{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2024/2474 - 2025/199<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2024/2474 <br>KARAR NO\t: 2025/199<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                                     K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19/07/2024<br>NUMARASI\t\t: 2021/308 E.  <br><br>İHTİYATİ TEDBİR <br>İSTEYEN DAVACI\t:<br>VEKİLLERİ\t:<br>İTİRAZ EDEN DAVALI<br>DAVANIN KONUSU\t: İhtiyati Tedbir<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19/07/2024 tarih ve 2021/308 E. sayılı ara kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen davalı vekili, davacının marka hakkına tecavüz edildiği ileri sürülerek müvekkili aleyhine açılan davada, müvekkilinin işyerinde davacıya ait 2019/07710 sayılı marka hakkına tecavüz teşkil eden eylemlerin durdurulmasına, \"...\" ibaresinin yazılı olduğu her türlü basılı ambalaj, kutu, broşür, sair tanıtıcı nesneye el konulmasına, söz konusu ibareyi üzerinde bulunduran tabelaların kaldırılarak el konulmasına, el konulan bu nesnelerin yed-i emin nezdinde muhafaza edilmesine karar verildiğini, oysa SMK uyarınca 3. kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde markanın kendi adını belirtmesi halinde kullanımın engellenemeyeceğini, davacı tarafın dürüste olmayan kullanımı kanıtlayamadığını, müvekkilinin kötü niyetinin bulunmadığını, davacı markasının tanınmış marka statüsünde de olmadığını, davacının kötü niyetli olarak sadece soyadını kullanarak, aynı soyadını kullanan kişilere dava açtığını ileri sürerek, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını istemiştir.  <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, HMK'nın 396 maddesinde durum ve koşulların değiştiği sabit olursa, talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebileceğinin düzenlendiği, ancak, itiraza konu ihtiyati tedbirin verildiği andaki şartlarda bir değişiklik bulunmadığı, verildiği anda dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, ihtiyati tedbirin kaldırılması hususundaki itirazın yerinde olmadığı gerekçesiyle, itirazın reddine karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, 27.06.2024 tarihinde yapılan duruşmada ihtiyati tedbir kararına hem sözlü hem de 09.07.2024 tarihinde sundukları yazılı dilekçe ile itiraz ettiklerini, 09.07.2024 tarihinde tedbirin kaldırılmasına yönelik taleplerinin reddedildiğini, müvekkilinin \"...\" ibaresinin önüne kendi adını ve soyadını ekleyerek markasını oluşturduğunu, SMK'da açıkça 3. kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde markanın kendi adını belirtmesi halinde kullanımının engellenemeyeceğinin belirtildiğini, davacıların dürüstçe olmayan bir kullanımı kanıtlayamadıklarını, \"...\" markasının tanınmış marka statüsünde olmadığını, müvekkilinin bu markadan faydalanma amacı taşımadığını, kişinin adı üzerindeki hakkın temel bir kişilik hakkı olduğunu, davacının soyadını marka haline getirerek, Ankara'da iş yapan ve aynı soyisimli birden fazla kişinin kendi soyadını marka olarak kullanmasını engellediğini, davacının kötü niyetli olduğunu ileri sürek, yerel mahkemenin ara kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.<br><br>GEREKÇE\t: Dava, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştı.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ihtiyati tedbirin şartlar başlıklı HMK'nın 389. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talep eden tarafın, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu, somut olayda dosya kapsamında bulunan mevcut delillere göre ihtiyati tedbir talep eden davacının haklılığı yaklaşık olarak ispat edildiği gibi, HMK'nın 396/1. maddesi uyarınca, durum ve koşulların değiştiği sabit olursa, talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebileceğinin de tabi olduğu anlaşılmakla, ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, ihtiyati tedbire itiraz eden davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 187,80-TL'nin ihtiyati tedbire itiraz eden davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t  <br>\t3-İstinaf aşamasında ihtiyati tedbire itiraz eden davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br> \tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 31/01/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 31/01/2025\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f0fa4d0a0db64298","SID":"8936469e2c27b2dc"}}