{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\t                         T.C.<br>\t                       BURSA<br>\t1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>                                                                                                                                                                 TÜRK MİLLETİ ADINA<br>                                                                                                                                                                             KARAR<br><br>ESAS NO\t: 2018<br>KARAR NO\t: 2018<br><br>HAKİM\t: ...  ...<br>KATİP\t: ...  ...<br><br>DAVACI\t: ..  <br>VEKİLİ\t: Av. .<br>DAVALI<br>\t  ...<br>VEKİLLERİ\t: Av. .<br>  DAVA\t: Alacak<br>DAVA TARİHİ\t: 23/12/2014<br>KARAR TARİHİ\t: 06/07/2018<br>\tMahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,<br>DAVACININ TALEBİ\t: Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında abonelik ilişkisi bulunduğunu, kullandığı elektrik faturalarının içerisinde  kayıp kaçak bedeli, perakende satış hizmet bedeli, sayaç okuma bedeli, iletim sistemi kullanım bedeli ve dağıtım bedeli adları altında  tahsilatlar yapıldığını,  Yargıtay kararları gereğince kayıp-kaçak bedelinin şeffaflık, dürüstlük ve hakkaniyet ile bağdaşmadığını, davalı idarenin yargı kararlarından kurtulmak amacıyla faturalardan ne kadarını kayıp kaçak bedeline ilişkin olduğunu belirsiz hale getirdiğini bu sebeple 2013 Ocak 2014 Kasım dönemleri elektrik faturalarındaki kayıp kaçak ve diğer bedellerin bilirkişi vasıtasıyla tespiti gerektiğini, kendilerinden tahsil edilen kayıp kaçak ve diğer fatura bileşenlerine ait bedellerin iadesini istediklerini  ileri sürerek  fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 2.000-TL'nin davacıya iadesine  karar verilmesini talep etmiştir. <br>DAVALININ CEVABI\t: Davalı taraf ise davanın reddini savunmuş, eldeki davanın idari yargı yolunda  görülmesi gerektiğini, nitekim  EPDK kararlarına  karşı Danıştaya da dava açıldığını,  Danıştay kararlarının kesinleşmesinin beklenmesini, bu davanın kendilerine karşı değil EPDK ya karşı açılması gerektiğini, davalı şirketin  mevzuata ve tarifelere uygun biçimde fatura düzenlediğini, 4628 sayılı kanunun geçici 9. Maddesine eklenen bir hükümle fiyat eşitleme mekanizmasına ilişkin düzenleme yapıldığını, bunun gerekçesinin \"dağıtım ve perakende satış şirketlerine maliyetini yansıtan tarifeler uygulanması sonucunda bölgeler arasında özellikle kayıp kaçak nedeniyle oluşan aşırı farklılaşmanın bu farklılaşmalar makul düzeylere ininceye kadar bir geçiş dönemi için tüketicilere ulusal bazda tek bir satış fiyatı uygulanması, müdahale yapılmadan serbest rekabet ortamı oluşturulması, eşitleme mekanizması sürecinde oluşan kayıtların tüm kullanıcılara yansıtılması koşulların oluşturulması için tesisi hedeflenmiştir.\" dendiğini, kesintisiz hizmet için maliyetin tüketicilere yansıtılmasının doğal olduğunu, bu bedellerin tahsilinde hukuka aykırılık bulunduğunu ileri sürmüştür.<br><br>DELİLLER ve GEREKÇE:  davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tYapılan yargılama sonucunda mahkememize ait ... Esas sayılı dosyasında davanın reddine dair verilen karar temyiz edilmiş ve Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin 2016/8416 esas 2017/15553 sayılı kararı  ile 6719 Sayılı Kanununu n 26. Maddesi  ile 6446 Sayılı Elektrik Piyasası  Kanununa eklenen  geçici 19. Ve 20. Maddelerinin somut olaya etkisinin bulunup bulunmadığının tartışılıp değerlendirilmesi için kararın bozulmasına  karar verilmiştir. <br>\tMahkememizce  bozmaya uyularak  elektrik mühendisi  bilirkişiden 3719 Sayılı  Yasa ile değişik  6446 Sayılı  Elektrik  Piyasası Kanununun  17.geçici 19 ile 20. Maddeleri  gereğince  somut olaya  bir etkisinin bulunup bulunmadığının tespiti için  ek rapor aldırılmasına  karar verilmiş ve bilirkişinin 07/06/2018 tarihli  bilirkişi raporu ile davacının davalı Uludağ Elektrik hakkında açmış olduğu dava konusu Elektrik Piyasası Kanununun geçici 20.maddesinde açıklanan dava ve başvurular hakkında 17.madde hükümlerinin uygulanacağı belirtilmekle somut olaya da uygulanması gerektiği kanaatini beyan etmiştir.<br>Dosyadaki kanıt ve belgelere, bilirkişi raporuna ve tüm dosya  kapsamına göre davalı Elektrik Dağıtım Şirketinin davacıya satışını yaptığı Elektrik Enerjisi Bedeli üzerinden Davacıdan dava konusu döneme ait  Kayıp Kaçak Bedeli tahsil etmiş ise de 17/06/2016 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6719 Sayılı Kanunun  20. Maddesi ile 6446 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunun 17. Maddesi ile yapılan değişiklik ile getirilen \" Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda Tüketici Hakem Heyetleri ile Mahkemelerin Yetkisi Bu bedellerin, kurumun,  (EPDK) düzenleyici işlemlerine uygunluğunun  denetimi ile sınırlıdır. \" hükmü gereğince bilirkişi raporunda davacıdan tahsil edilen Kayıp Kaçak bedelleri ile diğer kalemlere ilişkin tutarların 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu Yönetmelik Hükümleri ve EPDK'nın bu konudaki düzenleyici işlemlerine uygun olarak tahsil edildiğine dair herhangi bir açıklamada bulunulmamış ise de EPDK kararlarına/düzenleyici işlemlerine açıkça aykırılık iddiası bulunmadığından ve artık son Anayasa Mahkemesi kararıyla da bu bedellerin meri mevzuat hükümleri uyarınca iadesinin talep edilemeyeceği de gözetilerek aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. <br>H Ü K Ü M  \t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; <br>\tDava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına,<br>\tAlınması gereken 35,90.-TL harca peşin yatırılan 34,20.-TL harcın mahsubu ile 1,70.-TL harcın davalıdan tahsiline,  <br>\tDavacı tarafından yapılan ve peşin harçlar dahil edilerek hesaplanan 788,30.TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\tDavacı vekili lehine takdir edilen 2.000,00-TL (AAÜT 13/2 madde hükmü gözetilerek) vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\tMahkememizce sehven kısa kararda  istinaf  yargı yolu açık olmak üzere diye yazılmış olsa da dosya  temyiz edildiğinden kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine dair gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile Temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar  taraf vekillerinin yüzlerine karşı  açıkça okundu, anlatıldı.. 06/07/2018 <br><br><br>Katip ...<br> <br> <br> <br>Hakim ...<br> <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9ad1e28980aba05c","SID":"2f25b70f7373c11f"}}