözlü sözleşme akdedilmiştir. Karşı taraf; talep konusu senedin yanlar arasında düzenlenen sözleşmeye istinaden teminat olarak verildiğini, takip alacaklısı olan şirkete borcu olmadığını iddia etmiş, ihtiyati haciz talep eden ise; talep konusu senedin karşı tarafça dosyaya ibraz edilen sözleşmede bildirilen teminat senedi ile hiçbir bağlantısı bulunmadığını, senedin üzerinde “malen” yazmadığı gibi, “teminat senedidir” ya da sözleşmeye istinaden verildiğine dair bir bilgi bulunmadığını, karşı tarafça takibe konu senedin teminat senedi olduğuna dair herhangi bir sözleşme veya yazılı delil sunulmadığını savunmuştur. Söz konusu sözleşme incelendiğinde; \".. kalıp bedeli ile ilgili kalıbı yapmayı üstlenen firma (... Metal ...) kalıbı yaptıran firmaya (... Ltd. Şti.) teminat senedi verecektir. Senet kalıp teslim edilip, çalışma onayı alındıktan sonra iade edilecektir... denmektedir. Talep dayanağı senedin alacaklısının ... Oto. İnş. Sarc. San. Ve Tic. Ltd.Şti., borçlusunun ... olduğu, 14/03/2022 tanzim ve 15/08/2022 vade tarihli, 2.500.000,00 TL bedelli olup bedelin nakden ahzolunduğu görülmektedir. İhtiyati haciz talebi üzerine Mahkemece 16.10.2023 tarih 2023/308 Değişik iş esas ve 2023/309 değişik iş karar numarası ile \" talebin kabulü ile, 2.500.000,00 TL bono yönünden ihtiyati haciz\" kararı verilmiştir. İhtiyati haciz kararına itiraz edilmesi üzerine, mahkemece taraflar davet edilerek 16.11.2023 tarihli duruşmada \" .. Yetki itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına\" karar vermiştir. Mahkeme kararı istinaf edilmiş, dairemiz 30.01.2024 tarih 2024/50 Esas ve 2024/92 karar sayılı ilamı ile, \".. Mahkeme yetkisine usulüne uygun itiraz edilmediğinden icra müdürlüğü yetkisi kesinleşmiş olması sebebiyle ihtiyati haciz kararının kaldırılması hatalı olduğu...\" gerekçesi ile mahkeme kararı kaldırılmıştır. Mahkemece 06.03.2024 tarihli ek karar ile dairemiz kararı doğrultusunda , \" borçlu vekilinin yetki itirazının reddine \" karar vermiştir. Mahkeme kararı istinaf edilmiş olup, dairemiz 30.04.2024 tarih 2024/619 Esas ve 2024/343 karar sayılı ilamı ile, \"..mahkemece ihtiyati hacze itirazların tümü hakkında olumlu olumsuz bir karar vermesi gerekirken sadece yetki itirazının reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. \" gerekçesi ile mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece 25.03.2024 tarihli Ek kararı ile, \" borçlu vekilinin yetki, borçlu olmadığı ve teminat senedi itirazları ile ihtiyati hacze itiraz sebeplerinin HMK 389 ve İİK'nun 257 maddeleri gereğince reddine\" karar vermiştir. Somut olayda, talepte bulunan 2.500.000,00 TL bedelli bono sebebiyle mahkemeden ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur. Mahkemece ihtiyati haciz talebinin 16.10.2023 tarihli değişik iş kararı ile kabulüne karar vermiş, karşı tarafın itirazı üzerine duruşma açılmıştır. Ancak ayrıntıları ile yukarıda açıklandığı üzere, mahkemece itiraz sebeplerinin tümü hakkında karar verilmediğinden mahkeme kararı dairemiz tarafından kaldırılmıştır. İhtiyati haciz dayanağını oluşturan karar İİK 257 vd. Devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati haciz kararı olup, mahkemece dosyaya sunulan deliller ve özellikle bono evrakı itibariyle ihtiyati haciz kararı verilmesi doğru olmuştur. Bono sebebiyle borçlu olunup olunmaması hususu tamamen yargılama konusu olup, mahkemece itiraz aşamasında değerlendirme yapılması mümkün değildir. Her nekadar mahkeme kararında HMK 389 maddesinden bahsetmekte isede, talep ve itiraz konusu İİK 257 maddesi kapsamında ihtiyati haciz kararına yönelik itiraza ilişkin karardır. Mahkemece ihtiyati haciz kararına yönelik itiraz yönelik reddine karar verilmiş olması doğru olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/10/2023 tarih ve 2023/308 D. İş, 2023/309 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 187,8‬0 TL istinaf karar harcının davalı taraftan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince KESİN olmak üzere 15/01/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"efd6265ec7268edc","SID":"98e4c13466553b14"}}